T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2441
KARAR NO: 2024/158
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 05/12/2019
NUMARASI: 2018/31 E. - 2019/517 K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım Tecavüzünün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması,Kaldırılması, Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri şirketin uzun yıllardır bayan giyim tekstili alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu tüm marka ve endüstriyel tasarımlarını mevzuatın öngördüğü şekilde Türk Patent nezdinde tescil ettirmekte olduğunu, bu anlamda 02-02 locarno sınıfında 05/01/2017 tarih ve ... tescil numarası ile tescilli "..." ürünlerinin tasarımında münhasır hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalı tarafından müvekkilinin Türk Patent nezdinde tescilli tasarımı ile iltibas yaratacak derecede birebir benzeyen ürünlerini müvekkilleri tarafından kendisine herhangi bir hak tanınmaksızın veya arada herhangi bir lisans sözleşmesi olmaksızın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde üretmekte ve/veya toptan ve perakende olarak satmakta olduğunu, söz konusu ürünlerin bilgilendirilmiş bir tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak derecede birebir benzediğini, davalı tarafın işbu eylemlerinin, müvekkilinin tescilli tasarımından doğan sınaî hakkına tecavüz etmekle kalmayıp aynı zamanda da haksız rekabete de yol açmakta olduğunu, açıklanan hususların tespiti amacıyla İstanbul 1.FSHHM'nin 2017/155 D.İş, 2017/155 K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; "yapılan incelemede işyerinin girişe göre sol tarafta, askılarda 9 adet tespit talep edene ait tescilli 2017 00069 tasarıma benzediği iddia olunan ... kodlu 519,00-TL fiyat etiketli KARTON ibareli " ..." tespit edilmiştir." şeklinde tespitte bulunulmuş olduğunu, davalının davaya konu ürünleri, ticari amaçla piyasaya sunduğu, tüketiciye arz edildiği, bu haksız kullanım sayesinde ticari kar ettiğinin sabit olduğunu, bu taklit ürünlerin piyasada olması, toptan ve perakende satışının yapılmasının davacı şirketi zarara uğratmakta olduğunu, bu sebeple piyasadaki model, stil anlayışının, kalıp, detay, kumaş özelliklerinin ayırt edilemeyecek benzerlikte ve aynıya yakın çok benzer şekilde uygulanmış olduğu görülen bu taklit ürünlerin müvekkilleri şirketi daha fazla zarara uğratmadan mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilerek piyasadan toplatılmasını karar verilmesini, davalı tarafça bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere, müvekkillerine ait tescilli tasarımdan hiçbir yenilik ve ayırt edicilik vasfı olmadan birebir aynısının ticari anlamda toptan ve perakende satışının yapılması nedeniyle müvekkilinin yoksun kaldığı kazancın SMK md. 151 kapsamında belirlenmesi gerektiğini, bu bağlamda fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, Sınai Mülkiyet Kanunu Md. 151/2'deki seçimlik haklardan (b) fıkrasının seçimi ile "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç"ın belirlenmesini, müvekkilinin ciddi emek ve bütçe ile oluşturduğu arz talep ilişkisinden haksız olarak yararlanması nedeniyle SMK nın 151. maddesinin 4. fıkrası gereği müvekkili lehine mahkemece belirlenecek ve hakkaniyete uygun bir miktarda payın eklenmesi talep ettiklerini, açıklanan nedenler dikkate alınarak SMK ile birlikte, TTK md 56/1 (e) bendi ile BK md 49 hükümleri de dikkate alınarak davalının basiretli bir tacir gibi davranmayarak kusur ve kötü niyet noktasında bilinçli ve kasıtlı hareket etmesinin, davalının tecavüz ve haksız rekabet niteliğindeki ticari faaliyetlerinin, müvekkilinin manevi anlamda da zararının doğmasına sebebiyet vermiş olduğundan müvekkilleri lehine davalının tecavüz eylemlerine devam ediyor olması nedeniyle davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini, davalı eylemlerinin tescilli tasarıma tecavüz olduğunun ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile , önlenmesini fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi zararın tazminini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; Davacı karşı davalının TPE nezdinde 02-02 Locarno sınıfından 05.01.2017 T. ve ... numarası ile "pelerin" tasarımını tescil ettirmiş olduğunu, tescil edilen pelerin tasarımı, diğer pelerinlerle karşılaştırıldığında genel yapıları itibariyle çok yakın benzerlikler içerdiğini anılan benzerliklerin teknik zorunluluklardan kaynaklanmadığını, tasarımlar arasındaki çok küçük farklılıkların ise yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmayan nitelik arz ettiğini, davalının tescil ettirdiği pelerin başvuru tarihinden önce başka kişiler tarafından sergileme ve satış gibi yollarla piyasaya sürülmüş, kullanılmış, tarifi edilmiş, yayımlanmış, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetlerde kullanılmış olduğunu, nitekim söz konusu pelerinin, tescil tarihinden önce satışa sunulmuş ve kullanılmış olduğunu, bu nedenle de koruma kapsamında olmadığını, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, davacı karşı davalı tarafından TPE nezdinde 02-02 Locarno sınıfından 05.01.2017 T. ve ... numarası ile tescil edilen "pelerin" tasarımının hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dayanak olarak gösterdiği, İstanbul 1. FSHHM'nin 2017/155 D. İş sayılı dosyasından yapılan delil tespitinde tescilli ürün ile müvekkilinin mağazasındaki ürünler arasında değil, tescilli ürün dışında getirilen başka bir ürün ile müvekkilinin mağazasındaki ürünler arasında karşılaştırma yapılmış olduğunu, tescilli ürün ile tespit mahalline numune olarak getirilen ürünün aynı olmadığını, arasında hemen görülebilecek farklılıklar bulunduğunu, tescilli olan ürünün kolu kısa olduğu halde mağazaya numune olarak getirilen ürünün kolu uzun olduğunu, tescilli ürünün boyu kısa olduğu halde mağazaya numune olarak getirilen ürünün daha uzun olduğunu, tescilli ürünün kol ve yaka kürkleri kısa olmasına karşın mağazaya numune olarak getirilen üründeki kürklerin uzun olduğunu, dolayısıyla tescile konu ürün dışında başka bir ürünle yapılan karşılaştırmanın bu dava için hiçbir önemi bulunmayacağını, davanın çözümüne katkı sağlayacak karşılaştırma şeklinin tescilli ürün ile müvekkilinin mağazasındaki ürün arasındaki ürünlerin karşılaştırılmasının olduğunu, mağazaya numune olarak getirilen ürün ile müvekkilin mağazasındaki ürün arasında bazı benzer noktaların bulunmasının doğal olduğunu ancak bu benzerlikler ürünün teknik fonksiyonun zorunlu kıldığı görünüm özelliklerini içerdiğini, davacının dava konusu yaptığı tescilli ürünün tescil tarihinden önce başka firmalar tarafından üretilerek satışa sunulmuş ve böylece kamuya arz edilmiş olduğunu, bu nedenle tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, bu bakımdan koruma kapsamında değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin Osmanbey' de bulunan mağazasının toptan satış yapan bir mağaza olup dava konusu pelerinden 30.11.2017 tarihinde KDV dahil etiket fiyatı olan 259,50 TL' den % 15 iskonto yaparak 220,00 TL den 3 adet satmış olduğunu, tespitin yapıldığı 14.12.2017 tarihine kadar da başkaca bir satış yapmadığını, kurumsal bir firma olan müvekkilinin, iltibas olmadığını bildiği halde yasalara uygun davranmak, kimseye zarar vermemek ve herhangi bir sorun yaşamamak için iyi niyetli olarak tespit tarihinden sonra mağazada bulunan 9 adet "pelerini" satıştan çektiğini, davacının kazancın hesabına pay eklenmesi talebinin de kanunda öngörülen şartlara uygun düşmediğini, ayrıca davacı taraf manevi tazminat talebinde bulunurken müvekkilinin "tecavüz eylemlerine" devam ediyor olmasını gerekçe gösterdiğini ancak davacı gerçekte kendisine ait olmayan bir tasarım için müvekkiline yönelik bir talepte bulunmuş olmasına karşın, davalının tespit tarihinden sonra hiçbir eylemde bulunmadığını, ürünleri satmadığını, davacının tecavüzün devam ettiğine ilişkin iddiasının soyut nitelikte olduğunu, hak sahibi olunmayan bir tasarım için maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını, tespit tarihinden önce satılan üç adet ürünün toplam değeri dahi talep edilen miktarın çok altında olduğunu, tazminat taleplerinin bu yönüyle de reddi gerektiğini, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "bilirkişi raporuyla tespit olunduğu üzere davalı karşı davacı tarafından piyasaya sunulan ürünlerin görsel ve biçimsel özellikleriyle davacı karşı davalıya ait 2017 00069 nolu pelerin tasarımı ile ayniyet derecesinde benzerlik göstermekte ise de davalı karşı davacının dosyaya sunmuş olduğu üç adet instagram adresinde bulunan giysilerin dava konusu 2017 00069 nolu pelerin tasarımının ayniyet derecesinde benzer olduğu, ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesinin dikkate alındığında davaya konu pelerin tasarımının ayniyet derecesinde benzeri ve iltibas yaratacak derecede benzerleri davacının TPMK'ya başvuru tarihinden daha önce instagram adresinde satışa sunulmuş olması sebebiyle tasarımın yenilik vasfına sahip olmadığı, söz konusu tasarım yenilik vasfını kaybettiğinden ayrıca ayırt edicilik özelliklerinin değerlendirilmesine gerek olmadığı, davacı karşı davalı tarafından dosyaya sunulan üç adet faturada belirtilen pelerinlerinin, faturalar üzerinde yeterli bilgi olmaması nedeniyle 2017 00069 nolu pelerin tasarımı olan pelerinler olduğu konusunda tam bir kanaat oluşmadığı, üç adet faturada satılan pelerinlerin tasarımlarının dava konusu pelerin tasarımı ile aynı olduğunu kanıtlayacak detaylı bilgi, kod, vs bulunmadığı, davacı karşı davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 02-02 Locarno sınıfında tescilli 2017/00069 nolu "Pelerin" isimli tasarımın tescil tarihi itibarı ile yasada aranan yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunmadığı şu hale göre dava konusu tasarım yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu anlaşılmakla sübut bulan hükümsüzlüğe yönelik karşı davanın kabulüne, davacının tasarım tecavüzü ve haksız rekabete ilişkin iddialarının sübut bulan hükümsüzlük davası dikkate alındığında değerlendirilmesini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla tecavüze ve haksız rekabete yönelik asıl davanın reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF: Davacı-Karşı Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın ek bilirkişi raporuna dayanarak verildiğini, ek raporda davalı-karşı davacı tarafa ait iş yerinde bulunan ürünlerin müvekkiline ait ürünler ile olan benzerliği konusundaki görüş ve tespitlerini yineleyerek kök rapora atıfta bulunduğunu, mahkemece gerekçeli kararda müvekkili tarafından dosyaya sunulan faturaların dava konusu tasarım ile aynı tasarım olup olmadığını ispatlayacak detaylı bilgi, kod, vs bulunmadığını bu sebeple daha önceden kamuya sunulup sunulamadığının tespitinin yapılmadığından yenilik vasfını taşımadığını belirttiğini, bu konuda yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, alınan ek raporda da eksiklikler olduğunu, faturalarda yer alan PELERİN açıklamasının "hangi pelerine ait olduğu bilinmemesi ve faturalar üzerinde yeterli bilgi olmaması" gerekçesi ile tasarımın tescil tarihinden önce benzerlerinin kamuya sunulduğu gerekçesi ile yenilik vasfına haiz olmadığını, bu tespiti yaparken müvekkille veya kendileriyle iletişime geçilmediğini, bu yüzden detaylı araştırma yapılmadan yetersiz inceleme sonucu rapor oluşturduğunu, mahkemede bu raporu esas alarak hüküm kurduğunu, müvekkilinin davaya konu PELERİN ürünü tescil tarihinden önce de toptancı olması nedeniyle Osmanbey piyasasındaki perakendecilere satışı gerçekleştirilen ürünler olduğunu, bu husus ticari hayatın olağan akışı gereği olduğunu, sundukları faturalarda yer alan ürün açıklaması "PELERİN" olup; müvekkilinin o sezon için tasarlayıp ürettiği ve satışını gerçekleştirdiği ve yine ... adı ile tescil ile koruma altına aldırdığı tek bir ürünü olduğunu, müvekkilinin özellikle tesettür giyim sektörüne yönelik ürün tasarlamakta olduğundan ilgili sezonda davaya konu ... tasarımı dışında başka bir ... tasarımları olduğu iddiası var ise; davalı / karşı davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, karşı davacı tarafça ileri sürülen iddialara mesnet İHYA GİYİM tarafından satışı yapılan pelerinler dışında İHYA giyim tarafından da başka hiçbir ... satışının olmadığı ihya giyime ait aynı instagram sitesinden kolayca tespit edilebileceğini, İhya giyim ilgili sezonda PELERİN olarak yalnızca müvekkilden tedarik ettiği TESCİLLİ PELERİN ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğini, bilirkişi heyetinde yer alan kişilerin ticari satışlar, faturalar ve sair ticari kayıtların tetkiki hususunda uzman bilirkişi olmadığını, dava dışı İHYA giyim'e müzekkere yazılarak müvekkilinden o sezonda kaç çeşit ... ürünü alındığı ve başkaca ... modelleri satışı yapıp yapılmadığının sorulmasını talep ettiğini, tanıklarının dinlenmeden karar verildiğini, tüm bu nedenlerle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl davalarının kabulünü, karşı davanın reddini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davanın konusu, tasarımın tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır. Karşı davanın konusu, davacı adına tescilli 2017 00069 nolu pelerin tasarımının hükümsüzlüğü davasıdır.07/09/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davacıya ait dava konusu olan 2017 00069 nolu pelerin tasarımının 05.01.2017 tarihinde locarno sınıfı 02-02 olarak tescil edilmiş olduğu, davalıya ait mağazada yapılan tespitte davacıya ait pelerin tasarımı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu beyan edilen dokuz adet pelerin tespit edildiği, pelerinin belirleyici özelliği olan yaka ve kol uçlarında bulunan kürk, yanlarda bel hizasında etek ucuna kadar giden yırtmacın işyerindeki dokuz adet pelerinde kullanıldığını bu kapsamda tespit raporundaki görüşlerin doğru olduğu, görsel ve biçimsel özellikleriyle 2017 00069 nolu pelerin tasarımı ile ayniyet derecesinde benzerlik olduğu, davalı karşı davacının dosyaya sunmuş olduğu üç adet instagram adresinde bulunan giysilerin incelemesinde ise ilgili hesapta bulunan kırmızı giysi üzerinde dava konusu 2017 00069 nolu pelerin tasarımının ayniyet derecesinde benzer olduğu, ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesinin dikkate alınacağı, açıklanan sebeplerle 2017 00069 tescil nolu pelerin tasarımının ayniyet derecesinde benzeri ve iltibas yaratacak derecede benzerleri davacının başvuru tarihinden daha önce ... adresinde satışa sunulduğu, bu nedenle tasarımın yenilik vasfına sahip olamayacağı, söz konusu tasarım yenilik vasfını kaybettiğinden ayrıca ayırt edicilik özelliklerinin değerlendirilmesine gerek olmadığı sonuç olarak ... tescil nolu pelerin tasarımının ayniyet derecesinde benzerinin ve iltibas yaratacak derecede benzerlerinin tasarım için TPMK'ya başvuru tarihinden daha önce davalı tarafça belirtilen üç adet instagram adresinde satışa sunulduğu, bu nedenle tasarımın yenilik vasfına haiz olmadığı, hükümsüzlük yönünden ise değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. 11/05/2019 tarihli bilirkişi heyet ek raporda, dosyaya sunulan faturalar ve yapılan tespitler ile mevzuat hükümleri çerçevesinde, davacı karşı davalı vekilinin sunduğu üç adet faturada satılan pelerinlerin tasarımlarının dava konusu pelerin tasarımı ile aynı olduğunu kanıtlayacak detaylı bilgi, kod, vs olmadığı, dava konusu pelerin tasarımının ayniyet derecesinde benzerinin ve iltibas yaratacak derecede benzerinin tasarım için TPMK'ya başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu için tasarımın yenilik vasfına haiz olmadığı yönündeki görüşlerin devam ettiği, yine hükümsüzlük yönünden değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Davacının tasarım tecavüzüne ilişkin taleplerinin değerlendirilebilmesi için öncelikle karşı davadaki hükümsüzlük iddiasının değerlendirilmesi gerekmektedir.Davacıya ait ... sayılı pelerin tasarımının 05/01/2017 tarihinde tescil edildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı tarafça yenilik giderici delil olarak sunulan sosyal medya hesaplarında bilirkişilerce inceleme yapıldığı, ... ait olduğu anlaşılan instagram hesabında 31/12/2016 tarihinde paylaşılan pelerin tasarımının ayniyet derecesinde benzer olduğu, yine 20/10/2016 tarihli "kamilkeskinbutik"'e ait instagram hesabında ve 05/11/2016 tarihli aynı hesaptaki görselin iltibas yaratacak derecede benzer olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Davacı- karşı davalı vekili rapora itiraz etmiş, fatura örnekleri sunmuş ihya giyim'e ürünlerin davacı tarafça satıldığını, başka firmalara da satıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece alınan ek raporda davacı tarafça sunulan 12/10/2016 tarihli faturanın" .... Tic. Ltd. Şti." adına kesildiği, PELERİN ürününe ait olduğu, 13/10/2016 tarihli faturanın ".... Ltd. Şti." adına olup ... ürününün bulunduğu 14/10/2016 tarihli faturanın .../ ... adına kesildiği, fatura içeriğinde ... ürünü olduğu tespiti yapılmıştır. Davacı-karşı davalı tarafça ... ait ürünlerin kendisine ait olduğu ileri sürülmüşse de, kök raporda kamilkeskinbutik instagram hesabında yayınlanan pelerin görsellerinin de davacı tasarımı ile benzer olduğu ve bu ürünlerin davacı-karşı davalıya ait olduğunun iddia ve ispat edilmediği, bu ürün tasarımlarının davacı tescilli tasarımının başvurusundan önce kamuya sunulduğu, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Karşı davanın kabulüne karar verildiğinden ve hükümsüzlüğün etkisi baştan beri hüküm doğuracağından, asıl davanın reddine karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/12/2019 tarih ve 2018/31 E., 2019/517 K. sayılı kararına karşı davacı-karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Asıl dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 256,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 171,43 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Karşı dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 71,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 355,80 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı-karşı davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2024