T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/50
KARAR NO: 2024/1482
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 30/09/2021
NUMARASI: 2020/160 E. - 2021/197 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin uzun yıllardır gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, yurtiçinde ve yurtdışında ticaret yapmakta olan bir şirket olduğunu, müvekkilinin TPMK nezdinde .. sayılı "..." ibareli markanın tescilli sahibi olduğunu, müvekkili şirketin yıllardır "..." markası ile piyasaya sürmekte olduğu ürünlerin korunması için önemli uğraşlar verdiğini, ancak hal böyle iken davalının, müvekkili tarafından markalaştırılan "..." markasını kullanarak, "www....com" alan adı ile internet sitesi açmasının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin tanınırlığından faydalanarak haksız maddi çıkarlar elde etmekte olduğunu, müvekkilinin "..." markasını uzun yıllardır kullanmakta olduğunu, bu markaya ilişkin tescilinin 2012 yılında olduğunu, davalı tarafın ise "..." alan adını 12/05/2020 tarihinde alarak kullanmaya başladığını, eskiye dayalı kullanım şartlarının tamamı göz önüne alındığında, davalı tarafın müvekkili şirketin tescilli "..." markasına tecavüz ettiğinin açıkça ortada olduğunu ve davalı eylemlerinin müvekkilini maddi ve manevi zararlara uğrattığını iddia ederek, markaya tecavüzün önlenmesini, men'ini, ihlalin gerçekleştiği www...com alan adına erişimin engellenmesini, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin davaya konu "www...com" alan adı ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu sitenin alan adını satın alan kişi olmadığını, kendilerince BTK üzerinden yapılan sorgulamada alan adı kaydının yurtdışından www...com (alan adı kayıt firması) sitesi üzerinden yapıldığını, huzurdaki davada davalı sıfatı söz konusu alan adını satın alan kişiler olabileceğini, müvekkilinin davaya konu alan adınını satın alan kişi olmadığını, müvekkilinin sosyal medya hesapları üzerinden ambalajlı ürünlerin etiketlerini, miktarlarını ve içindeki maddelerin ne ifade ettiğini açıklayan paylaşımlarını bulunduğunu, müvekkili ürünlerinin içindekiler kısmında bulunan ve ambalaj üzerine yazılmış içeriklerine bağlı kalarak bilgilendirmelerde bulunmakta olduğunu, iddia olunduğu gibi asılsız yahut tüketiciyi hatalı yönlendiren paylaşımları bulunmadığını, müvekkilinin yıllardır sabit ürün inceleme paylaşımlarının içeriğinin değişmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Birleşen Bakırköy 2.Fikri ve Sınaı Haklar Hukuk Mahkemesı'nın 2021/546 esas sayılı dosyasında usuli işlemler tamamlanmadan ve dosyalar arasında herhangi bir bağlantı tespit edilemediğinden, bakırköy 2.fıkrı ve sınaı haklar hukuk mahkemesı'nın 2021/546 esas sayılı dosyasının bu dosyadan tefrikine, yeni bir esasa kaydedilerek yargılamaya devamına, asıl dosya yönünden, ; Davacının davasının REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; birleşen dava yönünden alan adı adına tescilli olan kişi ile alan adını kullanan davalı arasındaki organik bağın ortaya konması için delilleri toplanmadan ve HMK md.166/1 gereği bağlayıcı nitelikte bulunan birleştirme kararındaki hukuki gerekçe yok sayılarak usul ekonomisine aykırı şekilde davanın tefriki ile ... yönünden devam eden yargılamada davanın reddine karar verildiğini, hükmü belirleyen nitelikteki bir vakıanın yargılamadan kaynaklanmayan şekilde tespit edilmesi sonucunda taraflarınca sonradan sunulan delillerin HMK 31.ve 145. hükümleri gereğince incelenip değerlendirmesi gerektiğini, müvekkilinin hukuki dinlenme hakkının ihlal edildiğini, dava dışı ... hakkında açılan davanın neticesinde mezkur alan adının ... tarafından davlaının kullanımı için satıldığı/kiralandığı tespit edilerek karar verilmesi halinde alınacak olan bu kararın huzurdaki davayı da etkileyeceği ve bu durumun sürpriz karar yasağına aykırılık teşkil edeceği gözetilmeden tefrik kararı verilmesiyle davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, marka hakkına tecavüze konu internet sitesinin kime ait olduğunun ya da yönlendirmenin kim tarafından yapıldığının bir önemi olmadığını, bu internet sitesinin içeriği ile davalıya ait internet sitelerine yönlendirme yapılmasının dava konusu alan adı ile davalı arasındaki bağlantıyı açıkça ortaya koyduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; alan adını alarak kullanımını gerçekleştiren dava dışı ... ile müvekkili arasında organik bağ olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın bu husustaki dayanaklarının soyut varsayımdan ibaret olduğunu, davacı tarafça karar aşamasına gelen dosyaya yeni deliller sunularak yargılamanın uzamasına sebebiyet verilmesinin yalnızca müvekkilini hukuken baskı altında tutarak yıldırma çabasından ibaret olduğunu, alan adı sahibi dava dışı ..'ın taraf olduğu davaya ilişkin verilen tefrik kararının yerinde olup bahsi geçen dava ile müvekkilinin bir ilgisi bulunmadığını, davacı tarafın ısrarla sunmuş olduğu "..." kararı ile huzurdaki dosya arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığını, dosya kapsamı ile müvekkilinin olay ile bağlantılı olmadığının belli olduğunu belirterek davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi , men'i, www...com alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesi istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkilinin ... sayılı "..." ibareli markanın tescilli sahibi olduğunu, davalının, "www...com" alan adını 12/05/2020 tarihinde alarak kullanmaya başladığını, ve markasına tecavüz ettiğini beyanla markaya tecavüzün önlenmesini, men'ini, www...com alan adına erişimin engellenmesini, talep etmiş, dava dilekçesindeki tazminat talebi bu dosyadan tefrik edilmiştir. Davalı vekili, davaya konu "www...com" alan adı ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, davada davalı sıfatı bulunmadığını, müvekkilinin sosyal medya hesaplarında ürün inceleme paylaşımları yaptığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarına göre , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ... ve ...tescil numaralı "..." esas unsurlu markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Marka hakkına tecavüz edildiği iddiasının ispat yükü iddiayı ileri süren davacı üzerindedir. Davacı tescil sahibi olduğu "..." esas unsurlu markanın internet alan adı olarak davalı tarafından kullanıldığını ileri sürmüş ise de, söz konusu alan adının kime ait olduğuna dair hizmet sağlayan ... Limited Şirketine yazılan müzekkere verilen cevapta internet sitesi için hizmet alan kişinin ... olduğu bildirilmekle alan adının davalı adına kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na aynı konuda yapılan şikayet üzerine 2020/168766 sayılı soruşturma dosyasında yapılan araştırmada bu alan adının dava dışı...'a ait olduğunun belirlendiği, davalı ... hakkında takipsizlik kararı verildiği, davacı tarafından aynı taleplerle dava dışı ... hakkında Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/546 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın eldeki dosya ile birleştirildiği , mahkemece birleşen dosyanın , usulü işlemlerin tamamlanmaması ve bağlantı tespit edilemediğinden tefrik edildiği, sonuç olarak ihlal oluşturan alan adının davalıya ait olmadığı , alan adının davalı tarafından kullanıldığına dair bir tespit ve delil bulunmadığı, davalının "..." adı ile , sosyal medya hesaplarında ürün ambalajlarındaki içerik ile ilgili bilgilendirici paylaşımlarda bulunduğu , davalının dava dışı ... ile aralarında bir irtibat bulunmadığını savunmuş olup, dava dışı kişi adına kayıtlı alan internet sitesinde davalıya ait sosyal medya hesaplarına bağlantı verilmesinin davalının bilgisi ve onayı ile yapıldığına ve arada organik bağ olduğuna, davalının söz konusu siteyi kullandığına dair savunmasının aksine delil bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece ispatlanamayan davanın reddi kararının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/09/2021 tarih ve 2020/160 E., 2021/197 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024