T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1890
KARAR NO: 2023/1417
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 05/12/2019
NUMARASI: 2014/1109 E. - 2019/1229 K.
DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/11/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın müşterisi ... 08.08.2014 tarihinde bankaya başvurarak davalı ... şahıs firmasından ... marka araç alım-satımı için kredi talebinde bulunduğunu, kredi başvurusunun kabul edildiğini, işlemler sürerken aracın satın alımı ve gümrükten çıkarılması için çok acil nakde ihtiyaçları olduğu yönünde ısrarlı taleplere ve müvekkil banka şube personeline baskı yapmaları ve aracın üzerine ön rehin tesis edeceklerine dair taahhütleri üzerine kredi tutarı olan 1.000.000,00 TL için müvekkil banka kapalı çarşı şubesi tarafından ... emrine 18.08.2014 ödeme tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı çekin davalı satıcı bayi ...na teslim edildiğini, müşteri ... daha sonra aracı almaktan vazgeçtiğini bildirerek kredinin iptal edilmesini talep ettiği, yapılan araştırmada proforma faturanın sahte olduğunun tespit edildiği, her ikisinin birlikte hareket ettiği düşünülerek ... ve ... hakkında İstanbul CBS 2014/110606 hazırlık dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, ...'na teslim edilen çekin bankaya iade edilmediğini, müvekkil banka adına imza atanların müvekkil banka adına çek keşide etmeye yetkili olmadıklarını, çekin bedelsiz kaldığını belirterek davanın kabulü ile dava konusu çek nedeniyle müvekkil bankanın davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ..., davalılardan ... ile ... marka bir araç alım-satımı konusunda anlaştıklarını, bunun üzerine müvekkili davacı bankanın Kapalıçarşı Şubesi'ne bireysel tüketici kredisi temini için başvuruda bulunulduğunu, daha sonra satış işleminin gerçekleşmeyeceğini ve bu kredinin kendisini ekonomik olarak zor durumda bırakabileceğini düşünen müvekkilinin kredi başvurusundan vazgeçtiğini, davacı banka, krediden vazgeçilmesine rağmen, davalı ... 1.000.000,00-TL bedelli çek olarak teslim ettiğini, davacı bankanın iddiası bu yönde olduğunu, bu durumda müvekkilinin dava konusu çek ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ... marka aracın diğer davalı ... tarafından satın alınmak istendiğini, aracın davalıya satılması konusunda anlaştıklarını, müvekkilin aracın bilgilerini davalı ... verdiğini, davalı taraf da davacı bankanın Kapalıçarşı şubesinden kredi temini için başvuruda bulunduğunu, davalı ... isteği üzerine müvekkilinin davacı bankanın Kapalıçarşı şubesine giderek hesap açtırdığını, ancak davalı müvekkiline diğer davalı ve de davacı banka tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmayınca da davalı müvekkilin aracı davacıya teslim etmediğini, işbu davaya konu çekin kesinlikle davalı müvekkiline teslim edilmediğini, çek üzerindeki ciro ve imzanın da müvekkiline ait olmadığını, sözde müvekkiline ait olan cironun da diğer davalı ... tarafından atılmış olduğunu, bu konuda davacı bankanın sözde çekin bankaca teslim edildiği tarihe ilişkin görüntü kayıtlarının celp edilmesini talep etiklerini, davacı bankanın Kapalıçarşı şube yetkilileri ile ... birlikte hareket ederek müvekkili ve de davacı banka tüzel kişiliğini dolandırmaya çalıştıklarını, yapılan usulsüz işlemlerde davalı müvekkilin bilgisi bulunmadığını, arz ve izah olunan sebeplerden dolayı; Davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davasının reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... müvekkili davalı ... olan borcuna istinaden davacı ... Bankası A.Ş.'ne ait 1.000.000,00-TL'lik ... emrine blokeli 18.08,2014 tarihli çeki 11.08.2014 tarihinde çekin arkasını ciro etmek suretiyle müvekkil ... verdiğini dava konusu çek İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyadan icra takibine konu edildiği, icra dosyasından borçlu olan ... İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/1322 esas sayılı dosyasına İmza itirazında bulunarak dava açtığını, daha sonra davacı ...'nun bu davadan feragat ettiğini, mahkemece feragat nedeni ile karar verilerek kararın kesinleştiğini, davacı bankanın bu kesinleşmiş karar ve dosyada bulunan tüm bu delillere rağmen diğer davalı ... adına imza itirazında bulunarak çek bedelini ödemekten kurtulmaya çalıştığını, bu durumun usul ve yasaya aykırı olup açıkça kötü niyetli olduğunu, bankanın, davalı ... çeki teslim ettiğini beyan ettiğini, ... ise çeki teslim almadığını, çekteki imzanın onun olmadığını çeki de müvekkiline teslim etmediğini beyan ettiğini, davalı ...'nun işbu çeki bir borcuna istinaden de 11.08.2014 tarihinde ... teslim ettiği, bu teslime ilişkin olarak da ekte belirtilen çek teslim tutanağı düzenlenmek suretiyle, davalı ... tarafından çek teslim alındığını, (Ek:2 çekin ... tarafından cirosunu içerir şekilde teslim edildiğine dair imzasını içerir teslim tutanağı) açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Tüm bu hususlara göre yetkisiz kişilerce imzalanan çekte, taraflar arasında bu hususa ilişkin bir teamül bulunmadığı gibi, kabul de bulunmadığı buna göre çekin davacıyı bağlamayacağı" Davalı ... sıfat yokluğundan reddine, davalı ... açısından davanın kabulü ile, 18.08.2014 tarihli 1.000.000-TL tutarlı ... nolu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın gerekçesiz olduğunu, hatalı değerlendirme neticesinde verildiğini, davalı ...'nın müvekkil davalı ...'a olan borcuna istinaden Davacı ... Bankası A.Ş.'ne ait 1.000.000,00 TL'lik ... emrine blokeli 18.08.2014 tarihli çeki 11.08.2014 tarihinde çekin arkasını ciro etmek suretiyle Müvekkil ... verdiğini, müvekkilin çeki alır almaz, davacı bankanın Kapalı Çarşı Şubesi ile görüştüğünü, müvekkilin söz konusu çekin doğru olduğunu, imzaların gerçek olduğunu, 1.000.000,00 TL'lik bloke çek olduğunun teyidini bankadan aldığını, çekin krediye istinaden verildiğini, müvekkile bankaca çek üzerinde imzası bulunan kişilerin imza yetkilisi olduğu beyan edilerek, yetkiyi gösteren imza beyannameleri ve ticaret sicil gazetesi müvekkile banka tarafından verildiğini, davacı bankanın önce bu çekin bir kredi sözleşmesine istinaden Davalı ... verildiğini kabul ve ikrar ettiğini, sonra çekin yetkili kişiler tarafından düzenlenmediğini beyan ettiğini, davacı bankanın istanbul CBS 2014/110606 dosyasında yaptığı şikayette bankanın çeki düzenlediğini beyan ve ikrar ettiğini, kredide bir sorun olmasından sonra çeki verdiği ...'ndan geri istendiğini ancak geri verilmediğini beyan ettiğini, davalı bankanın CBS dosyasında yetkisiz imzadan bahsetmediğini, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, davalı müvekkil ... açısından dosyadaki deliller ışığında bir gerekçe yazılmadığını, delillere dayanarak davanın karara bağlanması gerekirken yorum yolu ile davanın karara bağlandığını, mahkeme tarafından dosyada alınan bilirkişi raporlarının, sunulan kamera kayıtlarının savcılık dosyasında verilen ifadeler ve ...'nın imzaya itiraz ettiği davadan feragat ettiği mahkeme kararı dikkate alınmadan karar verildiğini, bankacı bilirkişinin dosya üzerinde yaptığı inceleme sonrasında hazırladığı 03.07.2017 tarihli raporun yerinde olup mahkemece kabulü gerektiğini, davacı bankanın önce kredi sözleşmesi sonrasında kredi vermekten vazgeçtiğini, çeki geri istediklerini ancak çekin geri gelmediğini dilekçelerinde de ikrar ettiğini, çekin davalı ... elinde olmasına rağmen vermediğini iddia ettiğini, dosyadaki deliller incelendiğinde çekin ciro edilerek müvekkilce 11.08.2014 tarihinde ... teslim alındığının, bu çeke ilişkin çek teslim tutanağının olduğunu tespit edileceğini, tüm bu beyanlara ve belgelere rağmen davacı bankanın çeki kabul etmedi demenin mümkün olmadığını, davacı bankanın bu çekin vade tarihinden önce Davalı ... elinde olmadığını, çekin ... tarafından bankaya vade tarihinde ibraz edildiğini, ödenmediği için de kötü niyetli olarak ... ciro edildiğini iddia ettiğini, bu iddianın mahkeme dosyasına sunulan çekin, ... Bankası A.Ş. Beylikdüzü Şubesi'ne ibraz edildiği, o tarihte müvekkil ... elinde olduğuna ilişkin dosyada mübrez ... Bankası yazısı ile çürütüldüğünü, davacı bankanın diğer davalılar, ... ve ... hakkında dava konusu çeke istinaden ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/109244 soruşturma ve 2015/7577 karar nolu dosyası tekrar inceleme kapsamında kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile takipsiz kaldığını ve kararın kesinleştiğini, savcılık dosyasındaki banka çalışanları ifadelerinde de sabit olduğu üzere çek üzerindeki her iki imzanın imzaya yetkili banka çalışanları olduğunu, bu yetkiye dayanarak çeki imzaladıklarını, talimat gereği çeki imzaladıklarını beyan ve ikrar ettiğini, kabul etmemekle birlikte anka çalışanlarının yetkisiz olduğu düşünüldüğünde bile, bankanın sorumsuzluğundan bahsedilemeyeceğini, bankanın objektif özen borcu olduğunu, 26.03.2018 arihli ek bilirkişi raporunda 2014 10 ay , 2015 ve 2016 yıllarına ait incelemede çeki imzalayan kişilerin daha önce çek keşide etmediklerini belirten rapora kredi işleminin 11/08/2014 tarihinde olması nedeniyle itiraz ettiklerini, bilirkişi raporunun ikinci sayfasının ilk cümlesine göre çekin aslında banka sisteminden çıkartılmadığı, aksine kabul edilerek herhangi bir iptal işlemi yapılmadığı sabi olduğunu, kredi başvurusunun 08.08.2014 tarihinde yapıldığı, kredi sözleşmesinin 11.08.2014 tarihinde imzalandığı ve çekin de 11.08.2014 tarihinde imzalandığı göz önüne alındığında ve bu kredinin sadece banka çalışanının insiyatifi ile verilmesinin mümkün olmadığı değerlendirildiğinde yine bankanın çeke ilişkin bir kabulü olduğunu, davacı bankanın dilekçelerinde, kredi kullandırdığını, kredi sözleşmesi kapsamında çeki düzenleyerek teslim ettiğini, dava sırasında bir çok kez kabul ve ikrar etmiş olduğunu, TBK Madde 46/1'e göre bir kimsenin kendisi adına atılmış yetkisiz imzayı onaylaması durumunda yapılan işlemin kendisini bağlayacağı hiçbir yanlış anlamaya yer vermeyecek derecede açık olduğunu, 03.07.2017 tarihli kök rapor incelendiğinde, çek hamili Müvekkil ...’ın iyinetli hamil sıfatı ile davalı bankadan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, önceki savunmalarına ek olarak; bankanın en iyi ihtimalle çalışanları yönünden kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumlu olması, en kötü ihtimalle ise borcunu ödemekten kötü niyetle kaçınması ve kanunlarla kendisine tanınan bir hakkı kötüye kullanması sebebiyle hukuk düzeninin bu hakkı korumaması neticesinde sorumlu olması gerektiğini, bankanın ilgililer hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 18.8.2014 tarihinde başvurduğu da görüldüğünü, başvurunun çekin ilk ibraz edildiği tarih olan günde yapıldığı göz önüne alındığında ve suç duyurusu dilekçesinde her ne kadar işbu davaya konu talepleri ile paralel olarak kandırıldığı/dolandırıldığı iddiasında bulunmuş olsa bile çekin yetkisiz kişilerce imza altına alındığını beyan etmediğini dolayısıyla çekteki imzalara ilişkin olarak örtülü rıza gösterdiğini, davacının açmış olduğu davada ileri sürdüğü dolandırıcılık ve kandırılma hususlarının müvekkil yönünden bir bağlayıcılığı olmadığını, yetkisiz imza hususunda ileri sürülen iddiaların ise hakkın açıkça kötüye kullanım olduğunu, davanın müvekkil açısından reddi gerektiğini, mahkemece dosyaya kazandırılan İstanbul CBS 2014/110606 sayılı soruşturma dosyasında davacı tarafından Kovuşturmaya Yer Olmadığı Dair Karara istinaden savcılığa sunulan itiraz dilekçesi yer aldığını, dilekçenin dayanağının avacı tarafın çeki imzalayan şahıslardan ...’in olaya ilişkin olarak atmış olduğu 15.08.2014 tarihli bir e-posta olduğunu, e-postada ...’in senedi imzalarken bilerek ve isteyerek senedin şekil şartlarını bozmak için 2. fereceden yetkili diğer şahıs ile birlikte senede imza attıklarını ancak şube müdürünün zorla iknası ile senedin müşteriye verildiğini beyan ettiğini, etkisiz imza hususundan ötürü çekin davacıyı bağlamayacağının kabulü hukuken isabetli olmamakla birlikte esasen dava konusu olaylar ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı bankanın davanın her aşamasında kredi ilişkisini ve bu çeki kredi ilişkisi kapsamında verdiğini kabul ve beyan etmişken, tüm bu süreçte daha sonrasında çekteki imzaları kabul etmediği yönündeki beyanı hakkın açıkça kötüye kullanımı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular ... Bankası A.Ş. ve ... aleyhine dava konusu çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Davacı banka tarafından davalılardan ... ... ... araba almak isteği ile bankadan kredi çekmek istediği, kredi işlemlerinin başlatıldığı, kredi talebinin uygun görüldüğü, krediye istinaden diğer davalı ... adına dava konusu 1.000.000,00 TL'lik çekin düzenlendiği, daha sonra ... kredi çekmekten vazgeçtiğini beyan etmesi üzerine çekin geri istendiği, iade edilmediği, proforma faturanın da sahte olduğunun bu aşamada tespit edildiği, banka adına çeki imzalayarak veren kişilerin yetkili olmadıklarını belirterek dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılardan ... hakkında açılan davanın imza incelemesi gerektiği belirtilmek suretiyle bu davanın tefriki ile mahkemenin 2019/620 Esasına kaydedildiği görülmüştür. İstanbul 8. İcra Mahkemesinin 2014/1320 E. 2014/1156 K. sayılı kararında davacının ..., davalının ... olduğu, dava konusunun imzaya itiraz olduğu, davanın feragat nedeniyle 09.12.2014 tarihinde reddine karar verildiği görülmüştür. İstanbul CBS 2014/110606 E. 2015/45322 karar sayılı kararında 28.05.2015 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. İstanbul CBS 2015/109244 E. 2015/78577 K. sayılı kararı ile CBS'nin 2014/110606 sr. numarasında KYOK kararı verildiği, itiraz üzerine kararın kaldırıldığı, proforma faturanın aslının elde edilemediği sahtecilik incelemesinin yaptırılması mümkün olmadığından 03.11.2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Dava konusu çekin ... Bankası Kapalı Çarşı şubesine ait olduğu, çek keşide tarihinin 18.08.2014 tarihi, çek bedelinin 1.000.000,00 TL olduğu, keşidecisinin ... Bankası A.Ş.'yi temsilen ... tarafından düzenlendiği, lehtarın ... olduğu, işbu çekin ... emrine 1.000.000,00 TL bloke edildiğinin 18.08.2014 tarihinde belirtildiği, akabinde davacı bankaya ait kaşenin .. kaşe ve imzasının yer aldığı görülmüştür. Teknik Bilirkişi Görüntü İnceleme ve İyileştirme Uzmanı tarafından düzenlenen raporda, ... isimli şahsın bankaya geldiği, yanında 3 şahsın daha bulunduğu, ... isimli şahsın mukayeseli karşılaştırma işlemlerinde 3 şahsın da farklı şahıslar olduğunun tespit edildiği, ... banka çalışanı tarafından karşılanarak banka içerisinde kamera açısının görmediği bir bölüme gittikleri, banka güvenlik kamera görüntülerinde vesikalık fotoğrafı verilen ... isimli şahsa rastlanılmadığı belirtilmiştir. 03.07.2017 tarihli emekli banka müdürü tarafından düzenlenen raporda, davacı bankanın çek keşidecisi sıfatıyla davalılar ...'na borçlu olmasına karşın her iki davalının edimlerini yerine getirmediklerinden çekin bedelsiz kaldığı, çek hamili ... iyi niyetli hamil olması sebebiyle çek tutarını talep edebileceği belirtilmiştir. Aynı bilirkişiye ait ek raporda ikinci derecede imza yetkileri bulunan ...'in 18.08.2014 tarihinden önce banka adına kambiyo taahhüdü altına girerek işlem yaptıklarına ilişkin bir işleme rastlanmadığı belirtilmiştir. Somut olayda davacı banka tarafından davalılardan ... ... ... araba almak isteği ile bankadan kredi çekmek istediği, kredi işlemlerinin başlatıldığı, kredi talebinin uygun görüldüğü, krediye istinaden diğer davalı ... adına dava konusu 1.000.000,00 TL'lik çekin yetkisiz kişiler tarafından düzenlendiği, daha sonra ... kredi çekmekten vazgeçtiğini beyan etmesi üzerine çekin geri istendiği, çekin bankaya iade edilmediği, ... hakkında açılan davanın tefrik edilerek ayrı esasa kaydedildiği, ... 11.01.2019 tarihinde vefat ettiği, görüntü uzmanı tarafından düzenlenen raporda ... isimli şahsın 18.08.2014 tarihinde (çekin keşide tarihinde) bankada görüldüğünün tespit edildiği, çekin krediye istinaden banka adına yetkisiz temsilciler tarafından düzenlendiği, kredi işleminin gerçekleşmediği, ibraz edilen proforma faturanın sahte olduğu anlaşıldığı, çekin dayanağını oluşturan kredi işlemi gerçekleşmediğinden davacının davalılara borçlu olmadığı sabittir. Ancak davalılardan ...'ın çek üzerinde cirosu bulunmadığından bu davalı yönünden sıfat yokluğundan davanın reddine diğer davalı alacaklı ... yönünden davanın kabulüne dair verilen karar isabetlidir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2019 tarih ve 2014/1109 E., 2019/1229 K. sayılı kararına karşı davalı .... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 68.310,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 17.077,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 51.232,50 TL harcın davalı ... tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/11/2023