T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2423 Esas
KARAR NO: 2024/89
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 20/11/2019
NUMARASI: 2016/690 E. - 2019/1093 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı ... Tic. Ltd. Şti. dava dilekçesinde özetle; Şirketin muhasebe işlemleri için muhasebe müdürü davalı ... 12/03/2015 tarihinde vekaletname verildiğini, ancak vekilin bazı hatalı işlemlere yöneldiğinin tespit edilmesi üzerine 14/10/2015 tarihinde azledildiğini, söz konusu azil namenin 15/10/2015 tarihinde bizzat kendi imzasına tebliğ edildiğini, azledilme durumunun Türkiye genelinde yayın yapan ulusal gazetelerde ilan edilerek üçüncü kişilerin bilgisine sunulduğunu, azledilen vekilin müvekkilinden habersiz olarak şirket adına ... Bank İkitelli Şube Müdürlüğünden, ... Bankası Beykent Şube Müdürlüğünden ve ... Bankası Hadımköy Şube Müdürlüğünden çek karnesi aldığını ve bu karnelere ait çekleri imzalayarak irtibat içinde bulunduğu kişiler eliyle piyasaya arz ettiğinin öğrenildiğini, azledilen vekil hakkında sahtecilik eyleminden dolayı suç duyurusunda bulunduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 20I5/39744 soruşturma sayılı dosyası ile takibat başlatıldığını, soruşturma dosyasındaki ifadeler incelendiğinde suç nitelikli eylemler ile müvekkiline ne denli zarar verildiğinin anlaşılacağını, ... Beylikdüzü şubesinden alınan çeklerden ... numaralı olan 30.000,00 TL. bedelle doldurulup bankaya ibraz edilmesi üzerine menfi tespit talebiyle dava açmak gerektiğini, takibe konu çekin müvekkil şirket yetkilisinin imzasını içermediğini, çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, sahtecilik iddiasının mutlak def'ilerden olduğunu ve herkese karşı ileri sürülebileceğini, yetkisiz kişi ile yapılan işlemin müvekkilini sorumluluk altına sokmayacağını, davalı lehtarın iyi niyet savunmasında bulunamayacağını, HMK m. 208/4 gereğince sahte imzanın sahibi ...'nün de davalı olarak gösterildiğini, HMK m. 209 gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, çekin ciro silsilesi bilinmediğinden diğer cirantalara karşı davalı sıfatı ile dava açma hakları veya dahili davalı olarak davaya dahil etme haklarını saklı tuttuklarını beyanla , ... lehtar ve ... AŞ.’nin hamili göründüğü ... Beylikdüzü Şubesi'nin 28.11.2015 keşide tarihli, ... nolu ve 30.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespitine ve davaya konu çekin müvekkiline teslimine, dava konusu çekin %20' sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatlarına hükmedilmesine, dava sonucu verilecek karar kesinleşinceye kadar müvekkili hakkında açılacak icra takibinin, ihtiyati tedbir yolu ,ile teminatsız olarak durdurulmasına, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. Mahkemenin 2016/691 E. 2017308 K sayılı iş bu dosya ile birleşen dosyasında davalı ... A.Ş. vekili dava dilekçesine verdiği cevapta; Müvekkilinin 6361 sayılı Yasa' nın belirtmiş olduğu tüm yükümlülükleri yerine getirmek sureti ile dava konusu çeki iktisap ettiğini, müvekkilinin dava dışı ... Tic . Ltd. Şti. ile bir faktöring sözleşmesi imzaladığını ve bu faktöring sözleşmesi çerçevesinde müşterisinin 3.kişilerden olan alacaklarını temlik karşılığında kendisine ön ödeme yoluyla finansman temin ettiğini, kişisel defilerin müvekkil şirkete karşı ileri sürülebilmesinin ancak ve ancak kötü niyetli olarak çeki iktisap etmesi halinde mümkün olduğunu, bu nedenle davacı tarafın dava konusu çek nedeniyle müvekkiline karşı açmış olduğu davanın yasal dayanağının bulunmadığını, söz konusu çek ile ilgili uyuşmazlığın 13.12.2012 tarihinden sonra meydana gelmiş olduğundan ve davacı faktöring sözleşmesi tarafı olmayıp, kambiyo borçlusu olduğundan 6361 sayılı Kanun' un 9.maddesi uyarınca davacı tarafın defileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini beyanla, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Tic. Ltd. Şti ' ye usulune uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemişlerdir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davanın kısmen kabulü ile; ... Beylikdüzü Şubesine ait, keşidecisi ...Tic. Ltd. Şti., lehdar ... olan, 28/11/2015 keşide tarihli, 30.000TL bedelli, ... no'lu çek yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine,İcra inkar tazminatı taleplerinin reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı ... A.Ş.vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ile çek metninden tespit edilen cirantalar arasındaki ticari ilişkinin tüm boyutlarının, şirketler arasındaki sözleşmelerin ve ticari teamüllerin ayrıntılı olarak müvekkil şirket tarafından bilinmesi mümkün olmadığını, ... A.Ş davacı ile cirantalar arasında gerçek bir ticari ilişkiyi gösterir kambiyo senedine istinaden çeki ciro yoluyla teslim aldığını, davacı ile muhasebecisi arasındaki iş ilişkisi müvekkil tarafından bilenebilecek bir husus olmadığını, çekin ileri tarihli olarak verilmiş olduğu ve davacı muhasebecisinin azledilmesinden önce düzenlendiği dosyaya sunulan 09.04.2015 tarihli Çek Çıkış Bordrosu ve dosya kapsamındaki tüm deliller ile ispatlandığını, somut olayda ... ya da müvekkil şirketin davacı zararına hareket ettiğine delil sunulmadığını, bu halde, davacının kişisel def’ileri iyiniyetli hamile ileri sürülemeyeceğinin kabulü gerekmekte olup, yargılama gideri ve vekalet ücreti dahil olmak üzere davalı müvekkil aleyhine hüküm kurulması hukuka aykırı olduğunu, ... A.Ş ve temlik alan müvekkil şirket yasal mevzuata uygun olarak iktisap etmiş olduğu çek doğrultusunda, kambiyo borçlusu sıfatı taşıyanlar aleyhine icra takibi başlattığını, Davalı müvekkil çekin iyiniyetli yetkili hamili olmakla, yasal haklarını kullanarak davacı aleyhine icra takibi başlatılmasında yasaya aykırı bir yön olmadığı gibi dürüstlük ve iyiniyet kuralları çerçevesinde hareket edildiğini, bu sebeplerle Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/690 E. 2019/1093 K. sayılı ve 20.11.2019 tarihli kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak birleşen dosya yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile aralarında bir temel borç ilişkisi olmayan davalının "ileri tarihli çek" savunması, yerel mahkemenin önceki bir tarihi içerdiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, ... yazılan müzekkere cevabında, dava konusu ... Beylikdüzü Şubesine ait 28/11/2015 keşide tarihli ... seri numaralı 30.000 TL bedelli çekin ... Tic. Ltd. Şti. ait olduğu, çekin 30/11/2015 tarihinde ... şirketi tarafından ibraz edildiğinin bildirdiğini, azlin ise ibraz tarihinde çok önce olduğunu, dava konusu olayda çekin ilk ortaya çıkış tarihi keşide gününden 2 gün sonrası olan 30/12/2015 tarihi olduğunu, yetkisiz vekilin azlinden 2 ay sonrası olduğunu bu sebeple çekin hükümsüz olduğunu, davalı ileri tarihli çek düzenlendiği savunmasına dayanak olarak, (bilirkişilerce delil niteliğinde bulunmadığı tespit edilen) kendisi ile dava dışı banka arasında imzalalan belgelere dayandığını, davaya konu icra takibinin İcra Hukuk Mahkemesince durdurulmasına karar verildiğini, Kesinleşen icra mahkemesi kararı karşısında, davalının söz konusu çeke dayanarak bir talepte bulunması mümkün olmadığını, imza itirazının kabulü ile, müvekkilin çek ile bağı koparıldığını, Davalı alacağının varlığını ancak genel hükümlere göre ispat edip, tahsil hususunda alacağı bir karar ile gündeme getirebileceğini, böyle bir davada ancak "bir temel ilişki"ye dayalı alacak talebinde bulunabileceğini, davaya konu çek, kambiyo vasfında olmadığından, davalı kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesinden yararlanamayacak, ispat yükü yer değiştirecek, davalı hamil artık alacaklı olduğunu ispatlamak zorunda olduğunu, imzanın geçersiz olduğunu, bu sebeplerle davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava ve birleşen dava , İİK 72.maddesi uyarınca menfi tespit ve çek istirdatı istemine ilişkindir. Davacı vekili , davacı şirketin muhasebe müdürü davalı ... şirketin bilgisi dışında şirket adına ... Bank İkitelli Şubesi, ...ürkland Bankası Beykent Şubesi ve ... Bankası Hadımköy Şubesinden çek karnesi aldığını ve bu karnelere ait çekleri imzalayarak irtibat içinde bulunduğu kişiler eliyle piyasaya arz ettiğini , beyanla bu şekilde tedavüle sokulan çeklerle ilgili menfi tespit talepli çok sayıda dava açmış olup, farklı mahkemelerde davacı şirket tarafından aynı sebeple açılan davaların Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1060 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, çok sayıda dosyanın birleşmesi akabinde mahkemece birleşen dava dosyalarındaki her bir farklı çek yönünden tefrik kararı verildiği, bu kapsamda eldeki dosyaya bakıldığında; Davacı tarafından , ... Beylikdüzü Şubesine ait, 28.11.2015 keşide tarihli, ... nolu ve 30.000,00 TL bedelli çek yönünden; menfi tespit istemli davanın ... şirketine karşı Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/494 esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, diğer davalılara karşı ise Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1162 esas sayılı dosyası ile açıldığı her iki dava dosyasının 2015/1162 esas sayılı dosya üzerinden birleştiği, ve birleşen dosyaların Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1060 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, tefrik kararı ile 2016/690 ve 691 Esasa kaydedilen davaların 2016/690 Esas sayılı dosyası ile birleştirilerek sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili , takibe konu çekin bilgileri haricinde azledilen yöneticileri davalı ... tarafından yetkisi sonra erdikten sonra imzalanarak piyasaya sürüldüğünü beyanla müvekkili şirket yetkilisinin imzasını içermediğini, çekler nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunmuştur. ... Beylikdüzü Şubesine ait, 28.11.2015 keşide tarihli, ... nolu ve 30.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin davacı şirket olduğu, ...’nın lehtar olduğu, davalı ... şirketine ve son olarak davalı ... şirketine ciro edildiği, görülmektedir. Davalılardan ... Büyükçekmece ... Noterliğin 12.03.2015 tarihli ve ... yev. Numaralı vekaletnamesine istinaden davacı şirketin ticari temsilcisi olduğu , davalının vekaletnameye istinaden ... , ... Bank ve ... Bankta hesap açarak şirket adına çek aldığı, davacı tarafından Büyükçekmece ....Noterliğinin 14/10/2015 tarihli ... Yev. numaralı azilname ile davalı ... azledildiğinin gazetede ilan edildiği ve davalıya 15/10/2015' tarihinde tebliğ edildiğ, davalının soruşturma dosyasında 13.11.2015 tarihli ifadesinde , bankalardan aldığı çekleri gerek şirketin gerekse kendi ticari işleri için keşide ederek tedavüle koyduğunu , bu çeklerin (dava konusu 1721687 nolu ve 30.000,00 TL bedelli çek de dahil olmak üzere) henüz ödeme günü gelmemiş çekler görülmektedir. Uyuşmazlık , dava konusu çekin yetkili temsilcinin azlinden önce ileri tarihli olarak keşide edilip edilmediği hususunda toplanmaktadır. Dosya kapsamına göre, dava konusu çek 28/11/2015 keşide tarihlidir. Davalı ... şirketinin ticari kayıtlara göre, çekin temsilcinin azlinden önce davalı ... ile imzaladığı 07/08/2012 tarihli sözleşmeye istinaden 09/04/2015 tarihli davalı ... kaşe ve imzasını taşıyan 09/04/2015 tarihli çek çıkış bordrosu ile teslim alındığı , mahkemece "davalı ... tarafından düzenlenen evrakın tek taraflı bir evrak olduğu, tek başına çekin ileri tarihli olarak düzenlendiğini ispata yeterli olmadığı" gerekçesiyle çekin keşide tarihi itibariyle yetkisiz temsilci tarafından düzenlendiği kabulü ile karar verilmiş ise de, davaya konu çekin davalı TEB faktoring şirketine kendisinden önceki ciranta ... şirketi tarafından aralarındaki faktoring sözleşmesine istinaden 09.04.2015 tarihinde teslim edilmiş olması, davacı şirketin azledilen vekili davalı ...nün keşide tarihinden önce 13.11.2015 tarihli ifadesinde dava konusu çek dahil çok sayıda çeki piyasaya sürdüğü ve bu çeklerin vadesi gelmemiş çekler olduğu yönündeki beyanının dava konusu çekin ileri tarihli keşide edildiğine dair mahkeme dışı ikrar niteliğinde olması, yine bu beyanı doğrular nitelikteki 12.11.2015 tarihli şikayet dilekçesi ekinde dava konusu çekin şikayete konu edilmiş olması birlikte dikkate alındığında, bu delillerin davalının savunmasına dair kayıtları ve delilleri ile uyumlu olduğu dolayısıyla çekin ileri tarihli keşide edildiği, sonuç olarak dava konusu çek, azilname tarihinden sonra keşide edilmiş görünüyorsa da ; davalı ... şirketine 09.04.2015 tarihinde teslim edildiği, tüm bu delillerin çekin şirket temsilcisinin azil tarihi olan 14.10.2015'ten önce keşide edildiğini ve tedavüle çıktığını ispata yeterli olduğu, menfi tespit isteminde ispat külfeti davacı tarafta olup bu durumun aksinin ispat edilemediği, her ne kadar icra hukuk mahkemesinde ileri tarihli çek savunmasının kabul edilmediği ileri sürülmüş ise, de, dar yetkili icra hukuk mahkemelerince verilen kararlar kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden mahkemece davanın reddi yerine kabulü kararında isabet bulunmadığı anlaşıldığından, davalı TEB faktoring şirketinden temlik alan davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf isteminin kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararı istinaf etmeyen davalılar yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak gözetilmek suretiyle yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılmıştır. Ayrıca birleşen 2016/690 E. ve 05/08/2016 tarihli ara karar ile HMK 209. Maddesi gereğince dava konusu çekin herhangi bir işleme esas alınmamasına yönelik tedbir uygulandığı anlaşıldığından İİK 72/4 maddesi uyarınca alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarına karşılık asıl alacağın % 20 si oranında taktir edilen tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... şirketinden temlik alan davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf isteminin kabulüyle, 2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/11/2019 tarih, 2016/690 E., 2019/1093 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3-Asıl dava yönünden, Davacının, davalılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti..’ne yönelik menfi tespit talebinin kabulü ile, davacının bu davalılara karşı, ... Beylikdüzü Şubesine ait, 28.11.2015 keşide tarihli, ... nolu ve 30.000,00 TL bedelli çek nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 4-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 5-Birleşen dava yönünden, Davalı ... şirketinden temlik alan davalı ... A.Ş.'ne yönelik davanın REDDİNE, Menfi tespit davası lehine sonuçlanan davalı ... A.Ş. lehine tedbir kararı nedeniyle uğranılan zararın tazminine yönelik İİK 72/4 maddesi gereğince asıl alacağın % 20'si oranında hesap edilen 6.000,00 TL tazminatın davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine , 6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a Ana dosyada;- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.049,30 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 512,33 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.536,97 TL harcın davalılar ... ve ...Tic. Ltd. Şti..'nden müteselsilen tahsiliyle hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 29,20 TL başvurma harcı, 29,20 peşin harç, 2.200,00 TL bilirkişi ücreti, 172,90 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.431,30 TL'nin, davalılar ... ve .... Tic. Ltd. Şti..'nden müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve .... Tic. Ltd. Şti.. müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 6/b-Birleşen dosyada; -492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince 427,60 TL maktu karar harcının peşin alınan 512,33 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 84,73 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, -Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde; davalı ... Şirketi yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, -Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ... şirketinden temlik alan davalı ... A.Ş.'ne verilmesine, 7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;7/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı ... şirketinden temlik alan davalı ... A.Ş.'nce yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 7/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,50 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 48,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 196,50 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalı ... şirketinden temlik alan davalı ... A.Ş.'ne verilmesine, 7/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/01/2024