T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1880
KARAR NO: 2023/1330
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 06/12/2019
NUMARASI: 2017/109 E. - 2019/431 K.
DAVANIN KONUSU: Patent (Patent Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/11/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1985 yılında Almanya'da kurulmuş, pek çok ülkede fabrikası olduğunu, Türkiye'de 1999 yılında kurulduğunu, davalı tarafın müvekkiline Ankara ... Noterliği'nin 20/02/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek müvekkilinin faaliyetlerini sona erdirmesini istediğini, uzlaşma olmadığından davalı tarafça Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/141 esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, davalı tarafın patentinin buluş basamağı ve yenilik unsuru bulunmadığını, istemlerin tek tek incelendiğinde bunun görülebileceğini, mevcut sistemlerde zaten sayılan özelliklerin bulunduğunu, benzer ürünlerin çevirilerinin kendilerince yapıldığını, örneğin ... nolu patentin teknik çiziminde bilinen teknolojinin görülebileceğini, davalı tarafın yapay problemlerden bahsedip suni çözümler bulunduğunu ileri sürdüğünü beyan ederek, tüm bu nedenlerle davalıya ait ... tescil numaralı patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu patentin başvuru tarihinin 09/01/2014 olduğunu, donanımın korunan unsurunun donanımı çalıştıran mekanik aksamın oluşturduğu hareketli mekanizma yapısı olduğunu, Avrupa Patent Ofisi tarafından incelenerek verilmiş olan .. sayılı Avrupa Patentinin Türkiye'deki validasyonu olduğunu, Avrupa Patent Ofisi tarafından yapılan incelemede yenilik ve tekniğin bilinen durumunun araştırılmasını yerinde bulduğunu, bu patentin ülkemizde Avrupa Patent Sözleşmesi gereği doğrudan valide edildiğini, istemlerin bölünerek yenilik değerlendirmesi yapılamayacağını, ... sayılı dokumanda anlatılan patentin farklı özellikler taşıdığını, yine ... sayılı dokumanın da farklı özellikler savunduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; " davacının davaya konu patentin yenilik ve buluş basamağı unsurlarını içermediği iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde yapmış olduğu teknik açıklamalara benzer açıklamalarda bulunarak, davalının patentinden önceki teknolojinin tespiti ile davalının patentinde korunan hususların tespiti gerektiğini, dava konusu patentin buluş basamağına uygun olmadığını,Davalının ölen bir patentin özelliklerini yeni patent ile tekrar korumasının mümkün olmadığını, ölen patentin özelliklerinin kamuya mal olduğunu, ölen patente yapılan ekler nedeniyle yalnızca yapılan ekleri korumak amacıyla patent alınabileceğini, davacı tarafın yeni olduğunu iddia ettiği istemin değerlendirilmesi gerektiğini, Bilirkişilerin örnek patent dokümanlarını açıp incelemediklerini, müvekkiline ait katalogların delil değeri olduğunu,Davalı yanın patentinde, ürün itici gövdesinin son ürün paketi alındıktan sonra ön tutucu yönüne doğru eğilmesi dezavantajına sahip olduğunu, böyle bir pozisyonun ürün tanıtım sisteminin görsel etkisi için teşvik edici olmadığını, Kendilerince çekilen örnek videoda görüleceği üzere, ürünün arkasındaki yuvanın açılarak, dilin tutacağı yuvanın ortadan kaldırıldığını, buna rağmen ürün iticinin davalının iddia ettiği şekilde kötü görünmediğini, kötü görünse dahi bu durumun bir buluş basamağı olduğunu iddia etmenin mümkün olmadığını, Bilirkişilerce teknik problem ve buluş basamağının değerlendirilmediğini, bu hususta video açılmasa da, davalının patentinde ortaya koyduğu teknik problemin gerçek bir problem olup olmadığı ve alınan patentin buluş basamağına haiz olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, kaldı ki ürün standının boş olmaması, ürün yerleştirmenin tek tek yapılmaması, ürün standının boş olduğu durumlarda dahi görselliğin bir buluş olmaması ve ürünün işlevini etkilememesi sebebiyle buluş basamağının bulunduğunu kabul etmenin imkansız olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, dava konusu patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı adına kayıtlı ... numaralı patentin yenilik ve buluş basamağı unsurları bulunmadığı iddialarına dayalı hükümsüzlük davasıdır.Bilirkişi raporu ve toplanan deliller birlikte incelendiğinde; davaya konu 09.01.2014 başvuru tarihli, ... numaralı patentin, “Ürün tanıtım donanımı” buluş başlığı ile verildiği, özel olarak “Buluş, bir raf tablası (17) üzerine birbiri ardına istiflenmiş ürün paketleri için bir ürün iticisine (16), içine sarılarak yerleştirilmiş ve bir yay çıkışından (3) dışarı çekilebilecek şekilde yataklaştırılmış bir çekme yayı (12) bulunan bir ürün ticisi gövdesine (1) ve bir kaydırma plakasına (7), üzerine çekme yayının (12) ön ucunun bağlandığı bir raf tablasının (17) bir on rayı veya ön şeridi üzerinde sabit hale getirmek için bir ön tutucuya (2) sahip olan, her işletme durumunda en uygun bir görüntüye sahip olacak, bir raf tablasının (17) doldurulmasını önemli ölçüde kolaylaştıracak ve fonksiyon arızalarında engel olacak, bu sayede de, ürün iticisinin (16) kaydırma plakası (7) arkasına bir etiketin (6) takılabildiği saydam bir malzemeden yapılmış bir etiket tutucusu (5) ile donatılmasının sağlandığı, geliştirilmiş bir ürün tanıtım donanımı ile ilgili olduğu, belgenin 1 adet bağımsız ve ona bağlı 7 adet bağımlı toplam 9 adet istemi bulunduğu, görülmüştür.Toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; somut davada, ana istemde yer alan özelliklerin hepsinin bir arada olduğu bir referansın bulunmamasına, davacı tarafın sunduğu referansların davaya konu patentin ana isteminde yer alan unsurlardan bazılarını ayrı ayrı içermesine, bu durumun yenilik unsurunu ortadan kaldırmayacak olmasına, davacı tarafın sunduğu kataloglardan inceleme yapılarak sonuç çıkarılamayacak olmasına, resimlerin buluş basamağı yönünden inceleme yapılması için yeterli olmayacağı yönündeki bilirkişi görüşüne iştirak edilmiş olmasına, buluş basamağı yönünden ise ana isteme bağlı olarak çözülen teknik problemin "ürün itici gövdesinin ve böylece kaydırma plakası ve etiket tutucusunun istenen pozisyonda, tercihen bir raf tablasına dik açılı bir pozisyonda tutulmasının sağlanması" olmasına, buna göre bu fikrin "nitelikli" bir yeniliği içeriyor olmasına, teknik alandaki bir ilerleme olarak kabul edilebilmesine ve teknik alandaki uzman bilirkişiler tarafından "aşikar" olarak nitelendirilmemesine göre, SMK'nun 138. ve 139.maddelerinde belirtilen patentin hükümsüzlüğü koşullarının somut olayda gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/12/2019 tarih ve 2017/109 E., 2019/431 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 08/11/2023