T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/97 Esas
KARAR NO: 2024/411
İNCELENEN EK KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 24/11/2023
NUMARASI: 2022/305 E. - 2023/40 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'nun müvekkillerinin murisi ... yeğeni olduğunu, diğer davalının ise kardeşinin eşi olduğunu, davalılar tarafından 16.06.2007 vade tarihli 111.645 TL (75.000 ABD doları) bedelli olduğu iddia edilen bonoya dayanılarak ... varislerine karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine ilişkin icra takibine girişildiğini, müvekkillerinin İstanbul 7 İcra Mahkemesi nezdinde 2010/975- 2012/1095 esas, karar sayılı dava dosyasında borca ve imzaya itiraz ettiklerini, müvekkilleri aleyhine takip yapıldığını öğrenir öğrenmez davalılar aleyhine sahtecilik iddiası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/17538 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, takibe dayanak senet üzerindeki bilgilerin sonradan doldurulduğunu, senet üzerindeki yazıların müvekkillerinin murisi eli ürünü olmadığını, senedin sahte ve geçersiz olduğunu belirterek dava sonuçlanıncaya kadar icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, takibe dayanak senet nedeniyle müvekkillerinin davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisi ... davalı ...'ya verdiği kambiyo senedini diğer davalı ...'ya ciro yolu ile geçtiğini, ...'nun da dava konusu senedi İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, borçlu ... mirasçıları yapılan icra takibine karşı, borca ve imzaya itiraz ettiğini, İstanbul .... İcra Hakimliğinin ... E. Sayılı doyasından yargılama yapıldığını ve yargılama sonunda borçluların yaptıkları itirazın red edildiğini, kararın Yargıtayca incelendiğini ve davacıların temyiz itirazlarının reddedildiğini, icra takibine karşı yapılan itirazın Yargıtay'ca da incelenmek sureti ile reddedilmesi nedeni ile icra takibi kesinleştikten sonra açılan menfi tespit davasında icranın durdurulmakına ancak teminat karşılığında karar verilebileceğini, bu bakımdan icranın durdurulması için borçlulardan teminat alınmasına veya durdurma kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, dava konusu senedin kambiyosenedi olduğunu, bir kambiyo senedinin taşıdığı bütün unsurlarıtaşıdığını, şekil noksanlığnın olmadığını, Adli Tıp Kurumu'nca düzenlenen raporda, senet üzerindeki imzanın borçluya ait olduğunun belirtildiğini, buna göre dava konusu senedin kesin olarak borçluya ait olduğunu, davacıların murisinin aldığı para karşılığında senet verdiğini, verilen senedin kambiyo senedi olduğunu, kambiyo senedine karşı borçlunun gerçekten borçlu olmadığı hususunun ancak senet güçünde bir yazılı belge ile ispatlanabileceğini, borçlu böylesi bir parayı almamış olsaydı böyle bir senet imzalamayacağını, davacıların tüm iddialarını red ettiklerini belirterek, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini savunmuştur.
MAHKEME KARARI; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2023 tarihli 2023/305 Esas-2023/40 Karar sayılı kararıyla; davacılar tarafından keşideci imzasına itiraz edilmesi nedeni ile mahkememizce davacıların murisine ait resmi kurumlar huzurunda atmış olduğu imzasını içerir belge asılları getirtilmek suretiyle grafoloji uzmanından oluşan üçlü bilirkişi heyetinden alınan rapora göre davaya konu 15.11.2001 tanzim ve 15.6.2007 vade tarihli 75.000,00-USD tutarlı bonodaki imzanın mevcut mukayese imzalarla karşılaştırılması sonucunda davacıların murisi ... eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, davacı tarafça yemin deliline de başvurulmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Gerekçeli kararın davalılar vekiline 20/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar vekilinin 12/09/2023 tarihli dilekçesiyle hükmün tashihini talep ettiği, mahkemeden talep ettikleri icra inkar tazminatının verilen kararda yazılmadığını, maddi hatanın hükmün tashihi yoluyla düzeltilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2023 tarihli 2022/305 E. 2023/40 K. Sayılı ek kararıyla duruşmalı inceleme yaparak davalının tashih talebine uygun olarak yapılacak işlemin mahkemece verilen hükmün değiştirilmesi mahiyetinde olacağı, taraflara yüklenen hak ve borçları değiştireceği ve hakimin dosyadan el çekmesinden sonra hükümde anılan tarzda bir değişiklik yapma yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle tashih talebinin reddine karar vermiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU; Davalılar vekilinin ek karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde mahkemenin Dairemizin kaldırma kararı öncesinde davacının davasının reddine ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmettiğini, kararın Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla kaldırıldığını, kaldırma sebebinin davacıya yemin delilinin hatırlatılmaması olduğunu, kaldırma kararı sonrası mahkemece davacı tarafa yemin delilinin hatırlatılarak süresi içerisinde yemin metni sunulmadığından mahkemenin kaldırma kararı öncesindeki aynı kararın verildiğini, ancak sehven icra inkar tazminatı yazılmadığını, tavzih/tashih talebinde bulunmalarına rağmen mahkemenin talebi reddettiğini, ancak gerekçeli kararın tebliğinden itibaren bir aylık süre içerisinde talepte bulunduklarını, dilekçelerinde tashih yoluyla düzeltme talep etmişlerse de HMK 305/a maddesi gereğince bu hususun düzeltilebilir bir eksiklik olduğunu ve ek kararla düzeltilmesi gerekirken taleplerinin reddine karar verildiğini, mahkeme hakiminin tarafların hukuki nitelendirmesiyle bağlı olmadığını, hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğunu beyanla karardaki eksikliğin giderilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İstinaf başvuru dilekçesi davacı vekiline tebliğ edilmesine rağmen beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE; Davanın bonoya dayalı menfi tespit davası olduğu, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, davalı tarafın tazminat talebi hakkında karar verilmediği anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinde mahkemenin 26/09/2013 tarihli 2013/247 E. Sayılı kararı ile davaya konu 15/11/2001 tanzim, 15/06/2007 vade tarihli 75.000,00 USD bedelli senetle ilgili ihtiyati tedbir talebinin HMK 209. Maddesi kapsamında teminatsız olarak kabulüne karar verildiği, senedin işleme konulduğu, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasına karar verildiği, kararın davacılar vekili tarafından infazının talep edilerek mahkemenin 26/09/2013 tarihli yazısı ile icra müdürlüğüne uygulanmak üzere gönderildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK 305/a maddesinde "Taraflardan her biri, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." hükmü düzenlenmiştir.İİK 72/4 maddesinde davanın alacaklı lehine neticelenmesi halinde ihtiyati tedbir kararının kalkacağı ve hükmün kesinleşmesi halinde alacaklının tedbir dolayısıyla alacağını geç almasından doğan zararını gösterilen teminattan alacağı, alacaklının uğradığı zararın aynı davada takdir olunarak karara bağlanacağı ve bu zararın her halde %20'den aşağı tayin edilemeyeceği düzenlenmiştir.Hükmün düzenleniş şeklinden anlaşıldığı üzere taraflarca ileri sürülmese dahi tedbir kararı verilmesi halinde mahkemece tazminata hükmedilmesi gerektiği, mahkemece kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olan bu hususta olumlu/olumsuz hüküm kurulmadığının anlaşıldığı, her ne kadar davalılar vekili tarafından tavzih dilekçesi ile bu hususun hükme geçirilmesi talep edilmişse de istinaf dilekçesinde ileri sürüldüğü şekilde hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren bir aylık süre içerisinde hükmün tamamlanması talep edildiğinden, talebin mahkemece kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile HMK 304 ve 305. Maddelerinin uygulanarak talebin reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2023 tarih, 2022/305 E. 2023/40 K. sayılı Ek Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/02/2024