T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1651
KARAR NO: 2026/1010
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/02/2022
NUMARASI: 2018/1040 Esas - 2022/120 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 14/05/2026
Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı... ile davalı ... arasında "...Mah. ... mevkii ... ada ... pafta, ... Parsel .../Kayseri" adresindeki akaryakıt istasyonunda “...” markası altında bayilik yürütülmesi için; taraflar arasında gerekli sözleşmeler imzalanıp ve davalı şirket ile bayilik dikey ilişkisi kurulduğu, bu kapsamda; taraflar arasında ....04.2017 tarihinde 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve Bayilik Protokolü akdedildiğini, diğer davalı gerçek kişi ..., davalı tarafın ...ile imza ettiği sözleşme ve protokolde, ...’in tüm hak ve alacaklarının garantörü sıfatıyla taahhüt ettiğinden bu davanın tarafı olduğu, davalılardan ... bayilik sözleşmesini (sözleşmenin 49. Maddesi) ve bayilik protokolünü (protokolün 3.1.1 maddesi) ... sıfatıyla imza etmiştir. Davalı Bayi taraflar arasında akdedilen Bayilik Protokolünün Satış yükümlülükleri başlıklı 3.1.6. maddesinde “satış taahhüdünde” bulunup, her yıl asgari 250 m3 beyaz ürün (benzin, motorin türleri ve biyodizel) satmayı kabul ve taahhüt edilmiş, Davalı taraf, taahhütnameyle; yıl esasına göre: akaryakıt bayilik sözleşmesinin devamınca geçerli olarak her yıl asgari 250m3 beyaz ürünü, ...'ten satın almayı/satış taahhüdünden eksik sattığı her m3 beyaz ürün için...'in maruz kaldığı kar kaybını şartı ceza olarak ödeyeceğini, söz konusu tutarın sözleşme tarihi esas alınmak suretiyle taahhüt edilip alınmayan /eksik kalan m3 başına 60,-USD cezai şart ödeyeceğini, hesap edilen cezai şart tutarını herhangi bir ihtar, ihbar keşidesine ve hüküm istihsaline veya herhangi, kanuni bir merasim yürütülmeksizin, Amerikan doları olarak veya ödeme günündeki TCMB Döviz Satış Kuru üzerinden TL karşılığını...’e talep edildiği anda defaten ve derhal ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, davacı tarafın dava konusu satış taahhütlerini yerine getirileceğine olan güven nedeniyle, sözleşme süresinde kullanılmak üzere kurumsal ve demirbaş yatırımları yaptığını, davacı şirketin beş yıl kendi logosu ve markası altında satış yapılacağı inancıyla, sözleşmeden ve bayilik ilişkisinden kaynaklanan edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmiş olmasına karşın davalı yanın satış taahhütlerini yerine getirmediğini, davalı yanın satış taahhüdünü yerine getirmediği gibi ilk yılın sonunda taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini de ... Noterliğinin 10.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek süresinden önce haksız olarak sona erdirdiğini, davalı bayinin yıl esasına dayalı satış taahhütlerini yerine getirmeyip, sözleşme hükümlerine aykırı davranarak bayilik ilişkisinin sona erdirmesiyle davacı tarafın zarara uğramasına neden olduğu, Akaryakıt bayilik sözleşmesi, Protokol ve Taahhütname kapsamında, davalı yan satış taahhütleri gereği satın almayı vaat ettiği ürünleri almadığından, sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan her türlü zarar ziyanın tazmini haklarıyla fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, satış taahhüdünü ihlalden doğan cezai şart alacağı için şimdilik 8.700,- USD cezaî şart tutarının, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek bankaların dövize uyguladıkları en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etiklerini, taraflar arasında akdedilen Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin feshin sonuçları Başlıklı 46. maddesinin a bendinde; BAYİ; ... iş bu sözleşme veya ek protokollerle belirlenen cezaî şartı da...’in ilk talebinde derhal ödemeyi kabul ve taahhüt eder. d bendinde; BAYİ, iş bu sözleşme ile veya bu sözleşmeye ek protokollerle belirlenen cezai şarta ilaveten ....’in uğradığı tüm zarar ve ziyanı,...'in ilk talebinde derhal nakden ve defaten ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt eder.” f bendinde; “İş bu bayilik sözleşmesinin feshi veya her hangi bir sebeple sona ermesi halinde bayilik ilişkisi sebebiyle, ... ile akdetmiş olduğu bütün kredi, malzeme ve sair hususlara müteallik sözleşmelerinin münfesih olacağını ve bu sözleşmemelerden doğan borçları ile doğacak her türlü borçların muaccel olacağını peşinen kabul ve taahhüt eder. şeklinde yer aldığını, Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin cezai şart başlıklı 47. Maddesinde; “bayi’nin sözleşme hükümlerine veya bu sözleşmeye ek olarak imzalanan ve hukuki sonuç doğuran sözleşme eklerindeki (protokol, taahhütname, zeyilname ek sözleşme gibi) hükümleri ve /veya t.c. mevzuatının istasyonlu akaryakıt bayilerine yüklemiş okluğu yükümlülüklere aykırı davranışı sebebiyle sözleşmenin... tarafından feshi halinde veya bayi’nin...’in rıza ve iznini almaksızın sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi ve/veya başka bir dağıtım şirketinin bayiliğini doğrudan veya dolaylı olarak alması halinde bayi, ... ile aralarında kararlaştırılacak ve sözleşme eki olarak belirlenen işlemlerde kaleme alınacak cezai şart tutarlarını, ihtarname keşidesine ve mahkeme karan alınmasına gerek kalmaksızın ilk yazılı talep üzerine...'e ödeyeceğine beyan kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenlendiğini, Bayilik Protokolünün şartı ceza uygulaması başlıklı 4. maddesinde; “... ile BAYİ arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin, akaryakıt bayilik sözleşmesi için belirlenen süreden önce BAYİ tarafından haksız ve hukuka aykırı bir sebep ve suretle feshedilmesi halinde; ...’in BAYİ eylemleri sebebiyle oluşan zarar-ziyan ve tazminat hakları saklı kalmak ve...’in akaryakıt bayilik ilişkisini fesh edip etmeme seçimlik hakları saklı kalmak üzere; BAYİ veya ....'in ilk yazılı talebinde ve...’in kanuni merasim yürütmesi gerekmeksizin 50.000,- USD tutarındaki parayı, ...'e nakden ve defaten ödemeyi; kabul, beyan ve taahhüt eder.” şeklinde olduğunu, bayilik sözleşmesi davalı eski bayi tarafından tek taraflı olarak haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğinden davacı tarafın protokol ve bayilik sözleşmesinde düzenlenen tüm yaptırımları davalı aleyhine uygulama hak ve yetkisi doğmuş taraflar arasında imzalanan bayilik protokolünün 4. maddesi uyarınca da cezai şart tutarını talep edebileceğini belirterek Sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan her türlü zarar ziyanın tazmini haklarıyla her alacak kalemiyle ilgili fazlaya ve hataya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile; Bayilik sözleşmesinin davalı bayi tarafından süresinden önce fesih sebebiyle 50.000,- USD cezai şart bedelinin işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalı bayinin satış taahhüdünü ihlali nedeni ile satış taahhüdünü ihlalden doğan cezai şart alacağımızın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik, 8.700,-USD'lik kısmının temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek bankaların dövize uyguladıkları en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ile yapılan sözleşmede 80.000 TL teminat senedi verme karşılığı vadeli yakıt alınarak ticareti yürütme konusunda anlaşıldığı, 28.03.2108 tarihli senedi düzenleyerek fotokopisi ekte sunulan ve protokolde (madde 3)-3.1.2 belirtilen senedin verildiği (madde 3).3.19 da belirtilen...’in partneri ...’a geçmem gerektiği söylenerek sözleşme yapıldığı Alpetin sözleşme gereği yakıt vermesi gerekirken çeşitli bahanelerle yakıt vermediği son görüşmede “henüz ...’a geçiş yapılmadığını geçildikten sonra yakıt vermeye başlanacak denildiği” 23.06.2017 de ... a geçiş yaparak tekrar yakıt istediğinde de yine bahanelerle yakıt verilmediğini, “yakıt verilmezse iflas ederek borçlanmama neden olacağını defalarca söylenmesine rağmen Sözleşmeyi öne sürerek emri vaki tehditler yapıldığı ve protokolde Madde.3.2.2 ‘de belirtilen Otomasyon servis ücreti 550,- TL olarak fatura düzenlenecekken ekte sunulan 784,- TL faturalandırıldığı, Bir çok kez telefonla söylemesine rağmen cevap alınamadığı ve sunulan ...’nın ... inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan 6 aydan uzun süreli faaliyet gösteremediğinden akaryakıt lisansının sonlandırıldığını, ... yetkililerinin gelerek lisansı tekrar almamız gerektiğini ve istasyonu aktif hale getirilmesi gerekli diyerek tekrar 15.10.2017 tarihli... ve ... da mevcut sözleşmeyi imzaladığını ve lisans için gerekli harcamayı borçlanarak lisansı çıkarttığını, lisans çıktıktan sonra tekrar görüşmelerin sonuçsuz kaldığı ve tüm çaba ve gayretlere rağmen yetkili kimseye ulaşamayıp ekte sunulan mail yolu ile yakıt istendiğinde Mail de anlaşılacağı gibi “araç göndermem gerektiği araç geldikten sonra tahsilat için sizinle görüşüyoruz” denildiğini, “dolum tesisi ile aradaki mesafe 330 km olup onay olmadan araç çıkması benim açımdan masraf” cevabı üzerine de yine sert yanıtlar alındığını ve...’in yakıt vermeyerek istasyonu atıl bir şekilde bekletmesi üzerine 200.0000,– TL.nı aşkın zarar oluştuğunu ...’in ...’dan kar elde ederken istasyonun devamlı zarar etmesini sağladığını, ... (BK Kanunu m.28) içeren şartları bakımından ahlaka aykırı bir şekilde davranmış, maddi ve manevi olarak baskılar artınca ... noterinden ... nolu İhtar ederek sözleşmeyi haklı olarak fesih edip ekte sunulan demontaj formları ile...’e ait olan malzemeleri eksiksiz olarak teslim ettiğini, davacı...’in davalı istasyonun ticari ve iktisadi faaliyet hürriyetini kısıtladığını, bu durumun 6098 (TBK) 27.maddesinde açıkça belirtilmiş olduğunu; “Vadeli yakıt vereceğiz” diye 80.000,- TL senet ve Müteselsil kefil olarak şahsımı aldıklarını, bu kadar kendilerini güvenceye alarak yakıt vermeyerek ... ... Ltd.Şti.’ni ve beni borçlandırmaları, ben Avukat bile tutamazken davacı tarafın profesyonel kadro ile şirketimi ve beni bitirmeyi amaçlamış olduğunu, Bu açıkça kötü niyet belirtisi olup, açıklamaya çalışıldığı üzere şartları ve düzenlenme şekli itibariyle ahlaka ve adaba aykırı olan ve uygulanması halinde maddi ve manevi bitmeme, hatta yok olmama ve ödeyemeyeceğimiz unsurlar içeren sözleşmeye davalı hayatın olağan akışına aykırı, insaf ölçülerinden ve hakkaniyetten uzak talebin, açıklanan ve Yüce Mahkemenizce resen nazara alınacak gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Davacı tarafından haksız feshe dayalı olarak, sözleşmenin 47 ve protokolün 4. Maddesi uyarınca davalılardan 50.000,00-USD ceza-i şart talep edilmektedir. Taraflar arasındaki protokolün 4.maddesi ile; sözleşmenin belirlenen süreden önce ve haksız feshi halinde, davalı davacıya 50.000,00-USD ceza-i şart ödemeyi taahhüt etmiştir. 6102 S.TTK' nın 22. maddesi uyarınca tacir olan borçlu cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez. Ancak, belirlenen cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahfına sebebiyet verecek derecede yüksek olduğunun saptanması halinde tacir olan borçlu yönünden de cezai şarttan indirim yapılabileceği Yargıtay uygulamalarıyla kabul edilmektedir. Somut olayda davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan kök ve ek rapor kapsamından, davacı şirketin ek raporun düzenlendiği tarih itibariyle henüz 2021 bilançosu düzenlemeyeceğinden, 2020 tarihi itibariyle Dönen varlıklar, hazır değerler, stoklar, kısa vadeli yabancı kaynaklar, öz kaynaklar, aktif toplamı, maddi duran varlıklar ve duran varlıklar toplamının 1.226.971,03-TL olduğu, 2020 yılı net dönem karının 25.392,88-TL, 2021 yılı için ise raporun düzenlendiği tarih itibariyle net dönem karının 24.619,46-TL olduğu anlaşılmıştır. 18/10/2021 ek rapor tarihi itibariyle TCMB efektif döviz satış kuruna göre 1 USD=9.2973-TL'dir. Rapor tarihi itibariyle 50.000,00-USD cezai şartın TL cinsinden değeri, 464.865,00-TL'dir. Hüküm tarihi itibariyle ise TCMB efektif döviz satış kuruna göre 1 USD=13.6482-TL dir. Rapor tarihi itibariyle 50.000,00-USD cezai şartın TL cinsinden değeri, 682.410,00-TL'dir. Cezai şart tutarı rapor tarihi itibariyle davalı şirketin öz kaynakları dahil tüm maddi varlığının yaklaşık yüzde kırkına, hüküm tarihi itibariyle ise yaklaşık yüzde elli altısına denk düşmektedir. Bu tespitler çerçevesinde cezai şart tutarının tamamına hükmedilmesi davalı şirketin ekonomik yönden mahvına sebep olacak mahiyette kabul edilerek cezai şartta mahkememizce indirim yapılmış, 5.000,00-USD cezai şarta hükmedilmiştir. Davacı tarafından satış taahhüdünün ihlali nedeniyle protokolün 3.1.6 maddesi uyarınca davalılardan 8.700,00-USD ceza-i şart talep edilmektedir.
Taraflar arasındaki protokolün 3.1.6 maddesi; "İstansyonda akaryakıt bayilik sözleşmesi hükümleri gereğince ve akaryakıt bayilik dikey ilişkisi süresince, beher sözleşme yılında asgari 250(İkiYüzElli) m³/yıl .... ürünü (..... ......) ...'ten satın alarak nihai tüketiciye satacağını, işbu satış taahhüdünün Bayilik Sözleşmesinin imzalanması tarihinde başlayacağını, her bir sözleşme yılının kendi içinde değerlendirileceğini, bir sözleşme yılının diğerine etki etmeyeceğini, ...'in her bir sözleşme yıl sonu ile bağlı olmaksızın sözleşme süresi içinde, sözleşmenin feshi veya herhangi bir nedenle sona ermesille birlikte ve zamanaşımı süresi içinde olmak kaydıyla sözleşmenin feshi veya herhangi bir nedenle sona ermesi akabinde her zaman salış taahhüdüne bağlı olarak cezai şart talebinde bulunabileceğini, bir sözleşme yılından kısa olan dönemler için... tarafından yıllık satış taahhüdü miktarlarına göre kistelyevm (gün hesabına göre) kriterinin uygulanabileceğini, sözleşme yılına ait kalan sürenin kullanılması ihtimalinde satış taahhüdünü tamamlayabileceği yönünde itirazda bulunamayacağını, her ne sebeple olursa olsun, bu satış taahhütlerini ihlal ettiği takdirde satın almadığı beher m3 beyaz ürün için 60USD (Allmış Amerikan Doları), tutarında cezai şartı...'e nakten ve defaten ödeyeceğini, bayilik dönemi içerisinde oluşan cezai şart bedellerinin... tarafından her bir Sözleşme yılı sonunda talep edilmemesinin ve/yeya... tarafından her bir sözleşme yılı akabinde ürün verilmesinin...'in bu hakkından vazgeçtiği anlamına gelmeyeceğini, ...'in sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi hallerinde dahi geçmiş sözleşme yıllarına ait cezai şart bedelini talep etme hakkı bulunduğunu, hatta...'in bu bedeli zamanaşımı süresi içerisinde dilediği zaman talep ve dava edebileceğini, cezai şart ile birlkte...'in Bayilik Sözleşmesinin süresinden önce herhangi bir nedenle feshi halinde fesih tarihinden sözleşme süresi sonuna kadar geçen süre için kar mahrumiyeti talep etme hakkının da bulunduğunu, cezai şart alacağının tahsili için herhangi bir ihtarfihbar keşidesine velveya hüküm istihsaline ve/veya herhangi bir kanuni merasim yürütülmesine hacet kalmaksızın Amerikan Doları olarak ve / veya ödeme günündeki TCMB Döviz Satış Kuru üzerinden Yeni Türk Lirası karşılığı nakten ve def'aten...'e ödemeyi, basiretli tacir sıfatıyla, ...'e karşı gayrı kabili rücu, beyan kabul ve taahhüt eder." hükmünü içermektedir. Yıllık asgari alım taahhüdüne uymama halinde öngörülen sözkonusu hükmün TBK 179/2 maddesindeki ifaya ekli cezai şart niteliğindedir. Anılan hükme göre; “ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkca feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.” TBK.'nun 179/2 maddesine göre alacaklı iki halde ceza şart isteyemez. Alacaklı, cezayı isteme hakkından açıkça vazgeçmişse yahut çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde cezayı isteyemez. Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları uyarınca; bir “akaryakıt bayilik sözleşmesinde veya eki taahhütnamede, bayinin yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmamış ise tedarikçi firmanın, TBK'nun 179/2. md. uyarınca hem ifayı hem de cezayı talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayiye mal vermeden önce ceza ile ilgili “çekince” bildirmesi ya da bu konuda bayiye noterden bir ihtarname göndermesi gerekir. Çekince için bir şekil şartı getirilmemiştir. Tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama ile bu koşulu yerine getirebilir. Bu şekilde bir çekince konulduktan veya ihtar çekildikten sonra tedarikçi frma, mal vermeye devam etse bile önceki yıla ilişkin cezai şart alacağını sözleşme zamanaşımı süresi içinde her zaman talep edebilir. Sonraki yıllarda da aynı kural geçerlidir. Tekrarlamak gerekirse, her yıl sonunda bir önceki yıla dair cezanın istenebilmesi, takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirilmesi veya ihtar çekilmesine bağlıdır. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza istenemez. Çekince konmuş veya ihtar çekilmiş olan yıllarla ilgili cezanın istenebileceği ise kuşkusuzdur.(bkz. Yargıtay HGK 2017/(19)11-917 esas, 2020/985 karar sayılı, 02/12/2020 tarihli ilamı;Yargıtay 19 HD. 2018/3380 esas, 2019/5428 karar sayılı, 04/12/2019 tarihli ilamı). Somut olayda taraflar arasındaki sözleşme 1 yıl 27 gün sürmüştür. Mahkememizce alınan 27/03/2020 teslim tarihli bilirkişi raporunda sözleşmenin devam ettiği süre boyunca davalının davacıdan beyaz ürün alımı yapmadığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin ilk yılı .../04/2018 tarihinde dolmaktadır. Bu bir yıllık dönemin sonunda davacı tarafından davalıya satış taahhüdünün ihlali nedeniyle cezai şart alacağının varlığına yönelik herhangi bir ihtar çekilmiş değildir. Davalı tarafından dosyaya sunulan ve davacının düzenlediği 30/09/2017, 31/08/2017, 31/07/2017 ve 30/11/2017, 05/06/2018 tarihli faturaların tamamı otomasyon bakım ve servis bedeli açıklamalı faturaları olup, ürün satış faturaları değildir. Bu faturaların tamamının altında "sözleşmelerde ve protokollerde taahhüt edilmiş alımların yapılmamış olması nedeniyle alıcı tarafından...'e ödenmesi gereken cezai şartlar mahfuzdur. Taahhüdünüzü gerçekleştirdiyseniz dikkate almayınız" ibaresi bulunmaktadır. Sözleşmenin ilk bir yılı dolmadan düzenlenen 2017 tarihli faturaların altındaki bu türden bir kayıt, ilk bir yıllık döneme ilişkin cezai şart alacağı henüz doğmadığından çekince olarak kabul edilemeyeceği gibi, 05/06/2018 tarihli fatura dahil tüm anılan faturalar ürün satış faturası olmayıp, servis ve bakım faturaları olduklarından, bu faturalar altında konulmuş matbu ibare satış taahhüdünün ihlali nedeniyle cezai şart alacağının talep edileceğine dair çekince olarak da kabul edilemez. İzah edilen gerekçelerle davacının sözleşmenin ilk bir yıllık dönemi için satış taahhüdünü ihlal nedeniyle ceza-i şart talep edemeyeceği, yalnızca ikinci yıl başlangıcından, sözleşmenin fesih nedeniyle sona erdiği 14/05/2018 tarihine dek geçen 27 günlük süre için cezai şart talep edebileceği kabul edilmiştir. 27/03/2020 tarihli bilirkişi raporu ile 27 gün için talep edilebilecek cezai şart tutarı 18,49-USD olarak tespit edilmiş, mahkememizce de bu tespit yerinde görülerek hükme esas alınmıştır. Davacının davalıdan sözleşmenin 47.maddesi ile protokolün 4 ve 3.1.6 maddeleri dayalı isteyebileceği cezai şart alacağından, davalı şirketin sözleşme ve protokolden doğan borçlarını davacıya garanti eden, diğer değişle davacı ile garanti sözleşmesi imzalayan davalı ... da müteselsilen sorumludur.Yapılan tüm saptamalar çerçevesinde; davacının sözleşmenin haksız feshine dayalı cezai şart talebinin kısmen kabulü ile, 5.000 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıllık USD cinsinden vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının satış taahhüdünün ihlali nedenine dayalı cezai şart talebinin kısmen kabulüne, 18,49 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıllık USD cinsinden vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ....04.2017 başlangıç tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve eki niteliğindeki sözleşme ve protokoller imzalandığını, müvekkili şirket üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesine karşın davalı eski bayi daha sözleşmenin ilk yılı dolmadan 10.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide etmek sureti ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın feshettiğini, bunun üzerine taraflar arasında imzalanan bayilik protokolünün 4 maddesi kapsamında öngörülen 50.000 USD cezai şart tutarı ile eksik ürün alımına bağlı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile satış taahhüdünü ihlalden doğan şimdilik 8. 700 USD cezai şart tutarının tahsili için davalı şirket ile ... diğer davalı gerçek kişi aleyhine dava açıldığını, ilk derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne karar vermesi hatalı olup reddedilen kısım bakımından da yeniden inceleme yapılmak sureti ile davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı eski bayinin bayilik sözleşmesinin süresinden önce feshine sebebiyet vermesi nedeni ile bayili protokolünde tanımlı cezai şart tutarını ödemesi gerektiği ilk derece Mahkemesince de kabul edilmekle birlikte 50.000 USD cezai şart tutarının davalı bayinin ekonomik olarak mahvına sebebiyet vereceği gerekçesi ile tenkis yapılarak 5.000 USD gibi bir tutara hükmedilmesinin doğru olmadığını, taraflar arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesinin başlangıç tarihi ....04.2017 tarihi olup Mahkemenin de belirlediği üzere 1 yıllık dönemin sonu ....04.2018 tarihi olduğunu, davalı bayi daha sözleşmenin ilk yılında olmasına rağmen taahhüt ettiği ürünü hiç almadığını, davalı yan taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini de 10.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide etmek sureti ile müvekkili şirkete bildirdiğini, ikinci döneme ilişkin davalı bayi ile herhangi bir ilişkinin söz konusu olmadığını, bu halde ilk döneme ilişkin herhangi bir ihtirazı kayıt konulmadığının belirtilerek sadece ....04.2018 ile sözleşmenin feshedildiği tarih aralığına ilişkin hesap edilen cezai şart tutarına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı bayinin sözleşmeye aykırı davranışta bulunduğunun açık olması karşısında hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın cezai şart tutarını talep etmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığının açık olduğunu, buna rağmen Mahkemece sadece ikinci döneme ilişkin talepte bulunulabileceği yönünde yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için ilk döneme ilişkin talepte bulunulamayacağı düşünülecek olsa bile; ilk Derece Mahkemesinin kabul ettiği üzere ikinci dönemin başlangıcından sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar değil ikinci dönemin başlangıcından (....04.2018) ikinci dönemin sonu olan(....04.2019) tarih aralığına ilişkin bir değerlendirme yapılarak cezai şart tutarının belirlenmesi gerektiğini, zira satış taahhütnamesinde de taahhüt edilen ürünün birer yıllık dönemlere ilişkin taahhüt edildiği görülmekte olup sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar olan süre için hesaplama yapılması ve bu hesaplamaya göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, İstanbul 6 Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.02.2022 tarih, 2018/1040 E. ve 2022/120 K. Sayılı kararında kabul edilen kısıma katılmakla birlikte reddedilen kısım yönünden İlk Derece Mahkemesi kararı hukuka aykırı olup bu yöne ilişkin esas bakımından yeniden inceleme yapılamak sureti ile İlk Derece Mahkemesi Kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirket olarak yetkilisi oldugu... Şti tarafına ve ... tarafına sözleşmeden kaynaklı dava açıldığını ve cezai şart belirlenmesine karar verildiğini, yetkilisi olduğu... Şti adına imza attığını ama şahsı adına müteselsil ve müşterek olarak ve sahsı imza atmadığını ve kefil de olmadığını, zaten müşterek müteselsil kefil olabilmesi için sözleşmenin gecerli olması için eşinin muvafakatı olmasının zorunlu olduğunu ve eşi tarafından verilmiş olan bir muvafakatname de olmadığını, bu nedenlerden dolayı ...'nın dosyada davalı olarak görünmesi ve şahsına verilen cezai şart, cayma ve alacak bedelinin hukuksuz ve geçersiz olduğunu, istinaf incelemesi yapılarak usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, bayilik sözleşmesinin süresinden önce sonlandırılmasından kaynaklanan cezai şart ile satış taahhüdünün ihlalinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı ile davalı şirket arasında ....04.2017 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bayilik protokolü düzenlenmiş olup, sözleşme ve protokolde davalı ...'nın "..." sıfatıyla imzası bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 40.maddesinde ... olarak sözleşmeyi imzalayan kişinin, Borçlar Kanunu ilgili maddesi gereği üçüncü şahsın fiilini taahhüt anlamında olmak üzere “...” sıfatıyla garanti ettiğini beyan, kabul ve taahhüt ettiğine, garantörün, bayinin bu sözleşme hükümlerine aykırı davranışı sebebiyle davacı lehine sözleşmeden doğmuş ve doğacak her türlü hak ve alacağı, davacı tarafından kendisine gönderilen ve bayinin sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğini bildiren ilk yazılı talebi üzerine protesto çekmeye, hüküm elde etmeye ve bayinin rızasını almaya gerek olmaksızın derhal, tamamen ve nakden ödeyeceğini, bu garanti taahhüdünün kesin ve süresiz olduğunu beyan, kabul ve taahhüt ettiğine ilişkin düzenleme bulunduğu anlaşılmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 128.maddesinde “üçüncü kişinin fiilini üstlenme” başlığı altında da yer verilmiş olup, garanti sözleşmesi herhangi bir şekle tabi tutulmadığı gibi verilen garantinin belli bir limite bağlanmış olması da öngörülmemiştir. Kefalette, kefilin sorumluluğu asıl borcun geçerli oluşuna ve devamına ve bir kısım şekil şartlarına bağlı iken, bir tür üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğini taşıyan garanti sözleşmesi, bağımsızlık ilkesi gereğince bu koşullara tabi tutulmamıştır. Bu farklı hüküm ve sonuçlardan anlaşılacağı üzere garanti veren kişinin sorumluluğu, kefalet veren kimsenin sorumluluğundan çok daha ağır koşullara tabi tutulmuştur. (Yargıtay 19.HD'nin 2013/19331 esas 2014/15934 karar sayılı ilamı)
Somut olayda davalı ... tarafından imzalanmış bayilik sözleşmesi ve bayilik protokolü, garanti sözleşmesi niteliğinde olup, kefalet sözleşmesindeki koşullara tabi değildir. Davacı ile davalı şirket arasında imzalanan veya akdedilecek protokol veya sözleşmede kayıtlı her türlü yükümlülüğü, davalı şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen üstlenen, anılan protokol ve sözleşmenin tatbiki nedeni ile davacının herhangi bir talebi halinde davalı şirket ile birlikte ve ayrıca münferiden bu talebi karşılayacağını kabul eden davalı ...'nın, davalı şirket ile birlikte sorumlu olduğu anlaşılmakla davalının, sorumluluğu bulunmadığına yönelik istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Davacı ve davalı bayi arasında imzalanan 2017 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesinin 47.maddesinde "bayinin bu sözleşme hükümlerine veya bu sözleşmeye ek olarak imzalanan ve hukuki sonuç doğuran sözleşme eklerindeki (protokol, taahhütname, zeyilname ,ek sözleşme gibi) hükümlere ve/veya T.C.Mevzutanının istasyonlu akaryakıt bayilerine yüklemiş olduğu yükümlülüklere aykırı davranışı sebebiyle sözleşmenin... (... A.Ş) tarafından feshi halinde veya bayinin...'in rıza ve iznini almaksızın sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi ve/veya başka bir dağıtım şirketinin bayiliğini doğrudan veya dolaylı olarak alması halinde bayi, ... ile aralarında kararlaştırılacak ve sözleşme eki olarak belirlenen işlemlerde kaleme alınacak olan cezai şart tutarlarını, ihtarname keşidesine ve mahkeme kararı alınmasına gerek kalmaksızın ilk yazılı talep üzerine...'e ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt eder." şeklinde; sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilen “Bayilik protokolü”nün 4.maddesinde "..gerek işbu protokolün, gerek taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin ve/veya akaryakıt bayilik sözleşmesi eklerinin ve gerekse T.C.Mevzuatının istasyonlu özellikle istasyonlu akaryakıt bayii sıfatıyla bayiye yüklemiş olduğu yükümlülüklerden herhangi birinin kısmen dahi olsa ihlali halinde; ...'in akaryakıt bayilik ilişkisini feshetme hakları saklı kalmak üzere, söz konusu ihlal yaratan her bir bayi eylemi için 50.000 USD tutarında olmak üzere, bayiye (hiçbir kanuni merasim yürütülmesine gerek kalmaksızın) tek taraflı olarak şartı ceza uygulama ve tahsil etme hakkına sahiptir. " şeklinde düzenleme mevcuttur.
Davalı bayi tarafından davacıya gönderilen ... Noterliğinin 10.05.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde bayilik sözleşmesinin feshedildiği ve bu şekilde dikey ilişki sona erdiği ihtar edilmiş olup, bayilik sözleşmesinin davalı bayi tarafından feshedildiği sabittir. İlk derece mahkemesince davacı şirketin kredili veya ileri vadeli çek/bono karşılığı satış yapmak yükümlülüğü bulunmadığı, satışların kural olarak peşin yapılacağı gözetildiğinde davalı şirketin sözleşmeyi süresinden önce ve haksız feshettiği kabul edilmiştir.
Yargıtay 19. HD'nin 2016/6702 Esas 2016/16086 Karar 21/12/2016 tarihli karar içeriğinde de işaret edildiği üzere; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 22. maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz borçlu, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez ise de kararlaştırılan cezai şartın, davalının ekonomik yönden yıkımına sebep olacak derecede fahiş olduğunun belirlenmesi halinde makul düzeyde indirim yapılabileceği kabul edilmektedir. Bu itibarla mahkemece, hüküm altına alınan cezai şartın ekonomik yönden davalının yıkımına sebep olup olmayacağı yönünden davalı bayinin mali durumu gözetilerek değerlendirme yapılması gerekir.
Eldeki davada cezai şartın davalı bayinin ekonomik yönden yıkımına neden olacak tarzda fahiş olup olmadığı araştırılmış, davalı ticari defterleri incelenerek aldırılan talimat bilirkişi raporunda; davalı şirketin 2018-2019-2020 yıllarında oldukça düşük nakit ile çalıştığı ve bunun da şirketin riskini oldukça artırdığı, davalı şirketin 2019-2020-2021/3. dönemlerinde net satışları artmış olsa da bu dönemlerde karlılık oranında önemli bir düşüş yaşandığının mali tablolar ışığında görüldüğü, dava kanusu edilen sözleşmedeki cezai şartın davalı bayii ekonomik yönden sıkıntıya sokacağı yönünde görüş bildirilmiş olup, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler de gözetilerek mahkemece cezai şart tutarından indirim yapılarak 5.000 USD cezai şarta hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.
Diğer yandan davacı, mal alım taahhüdüne aykırılık iddiasıyla cezai şart talebinde bulunmuştur.Akaryakıt bayilik sözleşmelerinde veya taahhütnamelerde yer alan mal alım taahhüdüne uymama halinde öngörülen ceza koşulu (cezai şart) hükümleri TBK'nın 179. maddesinin ikinci fıkrasındaki ifaya ekli ceza koşulu niteliğindedir. İfaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir. Beş yıl süreli bir akaryakıt bayilik sözleşmesinde veya eki taahhütnamede bayinin yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmaması durumunda ise tedarikçi firmanın, TBK'nın 179. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayiye mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili çekince (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda bayiye noterden bir ihtarname göndermesi gerekir. Çekince için ayrıca bir şekil şartı bulunmamakta olup, tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemeyecektir. Ancak; TBK’nın 179 uncu maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilecektir.
Taraflar arasında akdedilen bayilik protokolünün 3.1.6 maddesinde davalı bayinin sözleşme tarihinden itibaren her yıl için asgari 250 m3 m3/yıl beyaz ürünü (benzin, motorin türleri ve bio dizel) davacıdan satın alarak nihai tüketiciye satacağı, davacının her bir sözleşme yıl sonu ile bağlı olmaksızın sözleşme süresi içinde, sözleşmenin feshi veya herhangi bir nedenle sona ermesi ile birlikte ve zamanaşımı süresi içinde olmak kaydıyla sözleşmenin feshi veya herhangi bir nedenle sona ermesi akabinde her zaman satış taahhüdüne bağlı olarak cezai şart talebinde bulunabileceği, bir sözleşme yılından kısa olan dönemler için davacı tarafından yıllık satış taahhüdü miktarlarına göre kıstelyevm kriterin uygulanabileceği, sözleşme yılına ait kalan sürenin kullanılması ihtimalinde satış taahhüdünü tamamlayabileceği yönünde itirazda bulanamayacağı, her ne sebeple olursa olsun, bu satış taahhütlerini ihlal ettiği takdirde satın almadığı beher m3 beyaz ürün için 60 USD tutarında cezai şartı davacıya nakten ve def'aten ödeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin 14.05.2018 tarihinde feshedildiği, buna göre sözleşmenin 1 yıl 27 gün yürürlükte kaldığı ve davalı bayinin sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde herhangi bir ürün alımı yapmadığı anlaşılmaktadır. Davalı bayinin sözleşmeyi feshinden önceki bir yıllık dönemde hiç alım yapmamış olmasına karşın davacının bu dönem sonunda cezai şart talep edileceğine dair çekincesinin bulunmadığı gözetildiğinde davacının geçmiş dönem için cezai şart talebinde bulunamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Davacı tarafça ikinci dönemin başlangıcından ikinci dönemin sonuna kadar cezai şart tutarının belirlenmesi gerektiği yönünde istinaf isteminde bulunulmuş ise de sözleşmenin sona ermesi ile sözleşmeye bağlı taahhütler sona erecek olup, sözleşmenin feshinden sonra kalan süre için taahhüt edilen satış gerçekleşmediğinden bahisle cezai şart talep edilmesi mümkün değildir. Ancak davalı bayinin sözleşmeyi feshi, haksız olduğundan davacı, alım taahhüdüne uyulmaması nedeniyle 27 günlük ikinci dönem için cezai şart talep etmekte haklıdır. Bu durumda mahkemece kıstelyemv usulüne göre hesaplanan 27 günlük cezai şart bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davacı vekili ve davalı ...'nın yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.333,38 TL harcın, alınması gerekli olan 5.333,52 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.000,14 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026