T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO 2020/2480 Esas
KARAR NO: 2024/174
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 10/09/2020
NUMARASI: 2019/180 E. - 2020/178 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin endüstri, otomotiv, inşaat gibi sektörlere kimyasal ve teknik ürünler üreten bir firma olduğunu, "..." ürün gamında aerosoller, yapıştırıcılar, yüzey tekniği yağlama, gres ve hijyen ürünleri bulunduğunu, Winkel’in yurtdışında bir çok ülkeye temsilcilikler yolu ile distribütörlükler vermekte olup, ayrıca .... olarak birçok markaya ürün yaptığını, müvekkili adına kayıtlı ..., nolu “...” ibareli markalara, davalı yanca ... no.lu “... ŞEKİL” ibareli marka ve 2019/28752 nolu “W WİNCELL SEKİL” ibareli marka ile tecavüz ve haksız rekabette bulunulduğunu, ayrıca ... "... şekil" ibareli markanın kötü niyetli başvuru olduğunu zira ... nolu “ ... ŞEKİL” ibareleri davalı markasında bulunmayan ürün gamı ürünlerde markanın kullanımı nedeniyle müvekkilin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluştuğuna ilişkin 22/03/2019 tarihinde Kadıköy .... Noterliğinin ... yev.nolu ihtar yazısı gönderildiğini, buna rağmen iş bu marka başvurusu yapılmasının doğru olmadığını, davalının tescil kapsamı dışındaki emtialar açısından kullanımının olduğunu, çekilen ihtara rağmen gerçekleştirilen davalı marka başvurusunun da kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait markaların, SMK 6/1 hükümlerince, sektöründe tanınmış ve bilinen markalar olduğunu, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalı markaları ile müvekkili markalarının benzerlik ve karıştırılma ihtimali olduğunu iddia ederek, davalı eylemlerinin SMK anlamında marka hakkına tecavüz ve TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini men’ini, ihlal oluşturan ürünlerin toplatılması ve imhasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı tarafından dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde özetle; raporda müvekkilinin tescilli markalarının dikkate alınmadığını, görsellerin nereden temin edildiğinin de belli olmadığını, ürün asılları incelenmek suretiyle yeniden rapor alınmasını istediklerini, müvekkili adına halen tescilli ve geçerliliği olan markaların söz konusu olduğunu, bunların tamamı hükümsüz kılınmadan verilecek kararın karışıklığa neden olacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Tüm dosya kapsamı deliller, Türk Patentten gelen sicil evrakı ve bilirkişi raporları, birlikte değerlendirildiğinde; önceki tarihli "..." esas unsurlu markaların tüm sınıflardan tescilli olup davalının sonraki tescil başvurusu yaptığı ve hükümsüz kılınan markası ile henüz tescil edilmemiş "..." ibaresini taşıyan markayı aynı emtia sınıfındaki ürünlerden kullandığı davalının markanın kapsadığı mallara yönelik kullanımının hak tarafından tescilli marka ile ilişkilendirme ihtimali de dahil, karıştırmasına sebep olacağı bu hali ile davalının eyleminin SMK 7 ve 29 maddeleri uyarınca davacının marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda TBK 55/1-a-4 maddesi kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili, müvekkili adına tescilli sonraki tarihli markalar nedeniyle eyleminin ihlal olup olmadığını iddiasında bulunmuş ise de SMK'nın 155 maddesinin açık hükmü karşısında bu savunmaya itibar edilmemiştir. Bu itibarla davanın kabulüne," gerekçesi ile Davacının davasının KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markaları ile iltibas oluşturacak şekilde "..." vb. markaları kullanmak suretiyle davacının markadan doğan haklarının tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, menine, ihlal oluşturan davalı ürünlerinin toplatılarak imhasına, karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın gerekçesinde eksiklik olduğunu, kararın infazı aşamasında müvekkilinin tescilli marka haklarını zarar verebileceğini, icra aşamasında da uyuşmazlıklar oluşacağını, veriler kararın gerekçesiz ve dayanaksız olduğunu, "..." vb. markaları şeklindeki ibarenin yargılama konusu olmayan müvekkilinin farklı markalarına da el koyabilme tehlikesi olduğunu, bu durumda yaşanacak belirsizlik el konulacak ürünlerin benzer mi değil mi tartışması yaratacağını, mahkeme kararının açık ve net olması gerektiğini, bu belirsizlik yönünden kararın kaldırılması gerektiğini, davacının müvekkilinin ... numaralı marka belgeli tescilli markaları ile yine kendi tescilli markalarına tecavüz edildiği iddiasında iken mahkeme davacının talebinden fazlasına karar verdiğini, davaya cevap vermemiş olması davacının ispat yükünü ortadan kaldırmayacağını, alınan Bilirkişi raporu eksik olup Yerleşik Yargıtay İçtihatları gereğince de hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, buna rağmen yeni rapor alınmadan karar verildiğini, raporun heyetine itirazlarının olduğunu, rapora itiraz dilekçesinde görsellerin nereden alındığına ve ve ürünlerin müvekkilince ibraz edilmediğini, davacı tarafından sunulan görsellerin müvekkiline ait olmadığını, markalarının okunmadığını, müvekkili markalarında logolar, farklı bir yazım tekniği ve hatta ...ile ...kelime bazında dahi farklı olduğunu, raporda müvekkili markanın anlamsız olduğunu, TPMK da WİN ile arama yapıldığında 5.000 den fazla marka çıktığını, CELL ile arama yapıldığında da sayısız marka çıkacağını, kelime tamamen müvekkilinin oluşturduğu özgün marka olduğunu, delillerin değerlendirilmesi bakımından da eksiklik olduğunu, mahkeme kararının gerekçe taşımadığını, kararda SMK 155. maddesi geçtiğini, ancak bu dosyada SMK 155 uygulanamayacağını, maddenin hatalı yorumlanıp uygulandığını, TPMK kayıtlarına bakılması zorunlu iken bakılmadan karar verildiğini, istinaf incelemesi aşamasına yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı kötü niyetli olduğunu, müvekkilince 11 yıldır tescilli olan markasının kullanılmasına rağmen davacının herhangi bir davası talebi olmadığını, markalar arasındaki iltibas değerlendirilmesi raporda nerdeyse hiç yapılmadığını, Müvekkilinin “... şekil” ve görselli markanın sahibi olduğunu Markası 06 / 07 / 08 / 11 / sınıflarda tescili olduğunu, davacı markalarının ...de şekil ; ... şekil numaralı marka ve ... şekil olduğunu, müvekkili markası ile hiçbir benzerlik olmadığını, tüm bu nedenlerle mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararının kaldırılmasını, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Gmbh firması 2000'li yılların ortasında Euskirchen'de kurulduğunu, endüstri, otomotiv, inşaat gibi sektörlere kimyasal ve teknik ürünler üreten bir firma olduğunu, aerosoller, yapıştırıcılar, yüzey tekniği yağlama, gres ve hijyen ürünleri bulunmaktadır. “...” yurtdışında bir çok ülkeye temsilcilikler yolu ile distribütörlükler vermekte olup, ayrıca ... olarak birçok markaya ürün yaptığını, Davalı yana ait marka tescil ve başvurusunda müvekkili adına tescilli marka sınıflarında bulunan bazı emtialar bulunmamaktayken davalı yanca bu emtialarda kullanım sağlanmakta ve müvekkili markasına tecavüz oluşturmakta, davalı yanın haksız rekabet yasağına aykırı davrandığını, davalının süresi içinde cevap ve delil sunmadığını, mahkemece verilen karanın hükmünde bir hukuka aykırılık olmadığını, daha önceki beyanlarımızı tekrarla davalının istinaf başvurusunun reddini, mahkeme kararının onanmasını eğer maddi hata söz konusu ise yeniden yargılama için dosyanın mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davalının, davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markaları ile iltibas oluşturacak şekilde "..." vb. markaları kullanmak suretiyle davacının markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti, men'i davasıdır. TPMK kayıtlarını göre 2009/33512 nolu “... ŞEKİL" markasının 6,7,8,11. sınıflarda ve 2019/28752 "... ŞEKİL" markasının 1,2,6,7,8,9,11,16,35.sınıflarda davalı adına tescilli olduğu görülmüştür. 2009/20043 "..." markasının 1. ve 3. sınıflarda 2017/122235 "..." markasının 1,2,3,4,5,6,7,8,11,12,16,17,19,21,35,37,40. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu görülmüştür. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. Kadıköy .... Noterliğinin 22/03/2019 tarih ... yev.nolu ihtarnamesi ile, davacı tarafça davalıya markanın davalının tescilli olan markasının tescilli olduğu emtialarda değil, müvekkili adına tescilli olan sınıf ve emtialarda haksız olarak kullanıldığının ihtar edildiği, davalı tarafından ihtarnameye Bakırköy Noterliğinin 09/04/2019 tarih ... yev.nolu ihtarnamesi ile cevap verildiği, müvekkilinin kullanımının daha eski tarihli olduğu, müvekkilin gerçek hak sahipliği başvuru ve tescil hakkı sahibi olarak yasal hakkını kullandığı, tescilsiz bir kullanımının söz konusu olmadığı beyan edilmiştir. 28/02/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı kullanımının davacı markasıyla benzer olduğu ve davacının tescil kapsamına giren mal sınıfında olduğu, davalı kullanımının davacı marka sahibinin herhangi bir iznine dayanmadığı, davalının markanın kapsadığı mallara yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğuracağı, dolayısıyla davalı tarafın bu eylemlerinin, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, davalının, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilediği ve bu nedenlerle yukarıdaki tespitler ışığında, davalı kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği, marka hakkına tecavüz oluşturan ve haksız rekabet konusu unsurları taşıyan ürünler ile iş ve tanıtım evraklarının SMK m.149-d/f maddeleri uyarınca toplatılması, üzerilerinden tecavüz konusu unsurların silinmesi, silinemiyor ve tecavüzün önlenmesi kaçınılmaz ise imhalarına karar verilmesi suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin giderilebileceği belirtmiştir. Mahkemece marka hakkına tecavüz davasının ve haksız rekabetin tespiti davasında,davalının "..." vb. markaları kullanmak suretiyle davacının markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine karar verilmiş ise de, vb. ibaresi kullanılması sebebiyle kararın denetlenebilir şekilde infazı mümkün olmadığından bu şekilde karar verilmesi yerinde değildir.Somut olayda, mahkemece alınan bilirkişi raporunun 4. Sayfasında; davalıya ait ... tescil numaralı "w wincell professional tools şekil" markasının, başvuru tarihi olan 24/06/2009 tarihinden itibaren 10 yıllık koruma süresinin 24/06/2019 tarihinde dolduğunun belirtildiği, davalının ... nolu "... " markasının 01/02/06/07/08/09/11/16 ve 35. Sınıflarda başvuru yapıldığı, itiraz üzerine başvurunun 09 ve 35. Sınıflarda devam ettiği ancak rapor tarihinde tescilinin gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Mahkemece öncelikle müddet olan davalı markasının kayıtlarının getirtilerek hangi tarihte müddet olduğu, dava tarihinden önce müddet olup olmadığının araştırılması, başvuru aşamasındaki davalı marka tescil kayıtlarının getirtilerek akıbetinin araştırılması gerekirken kayıtlar getirtilmeden ve mahkemece değerlendirilmeden karar verilmiştir. Davalı tarafından rapora itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporunda incelenen ürünlerin müvekkiline ait olmadığının ileri sürüldüğü anlaşılmakla ürünlerin davalıya ait olduğunun ne şekilde tespit edildiğine dair dosyada herhangi rapor da mevcut olmadığından bu hususunda araştırılması gerektiği ve kayıtlar getirtildikten sonra rapora itirazların karşılanması amacı ile bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/09/2020 tarih, 2019/180 E. 2020/178 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2024