T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2308 Esas
KARAR NO: 2024/26
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/10/2017
NUMARASI: 2016/111 E. - 2017/680 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/01/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 2001 yılından beri sağlık alanında faaliyet gösteren köklü bir firma olduğunu, on dört yıldır şirket bünyesinde finans ve satın alma yöneticisi olan çalışan ...'e noterde düzenlenen vekaletname ile bir takım yetkiler verdiğini, adı geçenin kendisine verilen yetkileri kötüye kullanarak yetkisi olmadığı halde çok sayıda sahte çek ve bono keşide ettiğini, ... tarafından imzalanan davalı ... lehine .... adına keşide edilen ve davalı ... tarafından Kocaeli .... İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı dosyası ile takibe konu edilen 05/09/2014 düzenleme tarihli, 17/12/2014 ödeme tarihli ve 50.100,00 TL bedelli bono ve Kocaeli .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe konu edilen 23/10/2014 düzenleme tarihli, 11/01/2015 ödeme tarihli, 43.100,00 TL bedelli bonolardan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ... tarafından kendi adına düzenlenen tüm kambiyo evraklarını ödeyerek ...' ün sağlık kuruluşu adına her türlü işlem yapma yetkisinin olduğuna ilişkin teamül oluşturduğunu, davacı tarafından kötü niyetli olarak dava açıldığını, mutlak sahtelik defi dikkate alınarak iyi niyet iddialarının kabul edilmemesi gerektiğini iddia ederek kötü niyetli tutumunu kanıtlar nitelikte olduğunu, davacı tarafından basiretli tacir olarak hareket edilmediğini, kendi kusur veya ihmalinden doğan zararlardan müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Netice olarak çek bankaya ibraz edilmiş çek üzerindeki keşideci imzası uyuşmadığından ödeme yapılmamıştır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2012/9762 Esas 2012/11428 Kararında da belirtildiği üzere vekaletnamesinde kambiyo senedi düzenleme yetkisi bulunmayan yetkisiz vekil ... tarafından düzenlenen davaya konu çekin davacı şirketi borç altına sokması mümkün olmadığı , mal karşılığı düzenlenmeyen, şirket yetkilisi olmayan kişinin düzenlediği çekten dolayı ...'ün alacaklı olmadığı, ...'ün çeki ... firmasına ciro etmesi ve Factoring firmasının nakit ödeme yapmış olmasının davalıyı davacı şirkete karşı alacaklı hale getirmeyeceğine karar verilerek davanın kabulüne, icra takibi sırasında yapılan ödemelerin İİK nun 72. Maddesindeki '' Borçlu, menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.'' hükmüne göre davalıdan istirdatına" karar verilerek davanın kabulü ile; davacının dava konusu Kocaeli .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takip konusu 05/09/2014 düzenleme tarihli, 17/12/2014 ödeme tarihli, 50.100,00 TL bedelli bono ve Kocaeli .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takip konusu 23/10/2014 düzenleme tarihli, 11/01/2015 ödeme tarihli, 43.100,00 TL bedelli bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin karar celsesi olan 09.09.2016 tarihli celsesinde davacı vekili ...'ün 16.08.2012 tarihli vekaletname düzenlenmeden evvel taraflarınca belirtilen kambiyo evraklarını davacı şirketin bilgisi dahilinde ve kambiyo senedinin alacaklısının davacı şirket ile ticari ilişkisi olması durumunda imzalandığını beyan ettiğini, davacı şirket çalışanı ... şirket bilgisi dahilinde şirket adına birçok kambiyo evrakını imzaladığını ve şirketin ilgili kambiyo evraklarına ilişkin ödemeleri yaptığını, davacının ticari alanda ... tarafından kendi adına düzenlenen tüm kambiyo evraklarını ödeyerek ... sağlık kuruluşu adına her türlü işlem yapmaya yetkisi olduğuna ilişkin teamül oluşturduğunu, ticari teamülün gerek iyi niyetli üçüncü kişiyi koruduğu gibi gerekse yapılan işleme karşı zımni kabulün varlığını ortaya çıkardığını, bu şekilde işlem yapılıp şirket yetkilisi tarafından buna ses çıkarılmadığını, daha önce de bu tür işlemlerin yapılagelmiş ve teamül halini almışsa da burada da zımni kabulün varlığının söz konusu olduğunu, mahkemece tüm bu ödemelere rağmen teamül oluşmadığı kanaati ile davacının davasının kabul edildiğini, 5 adet ayrı şirkete davacının çalışanı ...'ün vekaleten yetkisi olmaksızın keşide ettiği kambiyo evraklarının davacı tarafa ödendiğini, mahkemenin 4.sayfasının 4. Paragrafında "birkaç tane ödemeden" kastının ne olduğunun, teamül için birkaçtan daha fazla kaç tane ödeme yapılmasının yeterli olacağının taraflarınca anlaşılamadığını, mahkemenin ceza dosyasında sanık ifadelerine değindiğini ancak davacı şirket yetkilisi ...'ın ceza dosyasında sanık olarak yargılandığı ve müvekkilinin suçtan zarar gören sıfatıyla dosyanın tarafı olduğu gerçeğiyle hiç ilgilenmediğini, mahkemece davacı şirketin dolandırıldığını iddia ettiği çalışanı ... tarafından kendi şirket hesaplarına yaptıkları ödemeleri yine dolandırıldığı iddia edilen ... ile hiçbir ticari ilişkiye dayanmayan para alışverişlerinin mevcut olduğunun, ... şirketin banka kredi hesaplarından para çektiği ancak davacı şirketin işbu para alımlarından da haberdar olmadığı iddiasının mesnetsizliğinin, yetkisiz ve sahte imza ile para çekildiği iddia edilmesine rağmen hiçbir banka çalışanı aleyhine suç duyurusunda bulunulmadığının, banka çalışanının dahi şirket hesabından ödeme yaparken ...'ün yetkisine dair teamül oluştuğuna ilişkin dosya kapsamındaki gerçeklerin dikkate alınmadığını, Kocaeli 1. ACM 2015/482 Esas sayılı dosyası ile nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmak üzere kamu adına yargılama yapıldığını, davacı şirket yetkilisi ... ve şirket çalışanı ...'ün sanık sıfatı ile yargılandığını, müvekkilin ilgili dosyada müşteki sıfatı taşıdığını, davacının kötü niyetli olarak hareket ettiği,... ile davacı arasında ticari ilişki olmaksızın para transferi olduğu ve işbu transferlerin davacı şirket kayıtlarında tespit edildiğinin dosyaya ibraz edildiğini, aynı mahiyette bulunan Kocaeli 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/91 E ve 2016/150 K.sayılı dosyasının 17.12.2015 tarihli celsesinde davacı vekilinin mahkeme huzurunda taraflar arasında "ticari ilişki gösteren bir emare olmadığını, tam tersine ticari ilişkiye dayanmayan bir para alışverişi mevcut olduğu" beyanı ile iddialarının doğrulandığını, davacının haberi olmaksızın keşide edildiğini iddia ettiği kambiyo evraklarını şirket kayıtlarına yansıttığını, işbu durumun bilirkişi incelemesi ve davacı vekilinin 09.09.2016 tarihli celsesinde mevcut beyanı ile sabit olduğunu, davacı vekilinin ... ve ... isimli şahısların kendilerini dolandırdıklarını,sahte senet düzenleyerek borçlandırdıklarını iddia ettiğini, ödenmeyen senetlerin ... ve ... tarafından sahte hazırlandığını ve kendilerinin bir bilgisi olmadığını iddia ettiğini, ardından davacı vekilinin 09.09.2016 tarihli celsede "..Müvekkil şirketin ... tarafından imzalanan çek ve senetler nedeniyle yapılan tahsilatların bir kısmı şirket kayıtlarında tahsilat olarak girilmişse de müvekkil bu tahsilatlardan çok sonra haberdar olmuştur. Kaldı ki senetlerin tamamı değil bir kısmı kayıtlara girmiştir." dediğini, hiç haberdar olmadığını iddia ettiği kambiyo evraklarının kendi şirket kayıtlarına işlemiş olup mahkemenin bu hususu iyi niyetli nitelendirerek yine teamül oluşmadığına ilişkin hüküm kurduğunu, davacı şirketin ... tarafından dolandırıldığını iddia ettiyse de şirket kayıtlarında ticari ilişkiye dayanmayan para alışverişleri tespit edildiğini, davacı vekilinin işbu hususu başka bir dosya kapsamında mahkeme huzurunda kabul ettiğini, huzurdaki dosyada bilirkişinin ... Hastanesi ve ... arasındaki ilişkiyi tespit ettiğini ve buna göre rapor tanzim ettiğini, bilirkişinin davacı ve ... arasında 2013 yılında ticari ilişki 2014 yılında ise para alışverişine ilişkin ilişki olduğunu tespit ettiğini, bilirkişi tarafından hazırlanan raporun 7.sayfasının ilk paragrafında bilirkişinin tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucu cari hesap ilişkisinin ...'ün iddiaları doğrultusunda olduğunu tespit ettiğini, davacının iyi niyetli olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, Kocaeli 3 İcra Hukuk Mahkemesi 2015/89 E sayılı dosyasının 17.12.2015 tarihli celsesinde davacı vekilinin mahkeme huzurunda "taraflar arasında ticari ilişki gösteren bir emare yoktur,tam tersine ticari ilişkiye dayanmayan bir para alışverişi mevcuttur" beyanı ile iddialarını doğruladığını, davacı adına ... tarafından ...'e keşide edilen bir adet kambiyo evrakının davacı şirket tarafından ödendiğini, müvekkili ...'ın hamil, davacı ... Tic. A.Ş.'nin keşidecisi ve ...'ün lehtarı olduğu ... tarafından müvekkiline ciro edilen 1 adet çek ve 1 adet senedi ... Bankası İzmit Şubesi'nin ibraz ettiğini ve ilgili kambiyo senetlerinin banka tarafından davacı şirket hesabından müvekkile ödendiğini, mahkemenin iddialarını kanıtlayamadıklarının ve beyanların değiştirildiğinin ancak bu değişikliğin davacı tarafça kabul edilmediğinin beyan edildiğini ancak hükme esas işbu beyanın dosyanın yeterince incelemeye alınmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu, beyan değişikliği yapmadıklarını beyanlarını ıslah ettiklerini, bir kereye mahsus ıslah hakkı mevcut olup karşı tarafın muvafakati gerekmediğini, mahkemeye sunulan cevap dilekçelerinin 2.sayfasının son paragrafı ve 3.sayfasının ilk paragrafında müvekkilin , ... ile ticari ilişkisi olduğu bu nedenle fatura karşılığı mal alış verişi yapıldığı beyanının sehven yazıldığını, davacı ile başka davaları mevcut olup işbu beyanın başka müvekkile ait dilekçeden yanlış ve sehven verildiğini, bu nedenle beyanlarını ıslah ettiklerini, müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi olduğunu ve hukukumuzda iyi niyetli 3.kişilerin korunacağı karinesi bulunduğunu, ispat yükümlülüğü kendilerinde olmamasına rağmen mahkemenin 26.11.2016 tarihli celsesinde ermiş olduğu 1 numaralı ara karar gereği dava konusu kambiyo evrakının ciro silsilesinde son hamilin ... A.Ş olduğu ve aradaki ticari ilişkiyi açıklamaları amacıyla süre verdiğini, ...'ın ... ortaklarından biri olduğu, davaya konu senetlere ilişkin bedelleri ... Kimya şirketinden borç aldığını açıklayarak bu durumu ispatlar dekont suretleri ve ticaret sicil kayıtları dosyaya sunduğunu, dekont suretleri incelendiğinde şirket hesabından ...'a ...'e verilmek üzere para transferi yapıldığının görüleceğini, mahkemenin işbu kesin delillere rağmen alacağını ispatlayamadığına kanaat getirerek davacının haksız davasını kabul ettiğini, İstanbul BAM 16. H.D. 2017/3835 E. 2016/226 K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığını, bu kararın emsal olduğunu, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile Kocaeli .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında icra takibene konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Davacı dava dilekçesi ile Kocaeli .... İcra Müdürlüğünün ... E. dosyasında takibe konu 05/09/2014 düzenleme tarihli 17/12/2014 ödeme tarihli 50.100,00 TL bedelli Kocaeli.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında takibe konu 23/10/2014 düzenleme tarihli 11/01/2015 ödeme tarihli 43.100,00 TL bedelli bonoların müvekkil şirketin bilgi ve onayı dışında çalışanı ... tarafından verilen yetki dışında sahte olarak keşide edilen bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Dava konusu 23/10/2014 düzenleme tarihli 11/01/2015 vade tarihli 43.100,00 TL bedelli bonoda davacının keşideci olduğu, lehtarı ... cirantanın ... olduğu, 05/09/2014 düzenleme tarihli 17/12/2014 vade tarihli 50.100,00 TL bedelli davacının keşideci olduğu, lehtarı ... cirantanın ... olduğu, her iki bononunda 6102 TTK'nın 776.mad.göre kambiyo senedi vasfına haiz olduğu anlaşılmıştır. Kocaeli ... Noterliği'nin 16 Ağustos 2012 tarih ... Yevmiye nolu vekaletnamesinde davacı şirket tarafından çalışanı ...'e vekaletname verildiği, vekaletnamede kambiyo senedi düzenleme yetkisi bulunmadığı, aynı noterliğin 27/11/2014 tarih ... yevmiye nolu azilnamesi ile ...'ün vekaletnamede azledildiği görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişiye ait 13/07/2016 tarihli raporda davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Kocaeli C. Başsavcılığı'nın iddianamesinde ...'ün yanı sıra ...ün de şüpheli konumda olduğu, davacı şirket yetkilisi ...'ın şüpheli konumuna alındığı belirtilmiştir. Benzer mahiyette olan Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/261 E. 2016/846 K. sayılı ilamı istinaf edilmesi neticesinde İstanbul BAM 16. HD.'nin 2016/220 E. 2016/233 K. sayılı ilamı ile istinaf başvurusun esastan reddine karar verildiği, iş bu kararın temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 19 . Hukuk Dairesi tarafından "Davacı keşideci şirket adına dava konusu çeki imzalayan şirket çalışan ...’ün kendisine verilen vekaletname içeriğinden, bu çalışanın yetkisinin şirketin alacaklarını tahsile yönelik olduğu, şirketi borçlandırıcı işlem yapmak konusunda herhangi bir yetkisinin bulunmadığı, mevcut yetkilerinin bile 50.000,00 TL ile sınırlı olduğu, şahsın davacı şirketin ticari vekili olarak hareket ettiği anlaşılmaktadır. Ancak adı geçen bu şahıs hakkında açılan ceza soruşturması ve kovuşturmasında, şirket yetkilisi ... hakkında da soruşturma ve kovuşturma açıldığı anlaşılmış olup, bu kovuşturmada şirket yetkilisi ... hakkında şirket çalışanı ...’e bedelsiz çek düzenlemesi konusunda talimat verdiği gerekçesine dayalı bir mahkumiyet kararı çıkması hâlinde, şirket çalışanı ...’ün zımnen ticari temsilci olduğu kabul edilebilecektir." denilmek sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 30.12.2016 gün, 2016/220 E.-2016/233 K. sayılı kararının gerekçesinin yukarıda açıklandığı şekilde HMK. m. 370/f.II uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verildiği, görülmüştür. Kocaeli C. Başsavcılığı'nın 2014/ 24787 nolu dosyası ile ..., ... ve ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 20/12/2014 tarihinde soruşturma başlattığı 20/12/2014 tarihinde şüphelilerin sorguya sevk edildiği, Kocaeli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/ 201 Sorgu sayılı evrakı ile savunmalarının alındığı, sanıkların olayın şirket yetkilisinin bilgisi dahilinde şirketin nakit ihtiyacının karşılanması amacıyla gerçekleştiğini beyan ettikleri, sanıklar hakkında Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/ 482 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, ilerleyen aşamalarda şirket ortağı ve yetkilisi ... hakkında da ek iddianame ile kamu davası açıldığı görülmüştür. Somut olayda, davacı tarafından dava konusu bonoların davacı şirket adına yetkisi bulunmayan çalışanı ... tarafından tanzim edildiği, davacı şirket tarafından .....'e kambiyo senedi düzenleme yetkisi verilmediği, bu nedenle davacı şirketin borç altına girmesinin mümkün olmadığı belirtilmek sureti ile menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep ettiği, sanıklar hakkında Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/ 482 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı ilerleyen aşamalarda şirket ortağı ve yetkilisi ... hakkında da ek iddianame ile kamu davası açıldığı görüldüğünden mahkemece öncelikle ceza davasının sonucunun beklenmesi gerekir iken, ceza dava sonucu beklenmeden hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının, kaldırılmasına Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/ 482 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması için dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı ... vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2017 tarih, 2016/111 E. 2017/680 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/01/2024