T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2456
KARAR NO: 2024/103
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2.fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 19/02/2020
NUMARASI: 2017/97 E. - 2020/125 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)|Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Rus müzisyen besteci ve piyanist olduğunu, "..." isimli eserin besteci ve icracısı olduğunu dava konusu eserin youtube adresinde 9 milyondan fazla izlenme/dinleme sayısına sahip olduğunu, beste altındaki binlerce yorumun hemen tamamının Türkçe olduğunu, davalılardan ... A.Ş' ye ait bulunan ... isimli televizyon kanalının reklam kuşaklarında diğer davalının ... markasının reklamlarında dava konusu eserin en can alıcı ve orijinal kısmının izinsiz kullanıldığını, yani dava konusu eserin davalılardan ... tarafından müvekkilinin izni veya onayı bulunmaksızın ürünlerine ait çeşitli reklam filmlerinde kullanıldığını, diğer davalının da bu reklam filmlerini kendine ait ... kanalında defalarca yayınladığını, ayrıca bu yayınların çeşitli dijital platformlar ve internet üzerinden de tüm Dünya'da yayınlandığını, eserin izinsiz ve müvekkilinin ismi belirtilmeden ve değiştirilerek bütünlüğü de bozularak kullanıldığını, bu nedenle müvekkilinin eserden doğan manevi haklarının da ihlal edildiğini, bu fiillerin derhal sona erdirilmesi gerektiğinin davalılara bildirildiğini, ancak kullanıma devam ettiklerini ve müvekkiline bir bedel ödemeye yanaşmadıklarını, dava konusu eserin davalılar tarafından müvekkilinden usulüne uygun istenmiş olması halinde talep edilecek sözleşme bedelinin 8.000$ - 10.000$ olacağı, dolayısıyla çay, siyah zeytin, ayran, kaşar peynir, kaymaklı küp peynir, manda yoğurdu, koyteyl sosis, sos ve sucuk şeklindeki 9 farklı kullanım nedeniyle tavan fiyat olan 10.000$ fiyatın kabul edileceğini, davalıların fiillerinin FSEK md.21, 22, 24, 25, 15, 16' da belirtilen maddi ve manevi haklara saldırı ve tecavüz teşkil ettiği aynı zamanda müvekkilinin kendi bestesi üzerinde icracı sanatçı olması nedeniyle FSEK md 80 gereği kanuni haklarının da davalılarca ihlal edildiği belirterek, davanın kabulünü ve 30.000$ talebine karşılık olarak 106.716,00 TL'lik bedelden şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmın davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesine, 50.000 TL manevi tazminatın tazminine, dava dışı ... teklifinin eserin davalılar tarafından kullanılmış olması sebebiyle geri çekilmesi nedeniyle müvekkilininin muhtemel kaybı olan 8.000$ 'a karşılık gelen 28.457,00 TL' lik bedelin ve müzikal çalışmalarından zaman ayırıp dava konusu videoları bulmak karşı tarafla görüşmek, Türkiye'den avukat bulmak için emek, zaman ve para harcamasına karşılık 10.000 TL'lik bedelden oluşan toplam 38.450,00 TL'lik maddi tazminat talebinin şimdilik 1.0000,00 TL'nin davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesine, bedele 18.11.2016' dan başlamak suretiyle reeskont faizi işletilmesine hükmün özetinin hürriyet ve posta gazetelerinde birer hafta ara ile ikişer defa ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu reklamın bir dış yapım olduğunu tüm aşamalarının diğer davalı tarafından kontrol edilerek 3. Kişilerin haklarını haleldar etmediği taahhüdü ile kanala teslim edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, davacının eserin kendisine ait olduğunu ispatlar delil sunmadığını eserin davacıya ait olduğu varsayımında dahi diğer davalı şirketin davaya konu reklamlarında kullanılıp kullanılmadığının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini, davacının bu TV kanalı yayınlarının varlığını ispat etmesi gerektiğini, tanıkla ispatının mümkün olmadığını bu şekilde ki kaydın delil niteliğinin olmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, dava konusu olayda BK md.76 şartlarının bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu eserin davacıya ait olduğuna dair bir belge sunulmadığını, müvekkilinin reklam filmini ... isimli şahıstan aldığını, tüm telif haklarının müvekkiline devredildiğini, reklam filminde kullanılan tüm eserlerin telif haklarının, ... ait olmasının muhtemel olduğunu, bu nedenle davanın kendisine ihbar edilmesi gerektiğini, eserin davacıya ait olduğu kabul edilse dahi tazminatların maddi dayanaktan yoksun ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece;"Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının eserinin davalılar tarafından reklamlarda yayınlanması nedeniyle davacının mali ve manevi haklarının tecavüze uğradığı anlaşılmakla 85.372,80 TL davacının emsal sözleşme bedeli olarak sunduğu 8.000,00 USD'nin sözleşme bedeli olarak kabul edilerek dava tarihinden 1 USD'nin TL karşılığı olan 3,5572 TL'nin hesaplanması sonucu takdiren üç katı kadarının toplamda 85.372,80 TL maddi tazminatın ihlal tarihi olan 18/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine, Davacının manevi olarak zarara uğradığı hasıl olduğundan takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihi olan 18/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine, Davacının Türk Borçlar Kanunu m.76 gereğince talep ettiği tazminat talebinin reddine, Ref talebinin reddine, Hüküm kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınmak üzere hükmün Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir kısım taleplerinin kabul edilmemesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat talebinin tamamının değil takdiren kısmen kabulüne karar verildiğini ve gerekçelendirilmediğini ancak manevi tazminat taleplerini fahiş olmadığından tamamen kabul edilmesi gerektiğini, davacı müvekkilinin dava dışı bir şirketle yapmak üzere olduğu ve fakat dosya konusu ihlal gerçekleştiği için imzalanmayan bir sözleşme de dosyada tazminat hesabına ya da emsal bedele ilişkin olmak üzere dava dilekçesinin ekinde sunduklarını, bu sözleşmenin aynı esere ilişkin olması da rayiç bedel olarak alınmasını kuvvetlendiren bir husus olduğunu, bu sebeple sunulan sözleşmenin rayiç olarak alınması gerektiği sonucuna varıldığını, ancak bu sözleşmedeki bedele ilişkin olarak TBK m. 76'ya göre istedikleri tazminat talebin ise yeterince gerekçelendirilmediğini, müvekkile, ... markası için önerdiği 8.000 $ (Sekiz bin dolarlık) bedele ilişkin e-posta yazışması sunulduğunu, bu teklifte bir ana ve dört yan reklam filmi için 8.000 $ (Sekiz bin ABD doları) teklif edildiğini, müvekkile dolayısıyla da Çay, Siyah Zeytin, Ayran, Kaşar Peyniri, Kaymaklı Küp Peynir, Manda Yoğurdu, Kokteyl Sosis, Sosis ve Sucuk şeklindeki 9 farklı reklamda kullanılması için sözleşme yapılsa idi kendisi tv reklamları için ön gördüğü ve sektörce de kabul edilen 8.000 $ -10.000 $ bedel aralığından tavan fiyat olan 10.000 ABD Dolarını kabul edeceğini, davalıların dava dilekçede ayrıntılarıyla açıklanan mali haklara tecavüz niteliğindeki haksız eylemler için önceden sözleşme yapılmış olsa idi müvekkili tarafından talep edilecek lisans bedeli olan 10.000 $ (On bin ABD Doları'nın) üç katı olan 30.000 $ (Otuz Bin ABD Doları) talebimize karşılık dava tarihi itibari itibarı ile 1 ABD Dolarının T.C Merkez Bankası efektif satış kuru olan 3,5572 TL’den hesaplanması sonucu 106.716 TL’lik (Yüz altı bin Yedi Yüz On Altı) bedelden dava dilekçenin sonuç bölümünün 1. maddesinde bahsedilen ilk istemde davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesi istenen 1.000 TL'lik talebin ıslah yoluyla 105.716 TL artırılarak yukarıda detaylarıyla gerekçelendirilip açıklanan toplam 106.716 TL’nin (Yüz altı bin Yedi Yüz On Altı) ve faizinin FSEK 68/1 gereği olarak talep edilmesi gereği ilgili ıslah dilekçenin mahkemeye usulüne uygun şekilde sunulduğunu, bu sebeplerle kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davadaki temel taleplerin "tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulünün haksız ve hukuksuz olduğunu, iddia edilen eseri kullanılarak reklam veren şirketin davalı müvekkil ile bir ilgisi bulunmadığını, reklam sahibi şirketin, Almanya'da yer alıp hiçbir şekilde Türkiye'de bulunan .... Şti. ile bir ilgisi bulunmadığını, Türkiye'de bulunan ... Ltd. Şti.nin böyle bir reklam vermediğini, reklam veren şirket in ... Gmbh (Eski adı) şimdiki Unvanı ... Gmbh' olduğunu, bu iddianın araştırması yapılmadan, verilen reklamın hangi şirket tarafından yapıldığı tespit edilmeden ve bu konuda kesin bir sonuca varılmadan aleyhe karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Almanya'da bulunan ... Gmbh şirketinin reklam filmini ... isimli şahıstan aldığını, ... tarafından müvekkile verilen ‘Reklam Filmleri Telif Hakları Devir Belgesi’ başlıklı yazıda tüm telif haklarının davalı müvekkile devredilmiş olduğunu, reklam filminde kullanılan tüm eserlerin telif haklarının ... ait olduğunu, dava ... ihbar edilemeden ve yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, ıslah dilekçesinin usule uygun olmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeden, dosyanın esası bakımından yapılması gereken hukuki tartışmalar giderilmeden karşı tarafın vermiş olduğu ıslah dilekçesinin kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın bu taleplerinin kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/97 E. 2020/125 K. Sayılı, 19.02.2020 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talebi doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.ş. vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; haksız ve hukuka aykırı şekilde davacının taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiğini, yerel mahkeme kararı eksik incelemeye dayalı olarak, usul ve yasaya aykırı şekilde tesis edildiğini, davaya konu reklam dış yapım olup, reklamın yapım dahil tüm aşamaları diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirket tarafından kontrol edilip yayına hazır halde, mevzuata uygun olduğu ve üçüncü kişilerin haklarını haleldar etmediği taahhüdü ile yayınlanmak üzere şirkete teslim edildiğini, davacı tarafça dosyaya sunulmuş bulunan e-mail yazışmasının delil vasfı araştırılmadan, bu yazışmada geçen fiyat teklifinde belirtilen 8000 USD tutarının FSEK 68’e göre varsayımsal sözleşme bedeli olarak esas alınması hakkaniyete, uygulamaya ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, müvekkili şirketin davanın muhatabı olmadığı gibi, dava konusu edilebilecek bir hak ihlalinde bulunmadığını, ... Gıda’ya ait reklam filminin müzikleri ile ilgili olarak müvekkil şirket’in hiçbir sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir telif ihlali durumunda sorumluluğuna gidilmesi de, 30 Ocak 2017 tarihinde bir ihtarname keşide ederek bu yayınların durdurulmasını istediğini, reklam filmi davacı tarafından gönderilen ihtarın tebliğinden sonra müvekkile ait televizyon kanalında yayınlanmadığını,, müvekkili şirket’in müziğin kullanımına dair bir tasarrufu bulunmadığını, müvekkil şirket reklam filmindeki müziği kendisine yayınlanmak üzere iletildiği haliyle Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 25. Maddesinde düzenlenen işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı kapsamında yayınladığını, müvekkil şirket’in imzalamış olduğu Yayın İzni Sözleşmesi neticesinde almış olduğu lisans sözleşme süresince herhangi bir kısıtlama olmaksızın meslek birlikleri repertuarındaki eserlerin yayın iznini ifade ettiğini, bu kapsamda, müvekkil şirket, dava konusu ... isimli müzik eserine yayın izin sözleşmesi ile kendisine tanınan hak ve yetkileri aşmadan umuma iletim hakkı kapsamında yayınlarında yer vermiş olup, müvekkil şirket bakımından husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, bu sebeplerle hatalı ve eksik incelemeye dayalı mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap:Davalı ... A.ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, öne sürülen rayiç bedelin eksik hesaplandığı iddiasının anlaşılması mümkün olmadığını, bu iddiaların somut vakıa yahut delile dayanmadığını, reklam filmlerinin müzikleri ile ilgili olarak müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, müvekkil şirketin bir an için dava konusu telif ihlalini gerçekleştirdiği kabul edilse dahi sayın mahkeme’nin, somut olayın koşullarını değerlendirmemesi, müvekkil şirket’in iyi niyetini göz önüne almaması ve otomatik olarak en üst sınırdan üç katı tazminata hükmetmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yanın manevi tazminata ilişkin iddialarının soyut dayanaksız olduğunu, davacının eserinin mesam repertuarında olduğunu, uyuşmazlık konusu şarkının da Rusya’da (PRS) tarafından temsil edilmekte olduğunu, BMI ile Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği(MESAM) arasındaki uluslararası anlaşma çerçevesinde Türkiye’de de MESAM tarafından temsil edildiğini, müvekkili şirket ile MESAM arasında imza edilen 2016 yılına ilişkin yayın izni sözleşmesi Sayın Mahkemenin dikkatine sunulduğunu, müvekkilin şirketin söz konusu yayından sorumlu olduğu kabul edilse dahi soruşturma konusu müzik eserinin reklam filmi içerisinde yayınlanmak suretiyle umuma iletilmesi, müvekkilin şirketin türkiye musiki eseri sahipleri meslek birliği (mesam) ile imzalamış olduğunu yayın izin sözleşmesi kapsamında olduğunu, bu sebeplerle davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava , davacıya ait musiki eserden kaynaklanan haklara tecavüzün meni ve ref'i ile telif tazminatı, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesi ile, 106.716,00 TL maddi tazminat ile yoksun kalınan kazanç olarak 28.457,00 TL bedel ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Dava konusu " ..." adlı eserin FSEK 3.maddesi kapsamında bir musiki eseri olduğu, eser sahipliğine ilişkin karinelere ve dosyada mevcut delillere göre eser sahibinin ise davacı olduğu, davalı ... firmasına ait ürünlerin reklam filminde eserin izinsiz kullanıldığı , söz konusu reklam filminin diğer yayıncı kuruluş olan davalıya ait ATV Avrupa kanalında yayınlandığı, davalıların aşamalardaki beyanlarından ve yayınlara ilişkin kayıtlardan aralarında reklam yayınlama ilişkisi olduğu ve ihlal konusu reklamın yayınlandığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan davalı ... şirketi vekilinin istinaf dilekçesindeki yayınlanan reklamın kendileri ile ilgisi bulunmadığına dair beyanlarına itibar edilmesine olanak bulunmadığı, FSEK.54/1 maddesindeki, mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmıyan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez hükmüne göre, davalı ...'ın reklam filmini dava dışı 3. Kişiden aldığına dair savunmalarının sonuca bir etkisi olmadığı, eseri FSEK m.48 hükmüne uygun geçerli bir izinle devraldıklarına dair delil bulunmadığı, bu şekilde davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiği, ihlalin varlığı tespit edilmiş olduğundan; mali hakların ihlali sonuçlarının genel ref amacını taşıyan rayiç telif bedelinin FSEK m.68/1 hükmüne göre davacı tarafından talep edilebileceği, izinsiz yayın suretiyle gerçekleşmiş ve bitmiş ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiğinden dava tarihinde ihlalin devam etmesinin gerekmediği, davalıların bu kapsamda talep edilen tazminattan sorumlu oldukları, somut olayda rayiç telif bedeline ilişkin hesaplamanın aynı esere ilişkin benzer bir teklif esas alınarak belirlendiği, her ne kadar bu teklif e-mail olarak delillendirilmiş ise de, bilirkişi raporunda söz konusu teklif, yayın süresi, hedef kitle, yayıncı kuruluşun yayınlarının kapsadığı geniş alan, davacının eserinin Türkiye'deki tanınmışlığı ve reklam piyasası rayiç değerleri gibi özellikler dikkate alınarak somut olaya uyarlandığında rayice uygun bir teklif olarak tespit edildiğinden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı FSEK m.68/1 'de düzenlendiği üzere; "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir." hükmü gereği telif bedeli talep ettiğinden bu talebin hukuki sonucu olarak , arada farazi bir sözleşme hali (hukuki ilişki) ortaya çıktığından, izinsiz kullanımın sonuçları ortadan kalkmakla uyuşmazlık konusu davalı kullanımları artık hukuki bir sözleşmesel zemine oturmuş olur. Varsayımsal sözleşme ilişkisi kapsamında borç belirlendiğinden kusur ve zararın ispatı aranmaz. Dolayısı ile davacının bu talebi ihlal nedeniyle yoksun kaldığı karın karşılığını oluşturduğundan bu kapsamda davacı karşılanmayan fiili maddi zararları haricinde artık aynı kanunun 70/2 maddesi gereği yada genel hükümler çerçevesinde haksız fiil hükümlerine dayalı olarak ayrıca maddi tazminat talebinde bulunamayacaktır. Tüm bu nedenlerle hüküm altına alınan telif bedelinde bir isabetsizlik söz konusu değildir. Yine, somut olayın özelliği ihlalin süresi ve zararın boyutu ile hak ve adalet ilkeleri gereği taktir edilen manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Taraf vekillerinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2.fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/02/2020 tarih ve 2017/97 E., 2020/125 K. sayılı kararına karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı yapılan istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.514,91 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.628,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.886,18 TL harcın davalı ...nden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.514,91 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.460,51 TL harcın davalı ... tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/01/2024