T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1177 Esas
KARAR NO: 2024/1630
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 12.06.2024 ara karar
NUMARASI: 2023/129 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)|Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın sahibi olduğunu, ... ve .. ŞEKİL markalarının tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, "..." markasının tüm dünya genelinde ve ülkemizde tanınmış bir marka olması nedeniyle geniş korumadan faydalandığını, davalı firma tarafından üretilerek piyasaya sunulan,... ibareli cips ürünlerinin ... markasının yazım stili ve ticari takdim biçiminin kopyalanması suretiyle oluşturulduğunu, davalının ... numara ile tescilli "... “..." ibareli markalarınındaki ... ibaresinin, ... markası ile çok benzer olduğunu, davalının ... ibareli kullanımlarının, Üsküdar ... Noterliğinin 10.02.2023 tarih ... yevmiye numaralı tutanağı ile de tespit edildiğini, İnternet tespitlerinin yanı sara davalının Esenyurt/İstanbul adresinde ... ibareli cips ürün üretimi, satışı ve ihracatı yaptığını tespit ettiklerini bu nedenle davalıya 16 Şubat 2023 tarihinde Üsküdar ... Noterliği aracılığıyla ihtarname göndererek ... numara ile tescilli "... (...)" markasının geri çekilmesini, "..." ibareli kullanımların durdurulmasını, ürünlerin/ambalajlarının imha edilmesinin talep edildiğini, bir cevap alınamadığını, davalının marka hakkını ihlal ve haksız rekabet yaratan eylemlerinin durdurulması için bu davanın açıldığını , davalının filli kullanımlarının yanı sıra, 30. sınıfta tescilli "..." markası ile çok benzer olan "... (...)" markasını 29, 30 ve 35. sınıflarda tescil ettirdiği halde tescile uygun kullanmadığını tanınmış markadan faydalanmak amacıyla ... markalarının ticari takdim biçimine yaklaştırarak kullanmasının kötü niyetini gösterdiğini, ... markasının ticari takdim biçimi dışında ... markalı cips ürünleriyle özdeşleşmiş olan ve marka tescillerine konu olan ... (çita) görselini de kopyaladığını, ... marka tescilini dahi kopyalayarak cips paketlerin üzerinde ... ibaresini kullandığını, ... ... markasının ... numarası ile kayıtlı olduğunu, davalıya ait ... markalı cips ürünleri, müvekkillerine ait ürünlerle birlikte aynı raflarda satışa sunulacağını, davalının yine dünyaca ünlü çizgi karakter ... (...) görsellerini kopyaladığını, markaların işitsel olduğu gibi görsel olarak da benzer olduğunu, davalı şirket adına ... kodu ile tescilli "... (...)" markasının hükümsüzlüğüne marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davaya konu müvekkiline ait marka bakımından TPMK kurumu nezdinde bir noksanlığın ve SMK md.5 ve 6 anlamında da sayılan hallerden biri veya birkaçının vücut bulmadığını, bu suretle reddi gerektirir bir halin olmadığının kurumca tespit ve takdir edildiğini, karıştırma ihtimaline ilişkin olarak yapılacak değerlendirmenin bir bütün olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, bir markanın diğerini çağrıştırması, tek başına karıştırılma ihtimalinin varlığı için yeterli olmadığını, bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini, markadaki unsurlar bağımsız olarak değil markanın bir bütün halinde bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerektiğini,, davaya gerekçe gösterilen markalar ile müvekkilinin markası mukayese edildiğinde, herhangi bir iltibasın mevcut olmadığını davanın öncelikle hak düşürücü süre, zamanaşımı, hukuki yarar noksanlığı ve yetki itirazları dahilinde usulden reddine, markalar arasında anlamsal, işitsel ve görsel anlamda bir iltibas bulunmamasıyla sebebiyle tüm ferileriyle birlikte esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "SMK'nın 159. ve 6100 sayılı HMK'nın 389-390. maddeleri gereğince davacı tarafın İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN TAKDİREN 200.000 TL nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜNE, Davalıya ait “..." ibareli tüm ürünlerin üretiminin, satışının ve dağıtımının her türlü tanıtım vasıtasında, materyallerinde, web sitelerinde, sosyal medya hesaplarında, işyerinde kullanılmasının tedbiren durdurulmasına, davalıya ait “..." ibareli ürünlere, ambalajlarına ve bu ürünün üretilmesinde kullanılan ürün ve kalıplara tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde tedbiren el konulmasına," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça yaklaşık ispatın gerçekleştirilmediğini, ön inceleme duruşması yapılmadan dosyanın bilirkişiye tevdii ile bilirkişi raporu doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirlenen teminat miktarının muhtemel zararları karşılayacak düzeyde olmadığını, davacı tarafından müvekkiline ait ... başvuru numaralı ve 09/05/2017 tescil tarihli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü talep edilmişse de davacının bu taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, dava bakımından menfaat yokluğu olduğunu, davaya gerekçe gösterilen markalar ile müvekkili tarafın markası mukayese edildiğinde herhangi bir iltibasın mevcut olmadığını, ihtiyati tedbire konu edilen ve müvekkili tarafa ait malların bozulabilecek nitelikte olduğundan bu husus değerlendirmeden verilen ihtiyati tedbir kararının kabul edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı kullanımlarının müvekkiline ait önceki tarihli marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ve haksız rekabet yarattığını, yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın esası yönünden haklılıklarının yaklaşık olarak ispat edildiğini, huzura konu olayda gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasının muhtemel olduğunu, dolayısıyla ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için kanunda aranan şartların gerçekleştiğini, davanın esasına girilmeden evvel bilirkişi incelemesi yaptırılması ve rapor doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, ihtiyati tedbir için kararlaştırılan teminat miktarının uygun olduğunu, davalı tarafın hükümsüzlük yönünden ileri sürdüğü iddiaların itiraz kapsamı dışında kaldığını, tüm bu nedenlerle davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava marka hakkına tecavüz haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, ortadan kaldırılması ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. Davacı yan, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımlarının durdurulması ve önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece tedbir talebi kabul edilmiş, tedbire itirazın reddine karar verilmiş, davalı vekili bu karara karşı istinaf talep etmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 159. maddesine göre, " Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bilindiği üzere SMK'daki ihtiyati tedbire ilişkin bu özel düzenleme gereği verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, yaklaşık ispat koşulu mevcut ise dava sonucunda elde edilecek menfaatin sonucunu doğuracak şekilde tedbire hükmedilebileceği açıktır. HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece delil tespiti yaptırılmış, alınan 31/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; gerek bilişim incelemesi neticesinde tanzim edilmiş olan raporda gerekse de tespit talep edilen “... Mah. ... Caddesi 13/4 Esenyurt/ İstanbul” adresinde , davacı yana ait markalarda yer alan turuncu renkli panter figürüne benzer bir figür ile birlikte davacı yana ait “...” unsurlu marka ile aynı yazım karakteri kullanılarak oluşturulmuş olan “...” unsurunun birlikte markasal olarak kullanıldığı, kullanımlar ile tespit talep eden yana ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğunun değerlendirilebileceği, mahalde tespit edilen vergi levasından görülebildiği kadarı ile tespit işleminin gerçekleştirildiği mahalde davalı ... Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi unvanlı firmanın ticari faaliyetlerini sürdürdüğü bildirilmiştir. Bilişim uzmanı bilirkişinin düzenlediği raporda ise , davalıya ait internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında ... ibareli ürün tanıtımlarının yapıldığı tespit edilmiştir. Bu aşamada mevcut delillere göre , ... ve ... ŞEKİL markalarının davacı adına kurum nezdinde tanınmış marka olarak tescilli olduğu , ... ibareli çok sayıda markanın 29 ve 30 sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, davalıya ait "... (...)" markasının 29.30,35.sınıflarda davalı adına tescilli olduğu, delil tespiti sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacı adına tescilli markaların tescilli olduğu emtialarda, davacı yana ait markalarda yer alan turuncu renkli panter figürüne benzer bir figür ile birlikte aynı yazım karakteri kullanılarak oluşturulmuş olan “...” şeklinde ayırt edilemeyecek nitelikte benzerinin markasal olarak kullanıldığı, bilirkişi raporu, sunulan delillerin içeriğine göre , davacının bu markalar ile ürettiği cips ürünlerinin üretim tanıtım ve satışını yaptığı, bu durumda davalının markasal kullanımları ile ilgili ihtiyati tedbir uygulanması bakımından yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu , ancak uygulanan tedbir kararının içeriği dikkate alındığında HMK 392. Maddesinde belirtildiği üzere , ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır hükmüne göre taktir edilen 200.000,00 TL teminat miktarının muhtemel zararları karşılamak için yeterli olmadığı, diğer başvuru sebeplerinin ise yargılama sırasında esasla birlikte değerlendirilmesi gereken savunma sebepleri olduğu, tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, muhtemel zararlara karşılık 1.000.000 ,00 TL teminat alınmasının uygun olacağı , bu nedenle davalı vekilinin belirlenen teminata dair istinaf sebeplerinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davalı vekili istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, davalı vekilinin yüzüne karşı verilen 12.06.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına , ihtiyati tedbir talebinin takdiren 1.000.000,00 TL nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla kabulüne, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12.06.2024 tarih ve 2023/129 E. Sayılı ihtiyati tedbir ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davacı tarafın İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN takdiren 1.000.000,00 TL nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜNE,4-Davalıya ait , "..." ibareli tüm ürünlerin üretiminin, satışının ve dağıtımının her türlü tanıtım vasıtasında, materyallerinde, web sitelerinde, sosyal medya hesaplarında, işyerinde kullanılmasının tedbiren durdurulmasına, davalıya ait “..." ibareli ürünlere, ambalajlarına ve bu ürünün üretilmesinde kullanılan ürün ve kalıplara tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde tedbiren el konulmasına,5-HMK'nın 393/2 maddesi gereğince tedbir kararının İstanbul Nöbetçi İcra Dairesi aracılığıyla infazına, 6-HMK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki 7251 Sayılı Kanununun 393/1 maddesi gereği bu kararın, tedbir isteyen tarafa tebliğinden itibaren 1 hafta içinde teminat yatırılmadığı takdirde ya da teminat yatırılsa bile aynı süre içinde kararın infazı için ilgili icra dairesine başvurulmadığı takdirde, tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağının tedbir talep eden tarafa ihtarına, 7-HMK 398/1 maddesi gereği ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kişi/kişilerin, altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılacağı hususunun ihtarına, 8-6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği, teminat alınması ve kararın icrası işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,9-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,10-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 2.419,40 TL'nin ileride haksız çıkan taraftan tahsiline, 11- İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 2004 Sayılı İİK'nın 258/(3). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024