T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1731
KARAR NO: 2026/954
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/06/2022
NUMARASI: 2020/873 Esas - 2022/683 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/29 E. sayılı konkordato davasında itiraza uğrayarak çekişmeli hale gelen toplamda 184.094,87-TL alacaklarının İİK 308/b maddesi gereği açılacak davada işlemiş faiz ve reddedilen alacaklarının tespiti ile 124.314,87 TL nakdi alacaklarının konkordato oylamasında dikkate alınması, 9.460,00-TL (... firmasına ait) + 50.320,00-TL (...firmasına ait) olmak üzere toplam 59.780,00-TL gayri nakit alacaklarının ise bir bankaya depo edilmesi ve işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte borçludan tahsili, İ.İ.K m. 300 doğrultusunda ticari defter ve kayıtlarının gerek komiser heyetince gerekse de bilirkişi marifetiyle incelenerek alacalarının tespit edilmesine, müvekkilinin 01.10.2019 tarihi itibarıyla toplam 800.171,97 TL alacağının alacaklılar listesine kaydedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı borçlu şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerek davacı gerekse müvekkilinin kayıtları incelediğinde müvekkilinin, davacı banka uhdesinde çek karnesi/yaprakları nedeniyle gayri nakdi kredi, 2 taşıt kredisi ve 3 tamamı ......Fonu'nun bundan sonra kısaca “....' müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı sair kredileri kullandığının tespit edileceğini, yalnızca taşıt kredisinin “rehinli/teminatlı” olarak Müvekkiline kullandırılmış olmakla taşıt kredisinin ödemeleri müvekkili tarafından eksiksiz olarak davacı bankaya ödendiğini, tüm ödemelerin yapılması nedeniyle müvekkilince, “... plakalı araç üzerindeki rehinin kaldırılması” gereği müteaddit defa davacı bankaya hatırlatıldığını, ancak davacı banka söz konusu araç üzerindeki rehini kaldırmadığı gibi, başlangıçta herhangi bir teminata bağlamayan gayri nakdi kredinin teminat satırını tek taraflı olarak yaptığı işlemle müvekkilin haberi dahi olmaksızın değiştirdiğini; sanki bu kredi KGF teminatlı bir kredi imiş gibi muamele ederek .. teminatlı kredilerin arasına dahil ettiğini, konkordato komiserliği tarafından davacı alacaklarının “rehinli alacak olmadığı” tespiti hukuka uyarlı olup davacının aksi yöndeki iddialarının reddinin gerektiğini, rehinin teminat altına alınmamış her türlü alacak bakımından, geçici konkordato mühleti verilmesi ile birlikte faiz işlemesinin duracağını, konkordato dosyası kapsamında gerek komiserlik heyeti gerekse mahkeme tarafından hükme alınan tutar bizzat davacı'nın .... Noterliği 23.01.2019 tarih ve ...yevmiyeli ihtarnamesiyle müvekkile bildirdiği 616.077,10 TL olduğunu, aynı gün müvekkili hakkında geçici mühlet kararı verildiğini, davacı'nın alacak miktarının belirtilen tarihten sonra faiz vb. nedenle artmasının mümkün olmadığını, neticede davanın reddine, tüm yargılama gideri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava, İİK.nun 308/b maddesi kapsamında çekişmeli alacağın tespiti ve konkordato projesine dahiline ilişkindir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Davalı şirketin Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/425 E. - 2021/623 K. Sayılı dosyasıyla konkordato talep ettiği, konkordato talebinin kabul edildiği ve konkondato projesinin İİK'nun 305. Maddesindeki tasdik şartlarının gerçekleştiği anlaşılarak tasdikine karar verildiği anlaşılmıştır. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş taraf defter ve kayıtları incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde, Davacı banka ile davalı kredi lehtarı (Birleşme öncesi) ........ŞTİ arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeye binaen 2 adet nakdi kredi ile gayri nakdi çek taahhüt bedeli kredisi kullandırıldığı, bahse konu kredilerin tamamının ödenmemesi sebebiyle davacı bankanın konkordato projesine ilave olarak alacak kayıt talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacı banka kayıtlarına göre geçici mühlet karar tarihi itibariyle nakdi alacak miktarının 580.877,10 TL olduğu, bu miktarın konkordato projesine dahil edildiği ve bu sebeple herhangi bir nakdi alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı banka kayıtlarına göre geçici mühlet karar tarihi itibariyle gayri nakdi çek taahhüt alacak miktarının 35.200,00 TL olduğu, bu miktarın konkordato projesine dahil edildiği ve bu sebeple herhangi bir nakdi alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Gelinen aşamada yapılan tespitlere göre, dava tarihi itibariyle davacı tarafın herhangi bir çekişmeli alacağı bulunmadığı anlaşılmış ve açılan davanın aşağıdaki şekilde reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı bankanın alacağı 01.10.2019 tarihinde rehinli alacak olarak kayıt ettirildiğini, hazırlanan konkordato komiser heyeti raporunda rehinin bulunduğu halde alacak imtiyazsız olarak konkordato sürecine dahil edildiğini, mahkemece itiraz dilekçesinde bildirilmiş olan meblağ dikkate alınmadan alacak olan 616.077,10-TL adi alacak olarak nisaba dahil edildiğini, bilirkişi raporunda bankaya rehinli olan taşınırın rayiç bedeli esas alınarak bunun dışında kalan kısım adi alacak olarak değerlendirildiğini, rehin bedeli ile karşılanan 195.000-TL'lik kısmına geçici mühlet tarihine kadar faiz işletildiğini, geçici mühlet tarihi itibariyle rehin bedeli, işlemiş faiz ve ferileri dahil toplam 200.936,07-TL rehinli alacak statüsünde 421.077,10-TL'lik kısmı ise adi alacak statüsünde kabul edildiğini, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/873 E. Sayılı dosyasında görülmeye devam eden davanın konusunu oluşturan mahkeme kararının bozulması ve bankanın imtiyazlı ve imtiyazlı alacak miktarlarının değişmiş olması sebebi ile davanın konusuz kaldığını, bu sebeple HMK'nın 331. maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca yargılama giderinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, konkordato projesi tasdik edilen şirketten olan ve çekişmeli hale gelen alacağın İİK'nın 308/b maddesi uyarınca tespiti ile tahsili talepli alacak davasıdır.
İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın konusuz kalıp kalmadığı, yargılama giderlerinden kimin sorumlu olduğu noktalarındadır.
İİK'nın 308/b/1 maddesi "Alacakları itiraza uğramış alacaklılar, tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilirler." hükmünü haizdir.
Davalı şirketin başvurusu üzerine başlayan konkordato yargılamasında, Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, davalı hakkında 23.01.2019 tarihinde geçici mühlet kararı verilmiş, 05.11.2020 tarih ve 2019/29 E., 2020/721 K. sayılı kararı ile konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir. Bu kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 22.04.2021 tarihli, 2021/338 E., 2021/563 K. sayılı ilamı, ... vekilinin 25.02.2020 tarihli itiraz dilekçesi ekinde ibraz edilen Taşıt Rehin Sözleşmesine göre borçlu şirkete ait ... plaka sayılı aracın kullanılan krediye rehin verildiği, bilirkişi raporunda aracın rayiç değerinin 195.000,00 TL olduğunun belirlendiği, ... alacağının rehinli olması durumunda İİK'nın308/h maddesindeki nisabı etkileyebileceğinden kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı üzerine Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 23.06.2021 tarihli, 2021/425 E., 2021/623 K. Sayılı kararı ile, konkordato projesinin tasdik talebinin kabulü ile konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir.
İİK'nın 288/1 maddesi uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. İİK 294/3 maddesi ise "Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur." hükmünü içermektedir. Somut olayda, yukarıda anılan kanun maddeleri gereğince kesin mühletin faize ilişkin düzenlemesi geçici mühleti de kapsayacağından, konkordatoya tabi borçlara geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracaktır (Yargıtay 15. HD'nin 2021/2089 E., 2021/2943 K. sayılı ve 23/06/2021 tarihli ilamı).
Konkordato talebini inceleyen mahkemenin, çekişmeli alacağın konkordatoya dâhil olmasına veya olmamasına ilişkin kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmez ise de İİK'nın 288/1 ve 294/3 hükümleri gereğince konkordatoya tabi borçlara faiz işlemesinin duracağına dair hükmü ve tasdik edilmesi ile konkordatonun bağlayıcı hale gelmesi karşısında konkordato devam ettiği sürece mühlet tarihinden sonra işleyecek faizin ayrıca bir alacak davasına konu edilmesi de mümkün olmayacaktır.
Davacı, ... .... Şti. davalı şirketle ile birleşmiştir. Davacı banka, dava dilekçesinde, 580.877,10 TL nakdi, 35.200,00 TL çek karşılık tutarı olmak üzere toplam 616.077,10 TL'nin tasdikine karar verildiğini, ... .... Şti.'nin 01.10.2019 tarihi itibariyle 705.191,97 TL nakdi, 44.660,00 TL gayrinakdi olmak üzere toplam 749.851,97 TL alacağının, davalının 50.320,00 TL gayrinakdi alacağı bulunduğunu, ... .... Şti. adına kayıtlı ... plakalı araç üzerinde 199.990,00 TL rehinleri bulunduğu, 124.314,87 TL nakdi, 59.780,00 TL gayri nakdi olmak üzere toplam 184.094,87 TL alacağın tahsili için bu davayı açmıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı banka ile davalı kredi lehtari (birleşme öncesi) .... .... Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşmeye istinaden 2 adet nakdi kredi ile gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi kullandırıldığını, bahse konu kredilerin tamamı ödenmediği için, davacı bankanın konkordato projesine ilave olarak alacak kayıt talebinde bulunulduğunu, davacı banka kayıtlarına göre geçici mühlet karar tarihi itibariyle alacak miktarının, bakiye nakdi alacak miktarının 580.877,10 TL olduğu, daha önce konkordato projesine kabul edilen 580.877,10 TL tenzil edildiğinde, bakiye 0,00 (sıfır) TL'ye düşmüş olduğunu, o halde nakdi olarak nisaba dahil edilebilecek bir alacak miktarının kalmamış olduğu, gayrinakdi çek taahhüt bedeli yönünden, davacı bankanın kayıtlarına göre bakiye gayrinakdi çek taahhüt alacak miktarının 35.200,00 TL olduğu, daha önce konkordato projesine kabul edilen 35.200,00 TL tenzil edildiğinde, bakiye 0,00 (sıfır) TL'na düşmüş olduğunu, o halde gayrinakdi olarak nisaba dahil edilebilecek bir alacak miktarı kalmamış olduğu, birleşme öncesi.... Şti.'ye ait nakdi ya da gayrinakdi bir alacak/borç bulunmadığını, neticede, iki şirketin birleşme sonucuna göre davalı şirketin daha önce konkordato projesine kabul edilen alacaklar dışında, ilaveten ek bir alacak miktari bulunmadığı tespit edilmiştir.
Somut olayda, Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 05.11.2020 tarih ve 2019/29 E., 2020/721 K. Sayılı kararında davacının 616.077,10 TL nakdi alacağı tasdik edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 22.04.2021 tarihli, 2021/338 E., 2021/563 K. sayılı kaldırma kararı ile, davacı bankanın nakit alacağının 421.077,10 TL(616.077,10-195.000) adi alacak, 195.000,00 TL rehin bedeli, işlemiş faiz ve ferileri dahil toplam 200.936,07 TL 'sinin rehinli alacak statüsünde olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı davalının 40.000,00 TL gayri nakdi çek tutarı alacağı bulunduğunu iddia etmişse de, bilirkişi tarafından davacı bankanın kayıtları üzerinde yapılan incelemede, anılan çeklerin geçici mühlet tarihinden sonra 16.06.2020 tarihinde bankaya iade edildiği belirtilmiştir. Hem konkordato dosyasından alınan bilirkişi raporunda hem de huzurdaki dosyadan alınan raporda davacı bankanın toplam 616.077,10 TL alacağı bulunduğu, Konkordato projesi incelendiğinde hem nakdi hem de gayri nakdî alacak olarak toplam 616.077,10 TL'nin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Sonuç olarak davacı bankanın konkordato projesine ve ödeme planına dahil edilen alacak tutarının yerinde olduğu, davacı dava dilekçesinde 705.191,97 nakdi, 94.980,00 TL gayri nakdi olmak üzere toplam 800.171,97 TL alacağından 124.31,87 TL nakdi, 59.780,00 TL gayri nakdi olmak üzere toplam 184.094,87 TL'nin tahsilini talep ettiğinden davanın konusuz kalmadığı görülerek Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 81,00 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile 651,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.07/05/2026