T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2366 Esas
KARAR NO: 2024/192
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/06/2020
NUMARASI: 2016/859 E. - 2020/299 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekilinin sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin danışmanlığını yaptığı ... A.Ş. nin finans zorluğu içine girdiği için davalı taraftan borç talep edildiğini ve kendisine 3.şahıs şirkete borç olarak 65.000,00 TL verildiğini, karşılığında 05/03/2014 tarihinde davalı adına keşide edilmiş 65.000,00 TL bedelli vadesiz çek verildiğini, davalının müvekkilini aracı olarak gördüğü için bir süre sonra teminat senedi istediğini ve müvekkilinin de takibe konu senetleri vadesiz olarak tanzim ederek teminat olarak verdiğini, davalının bu borç karşılığında 07/04/2014 tarihinden itibaren gerek müvekkili tarafından gerekse borç para verilen ... A.Ş. tarafından toplam dava tarihine kadar 55.600,00 TL elden ve banka vasıtasıyla ödendiğini, davalının müvekkili tarafından verilen teminat senetlerini tarafların anlaşmasına aykırı olarak takibe konu ettiğini ve tüm bu nedenlerle İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan senetler yönünden 55.600,00 TL asıl alacak, faiz ve ferileri yönünden müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, bu bedel yönünden %20 haksız icra takip tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından keşide edilerek müvekkile verilen 12/03/2015 tanzim tarihli 13.500,00 TL ve 12/03/2015 tanzim tarihli 65.000,00 TL bedelli emre muharrer senetler hakkında icra takibi başlatıldığını, davacı bu senetlerin teminat senedi olduğunu, vade tarihinin anlaşmaya aykırı şekilde doldurularak icra takibine konulduğunu iddiasını kabul etmediklerini, davacı tarafa değişik zamanlarda elden borç para verildiğini, bu borca karşılık dosya ibraz edildiği üzere farklı zamanlarda kısmi ödemeler yapıldığını, davacı tarafın ödemeleri zamanında yapmaması üzerine gerçek bir borç ilişkisi nedeniyle 12/03/2015 tarihinde kalan bakiye borca karşılık olarak icra takibine konu senetler alındığını, bu tarihte borç olduğunu ve muaccel olduğunu, davacı tarafından keşide edilerek müvekkiline verilmiş emre muharrer senetler mevcut olup, verilen senetlerin teminat senedi olduğunu, borcun sebebinin ortadan kalktığını veya ödendiğini yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, davacının borcun sadece 65.000,00 TL olduğunu ve bu borcun da 55.600,00 TL'sinin ödendiğini iddia etmesine rağmen 21.600,00 TL ödeme yapıldıktan sonra müvekkiline 78.500,00 TL bedelli iki adet emre muharrer senet verildiği izah edemediğini ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, davacının kötü niyetli olması ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak menfi tespit davası açması nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....davacı taraf, çalıştığı şirketin aldığı borca karşılık davalı tarafa teminat senedi verdiğini, gerek kendisinin, gerek çalıştığı şirketin, gerekse de diğer takip borçlusunun davalı tarafa ödemeler yaptığından bahisle İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 55.600,00-TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalı tarafın iddiaları kabul etmediği görülmekle, dava, takibe konu bonolar nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı takip ve dava konusu senetlerin teminat senedi olduğunu, davalı ise bonoların davacı tarafından davalıya olan borcu nedeni ile verildiğini iddia etmiştir. Bu durumda ispat külfeti davacıda olup dava konusu senetlerin teminat senedi olduğunu yazılı delille ispatlamalıdır. 6102 sayılı TTK'nun 776. maddesi uyarınca bonolar kayıtsız ve şartsız belli bir bedeli ödeme vaadini içermekte olup, bunun aksine bononun teminat bonosu olduğunun yazılı bir şekilde ispatı gerekir. Davacı taraf, bonoların teminat bonosu olduğunu yazılı bir şekilde ispat edememiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu kök ve ek rapora göre, davaya konu bonoların tanzim tarihinin 12/03/2015 olduğu, bu tarihten sonra banka kanalıyla yapılan ve davaya konu bonoya ilişkin "12.03.2015 tanzim tarihli 65.000,00 TL vadesiz senede mahsuben" açıklaması içeren ödemeler baz alındığında davacı tarafça yapılan ödemeler toplamının 21.500,00-TL olduğu, bu anlamda davacı tarafın takip tarihi itibarıyla borcunun 57.000,00-TL olduğu anlaşıldığından açılan davanın reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;-Davalı yana 55.600,00 TL ödeme yapıldığının tespitinin yapıldığını, davalının davacı müvekkiline muhtelif tarihlerde borç verdiği iddiasının ispatının gerektiğini, davacı müvekkilinin davaya konu senetlerden başkaca bir borcu olduğu noktasında ispat külfetinin davalıda olduğunu, davalının yazılı belge ile iddiasını ispatlayamadığını, davacı müvekkilinin davalıya yaptığı bu ödemelerin davaya konu senetlerden düşülmesi gerekeceğini, davalı yana gerek müvekkili, gerek esas borç verdiği 3 şahıs şirketin ödemesi ve beyanları, vermiş olduğu davalı adına yazılı ve davalıda bulunan çek ve söz konusu senetlerde kefil olarak imzası bulunan ...n gerek banka vasıtası ile ve gerekse elden yapılan bu ödemelerin davaya konusu senetlerden başka bir borca dayalı olarak ödendiği hususunun davalı tarafça ispatlamak durumunda olduğunu, davalının zımnen de olsa tevilli ikrarı olduğunu, davalının senet harici başkaca bir alacağının olduğu hususunu yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, söz konusu senetlerin teminat senedi olduğu hususunda 3. Şahıs şirket olan ve davalı yandan borç alan ...Sanayi A.Ş.nin dava dosyasına sunduğu delil ve beyanları ve davalı yanın davacı müvekkiline dava konusu senet harici borçlandığını gösteren herhangi bir yazılı delili davalı yanın ibraz edemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde davaya konu senetlerin 3. şahıs şirketin davalıya olan borcuna mahsuben teminat senedi olarak verdiği hususunun da taraflarınca ispat edildiğini, davalı yana sadece senede mahsune açıklamalı ödemelerin dikkate alınmasının yasal ve hukuki olmadığını, bilirkişinin raporunda davalı yanın banka hesabına yapılan net ödemenin 45.900.-TL olduğu, tüm bu ödemelerin sadece 65.000.-TL'lik borca karşılık olduğu ayrıca elden 9.700.-TL ödeme yapıldığı belirtildiğini, borcun kaynağının dava dosyasında yer alan 65.000.-TL lık çek olduğu, ancak davalı yanın, çekin ödeme kabiliyetinin olmaması üzerine davacı müvekkilinden 12.03.2015 tarihinde 65.000.-TL lık senet ve ödenmeyen beş taksit için 13.500.-TLlık aynı tarihte teminat olarak senet aldığı, davacı müvekkilinin davalı yanın hesabına senet tanzim tarihinden sonra 28.4.2015, 23.7.2015, 29.9.2015, 23.10.2015, 30.11.2015, 30.12.2015 ve 29.01.2016 tarihlerinde toplam 27.000.TL gönderdiği, senet tanzim tarihinden önce de davalı yanın hesabına 16.200.-TL davacı müvekkilinin ve 2700.-TL .... A.Ş tarafından toplam, 18.900.-TL gönderildiğini, senet tanzim tarihinden sonra gönderilen 2.500.-TL ve 3.000.-TL EFT lerde açıklama kısmının boş bırakılması nedeniyle ödemelerin dikkate alınmadan davalı yana sadece senede mahsuben açıklamalı ödemelerin dikkate alınmasının yasal ve hukuki olmadığını, davalı yanın hesabına 45.900.-TL EFT olarak gönderilmiş elden de 9.700.-TL ödeme olmak üzere toplam 55.600.-TL ödeme yapılmış olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere bir an için senet karşılığı ödemeler dikkate alınsa bile davanın reddine değil icra takibi yönünden davacı müvekkilinin bu yapılan ödemeler karşılığı kadar yani 21.500,00 TL kadar borçlu olmadığının tespiti yönünde ve miktar kadar icra takibinin iptaline karar verilmesi gerektiğini kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki takibe konu senedin davacı tarafından ödendiği iddiası ile, davacının davalıya takibe konu senetten dolayı 55.000,00-TL borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. Davalı tarafından 28.07.2016 tarihinde ... ve ... aleyhine İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 78.500,00 TL asıl alacak ve 1.942,07 TL işlemiş faiz ve 235,50 TL komisyon olmak üzere toplamda 80.677,57 TL tutarında icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. İcra takibine konu senetlerin 12/03/2015 tanzim tarihli 13.500,00 TL ve 12/03/2015 tanzim tarihli 65.000,00 TL bedelli emre muharrer senetler olduğu keşidecisinin davacı olduğu, hamilinin davalı olduğu, daha öncesinde keşidecisi dava dışı ... A.Ş olan 05/03/2014 tarihli 65.000,00 TL tutarlı çek verildiği ve dava konusu senetlerin ise bu çekten sohra düzenlendiği görülmüştür. 65.000,00 TL'lik çekin düzenleme tarihi olan 05.03.2014 tarihinden senetlerin düzenleme tarihi olan 12.03.2015 tarihine kadar olan toplam 18.900,00 TL ödeme yapılmış ve senetlerin 12.03.2015 düzenleme tarihinden sonra yapılan banka ödemeleri toplamı 27.000,00 TL ise de bu ödemelerden sadece 21.500,00 TL'sinin banka dekont açıklamalarında 65.000,00 TL'lik senede istinaden yapıldığının tespitinin yapılabildiği kalan kısım yönünden yapılan ödemelerin hangi borç nedeni ile yapıldığının tespit edilemediği görülmüştür. Senet bedelinin ödendiğini kanıtlamak davacı tarafa aittir. Davacı taraf ödeme belgesi sunarak kanıtlamamıştır. İspat yükü üzerinde olan davacının, senedin teminat senedi olduğunu yazılı kesin delil ile ispat edemediği, senedin nakden düzenlenmiş olması ve davalı yanca; mevcut ödemelerin takibe dayanak bonoya mahsuben yapılmadığı savunulmuş olması karşısında, halen ispat yükü üzerinde olan davacının ödeme def'ini ispat edemediği, davacı yanın yemin deliline de dayanmadığı, açıklanan sebeplerle senede istinaden yapılan ödemeler toplamı olan 21.500,00 TL dışında Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak Mahkemenin 21.500,00 TL'ye yönelik davacının ispat külfetini yerine getirdiği gözetilerek senet bedelinden mahsup edildiğinde, davacının davalıya 21.500,00 TL yönünden davacının davalıya borçlu bulunmadığı tespit edildiğinden, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacıların icra takibine konu 2 adet senetten dolayı davalıya 21.500,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2020 tarih, 2016/859 E., 2020/299 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davanın KISMEN KABULÜNE,-Davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında icra takibine konu 12/03/2015 tanzim tarihli 13.500,00 TL ve 12/03/2015 tanzim tarihli 65.000,00 TL bedelli emre muharrer senetlerden dolayı davalıya 21.500,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.468,66-TL karar harcından peşin alınan 949,51-TL'nin mahsubu ile 519,15 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 29,20-TL başvurma harcı, 949,51 peşin harç, 4,30 TL vekalet harcı, 1.000,00-TL bilirkişi ücreti, 239,60-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2,462,21-TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.510,31-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 55,50-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 204,10-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2024