T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1945
KARAR NO: 2023/1467
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/12/2019
NUMARASI: 2017/1137 E. - 2019/968 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/11/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı .... AŞ ile davalılardan ... Ltd. Şti arasında yıllara sahip bir ticari ilişkin mevcut olduğunu, ticari ilişkiden kaynaklanan borç ve alacağın cari hesap şeklinde yürütüldüğünü, ... Bankası Şişli Şubesi muhattaplı, keşidecisi davacı ... Ltd. Şti ve lehtarı davacı ... AŞ olan 15/12/2017 - 130.000,00 TL miktarlı ve ... nolu çekin cirolanarak davalı ... ... Ltd. Şti'ye teslim edildiğini, ancak gerek davacıların gerekse de davalı ... ... Ltd. Şti'nin ticari defterleri incelendiğinde davacıların davalı ... ... Ltd. Şti'ye herhangi bir borcunun olmadığının görüleceğini, aksine cari hesaptan dolayı dava konusu çekte dahil olmak üzere yapılan fazla ödemeler neticesinde davacı ... AŞ'nin davalı ... ... Ltd. Şti'den 299.247,47 TL alacaklı olduğunu, ancak taraflar arasındaki anlaşmazlığın sulhen çözülemediğini, bu nedenle davacı ... AŞ tarafından davalı ... ... Ltd. şti aleyhine 13/12/2017 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 299.247,47 TL'nin tahsili amacıyla takip başlatıldığını ve takibin derdest olduğunu, ancak davalı ... ... Ltd. Şti'nin kendisine teslim edilen işbu dava konusu karşılıksız çeki diğer davalı ...'ya ciro etmek suretiyle tedavüle soktuğunu, bu nedenle bu çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı ... ... Ltd. Şti ile davacı ... AŞ arasındaki ticari ilişkin nedeniyle cari hesap ilişkisi olduğunu, cari hesaptan kaynaklanan alacak nedeniyle davacı ... AŞ'nin cari hesaptan kaynaklanan bir kısım alacağa mahsuben ... Bankası Güneşli Şubesi muhattaplı, davacı ile grup şirketi olan ... AŞ'nin keşideci ve davacı ... AŞ'nin lehtar olduğu, 29/03/2017 tarihli, 150.000,00 TL miktarlı çekin ciro edilmek suretiyle davalı ... ... Ltd. Şti'ye verildiğini, bu çekten kaynaklanan 50.000,00 TL'nin ödenmemesi nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatıldığını, keza cari hesaptan kaynaklanan bakiye 80.000,00 TL alacağın tahsili için de ayrıca İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız yolla takip başlatıldığını, davacı borçlunun işbu takip dosyasına konu borca itirazda bulunduğunu ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, akabinde davalı ... ... Ltd. Şti ile davacı ... AŞ arasında yapılan görüşmeler neticesinde her iki takip dosyası borcuna mahsuben dava konusu ... seri nolu ve 130.000,00 TL miktarlı çekin davalı ... ... Ltd. Şti'ye verildiğini ancak bu çekin de karşılıksız çıktığını, bu nedenle açılan davanın haksız ve yersiz olduğundan davanın reddi ile davacıların %20 oranında tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince mali bilirkişi raporlarına itibar edilerek; "taraflar arasındaki cari hesaptan dolayı davacı ... AŞ'nin davalı ... ... Ltd. Şti'den 280.752,53 TL alacaklı olduğu ve ancak dosya kapsamıyla dava konusu çekin cari hesap borcundan dolayı verildiğinin ispat edilemediği, bu nedenle davalı ... ... Ltd. Şti'nin de davacı ... AŞ'den ve çekin keşidecisi diğer davacıdan alacaklı olduğu, her iki husus birlikte değerlendirildiğinde tarafların karşılıklı olarak birbirinden alacaklı olduğu ve taleplerinin karşılıklı borç ve alacakların takası niteliğinde olduğu, bu nedenle davalı ... ... Ltd. Şti'nin çekten kaynaklanan alacağı cari hesaptan kaynaklanan borcuna mahsup edildiğinde bu çek nedeniyle davacı ... AŞ'nin davalı ... ... Ltd. Şti'ye borcu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ancak, dava konusu çekin ciro ile teslim neticesinde ... ciro ve teslim edildiği ve bu kişinin ciro ve teslim aşamasında kötü niyetli ve iktisapta ağır kusurlu olduğu da dosya kapsamıyla ispat edilememiş olduğundan bu davalı bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davalı ... Ltd. Şti bakımından kabulüne, diğer davalı ... yönünden davanın reddine, " karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kararı davalı ... yönünden istinaf ettiklerini, bu davalı yönünden de davanın kabulü ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi gerektiğini, Davalı ...'un hiçbir şekilde karşılığı olmayan / bedelsiz dava konusu çeki müvekkillerinden hiçbir hak ve alacağı olmamasına rağmen haksız ve kötüniyetli olarak tedavüle soktuğunu ve davalı ...'ya verdiğini, çekin ... tarafından bankaya ibraz edilerek 15.12.2017 tarihinde yazıldığını, Akabinde ... tarafından İstanbul 10. İcra Ceza Mahkemesinde iş bu davaya konu çek hakkında karşılıksız çek şikayeti yapıldığını ve müvekkili adına karşılıksız çek keşide etmek suçundan ceza verilmesine karar verildiğini, hal böyle iken Mahkemenin ... yönünden davanın kabulüne karar vererek müvekkilin davalı ...'ya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini yapması gerekmekteyken; bu yönden davanın reddine karar vermiş olmasının müvekkili açısından hak kaybı yaratmakta olup aynı zamanda usul ve yasaya da açıkça aykırılık teşkil ettiğini, zira davaya konu çekin bedelsiz olduğu ve kötüniyetli olarak tümüyle müvekkilini zarara uğratmak adına ve haksız bir çıkar elde etmek amacıyla tahsil edilmeye çalışıldığının açıkça ortada olduğunu, davalı ...'nın yargılama esnasında yapılan bilirkişi incelemesinde ticari defterlerini ibraz etmekten açıkça ve kötüniyetle kaçındığını ve yalnızca müvekkilini köşeye sıkıştırmak amacı ile davaya konu çek hakkında karşılıksız çek şikayetinde bulunduğunu, davalı yanın ticari defterlerini ibraz etmediğini ve aralarında herhangi bir ticari ilişkinin varlığını da tespit edemediğini, bu nedenle davalı ... yönünden iş bu davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının davacı şirketleri zarara uğratmak ve haksız çıkar elde etmek amacıyla kötü niyetli olarak dava konusu çeki tahsil etmeye çalıştığını beyan ederek, davalı ... yönünden kararın yeniden incelenmesini ve bu avalı yönünden verilen hükmün kaldırılması talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.Davacı; dava ve icra takip konusu olan çekten kaynaklı olarak davalılara borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, Mahkemece davanın, davalı ... Ltd. Şti bakımından kabulüne, diğer davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar yalnızca davacı tarafından, davalı ... yönünden verilen hükme yönelik olarak istinaf edilmiştir. Dava konusu çek incelendiğinde; çekin keşidecisinin davacı ... Ltd. Şti., lehtarının ise davacı ... AŞ. olup, İstanbul - 15/12/2017 keşide tarihli 130.000,00 TL bedelli olduğu, çek arkasında sırasıyla lehdar ... AŞ, davalı ... ... Ltd. Şti ve son hamil olarak diğer davalı ... olduğu görülmektedir. Davacının, davalı ... ... Ltd. Şti'ne borcu bulunmadığı yönündeki savunması şahsi def'i niteliğinde olup, bu def'inin, TTK'nun 790. ve 792. maddeleri kapsamında, dava konusu çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğu mevcut delillere göre ispatlanamayan davalı ... karşı ileri sürülemeyeceği anlaşıldığından, Mahkemece bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2019 tarih ve 2017/1137 E., 2019/968 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/11/2023