T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/433
KARAR NO: 2024/445
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 12/11/2020
NUMARASI: 2017/1132 E. - 2020/669 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... A.Ş. tarafından müvekkili şirket aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibinin başlatıldığını, icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin TK 35.maddesine göre müvekkili şirkete tebliğ edildiğini ve takibin bu şekilde kesinleştiğini, icra takibine dayanak ... A.Ş. Samsun Organize Sanayi Bölgesi Şubesi'ne ait ... seri nolu 63.500,00-TL tutarlı, 20.01.2016 keşide tarihli çekteki kaşe ve imzanın sahte olduğunu, müvekkili şirketin ciro zincirindeki şirketleri tanımadıklarını, yine müvekkili şirketin ciro zincirindeki şirketlerle herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirkette müdür olarak görev yapan ... müdürlükten ayrıldığını ve yerine ...'in müdür olarak seçildiğini, ancak müvekkili şirket yetkilisi olmayan bir kişi tarafından yine müvekkili şirkete ait olmayan bir kaşe ile müvekkili şirket adına icra takibine konu çekin ciro edildiğini, çekin kim tarafından ciro edildiğini ve çek üzerindeki imzanın kime ait olduğunu bilmediklerini, kaldı ki müvekkilinin resmi olarak kullandığı kaşenin de farklı olduğunu beyanla müvekkili şirketin daha fazla mağduriyetine sebep olunmaması ve telafisi imkansız zararlar doğmaması açısından öncelikle teminatsız olarak aksi halde belirlenecek teminat mukabilinde takibin tedbiren durdurulmasına bu talebin kabul görmemesi halinde ise İ.İ.K 72.maddeye göre teminat karşılığında vezneye yatan paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava konusu çekin kötü niyetle davalılar tarafından icraya konulduğundan %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti. arasında arasında 30.10.2014 tarihinde Faktoring Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında imzalanan Faktoring Sözleşmesi’ne istinaden diğer davalı şirket yetkilisi tarafından davacı adına düzenlenmiş fatura dayanak gösterilerek müvekkili şirkete ... ait, 20.01.2016 keşide tarihli 63.500,00-TL bedelli çek verildiğini, müvekkili şirketin, mezkur çek alacağına ilişkin olarak borçlular aleyhine İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/938 D.İş dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını bu kararın İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, süresi içerisinde imza itirazında bulunmayan borçlu imzayı kabul etmiş sayıldığı için haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddi gerektiğini, çekin keşide tarihi olarak 20.01.2016 tarihi gözükmekte ise de davaya konu çek 23.09.2015 tarihinde müvekkili şirkete teslim edildiğini, davacı şirket tarafından çekin cirolandığı tarihte davacı şirketin unvanının "... LİMİTED ŞİRKETİ" olduğunu, çekin davacı şirketin yetkilisi ve imzaya yetkili olan kişinin değiştiğinin Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği tarih olan 03.12.2015 tarihinden önce davacı şirket yetkilisi tarafından cirolandığını, davaya konu çekin ileri tarihli yazılmış çek olduğunu davacı şirketin yetkilisinin değişmesinin ilan edilmesinden önce müvekkili nezdinde olduğunu, dolayısı ile davacı şirketin 03.12.2015 tarihinde müdürlükten ayrılan ... döneminde imzalanmış bir çek olduğunu ileri sürerek usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile, davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine dayanak ... A.Ş. Samsun Organize Sanayi Şubesine ait 20/01/2016 keşide tarihli, 63.500,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekten ve bu çeke dayalı takipten ötürü davalılara borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... A .Ş vekili istinaf dilekçesinde; şirket yetkililerinden ... 'in mukayese imza örneklerinin eksik ve yetersiz olduğunu, yetersiz imza örnekleri üzerinde alınan bilirkişi raporunun da eksik, yetersiz ve esas hakkında karar vermeye elverişli bir rapor olmadığını, ... ait mukayeseye esas imza örneklerinin bir kısmı ilgili çekin keşide edilme tarihinden sonra tarihli olup bir kısmının ise 2 ay gibi kısa bir süre önce tarihli imza örnekleri olduğunu, davacı / borçlu şirket yetkilisi ...' in belirli bir süre aralığında olan imza örneklerinin dışında imza örneğinin mukayeseye tabi olmaması bilirkişi raporunu karar vermeye esas bir rapor olmaktan çıkardığını, daha eski tarihli imza örneklerinin ve daha yeni tarihli imza örneklerinin mukayeseye tabii tutulması gerektiğini, Davacı / borçlu şirket yetkilisinin imzaya muhalefet ettikleri çekteki imzaya benzer imzalar atılması suretiyle çekteki imzanın davacı / borçlu şirket yetkisi ...'in eli ürünü olup olmadığı inceleme konusu yapılması gerekirken şeklen farklı simgeler çizilerek alınan imza mukayesesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,Davacı / borçlu şirket yetkisi ... ait mukayese imza örnekleri sadece bir adet olup onun düzenlenme tarihinin ise 24.03.1996 tarihi olduğunu, mukayeseye tabii tek imza örneğinin çekin keşide tarihi olan 20.01.2016 'dan 20 yıl önce olması ve bu imza örneği ile yapılan mukayese neticesinde çekte bulunan imzanın davacı / şirket yetkilisi ... ait olmadığı tespitinin hatalı olduğunu, davacı / borçlu şirket yetkilisi ... sorularak mukayeseye tabii olabilecek başkaca imza örneklerini celb etmeden sadece ve sadece bir adet imza örneğini mukayeseye tabi tutarak bilirkişi incelemesi yapılması ve rapor alınmasının eksik ve hatalı olduğunu, Dosya kapsamında alınan bilirkişinin çekteki imza ile karşılaştırma imzalar arasında olduğunu rapor ettiği farkların aynısının, karşılaştırma imzalar arasında da mevcut olduğunu, imza incelemesinde yalnızca davaya konu imza ile diğer imzaların benzerliğinin ölçülmesi ile yetinilmemesi gerektiğini, zira davaya konu imza ile mukayese imza arasında olan bazı farkların, mukayese imza olarak toplanan evraklar üzerindeki imzaların kendi içinde bile mevcut olan farklılıklar olduğunu,Davacının benimsenmiş çeklerinin/kıymetli evraklarının mevcut olup olmadığı hususunun tespit edilmesi gerektiğini, davacı ve davalı arasındaki ihtilafların bütününün şahsi def’iler olup, iyiniyetli haklı hamil müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; dava ve takibe konu edilen çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasında, takibe ve davaya dayanak çek incelendiğinde; 20/01/2016 keşide tarihli, keşidecisi ... Limited Şirketi, lehdarı ... Tİc.Ltd. Şti olan 63.500,00- TL bedelli çek olduğu, çekin arkasında sırasıyla davacı lehdar, davalı ... Şirketi cirolarının bulunduğu, çekin son olarak faktoring sözleşmesi uyarınca diğer davalı ... şirketine verildiği, daha sonra alacağın davalı ... tarafından temlik alındığı görülmektedir.Davacı dava konusu çekteki imzayı inkâr etmiş, davalı ise çekin ileri tarihli düzenlendiğini, 03.12.2015 tarihinde müdürlükten ayrılan ... döneminde imzalanmış bir çek olduğunu, kendisinin iyi niyetli hamil olduğunu ileri sürmüş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar yukarıda yazılan nedenlerle davalı yanca istinaf edilmiştir.İstinafa gelen davalı her ne kadar çekin ileri tarihli düzenlendiğini, 03.12.2015 tarihinde müdürlükten ayrılan ... döneminde imzalanmış bir çek olduğunu iddia etmiş ise de, belirtilen hususu ispata yarar bir delil bulunmadığı anlaşılmış olup, şirket yetkilisi ... yönünden imza incelemesi yaptırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Dava ve takip konusu çekteki imzanın inkâr edilmesi nedeniyle davacı şirket yetkilisi ...'in alınan ıslak imza örnekleri ile dava konusu çekteki imzanın karşılaştırılması suretiyle hazırlanan bilirkişi raporunun bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli olup, Yargıtay uygulamalarıyla örtüştüğü, yeterli miktarda samimi imzaları içeren belge asıllarının toplandığı, açıklanan nedenlerle raporun hükme esas alınabileceği, rapora göre; çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, buna göre çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı sonucuna varılmıştır.Kambiyo senetlerinde imzada sahtecilik mutlak defilerden olup, borçlu olunmadığı iddiası çeki elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebileceğinden, çeki elinde bulunduranın iyiniyetli olması veya denetleme yükümlülüğünün olup olmaması aranmayacaktır. Bu nedenle aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Toplanan delillere, denetime elverişli, bilirkişi raporuna göre, dava ve takip konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı, bu nedenle davacının çek nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesine göre esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2020 tarih ve 2017/1132 E., 2020/669 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.401,77 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.100,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.301,52 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/03/2024