T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1151 Esas
KARAR NO: 2024/1520
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 15/04/2024 ara karar
NUMARASI: 2024/99 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile; TPMK nezdinde ... sayılı "... ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin soy isminden sirayet eden "..." ibareli markanın zaman içerisinde adeta müvekkili ile bütünleştiğini ve onu tanımlayan bir simge haline geldiğini, hal böyleyken davalı taraf, müvekkilinin işletmesi ile birebir aynı mal ve hizmet sınıfında faaliyet gösteren “...” adlı marka için 16.11.2022 tarihinde TPMK'ya tescil için başvuruda bulunmuş olup mezkûr süre zarfında markayı tescilsiz surette kullandığını, bu minvaldeki eylemlerin sonlandırılması amacıyla noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, ancak davalı tarafça eylemlerin devam ettiğini, davalının söz konusu eylemlerinin tespit edilebilmesi için Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/17 d.iş sayılı dosyası ile delil tespiti ikame edildiğini, davalının söz konusu eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, tecavüz teşkil eden eylemlerin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan 15/04/2024 tarihli ara kararda; "...Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar/ Hukuk Mahkemesi'nin 2024/17 değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile, "karşı tarafın iş yerinde dış tabelada, reklam/tanıtım rüzgarlığında, personel kıyafetlerinin ön ve arka kısmında, kartvizitte, ofis katında masa arkasında ve giriş katında iç duvarda tabela şeklinde kullanımın tespit edildiği, keza incelenen web sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki kullanımında benzer mahiyette olduğu, fiili tescilsiz kullanımların markasal nitelik arz ettiği, kullanımda öne çıkan, baskın ve vurgulanan unsurun "..." ibaresi olduğu, davacının markasında yer alan "..." ibaresinin asıl ve ayırdedici unsur olduğunu, iltibasa ilişkin değerlendirme esasa dair olup, tarafların sunacağı tüm deliller ve beyanlar kapsamında yapılabileceğinden, işbu tespit raporunda bu hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı" belirtilmiştir. Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/17 değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre davacının tescilli markası ile davalının fiili kullanımı arasındaki iltibas - benzerlik yönünden uyuşmazlık yargılama gerektirdiğinden," bu aşamada davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -15.04.2024 tarihli ara kararı ile; iltibas - benzerlik yönünden uyuşmazlığın yargılama gerektirdiğini işbu sebeple taraflarınca talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de, ihtiyati tedbirin; mahkeme tarafından dava sonuçlanıncaya kadar ki süreçte doğabilecek zararların önüne geçmek amacıyla davacıya sağlanan hukuki himaye olduğunu, tedbir yargılamasında tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinildiğini, sundukları Yargıtay kararları ışığında da görüleceği üzere tedbir talep eden tarafın, haklılığını; yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmesinin yeterli olduğunu, davalı işletmenin, sektörde nam salmış ... markasının tek harf farklılığı bulunan ve aynı hizmet kapsamında faaliyet gösteren ... markasını kullanarak tüketici nezdinde karışıklığa yol açtığını ve davacı müvekkilinin müşteri portföyünden haksız surette yararlandığını, sunulu deliller ile yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini, delil tespiti kapsamında Bakırköy 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2024/17 Değişik İş Sayılı Kararı ile düzenlenen 28.02.2024 tarihli işbu bilirkişi raporunda haklılığının ispatlandığını, davacı müvekkiline ait "..." markasının, 28.02.2024 tarihli işbu bilirkişi raporunda “karşı tarafın iş yerinde dış tabelada, reklam/tanıtım rüzgarlığında, personel kıyafetlerinin ön ve arka kısmında, kartvizitine, ofis katında masa arkasında ve giriş katında, iş duvarda tabela şeklinde kullanımın tespit edildiği, keza incelenen web sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki kullanımda benzer mahiyette olduğu, fiili tescilsiz kullanımların markasal nitelik arz ettiği, kullanımda öne çıkan, baskın ve vurgulanan unsurun "..." ibaresi olduğu, davacının markasında yer alan "..." ibaresinin asil ve ayırt edici unsur olduğunu, iltibasa ilişkin değerlendirme esasa dair olup, tarafların sunacağı tüm deliller ve beyanlar kapsamında yapılabileceğinden, işbu tespit raporunda bu hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı,” hususlarının tespit ve rapor edilerek ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edildiğini, Davalı işletmenin "..." ibareli her türlü materyaline tedbiren el konularak yed-i emine teslimine karar verildiğini ancak yerel mahkeme tarafından 15.04.2024 tarihli ara kararı ile taraflarınca davalı yan aleyhine talep edilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, -Davalı işletmenin “...” biçimindeki marka kullanımının, davacının tanınmışlığından haksız yararlanmaya yol açacağını; davalı işletmenin haksız menfaat elde edeceğini, “...” markasının ayırt ediciliğinin bu kullanım nedeniyle zedeleneceğini, marka itibarının zarar göreceğini ve tüm bu hususların davacı müvekkili nezdinde telafisi imkansız zararlar yaratacağından davalı işletme aleyhine ihtiyadi tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davalı tarafın, müvekkilinin soyadından gelen “...” markasının tek harfini değiştirerek “...” yapması ve ifadesini de aynen alarak “...” ismiyle piyasada aynı mal ve hizmeti sunarak faaliyet göstermesinin müvekkili markasını taklit etme maksadıyla hareket ettiğini gösterir nitelikte olduğunu, karşı tarafın; sosyal medya platformlarında, araç modifiyesi, araç parçaları ve araç aksesuarları temini, montaj alanında satış yapma şeklindeki faaliyetlerinin tanıtımını yapmakta; ayrıca, “sahibinden.com” internet sitesi üzerinden de tanıtımını yapmış olduğu ürünlerin satışlarını gerçekleştirmekte olduğunu, karşı tarafın işbu tanıtım ve satış faaliyetleri esnasında, müvekkili adına tescilli “...” ismi ile ciddi anlamda benzerlik taşıyan “...” ismini kullanarak, müvekkilinin piyasa gücü ve tanınırlığından faydalanma saikiyle tanıtım ve satış yaptığını ve haksız ticari kazanç elde ettiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159. maddesi kapsamında ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 ve devamı maddelerine göre, karşı tarafın, müvekkile ait tescilli markanın, ortalama tüketici nezdinde karışıklığa neden olacak derecede benzerini kullanmak suretiyle müvekkilinin sınai mülkiyet haklarına mütecaviz konumda olduğunu ve sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil eden fiillerin ülke sınırları içerisinde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin "..." isimli işyerinin “... Mah. ... Cad. T.C. Blok No:... İç Kapı No:.. Güngören/ İstanbul” adresinde bulunmakta iken; karşı tarafın işletmesi olan “...”, “... Mahallesi ... Bulvarı No:... Güngören/ İstanbul” adresinde yer aldığını, iki işyeri arasındaki uzaklık 2,5 km olup, araç ile yaklaşık 10 dakika uzaklıkta olduğunu, mesafesel yakınlık ve isim benzerinin de tüketici nezdinde yanılgıya sebebiyet verdiğini, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkilinin zararının artarak devam edeceğini, SMK'nın 4.maddesinde yer alan ayırt edicilik unsuruna göre, Davalı işletmenin “...” biçimindeki marka kullanımının, davacının tanınmışlığından haksız yararlanmaya yol açacağını; işbu kertede davalı işletmenin haksız menfaat elde edeceğini, “... ” markasının ayırt ediciliğinin bu kullanım nedeniyle zedeleneceğini, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15.04.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasını, ivedilikle ihtiyati tedbire karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, fiillerinin durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplidir. Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/17 değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile, "karşı tarafın iş yerinde dış tabelada, reklam/tanıtım rüzgarlığında, personel kıyafetlerinin ön ve arka kısmında, kartvizitte, ofis katında masa arkasında ve giriş katında iç duvarda tabela şeklinde kullanımın tespit edildiği, keza incelenen web sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki kullanımında benzer mahiyette olduğu, fiili tescilsiz kullanımların markasal nitelik arz ettiği, kullanımda öne çıkan, baskın ve vurgulanan unsurun "..." ibaresi olduğu, davacının markasında yer alan "..." ibaresinin asıl ve ayırdedici unsur olduğunu, iltibasa ilişkin değerlendirme esasa dair olup, tarafların sunacağı tüm deliller ve beyanlar kapsamında yapılabileceğinden, işbu tespit raporunda bu hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı" belirtilmiştir. Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle tedbir talebinin değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Ancak Mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmeden önce, Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/17 değişik iş sayılı dosyası ile takdiren 100.000,00 TL teminat karşılığında, karşı tarafın "..." ibaresini ihtiva eden markasal kullanımının, üretiminin, satışının pazarlamasının, dağıtımının, ithalat ve ihracatının, sergilenmesinin ve/veya herhangi bir şekilde tanıtımının yapılmasının önlenmesine, "..." ibaresini ihtiva eden, imal edilmiş, depolanmış ve/veya dağıtılmış, kullanılmakta ya da kullanıma hazır halde bulunan ürünler ve bunlara ilişkin her türlü ilan, reklam ve tanıtımın yapılmasının engellenmesine, işbu amaca hizmet eden "..." ibareli her türlü materyale tedbiren el konularak yed-i emine teslimine karar verildiği, karara ilişkin teminatın yattığı, infazının gerçekleşip gerçekleşmediğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı görülmüştür. Ayrıca Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/17 değişik iş raporunda davalı ...'ın dava konusu yeri devrettiği, mevcut dosya kapsamı itibariyle dava konusu yerin devredildiği belirtilen ...'e mi, ...'a mı ait olduğunun tespitinin öncelikle yapılması gerektiği, tutulan tutanakta da 21/06/2023 tarihinde ...'in devraldığının belirtildiği ve vergi levhasında da dava dışı ...'in bulunduğu, sosyal medya hesapları konusunda da raporda kime ait olduğuna ilişkin tespit bulunmadığı, bu aşamada yaklaşık ispatın oluştuğunun kabul edilemeyeceği ancak değişik iş dosyasındaki karar ile mevcut karar arasında çelişki oluştuğu gözetilerek, değişik iş kararı ile ilgili bir karar verilerek sonuca göre değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmesi için, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam edilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen KABULÜ ile;2- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/04/2024 tarih, 2024/99 E sayılı 15/04/2024 tarihli ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/09/2024