T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2038
KARAR NO: 2023/1554
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 10/03/2020
NUMARASI: 2018/160 E. - 2020/74 K.
DAVANIN KONUSU: Patent (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket kurucularının 2005 senesinde " ..." markası ile İngiltere'de ticari hayatlarına başladığını, müvekkilinin büyük emek ve masraf sarf ederek uzun yıllar süren Ar-ge çalışmaları sonucunda "... " etken maddesini kullanarak geliştirdiği "... 500 mg / 500 mg tablet" isimli ilacın Sağlık Bakanlığı'nın 27/06/2014 tarih ve 2014/502 ruhsat numarası ile ruhsatlandırılığını ve söz konusu ürünün halen satışta olduğunu, ancak hal böyle iken, davalı tarafın müvekkilinin "..." adlı ilaç ruhsat dosyalarına referans göstererek kısaltılmış ruhsat başvurusunda bulunduğunu ve 23/03/2017 tarihinde ruhsat aldığının taraflarınca tespit edildiğini, davalının ruhsat dosyasını ve diğer tüm bilgileri, müvekkili şirkette hizmet ilişkisi ile Teknoloji Transfer Müdürü olarak çalışan ... para karşılığında yasa dışı yollarla aldığını, bu nedenle ruhsat dosyası, KÜB ve KT bilgilerinin aynı olduğunun öğrenildiğini, bu belgelerin ruhsat dosyasının kopyalandığı ve davacının patentlerine tecavüz edildiğini doğruladığını, davalının söz konusu fiillerinin müvekkili haklarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, ref'ini, fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, haksız fiilin yapıldığı tarihten itibaren en yüksek reeskont faizi, 60.000,00 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalı yanın davaya konu ürünlerinin SK'nın geri ödemesi yapılacak ilaçlar listesinden ve SGK tarafından kullanılan elektronik geri ödeme provizyon sisteminden çıkartılmasını, davalı tarafından üretilmiş, depolanmış, dağıtılmış veya satışa sunulmuş ürünlerin, bu ürünleri üretmeye yarar alet ve makinelerin ve bu ürünlerin tanıtımı için hazırlanmış basılı malzemelerin, sair tanıtım malzemelerinin ve araçlarının bulundukları yerlerden toplatılmasını ve ruhsat dosyasının devrinin engellenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ihlal iddialarının, 551 sayılı KHK 75/f bendi ile 6769 SMK'nın 85/3-c bendi gereğince usul ve hukuka aykırı olduğu, davaya konu edilen fiilin müvekkilinin kısaltılmış ruhsat başvurusu olduğunu, davalının davaya konu ruhsat başvurusunun henüz satış izni almamış ve geri ödeme listesine de girmemiş olduğunu, satış izni alınmamış, yani ticari hale getirilmemiş bir ürüne karşı ihlal davası açılamayacağını, açılan davada davacının ileri sürdüğü iddialara ilişkin karar verilmesinin mümkün olmadığını, patent başvurularının sonuçlanmasının ne kadar süreceği belli değilken, davacının patent başvurularının varlığı gerekçesiyle ileri sürdüğü ihlal ve devamındaki iddialarının değerlendirilmesi ve bir karar verilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin "... 500 mg" isimli ürününün davacı yana ait 2013/10510 ve 2015/13205 sayılı patent başvurularına tecavüz etmediğini, davacının patent başvurularının istemlerinde bahsedilen "en az iki süper dağıtıcı/en az iki dağıtıcı” unsurlarının müvekkili ürününde bulunmadığını, müvekkilinin ruhsat dosyası ve diğer tüm bilgileri, davacı şirket çalışanı aracılığı ile aldığı iddialarının ispata muhtaç ve dayanaksız olduğunu, KÜB ve KT bilgilerinin kopyalandığı ve haksız rekabet yaratıldığı iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığı gibi, Sağlık Bakanlığı'nın kısaltılmış ruhsat başvurularında onaylamış olduğu orijinal ilacın aynısının KÜB ve KT'sinin kullanılmasının zorunluluğu getirdiğini, dolayısıyla müvekkili tarafından kısaltılmış bir ruhsat başvurusunda bulunulunurken yayınlanan ve herkes tarafindan ulaşılabilen orijinal ilacın aynısının KÜB ve KT bilgilerini kullanması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince; "Dava dilekçesi, mevcut deliller, yukarıda değinilen yasal düzenlemeler, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı topluca değerlendirildiğinde; Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü'nde bulunan taraflara ait ruhsat dosyaları üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporu neticesinde, davalının "... 500 mg/500mg film tablet” isimli ürününün davacının 2013/10510 ve 2015/13205 sayılı patent başvurularının kapsamına girmediği, davacının ruhsat dosyası ile davalının ruhsat dosyaları karşılaştırıldığında, ilaç ruhsat evraklarında herhangi bir kopyalama bulunmadığı, davalının ruhsat dosyasında toplam 10 sayfa olan 3.2.P.3.3 kısmında, ekipman listesine ilişkin açıklamalar dışında 1 ve 2 nolu sayfalarının ayniyet gösterdiği, davalının ruhsat dosyasının davacının ruhsat dosyasından kopyalandığı ve davalının ruhsat dosyasındaki bilgilerin aynısının davacı şirketten alınarak davalı şirkete satıldığı iddialarının davacı tarafından ispatlanamadığı, bu durumda da, davalının "... 500 mg/500mg film tablet” isimli ürününün, davacı patentlerine tecavüz etmediği gibi, haksız rekabetten de söz edilemeyeceği anlaşılmakla," davacının davasının reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin kurucularının 2005 senesinde ticari hayatına "..." markası ile İngiltere'de başladığını, müvekkil şirketin ...bünyesinde faaliyet gösterdiğini, çok sayıda şirketin holding bünyesinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilin 05/09/2013 tarih 2013/10510 başvuru numarası ile yaptığı başvurunun inceleme aşamasında olduğunu, 2015/13205 başvuru numaralı bölünmüş başvurunun da araştırma raporunun geldiğini, dosyanın incelemeye gönderildiğini, müvekkilin işbu başvuru konusunun siprofloksasin ve ornidazol katı dozaj formu formülasyonu konulu patentler spesifik oranlarda siprofloksasin ve ornidazol ya da bunların farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzu veya solvatını ve en az iki süper dağıtıcının kombinasyonunu içeren katı dozaj formu formülasyonu ile ilgili olduğunu, hem siprofloksasin hem de ornidazolun söz konusu etkin maddelerin kararlılık sorunlarından dolayı formüle edilmesi zor olan kimyasal bileşikler olduğunu, müvekkilin uzun yıllar süren Ar-Ge çalışmaları akabinde "... " etken maddesini kullanarak geliştirdiği "...cipol 500 mg film tablet" isimli ilacın Sağlık Bakanlığı 27/06/2014 tarih 2014/502 ruhsat numarası ile müvekkil adına ruhsatlandırılmış olup hala satıldığını, davalının ruhsat başvurusunda bulunarak 23.03.2017 tarihinde ruhsat aldığını, ruhsat dosyası ve diğer tüm bilgileri müvekkil şirkette hizmet ilişkisi ile teknoloji transfer müdürü olarak çalışan ... para karşılığında yasa dışı yollarla aldığını, bu nedenle ruhsat dosyası, kullanma talimatı ve kısa ürün bilgisinin aynı olduğunun öğrenildiğini, ürün bilgilerinin müvekkil şirketten alınarak davalı şirkete satıldığını ve aynısının davalı tarafından kullanıldığını, mahkeme tarafından davalı tarafın ruhsat dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, sunulan 24.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda eksik ve hatalı bir inceleme yapıldığını, bilirkişilerce veri kopyalama işleminin anlaşılabildiği modülleri içeren ruhsat kısımlarının incelenmediğini, ihlal eyleminin gerçekleştiği ve haksız rekabet işlendiğinin anlaşılabilmesi için değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporunun 4. Sayfasında 3.2 Tecavüz Yönünden İnceleme ve Değerlendirmeler bölümünde ... ve ... ürünlerine dayanak evraklarda herhangi bir kopyalama ayniyet veya haksız rekabet bulunmadığı tespitinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının hukuka aykırı olduğunu, davanın başından bu yana ısrarlı bir şekilde ... ismini kullandığını ve müvekkilin ruhsat dosyasını bu kişiden satın aldığını iddia ettiğini ancak söz konusu kişiye karşı bir dava açmadığını, hal böyle idiyse davacının bu kişiye de dava açması gerektiğini, Sağlık Bakanlığı'nda ruhsat dosyalarının incelenmesi sırasında davacı vekili Av. ... ile davacı teknik uzmanı ... da hazır bulunduğunu ve bilirkişilerin incelediği tüm dokümanı incelediğini, bu esnada eksik inceleme yapıldığına dair bir beyanları söz konusu olmadığını, davacı yanca incelenmesi talep eden her dokümanı yargılama sürecinde bildirmelerine rağmen bilirkişi raporu tebliğ edilene dek eksik inceleme itirazında bulunmadıklarını, bilirkişi raporlarında eksik inceleme yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, iki taraf arasında haksız rekabet söz konusu olmadığını, müvekkilin davacıya ait patentlere tecavüz etmediğini, görmesi imkansız olan ruhsat dosyasını kopyalayarak başvuruda bulunmadığını, davacının bilirkişi raporuna itiraz esnasında dile getirdiği iddiaları istinaf konusu ettiğini, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davalının "... 500 mg / 500 mg film tablet" isimli ürününün, davacının ... ve ... sayılı patentlerine tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. ,Dava tarihi itibariyle 6769 sayılı SMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. TPMK kayıtlarına göre, 2013/10510 sayılı "... ve ... Katı Dozaj Formu Formülasyonu" buluş başlıklı patent belgesi ile 2015/13205 sayılı patent belgesinin davacı adına tescilli olduğu görülmüştür. 6102 Sayılı TTK'nin 54. maddesinde, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55/4. fıkrasında, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak dürüstlük kuralına aykırı davranışlar olarak düzenlenmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 141. maddesinde, patent veya faydalı model hakkına tecavüz oluşturan fiiller düzenlenmiş olup, buna göre; patent veya faydalı model sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek, kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak, patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu usulü kullanmak veya bu usulün izinsiz olarak kullanıldığını bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünlerle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak, patent veya faydalı model hakkını gasp etmek ve patent veya faydalı model sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek olduğu belirtilmiştir. 24/11/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davalının "... 500 mg/500mg film tablet” isimli ürününün davacının 2013/10510 ve 2015/13205 sayılı patent başvurularının kapsamına girmediği, davacının ruhsat dosyası ile davalının ruhsat dosyaları karşılaştırıldığında, ilaç ruhsat evraklarında herhangi bir kopyalama bulunmadığı, davalının ruhsat dosyasında toplam 10 sayfa olan 3.2.P.3.3 kısmında, ekipman listesine ilişkin açıklamalar dışında 1 ve 2 nolu sayfalarının ayniyet gösterdiği, davalının ruhsat dosyasının davacının ruhsat dosyasından kopyalandığı ve davalının ruhsat dosyasındaki bilgilerin aynısının davacı şirketten alınarak davalı şirkete satıldığı iddialarının davacı tarafından ispatlanamadığı belirtilmiştir. Somut olayda, davalının "... 500 mg/500mg film tablet” isimli ürününün davacının 2013/10510 ve 2015/13205 sayılı patent başvurularının kapsamına girmediği, davacının ruhsat dosyası ile davalının ruhsat dosyaları karşılaştırıldığında, ilaç ruhsat evraklarında herhangi bir kopyalama bulunmadığı, davalının ruhsat dosyasında toplam 10 sayfa olan 3.2.P.3.3 kısmında, ekipman listesine ilişkin açıklamalar dışında 1 ve 2 nolu sayfalarının ayniyet gösterdiği, davalının ruhsat dosyasının davacının ruhsat dosyasından kopyalandığı ve davalının ruhsat dosyasındaki bilgilerin aynısının davacı şirketten alınarak davalı şirkete satıldığı iddialarının davacı tarafından ispatlanamadığı, bu durumda da, davalının "... 500 mg/500mg film tablet” isimli ürününün, davacı patentlerine tecavüz etmediği gibi, kısaltılmış ruhsat başvurusunda bulunulmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/03/2020 tarih ve 2018/160 E., 2020/74 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2023