T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2299
KARAR NO: 2024/177
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/01/2020
NUMARASI: 2016/1132 E. - 2020/57 K.
DAVANIN KONUSU Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’ın eşi ...’ın hastalandığı ve hastalığının ilerlemesi akabinde 04.03.2016 tarihinde vefat ettiği, davalı taraf ...’ın durumunu bildiğinden kötü niyetli olarak 28.01.2016 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E Sayılı dosyasından icra takibi başlattığı, takibe dayanak olarak cari hesap alacağını gösterdiği, ödeme emrinin ...’ın kayıtlı adresine gönderildiği, adreste kimse olmadığından mahalle muhtarlığına bırakıldığını ve takibin kesinleştiğini, davalının haciz işlemlerine başladığı, bu esnada ... 04.03.2016 tarihinde vefat ettiği, açılan takipten haberleri olmayan müvekkillere takip dosyasından muhtıra gönderildiği, müvekkillerine takibe itiraz etmişlerse de itirazın redddedildiği, tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle itiraz edilmesi ve kabulü ihtimali yüksek olduğu, ancak haciz işlemleri devam ettiğinden telafisi zor zararlara uğranılmaması açısından işbu davanın açıldığı, müvekkillerinin yada murislerinin davalı alacaklı görünen tarafa her hangi bir borcu olmadığı, müvekkillerinin murisinin sağlığındaki bu tür ilişkilerinden başlangıçta bilgilerinin olmadığı, sonradan yapılan araştırmalar neticesinde .../ ... davalı firmadan 23.01.2013 tarih ... seri nolu 15.729.40 TL bedelli fatura ile bir adet kırma makinası, bir adet plastik enjeksiyon makinası, bir adet hammadde emici kurutucu filitre aldığı, ürünlerin 17.01.2013 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim edildiği, ... / ... Kayıtları tetkik edildiğinde:...’ın arkadaşı ... , ... Bankası /Terme Şubesinden 18.01.2013 tarihinde,02.03.2013 Keşide tarihli 4.600 TL, 02.04.2013 Keşide tarihli 5.800 TL bedelli çekler ile, ...’ın .../Terme Şubesinden 18.01.2013 tarihinde, 02.05.2013 keşide tarihli 5.800 TL bedelli, 02.06.2013 keşide tarihli 5.800 TL bedelli çeklerin davalı firmaya ödeme olarak verildiği, ... Bankasından keşideli Çeklerden: 4.600 TL bedelli çek 04.03.2013 tarihinde, 5.800 TL bedelli çek 03.04.2013 tarihinde, .../Terme Şubesinden keşideli çeklerden 5.800 TL bedelli çek 02.05.2013 tarihinde, 5.800 TL bedelli çek 06.06.2013 tarihinde tahsil edildiği, ayrıca 16.01.2013 tarihinde davalı şirketin yetkilisi ...’nın ... Bankası Hesabına 4.700 TL EFT Havalesi ile ödeme yapıldığı, müvekkillerinin murisinin davalıdan 23.01.2013 tarihli fatura ile 15.729.40 TL (KDV dahil) mal aldığı davalıya nakit havale ve çeklerle bu tutarın çok üstünde ödeme yapıldığı, taraflar arasında bedelin fazlasıyla ödenmiş bir fatura ilişkisi olduğu halde fatura bedelini cari hesap adı altında takibe konulduğu ve müvekkilere karşı cebri icraya devam edildiği, müvekkillerinin davalı yana borcu olmadığı, bu nedenle davanın kabulü ile Bakırköy ... İcra Md. ... E Sayılı dosyasından borçlu olunmadığının tespitine, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın asılsız isnat ve iddilarının kabul edilmediği, davacı tarafın vefat eden eşi ...’ın müvekkili firmaya olan borcu nedeniyle 01.02.2016 tarihinde Bakırköy ... İcra Md. ... E Sayılı dosyasından takip başlattığı, ödeme emrinin ...’ın mernis adresine, babası ...’a haber verilerek muhtarlık eliyle tebliğ edildiğini, müvekkili firma alacağına dayalı olarak haklı ve hukuki bir hakkını kullanarak ... aleyhine icra takibi başlattığı, davacı tarafın haberdar olduğu icra takibine ilişkin olarak reddi miras hükümleri çerçevesinde yaralanması söz konusu olabilecekken kesinleşmiş bir icra takibine yönelik itirazlarının kabul görmeyeceği, davacı tarafın dava dilekçesinde bir takım ödemelerden bahsettiği, aleyhe iddiların kabulü anlamına gelmemek kaydı ile, davacı tarafından iddia olunan ödemelere bakıldığında 15.729.40 TL tutarındaki bir alacağın ödendiği iddia edilirken ödeme tutarları toplamının 26.700.00 TL bir ödeme iddiasında olduğu, davacının iddiaları kendi içinde çelişkili olduğu, yine kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı taraf ... adındaki bir şahsın ödemelerini de şahsı adına üstlendiği, bu hususun da kabulü mümkün olmadığı, davacı taraf hiç bir somut delile dayanmaksızın tamamen soyut iddilara ile müvekkili tarafa isnatlarda bulunduğu, müvekkili tarafa karşı olumsuz kanaat oluşturma çabası içerisinde olduğu, davacı tarafın isnat ettiği vakalar ile ilgili tacir sıfatına haiz borçlu...’ın usule uygun şekilde ödeme yapıp, yapmadığının ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın halihazırda ispat etmesi gereken hususun icra takibine konu edilmiş olan fatura ve cari hesap alacağına ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporu, tanık beyanları içeriğine göre; davalı şirketin davacıların murisi ...aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün 01/02/2016 tarih, ... E. Sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına yönelik 15.729 TL cari hesap alacağı, 122,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.851,17 TL alacak üzerinden takip yaptığı, takibin itiraz edilmeden kesinleştiği, davacıların murisinin 04/03/2016 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Davacıların murisi ve davalı şirketin ticari kayıtlarının incelenmesinde alacağın kaynağının ... firması adına düzenlenen 23.01.2013 tarih 050537 Seri nolu 15.729.40 TL bedelli faturadan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Söz konusu faturaya dayalı malın alım-satımı ve teslimatı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacılar vekili faturaya konu malın bedelinin ödendiği halde davalının kötü niyetli olarak takip başlattığını iddia etmiştir. Faturaya konu malın ücretinin ödendiğini iddia eden davacı ispat külfetini üzerine almış olup, ödeme belgelerinin incelenmesinde, muris ... tarafından davalı şirketin yetkilisi ... (icra takibi sırasında davalı-alacaklı vekili tarafından sunulan vekaletname de de şirket yetkilisi olduğu anlaşılan) ... Bankası A.Ş. nezdindeki hesabına 27/12/2012 ve 16/01/2013 tarihinde toplam 6.700 TL nakit ödeme yapıldığı, ... ... Terme Şubesindeki hesabı üzerinden 02/05/2013 keşide tarihli ... seri nolu 5.800 TL bedelli, 02/06/2013 keşide tarihli ... seri nolu 5.800 TL bedelli çeklerin davalı şirket yetkilisi ...'ya verildiği, söz konusu çeklerin de ... tarafından cirolanarak 3. kişilere verildiği ve tahsil edildiği anlaşılmakla, faturaya konu malın bedelinin davacılar murisi tarafından ödendiği, davacıların ödeme iddiasını ispatladığı, yapılan ödeme fatura miktarından fazla ise de davalının söz konusu fatura dışında başka bir alacağın varlığını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile, davacıların Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, ödeme yapıldığı halde mükerrer tahsilat yoluna giden ve davacıları murisinin ölümünden kısa bir süre önce takip başlatan davalının kötü niyetli olduğu anlaşılmakla davacıları lehine kötü niyet tazminatına hükmedilerek" hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.Davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; -Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1132E. Sayılı dosyası ile yapılan yargılamada davacı tarafın tanık deliline muvafakatlerinin olmamasına rağmen 09.04.2018 tarihli celsede davacı tanığının dinlendiğini, taraflar arasındaki ihtilafın parasal nitelikte olduğunu ve ihtilaf konusu tutarın da senetle ispat sınırının üstünde olduğunu, 6100 sayılı HMK.m.200/2'ye göre muvafakatleri olmadan tanık dinlendiğini,-30.04.2018 tarihli bilirkişi raporu ve 13.03.2019 tarihli bilirkişi ek raporu arasında çelişkiler olduğunu, her ne kadar 24.06.2019 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile bilirkişiden ek rapor alınması için ara karar oluşturulsa da dosyanın ek rapora gönderilmediğini, -kötü niyet tazminatının gerekçesinde davacılar murisinin kısa bir süre önce icra takibinin başlatılması belirtildiğini ancak müvekkilinin bu durumu bilebilecek durumda olmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılarak yargılamada davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, faturaya dayalı takip nedeniyle İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı murisi ...'in davalı firmadan 23.01.2013 tarih ... seri nolu 15.729.40 TL bedelli fatura ile bir adet kırma makinası, bir adet plastik enjeksiyon makinası, bir adet hammadde emici kurutucu filitre aldığı, ürünlerin 17.01.2013 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın fatura bedelinin ödenip ödenmediği konusunda olduğu ve davacının ödemeyi ispat külfeti altında olduğu anlaşılmıştır.Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı esas sayılı takip dosyasında davalı şirketin davacıların murisi ... aleyhinde 28/01/2016 tarihli ödeme emri ile, 15.729 TL cari hesap alacağı, 122,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.851,17 TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.Bilirkişi ek ve kök raporunda tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede ticari ilişkinin tamamının 2013 yılında gerçekleşmiş olduğu, makina alımına konu 23/01/2013 tarih ... seri nolu 15.729,40 TL bedelli faturanın davalı şirketin ticari defterinde cari hesap üzerine kayıt altına alındığı, alacağın herhangi bir tahsilat kaydının tespit edilemediği, davacıları murisi ... tarafından davalı şirketin yetkilisi ve sahibi ... ... Bankası A.Ş. nezdindeki hesabına 27/12/2012 ve 16/01/2013 tarihinde toplam 6.700 TL nakit ödeme yapıldığı, iş bu ödemenin şirket kayıtlarında faturadan kaynaklanan alacağa mahsup edilmediği, ... ... Terme Şubesindeki hesabı üzerine keşideli 02/05/2013 keşide tarihli ... seri nolu 5.800 TL 02/06/2013 keşide tarihli ... seri nolu 5.800 TL bedelli, ... ... Bankası Terme Şubesi nezdindeki hesabından keşideli 02/03/2013 tarihli 4.600 TL, 02/04/2013 tarihli 5.800 TL bedelli çek ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, ... hesabından keşideli çeklerin takip konusu edilen makina satışından kaynaklı alacağa tahsilat olarak verildiği ve davacıların 2016/1761 E. Sayılı dosyasında borçlu olmadığı sonuç ve kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. ... Terme Şubesi ... çek numaralı 5.800 TL bedelli, C2-2978320 çek numaralı 5.800 TL bedelli ... tarafından hamiline keşide edilen çeklerin, davalı şirket yetkilisi ...ya verildiği, ... cirosu ile 3. kişilere verildiğinin dosyada bulunan çek fotokopilerinden tespit edildiği, ... 05/12/2019 tarihli müzekkere cevabı ile çeklerin tahsil edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf tanık deliline dayanıldığı gerekçesiyle istinaf isteminde bulunmuş ise de, davada tanık deliline dayanılarak karar verilmediği, bu yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığı, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu iddiasında ise de, bilirkişinin eksik belgeler nedeniyle inceleme yaptığı bu nedenle çelişkinin de mevcut olmadığı, bilirkişi raporunun sadece teknik yönden inceleme içerdiği, bilirkişi görüşü ile Mahkeme hakiminin bağlı olmadığı, bu yöndeki istinaf isteminin reddinin gerektiği, davacının ödeme yaptığı, bu ödemenin başka bir borca istinaden yapılmış olduğuna ilişkin ispat yükünün davalıda olup, davalının başka bir borca istinaden yapılmış ödemeye ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, davalı tarafça davacının borçlu olmadığını bilebilecek durumda olunduğu halde davacı hakkında takip başlatıldığı bu nedenle kötü niyet tazminatı yönünden de istinaf isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Dosya içeriğine, tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesinin dosya içeriği ile çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2020 tarih ve 2016/1132 E. 2020/57 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.082,79 -TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 271,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 811,39-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2024