T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/386
KARAR NO: 2024/442
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 06/02/2020
NUMARASI: 2015/208 E. - 2020/86 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kurucusu olan ...'in önce gerçek kişi olarak sonrasında sahibi ve ortağı olduğu müvekkili şirket ile başta mobilya sektöründe olmak üzere çeşitli sektörlerde çeşitli yapıştırıcıları, tutkal, deniz tutkalı, hızlı yapıştırıcı ve benzerlerini üreten, satan, pazarlayan sektöründe isim yapmış bir kişi olduğunu, ... gerçek kişi olarak faaliyet gösterdiği yıllardan beri kullandığı hızlı yapıştırıcı kategorisinde piyasada maruf hale gelmiş ... nolu ve ufak değişiklikle yinelenen ... nolu "..." markalarının sahibi olduğunu, müvekkili şirketin kurulduğu yıllar itibariyle markayı lisans yoluyla kullandığını ve sonra da markayı Kartal .... Noterliğinin 25/06/2013 tarih ... ve ... yevmiye nolu marka devir sözleşmeleri ile devralmış olduğunu, müvekkili markasının İran İslam Cumhuriyeti ve Azerbaycan'da da 05/01/2009 tarihinden itibaren WIPO nezdinde uluslararası tescilinin olduğunu, davalının "..." markasının müvekkili ürünleriyle aynı kategoride ve içerikte ürünler ile müvekkili markası ile karıştırılma tehlikesi yaratacak şekilde taklit edilerek tescil edildiğini ve kullanılmakta (lisans vererek üretmekte ve satmakta) olduğunu, davalının 2011/48062 nolu markasına TPMK nezdinde itiraz ettiklerini, itirazlarının YİDK tarafından reddedilmesi üzerine Ankara 4. FSHHM'nin 2014/178 esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, oysa söz konusu markanın tecavüzü nedeniyle yapılan savcılık şikayetlerinde alınan Bakırköy 2. FSHHM'nin 2013/104 esas sayılı dosyasına sunulan raporda taraf markalarının benzer olduğunun tespit edilmiş olduğunu, emsal olabilecek Bakırköy 2. FSHHM'nin 2013/377 esas sayılı dosyasına sunulan raporda da markaların benzer olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalının kullanmış olduğu marka renkleri daha önceden kırmızı beyaz iken sonradan markadaki renklerin müvekkili markasındaki renklere benzetildiğini, davalının "..." markasına ait "...", "...", "...", "...", "..." şeklindeki diğer tüm seri markalı yapıştırıcıları görsel olarak benzer iken "... " markasının görsel olarak müvekkili markasına benzetildiğini ve marka tescili yatay olmasına rağmen markanın dikey olarak kullanıldığını, Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/7152 soruşturma nolu dilekçe ile şikayette bulunduklarını, şikayet neticesinde Tuzla Sulh Ceza Mahkemesi'nin 11/10/2011 tarih 2011/794 D.iş sayılı Arama ve El Koyma kararı ile davalı işyerinde yapılan aramada, ürünler üzerindeki "..." markasının görsel olarak "...+şekil" markası ile benzer olduğunun tespit edilmiş olduğunu, müvekkili adına tescilli olan endüstriyel tasarımın iptaline neden olacak bir iltibas veya yenilik oluşturan bir durumdan bahsedilmediğini, müvekkili adına tescilli tasarımın kendine özel seri markalarda kullanılmak üzere yapılmış olduğunu, bunun yenilik doğuran bir husus olduğunu, başkaca bir yerde kullanılan tasarımlar olmadığını, müvekkili adına tescilli tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu iddia ederek, dava konusu ... tescil nolu "..." ibareli markanın koruma süresinin başladığı tarihten itibaren hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkini ile müvekkiline ait ... tescil nolu çoklu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine yönelik karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin başta yapıştırıcı ve otomotiv sektörü olmak üzere pek çok sektörde faaliyet gösterdiğini, özellikle yapıştırıcılar, oto katkı ürünleri, oto bakım malzemeleri, oto aksesuarları, aküler, lastikler, el aletleri ve hırdavat malzemeleri, kozmetik ürünleri, gıda sektörüne ilişkin ürünler ve benzeri ürünlere ilişkin faaliyette bulunduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu kaliteli üretim sonucu kısa sürede tanındığını ve sektörünün lider firmaları arasına girerek iç pazarda iyi bir pazar payı ve çok yüksek kâr elde ettiğini, müvekkilinin Türkiye'deki merkez bürosunun yanında Irak, Bulgaristan, Cezayir, Almanya ve ABD'de da şubeleri olduğunu, deneyimli ve başarılı idari kadrosuyla söz konusu ülkelerin iç pazarında da önemli bir payı bulunduğunu, müvekkilin ihdas ve istismal edilen markalarının TPMK nezdinde tescilli olduğunu, dava dışı ... tarafından müvekkil aleyhine Bakırköy 2. FSHHM'nin 2012/32 esas sayılı derdest dosyası ile marka hakkına tecavüz edildiğinin iddia edildiğini ve müvekkili aleyhine yapılan şikayet neticesinde açılan İstanbul Anadolu FSHCM'nin 2013/72 esas sayılı davasının derdest olduğunu, bu davaların açılmasından önce müvekkilin ... nolu "..." ibareli marka başvurusunda bulunmuş olduğunu, davacının müvekkili marka başvurusuna yaptığı itirazın TPMK tarafından reddi üzerine Ankara 4. FSHHM'nin derdest 2014/178 esas sayılı dosyası ile YİDK kararının iptali davası açıldığını, esas davada hükümsüzlük davasının kötüniyetli olarak açılmış olduğunu, taraf markaları arasında görsel, işitsel anlamda bir benzerlik olmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin "..." markasının tanınmış marka olduğunu, markaların esas unsurlarının farklı olduğunu, doğadaki ana renkleri ve yapay renkleri kullanım hakkının tek kişinin tekeline bırakılamayacağını, müvekkili adına tescilli markanın kapsamındaki ürünler ile davacıya ait markanın kapsamındaki ürünlerin farklı olduğunu, müvekkili markasının tescilli olduğu 01. sınıfa ait emtiaların sanayide, tekstilde, dericilikte kullanılmakta ve kullanımı teknik bilgi gerektiren ürünler olduğunu, müvekkiline ait ürünlerin sanayi tipi yapıştırıcı olması nedeniyle özellikle fabrika çalışanları ustabaşılar tarafından kullanıldığını, müvekkiline ait markanın alıcı kitlesinin sıradan kimseler değil uzman kimseler olduğunu, davacının dilekçesine dayanak yaptığı bilirkişi raporlarının hatalı tespitler içerdiğinden esasa ilişkin hüküm kurmaya elverişli olmadığını, İzmir Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/15848 soruşturma nolu ve 2011/9033 nolu kararı ile, markaların okunuş ve yazılış olarak benzer olmadığının tespit edilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olduğunu, davacının adına tescilli markaların yanı sıra adına tescilli 2011/07384 nolu endüstriyel tasarım tescilini de esas davaya dayanak yaptığını, davacı adına tescilli olan tasarım başvurusunun müvekkilinin marka başvurusundan sonraki tarihli olduğunu, tasarım tescilinin 08/12/2011 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğunu, oysa tasarım tescilinden önce 28/07/2009 tarihinde ... nolu markanın ve 17/07/2009 tarihinde ... nolu markaların tescili için başvuru yapılmış olduğunu, davacının markası ile tasarım başvurusunun aynı olduğundan tasarım başvurusunun yeni ve ayırt edici olmadığını iddia ederek, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle yetkisizliğine karar verilmesi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı esas davanın reddine, karşı davalarının kabul edilerek davacıya ait ... tescil nolu çoklu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, toplanan delillere ve yapılan yargılamaya göre; asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı karşı davalı ......Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili tarafından oluşturulan seri markaların, iki kırmızı şerit arasında koyu mavi renkte yazı ve koyu mavi rengin içine beyaz font ile yazı yazılarak bir bütün halinde oluşturulduğunu, bu şekilin TPE nezdinde de müvekkili adına kayıtlı olduğunu ve müvekkilinin bu markalar sayesinde tüketici nezdinde tanınır ve bilinir hale geldiğini, davalı/Karşı Davacı ..., ... başvuru numaralı “... " ibareli markasını müvekkili markaları ile karıştırılma tehlikesi yaratacak şekilde taklit ederek kullandığını, Söz konusu başvuruya itiraz edildiğini, itiraz neticesinde de YİDK tarafından reddine karar verildiğini, kendilerince ikame edilen bir başka davada, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/377 E. sayılı dosyasında ''mapplemax+şekil'' ibareli markanın müvekkili markaları ile iltibas oluşturduğu belirtilerek markanın tescil işlemlerinin iptaline karar verildiğini, nitekim söz konusu markada işbu dava konusu marka gibi iki kırmızı şerit arasında koyu mavi renkte yazı ve koyu mavi rengin içine beyaz font ile yazı yazılarak bir bütün halinde oluşturulduğunu, İstinaf dilekçesinde sunulan görselde görüleceği üzere; müvekkilinin markasını kullandığı ürünün yapıştırıcısı 100 gr'lik 13 cm'lik küçük plastik kutuda, yapıştırıcının aktivatörü ise 400 ml'lik daha büyük teneke kutuda 2 parça halinde satışa sunulduğunu, davalı/karşı davacı şirketin ise “segafix 5000" ibareli markasına ait ürünü, müvekkili şirket ile aynı ölçü ve boyutlarda ve aynı içerikte piyasaya sürdüğünü, markaların aynı renkte olması, aynı yazı karakterlerinde ve aynı ölçü ve boyutlarda kullanılması sebebiyle davalı/karşı davacının orta düzeydeki tüketiciyi yanıltmayı hedeflediğini, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2015/208 E. sayılı dosyası kapsamında alınan 28.07.2016 tarihli bilirkişi raporunda; “davalı/karşı davacının 2011/48062 başvuru numarası ile tescili talep edilen dava konusu markanın, davacı/karşı davalının ... ve ... başvuru numarası ile tescilli markaları ile karışıklığa yol açtığı, iltibas tehlikesi yarattığı” şeklinde değerlendirmede bulunulduğunu, Bilirkişi raporu alındıktan sonra rapordan bağımsız karar verilemeyeceğini, Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... tescil nolu "apel" ibareli markanın, 01, 16 ve 17.sınıf emtilarda 27/06/2014 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu "apel foam+şekil" ibareli markanın 01, 16, 17 ve 35.sınıf emtialarda 24/07/2014 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu "..." ibareli markanın 01, 16, 17 ve 35.sınıf emtialarda 24/07/2014 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu "..." ibareli markanın 01 ve 16.sınıf emtialarda 04/07/1997 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu "apel sılıcone" ibareli markanın 01, 16 ve 17.sınıf emtialarda 02/09/2014 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu "..." ibareli markanın 35.sınıf emtialarda 27/05/2013 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu "..." ibareli markanın, 01 ve 16.sınıf emtialarda 13/05/2011 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu "..." ibareli markanın 01, 16 ve 17.sınıf emtialarda 10/03/2014 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu "..." ibareli markanın 01, 16 ve 17.sınıf emtialarda 10/03/2014 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu "..." ibareli markanın 01 ve 16.sınıf emtialarda 08/03/2002 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu "..." ibareli markanın 35.sınıf emtialarda 31/10/2013 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu "..." ibareli markanın 01, 16, 17 ve 35.sınıf emtialarda 06/11/2014 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu "..." ibareli markanın 01, 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45.sınıf emtialarda 15/02/2016 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu "..." ibareli markanın 01 ve 16.sınıf emtilarda 14/07/2010 tarihinde tescil edildiği ve ... Anonim Şirketi adına kayıtlı oldukları anlaşılmıştır. ... tescil nolu "..." ibareli markanın 01.sınıf emtialarda 14/05/2014 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu "..." ibareli markanın 01.sınıf emtialarda 21/01/2010 tarihinde tescil edildiği ve ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. ... tescil nolu Desen-1, 2 ürün adlı (tasarımın konusu "desen" olup dikdörtgen şeklindeki desenin sağ kısmının üst ve alt taraflarında birbirlerine paralel bakan enlemesine uzanmış kalın kırmızı renkte şerit yer almakta olup şeklin sağ ve sol tarafında içi dolu lacivert renkte dikdörtgen şeklindedir), 32-00 lokarno sınıfında, 2 adet tasarım sayılı endüstriyel tasarımın 08/12/2011 tarihinde tescil edildiği ve ... adına kayıtlı iken 02/07/2013 tarihinde davacı ... A.Ş.'ne devredildiği anlaşılmıştır. Ankara 4. FSHHM'nin 2014/178 esas sayılı dosyasında taraflar arasında YİDK kararının iptaline yönelik dava görüldüğü, dava konusunun davalı tarafın ... ibareli marka tescil başvurusu olarak eldeki asıl davayla aynı olduğu, söz konusu başvuruya konu markanın davacı adına kayıtlı ... ibareli markalarla benzer olduğunun iddia edildiği, bu dosyada alınan 22/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda; davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markalar ile davalıya ait ... nolu " ..." unsurlu markanın görsel açıdan yüksek düzeyde benzer olduğu ve taraf markalarının 01. sınıfa dahil olan emtiaları ortak olarak kapsadıkları için markalar arasında KHK m. 8/1- b anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, dava konusu YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu sonucuna işaret edilmiştir.Bakırköy 1. FSHHM'nin 2013/104 esas sayılı dosyasında alınan 05/01/2014 tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafların "..." kullanım halinin davacıya ait ... nolu "..." ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, ancak markaya tecavüz yönünden "..." marka başvurusunun sonucu beklenmesi gerektiği, davalılardan ... firmasının teknik bir zorunluluk yok iken davacının ürününü kullandığı teneke kutunun aynısını aynı ürün üzerinde kullanmak ve tescilsiz markayı davacı markasının teneke kutu üzerindeki kullanım haline benzetmek suretiyle iltibas meydana getirdiği sonucuna varıldığı anlaşılmıştır. Ankara 4. FSHHM'nin 2014/199 esas sayılı dosyasında alınan 09/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda; "Mitre Türk" markasında yeralan 17. sınıfta dahil emtialar ile davalı-birleşen dosyanın davacısının 2000/23084 nolu "Mitre Apel" markasında 01. sınıfta yeralan emtiaların, aynı - benzer olduğu ve markaların 556 sayılı KHK m.8/1 -b'ye göre iltibas yaratacak kadar benzer olduğu, "Mitre Türk" ibaresinin tescili kabul edilen mallar ile davalı-karşı davacının itirazına mesnet gösterdiği markaların tescil edildikleri malların KHK m. 8/1 -b anlamında birbirlerinden farklı oldukları, YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. Asıl dava, 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca açılmış marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin talepli, karşı dava ise, 554 sayılı KHK hükümleri uyarınca açılmış endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir.Davacı asıl davada; hızlı yapıştırıcı kategorisinde piyasada maruf hale getirdiğini iddia ederek, 2000/23084 nolu ve yinelenen 2009/38150 nolu "..." markalarının sahibi olduğunu, davalının "SEGAFIX 5000" markasının kendi ürünleriyle aynı kategoride ve içerikte ürünler olduğunu, davalı markasının kendi markası ile karıştırılma tehlikesi yaratacak şekilde taklit edilerek tescil edildiğini ileri sürmüştür.
Ankara 4. FSHHM'nin 2014/178 esas, 2015/143 karar sayılı dosyasında taraflar arasında YİDK kararının iptaline yönelik dava görüldüğü, dava konusunun davalı tarafın ... ibareli marka tescil başvurusu olduğu, söz konusu başvuruya konu markanın davacı adına kayıtlı MİTRREAPEL ibareli markalarla benzer olduğunun iddia edildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının "...+şekil" markasıyla davalının "...+şekil" ibare başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, davalının "..." ibare ve biçimli işareti gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının"..." ibare ve biçimli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, bunun sonucunda davacının "..." markalı ürünleri satın almak isterken davalının "..." ibareli başvuru konusu işareti taşıyan ürünleri satın alma biçiminde bir yanılgıya düşmeyeceği, iltibas bulunmadığından tanınmışlığın da sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/14714 Esas, 2017/2210 Karar sayılı kararıyla onandığı, aynı hususların eldeki davada tartışılmasında hukuki bir yarar bulunmadığı anlaşıldığından, eldeki asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı görülmüştür.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı karşı davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/02/2020 tarih ve 2015/208 E., 2020/86 K. sayılı kararına karşı davacı/karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı-karşı davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/03/2024