T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2038
KARAR NO: 2026/933
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/09/2022
NUMARASI: 2020/578 Esas - 2022/582 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının cari hesaba dayalı olarak davalıdan olan 109.154,43 TL asıl alacağı için ....İcra Müd.’nün ...E. sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiş ancak davalı (borçlu) takip miktarına itiraz ederek icra takibinin durmasına sebep olduğunu, davalının yaptığı itirazın haksız olduğunu, taraflar arasında ticari iş niteliğindeki sürücüsüz araç kiralama hizmeti söz konusu olup davacının işbu hizmet ilişkisi çerçevesinde üzerine düşen edimleri bihakkın ifa ettiğini, davalı yan ise davacının bu hizmetin karşılığı olan bedeli ifa etmediğini davacının tüzel kişi tacir olmasından ötürü tacir olmanın hüküm ve sonuçlarına bağlı kalarak hizmet bedelini içeren 08.06.2020 düzenleme tarihli ... no’lu faturayı tanzim edip davalıya göndermiş söz konusu fatura bedelinin ödenmesi için davalı taraf ile yapılan tüm iyiniyetli görüşmelere rağmen alacağımız tahsil edilemeyince ....İcra Müd.’nün ...E. sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiş ancak davalı (borçlu) takip miktarına itiraz ederek icra takibinin durmasına sebep olmuş, takip borçlusu aleyhine belirli bir para alacağına yönelik geçerli bir ilamsız icra takibine itiraz edilmiş olup müvekkilim asıl alacağının yanında icra inkar tazminatı da talep etme hakkını haiz olduğunu, davalının, davacıdan başlatılan icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla yasal süresi dışında, 25.07.2020 tarihinde asıl alacağa dayanak teşkil belge niteliğindeki faturayı kötüniyetli bir şekilde iade etmiş olup... no’lu iade faturanın kabul edilmediği tarafımızca yasal süresi içerisinde 28.07.2020 tarihli ... yevmiye no’lu noter vasıtasıyla ihtaren kendilerine bildirildiğini davalı ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.17 ile 6102 sayılı TTK.m.5/A uyarınca yapılan ticari uyuşmazlık konulu arabuluculuk görüşmesi anlaşamama şeklinde sonuçlanmış olup bu husus 30.09.2020 tarihli son tutanakta belirtilmiş davalı tarafın haksız ve mesnetsiz itirazları takibin durmasına ve davacının zarara uğramasına sebebiyet vermiş, bu nedenle davalı yanın haksız, hukuki temelden yoksun ve kötü niyetli itirazını bertaraf etmek ve davacı lehine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini davanın kabulü ile davalı yanın haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin tüm ferileri (faiz,icra masrafları,harçları ve icra vekalet ücreti) ile birlikte devamına, takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine, dava ve takip konusu alacak belirli(likit) nitelikte olduğu göz önünde tutularak alacağın %20’sinden az olmamak üzere davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İlk itirazlar yönünden; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 116. Maddesinde sayılan ilk itiraz nedenlerinin tümünü tekrar ile mahkemenin, yetkisiz olduğunu, davaya konu tüm talep, zamanaşımına uğradığından, zamanaşımı hakdüşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, takibe konu faturalarla alakalı olarak; 28.06.2019 tarihli teklif yazısındaki 14. şartta; kullanılmak üzere 3 adet binek aracın ücretsiz olarak okul bünyesinde bulundurulacağı belirtilmiş ve bu şartlar kabul edilerek çalışmaya devam edildiğini, araçların ücretsiz olarak temin edileceği belirtilmiş olmasına rağmen fatura da bu araçlar için bedel belirtilmiş olması ve bu hukuka aykırı düzenlenmiş faturanın icra takibine konu olması itirazımızda haklılığımızın göstergesi olduğunu, ekte sunulmuş olan teklif yazısının altında ... AŞ'nin imzasının olduğu açık olmakla birlikte, ... işbu yazı ile 3 adet binek aracın kuruma Ücretsiz olarak bulundurulmasını kabul etmiştir. Kabul beyanı sonrasında da çalışmaya devam etmiş söz konusu işlemler için herhangi bir ücret alınmayacağını da açıkca belirttiğini, araçların okul bünyesinde ücretsiz olarak bulundurulacağı davacı tarafından kabul edildiğini, davalıya gönderilen işbu haksız faturanın kabul edilemeyeceğini
... ile davalı arasında 2016 tarihli ve 2017 tarihli olmak üzere servis araçları ulaşım sözleşmesi mevcut olup, Şirketler daha sonraki yıllarda sözleşme imzalamadan zımnen kabul yöntemiyle sözleşmeyi uzatmış çalışmaya devam etmiş olduklarını, sözleşmeler sonunda devam eden ticari ilişki söz konusu olduğundan dolayı tekrar tekrar sözleşme imzalanmamış, var olan sözleşmenin uzatılarak devam ettirilmesi yoluna gidildiğini, davalı 2020-2021 yılında ... firmasıyla çalışmayacağını ekte sunmuş olduğumuz ihtarname ile kendilerine bildirmiş, ekte sunulan ihtarname ile davalı 2020-2021 yılında ... ile çalışmayacağı bildirilmiş bu ihtarname üzerine ... tamamen kötü niyetli olarak zaten pandemi de dahi çalışmadığı süreleri göz önüne almadan davalıya ... nolu faturayı göndermiş,
... gönderdiği söz konusu icra takibine konu faturaya ekte ihtarname de usulüne uygun olarak faturaya itiraz ettiğimiz görülmekle beraber gönderilen bu fatura tamamen asılsız ve gerçek dışı olup fatura için daha önceden teklifte de belirtildiği gibi ücretsiz olduğundan araç temini sağlanacağının kabul edildiğini, haksız bu fatura tebliğ edilmesinden itibaren yasal süresi içerisinde itiraz edilmekle, ihtarname de de belirtildiği üzere söz konusu fatura tamamen asılsız ve gerçek dışı olduğunu, zira söz konusu fatura da belirtilen sürücüsüz araç kiralama bedeli adı altındaki fatura hukuka aykırı ve tamamen dayanaksız kötü niyetli olduğunu, söz konusu faturanın asılsızlığı ve durumun netlik kazanması için bilirkişi, defter incelemeleri ve türlü her araştırmanın yapılması gerektiğini, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olması sebebiyle davanın reddine, kötü niyetli olarak takip başlatan davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında 2017 yılından itibaren süregelen ticari ilişki bulunduğu; davacı tarafça ödenmediği belirtilen hizmet bedeli nedeniyle davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu, tacir olan tarafların alacak veya borç miktarlarının tespiti hususunda ticari defterlerin usulüne uygun tutulmaları halinde sahibi lehine delil niteliğini taşıdığı; bilirkişi incelemesi neticesinde her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutuldukları ancak tarafların ticari defterlerinde cari hesap farklılıklarının bulunduğunun tespit edildiği, her ne kadar davalı tarafça 08.06.2020 tarih ... nolu 109.154,43 TL bedelli faturanın bir kısım servislerin ücretsiz olarak tahsis edileceğinden bahisle sözleşme hükümlerini göre düzenlenmediği ve bu nedenle faturadan kaynaklı olarak davacı tarafa borçlarının bulunmadığı belirtilmişse de, verilen hizmete ve sözleşme hükümlerine uygun olarak faturanın tanzim edildiği, davalı yanın dava konusu 08.06.2020 tarih ... nolu 109.154,43 TL bedelli faturayı 01.05.2021 tarihinde...yevmiye numaralı muhasebe kayıt fişi ile kayıt altına alındığı ancak ticari defterlerine işlemediği, takip başlatılmasının ardından 24/07/2020 tarihinde faturaya ilişkin olarak iade faturası düzenleyerek davacı tarafı borçlandırdığı ancak takip tarihi itibariyle davacının ticari defterlerine göre alacağının 147.792,97 TL olduğu, davalı tarafça 25/09/2017 tarihinde yapılan 35.000,00 TL'lik ödeme ve 21/02/2018 tarihinde yapılan 17.000,00 TL Lik ödemelerin mahsup edilmesi halinde davacı tarafın takip tarihi itibariyle alacağının 95.792,97 TL olduğu, bu sebeple davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu anlaşılmakla advanın kısmen kabulüne, alacağın likit ve hesaplanabilir olması nedeniyle davacı lehine alacağın % 20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatına, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ek1 de sunulan 28.06.2019 tarihli teklif yazısı 14. şartta; kullanılmak üzere 3 adet binek aracın ücretsiz olarak okul bünyesinde bulundurulacağı belirtilmiş, bu şartlar kabul edilmiş ve akabinde hizmetin devam ettiğini, teklif formundaki teklifin kabul edildiği, icap kabul şeklinde bu teklif yazısının geçerli olduğu zaten açıkça ortadadır. davacı yan bu 3 servisi ücretsiz vereceğini açıkça teklifnamede belirttiğini, açıkça ücretsizliği belirtilen servislere ilişkin daha sonradan kötü niyetli şekilde fatura kesilmiş olması ve davalının borçlu çıkarılmasının kabul edilemeyeceğini, huzurunuzdaki dosya 3 kez bilirkişiye tevdi edilmiş, 2 farklı bilirkişi tarafından incelendiğini, her raporda teklifin kabul edildiği düşünüldüğünde davalının alacaklı olduğu açıkça belirtilmiş mahkeme muhasebesel hatayı kendine gerekçe göstererek hiçbir şekilde hukuka uygun olmayan işbu kararı vermiş davalıya gönderilen 08.06.2020 tarih ... nolu 109.154,43 tl bedelli faturayı muhasebe hatasından dolayı defterlere kaydedilmemiş, ancak daha sonrasında sanki kaydedilmişçesine iade faturası olan 24.07.2020 tarih... nolu 109.154,43 tl bedelli fatura düzenlenmiştir.
ayrıca belirtmek gerekir ki beyoğlu .... noterliği 28.07.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtar ile faturaya zaten süresinde itiraz edildiğini, bu hususta faturanın geçerli kabul edilerek davanın bu yönüyle değerlendirilmesi kabul edilemediğini, kararı hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte, birde icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması açıkça hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının kötü niyetli olmadığı, tamamen sözleşmeye dayanarak bu itirazı yaptığını, mahkemenin teklif formunu ve hizmetin devamlılığını, faturaya itirazları ve bilirkişi değerlendirmelerini dahi görmezden gelerek yanlış karar verdiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, faturaya konu araçların davalıya ücretsiz sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.
Davacı tarafından davalıya 08/06/2020 tarih ve 109.154,43 TL bedelli fatura düzenlenmiştir.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında, "109.154,43 TL tutarlı asıl alacak" sebebine dayalı olarak 109.154,43 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 20/07/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.
Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir(TTK m. 4/2).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 147.792,97 TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterlerine göre ise, takip tarihi itibariyle davacıdan 13.361,49 TL alacaklı görünmektedir.
Taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık, davacının ticari defterlerinde, davalının 52.000,00 TL ödemesinin ve 24/07/2019 tarih ve 109,154,43 TL iade faturasının kayıtlı olmaması ve davacının 109.154,43 TL sürücüsüz araç kiralama faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır.
Davacı ...Limited Şirketi tarafından davalıya 2019-2020 eğitim öğretim yılı için verilen teklifin 14. maddesinde 3 adet binek aracın okul bünyesinde kullanılmak üzere ücretsiz temin edileceği teklif edilmiş ve teklifin kabul edilmemesi halinde tahsis edilmiş olan 3 adet aracın iade edilmesi istenmiştir. Davacı tarafından yapılan bu teklifi, davalının kabul etmediği iddia ve ispat edilmemiştir. Kaldı ki teklife göre söz konusu araçların teklif tarihi itibariyle davalı elinde olduğu anlaşılmaktadır. İlk bilirkişi raporunda dava konusu ihtilafın, davacı yanın ücretsiz olarak kullanıma sunduğu iddia edilen ve 28.06.2019 tarihli teklif metninde yer alan ... (...), ... (...), ... (...)" plaka sayılı araçlar için, icra takibine konu ettiği faturada ücret tahakkuk ettirmesinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Faturaya konu söz konusu plakalı araçlar teklif kapsamında olup, davalının bu araçların ücretsiz kullanılmasına ilişkin teklifi kabul etmeyerek davacıdan sürücüsüz olarak ücret karşılığında kiralanması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu duruma göre davacı faturaya konu araçları davalıya sürücüsüz araç kiralama sözleşmesi ile verdiğini ispatlayamamıştır. Davacının söz konusu faturası davalının ticari defterinde kayıtlı değildir. Buna göre davacının ticari defterindeki tek taraflı kaydın davacı lehine delil teşkil etmesi mümkün değildir. İkinci bilirkişi raporunda davacının faturasının muhasebe kayıt fişi ile kayıt altına alındığı tespit edilmiş ise de, anılan kayıt ticari defter ile aynı hukuki sonuçları doğurmayacağından davacı lehine delil niteliği bulunmamaktadır. Davalının, davacının takibe konu faturasını kayda almadan iade faturası düzenlemiş olması da davacının faturasını kayda aldığı anlamına gelmeyeceğinden sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Davacı takibe konu faturadan dolayı alacaklı olduğunu ispatlayamamış olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken hükümde yazılı olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davacının alacaklı bulunduğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine.
3-Başlangıçta peşin olarak alınan 1.318,32 TL harcın işin hitamında alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan fazla olduğu anlaşıldığından, fazla alınan 586,32 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,
8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;
a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 166,00 TL olmak üzere toplam 386,70 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/05/2026