T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/75 Esas
KARAR NO: 2024/238
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 27/06/2019
NUMARASI: 2015/1244 E. - 2019/703 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ticari ilişkisi bulunan ... Ltd.Şirketine faturalara istinaden teslim edilen ürünlere karşılık borcuna istinaden verilen ... 30.05.2015 tarihli ... nolu 38.337.94 TL bedelli çekin müvekkiline teslimi için ... teslim edilmesi üzerine 11.03.2015 tarihinde kargo aracında gerçekleşen hırsızlık nedeniyle çekin zayi olduğunu, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/115 E sayılı çek iptali dosyasında ödemekten men kararı verildiğini, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/909 D.iş sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararı ile davalı ... tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu çekte bulunan imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/965 Esas sayılı dosyası ile imzaya ve borca süresi içinde itirazların sunulduğunu ve yargılamanın devam ettiğini, çekin sahte imza ile ciro edildikten sonra davalı ....Tic. Ltd. Şti. tarafından ciro edilerek takip alacaklısı davalı ...' ye devir ve teslim edildiğini, müvekkil şirketin sahte cirosundan sonra çeki aldığı görülen davalılardan ... şirketine müvekkilinin bir borcunun bulunmadığını öne sürerek, dava konusu İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibin durdurulmasına ve davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu çekin, ... Tic. Ltd.Şti. tarafından bedeli kredi borcundan mahsup edilmek üzere ciro yolu ile devir ve teslim edildiğini, çek hakkında ibrazında ödeme yasağı olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, ödenmemiş çek hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini, alınan karar ile İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, müvekkili bankanın çekin iyi niyetli yasal hamil sıfatı ile icra takibi yaptığını, çekteki imzanın sahte olduğu konusunda müvekkil bankanın hiçbir bilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı ... Limited Şirketi davaya herhangi bir cevap vermemiş, HMK madde 128 uyarınca davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Kanıtlanamayan davanın REDDİNE,Davalı ... vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin, davacının kötüniyeti sabit olmadığından reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin imzaya itiraz davalarında yetkili mahkeme olan İcra Hukuk Mahkemesinin kararını beklemesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yerinde olmayan gerekçe ile beklememesi veya imzaların müvekkile ait olmadığını tespit eden son bilirkişi raporunu dikkate almamış olmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu, İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/965 Esas sayılı dosyasında verilen ret kararının BAM tarafından kaldırıldığını yargılamaya 2017/506 Esas sayılı dosya üzerinden devam edildiği, mahkemece BAM kararı doğrultunda alınan bilirkişi raporunda çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiğini, çalıntı çek hakkında İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesince tedbiren ödemeden men kararı verildiğini, çek hamili bankanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, ödeme yasağı olduğunu basit bir araştırma ile öğrenebilecek durumda olmasına rağmen çeki alan bankanın bilerek borçlunun zararına hareket ettiğini, davalı bankanın ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğunu, mahkeme kararı ile gerçekte borçlu olmayan müvekkili cezalandırılırken, bankayı dolandıran çalıntı çek suçlusu ve çalıntı çek suçlusunu ve verdiği çekin sahteliğini/güvenilirliğini incelemeyen bankanın ödüllendirildiğini beyanla hukuka aykırı kararın kaldırılmasını, davanın her iki davalı yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, uyuşmazlık konusu çekin çalındığını ve çekteki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığını beyanla , İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibin durdurulmasına ve davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, davalı ... tarafından davacı ve dava dışı ... firması hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiği, takibin dayanağı çekin ... Bankası Gimat Anadolu Şubesi'nin ... seri numaralı 30/05/2015 tanzim tarihli, 38.337,94 TL bedelli, keşidecisinin ... Şti., lehdarının davacı ... şirketi olduğu, çekteki ciroların sırasıyla davacı şirket, davalı ... Şti' ve davalı ...' olduğu , davalı hamil tarafından çekin 01/06/2015 tarihinde bankaya ibrazında ödeme yasağı nedeniyle işlem yapılmadığı görülmektedir. İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/965 Esas sayılı dosyasında , davacı tarafından dava konusu takip dayanağı çekteki imzaya itiraz edildiği , bu mahkemede alınan bilirkişi raporunda çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği görülmüştür. Mahkemece davacı tarafa davacı şirket yetkililerinin imza örneklerinin bulunduğu yerleri bildirmesi ve şirket yetkililerini, imza örneklerinin alınması için, hazır etmek üzere 15/06/2017 ve 16/11/2017 tarihli celselerde kesin süreye rağmen ara karar gereğinin yerine getirilmediği, icra mahkemesinde alınan raporun itiraza uğradığı dar yetkili icra mahkemesinde alınan rapor ve kararın kesin delil ve kesin hüküm teşkil etmeyeceği beklenilmesinin gerekmediği , her ne kadar davacı şirket defterlerinin incelenmesinde davacı ile davalı ... Firması arasında ticari ilişki tespit edilememiş ise de; çekin sebepten mücerret bir ödeme aracı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi incelemesine karar verilmiş ise, imza itirazında bulunanın mahkeme huzurunda imza örnekleri vermek üzere hazır olmaması durumunda imzaya itirazın reddine karar verileceği yönünde yasal bir düzenleme bulunmadığı, HMK. 211 /1-b maddesinde imza incelemesinin ne şekilde yapılacağının belirtildiği, bu maddeye göre bilirkişi incelemesinden önce imza itirazında bulunanın karşılaştırma yapmaya elverişli, yazı ve imzalarının ilgili yerlerden getirtilmesi gerektiği bilirkişinin öncelikle celbedilen belgelerde inceleme yapmak suretiyle inceleme yapacağı, inceleme için gerekli görüldüğü takdirde bilirkişinin kendi huzurunda imza atılmasını mahkemeden talep edebileceğinin düzenlendiği bu nedenle celbedilecek belgeler üzerinde inceleme yapılmadan sırf imza örneği için hazır bulunmamanın davanın reddi için yasal bir gerekçe olmadığı açıktır. İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/965 Esas sayılı dosyasında 2016/903 Karar sayılı karar ile, davacı şirket yetkilisinin imza örneklerinin alınması için mahkeme huzurunda hazır olmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 21. HD'nin 2017/251 Esas, 2017/325 Karar sayılı ilamı ile, davacı şirket yetkililerinin dosyada mevcut imza örnekleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması için ilk derece mahkeme kararının kaldırıldığı, İstinaf ilamı doğrultusunda incelenme yapıldığı, çekin keşide tarihindeki davacı şirket yetkililerinin kim oldukları tespit edilerek, şirket yetkililerine ait imza örnekleri üzerinden alınan bilirkişi raporunda, çek arka yüz 1. ciranta imzasının şirket yetkililerinin eli mahsulü olmadığı tespiti üzerine, 16/09/2021 tarih, 2017/506 Esas, 2021/679 Karar Sayılı karar ile , davacının imza itirazının kabulüne, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibin davacı ... Tic. AŞ. yönünden durdurulmasına karar verilmiş olup, davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine İstanbul BAM 21. HD'nin 2022/962 Esas- 2022/1026 Karar sayılı, 06/04/2022 tarihli kararı ile; "hakim bilirkişi incelemesine karar verir ise önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları, ilgili yerlerden getirtir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. İlk derece mahkemesince bu esaslara uygun şekilde imza asıllarını içeren belgeler temin edilip, bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçeli, kapsamlı ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, istinaf olunan kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı.." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz talebinin Yargıtay 12.HD ilamı ile reddedildiği anlaşılmıştır. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır.Dava konusu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olup olmadığına ilişkin imza incelemesine karar verildiği, icra mahkemesince imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş ise de, İcra Hukuk Mahkemesince yaptırılan imza incelemesinin usulüne uygun ve denetime elverişli bir inceleme olmadığı, zira Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 tarih, 2001/12-436 E. ve 2001/467 ilamında da belirtildiği üzere herhangi bir belgedeki imza veya yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Sözü edilen rapor belirtilen nitelikleri haiz olmadığı gibi İcra Hukuk Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinde belirtildiği şekilde davalının isticvap edilmesi suretiyle huzurda imza örneklerinin alınmadığı imza incelemesinin salt davalının imzasını taşıyan eski tarihli bir takım belgelere dayalı olarak yapıldığı da anlaşılmaktadır.Bu nedenle bu mahkemede yapılan bilirkişi incelemesi genel yetkili mahkeme bakımından bağlayıcı değildir. (Yargıtay 11. HD 2023/1102-2023/1536). Davalının söz konusu rapora itiraz ettiği de gözetildiğinde,huzurda imza örneklerinin alınması için davacı şirket vekiline değil şirket yetkililerine bizzat tebligat yapılarak davet edilmesi ve Mahkemece yeniden ve yukarıdaki belirtildiği şekilde usulüne uygun olarak imza incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği , kararın eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun kısmen kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2019 tarih, 2015/1244 E. 2019/703 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024