T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/66
KARAR NO: 2024/292
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 04/03/2020
NUMARASI: 2018/67 E. - 2020/163 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... yayıncı/basım evi sahibi olup; müvekkili Yazar ... ile aralarında yapmış oldukları sözleşmeye aykırı bir şekilde, müvekkilinin yazmış olduğu ... adlı kitabın 264 nüshasını eksik teslim ettiğini, bu eksik nüsha teslimine ilişkin olarak taraflarınca, piyasa emsal değerleri göz önünde tutularak 25,00 TL birim fiyatı üzerinden 6.600,00 TL ana alacak tutarında İstanbul ... İcra Müdürlüğünde ... esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı aleyhine başlatmış oldukları icra takibi borçlunun itirazı üzerine durduğunu, borçlunun söz konusu takipte, hem borcun aslına ve hem de borcun miktarına itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazının haksız olup, bu nedenle iptali gerektiğini belirterek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkilinin davacı ile aralarında olan yayıncılık sözleşmesine uygun olarak tüm edimlerini ifa ettiğini, davacının müvekkiline farazi bir borç iddiasında bulunduğunu, herhangi bir delil sunamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; " Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kitapların teslim edilip edilmediği noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar tanık dinlenmiş ise de tanıkların bir kısmının davalının yakını olduğu, hatta davalı tanığının olayın tarafı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca ve en önemlisi davacı tanıkları da kitapların teslimi yada teslim edilmemesi fiiline tanık olmamış tarafların arasında bu konuya ilişkin geçen konuşmalara tanık olmuşlardır dolayısıyla tanık beyanlarından kitapların teslim edilip edilmediği ile ilgili kesin bir sonuca varmak hatalı olacaktır. Bu konuya ilişkin yazılı bir delil de bulunmadığından kitapların teslimi ile ilgili bir sonuca varılamamıştır. Davalının sunmuş olduğu sözleşmede kitapların basım adeti ve iade edilmesi ile ilgili bir husus da yer almamaktadır. Davacının ise bu yönde bir sözleşme sunamadığı görülmüştür. Bu durumda iade edilmesi gereken kitaplar olduğu kanıtlanamadığı," gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı yayıncı/basım evi sahibi olup müvekkili, Yazar ... ile aralarında yapmış oldukları sözleşmeye aykırı davranarak müvekkilinin yazmış olduğu ... adlı kitabın 264 nüshasını müvekkiline eksik teslim ettiğini, buna ilişkin piyasa emsal değerleri göz önünde tutularak 25,00 TL birim fiyatı üzerinden 6.600 TL ana alacak tutarında İstanbul ... İcra Müdürlüğünde ... Esas Sayılı Dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalı borca itiraz ederek takip durdurulduğunu, bunun üzerine itirazın iptali davası açtıklarını, mahkeme tanık beyanlarına dayanarak tanıkların taraflara yakınlık derecesini gözetmeden, tanıkların beyanlarını yetersiz bulduğundan davanın reddine karar verdiğini, eksik teslim edilen kitaplarla ilgili davalıdan yazılı bir belge almadığını, kötü niyetli davalının müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığından mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Yayınları yetkilisi olan müvekkili ile davacı ... arasında 01.10.2010 tarihli telif sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile davacı, “...” adlı esere ilişkin mali haklarını müvekkiline devrettiğini, eserin basımı müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Yayınları tarafından gerçekleştirildiğini ve karşılığında basılan kitaplar ortak bir şekilde pay edildiğini, dava dışı yazar ... tarafından müvekkili ve davacı ... aleyhine, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ nde 2012/24 E. ve 2014/189 K. sayılı dosyası ile dava dışı yazar ...’ a ait makalelerden kaynak belirtilmeksizin iktibas yapıldığı sabit olduğunu, dosyada haksız fiilin faili olarak, müvekkili ise adam çalıştıranın sorumluluğu/yardımcı şahsın fiilinden sorumluluk hükümlerine göre müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, bunun üzerine davacının yazar ... ’ a ödediği her meblağ için kusurunu müvekkiline atfetmeye çalışarak müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli icra takipleri başlattığını, icraya itirazları üzerine itirazın iptali davası açtıklarını bu konuda davanın reddine karar verildiğini, davacının kötü niyetli olduğundan % 20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine dair taleplerine ilişkin karar verilmediğini, davacının istinaf talebinin reddini, kötü niyetli olan davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, İİK 67.mad. göre açılan itirazın iptali davasıdır. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine 264 adet ... kitabının alacaklıya eksik teslim edilmesi sebebiyle beheri 25,00 TL 'den toplam 6.600,00 TL ana alacak olduğu belirtilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davacı tarafından yazmış olduğu ... adlı kitabın 264 nüshasının eksik teslim edildiği ileri sürülmüş, davalı tarafından cevap dilekçesi ile taraflar arasında temlik sözleşmesine göre sözleşmeye konu eserin basımının müvekkili yetkilisi olduğu ... yayınları tarafından gerçekleştirildiği karşılığında basılan kitapların ortak bir şeklide pay edildiği, davacıya kitapların eksiksiz olarak teslim edildiği, kabul anlamına gelmemek üzere kitabın birim fiyatının 3, 00 TL olup teslim edilmediği iddia edilen 264 adet kitabın bedelinin 792,00 TL yaptığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/326 E. 2016/374 K. sayılı görevsizlik kararı ile dosya İstanbul Fikri Sinai Haklar ve Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece tanıklar dinlenmiştir. Davacı tanığı ... beyanında; "Ben taraflar arasındaki sözleşmenin nasıl ne şekilde yapıldığını teslimin noksan olup olmadığını bilmiyorum. Olaydan sonra davalı ...ın babası ile davacı ... benim yanımda bu meseleyi konuştular. ... benim Üçyüz civarındaki kitabımı vermedin dedi. O da verdim dedi. Hatta kabul etmiyorsan kitap 2,5 TL'den mal oldu bu fiyat üzerinden paranı vereyim dedi. ... da kitap 25 TL'ye satılıyor o miktar üzerinden vereceksin dedi. Hatta ikinci baskı yapıldığında o kadar kitabı sana veririm dedi. Bu şekilde taraflar anlaştılar daha doğrusu evrenin babası ile ... anlaştı evren ortalık hiç gözükmedi. Sonradan ikinci baskının da yapılmadığını biliyorum. " demiştir.Davacı tanığı ... beyanında: " Üç dört sene kadar önce davalının babası ... ...nın ofisine geldi. Davacı ... kitaplarını istedi. ... da kitapları vermeyeceğini söyledi. ...da kitapların maddi değerini istedi. O da vermeyeceğini söyledi. Bu olayla ilgili başka bilgim yoktur. Konuşmalara ben bizzat şahit oldum. " demiştir.Davalı tanığı ... beyanında: " Benim oğlum Evren adına açtığım kitap basım yerinde yirmi senedir tanıdığım ...'nın bir kitabının basılması için benimle konuştu, önce kabul etmememe rağmen sonrada kabul etmek durumunda kaldım. Kitabı üçbin tane basalım 1500 senin 1500 benim olsun dedi. Bu şekilde kitabı çıkarttım ve 1500 adet nüshayı kendisine parça parça teslim ettim. Daha sonradan benden tekrar kitap istedi ben 1500 Adet kitabı kendisine verdiğimi vermem gereken hiç bir nüsha kalmadığını söyledim daha sonra kendisi kitap almadığını söyledi. Ben aramızdaki geçmişteki hukuku göz önüne alarak madem almadım diyorsun noksan nüshaları sana veririm diye söyledim bu şekilde anlaştık sonradan Ankarada ki bir mahkemede kitapla ilgili bir dava açıldığını öğrendik. Taksimde ... ile buluştuk avukatı ile görüşecektik ancak görüşemedik. Sonra bana Milletvekili Adayı olacağını, söyledi. Dizgide bir hata olduğu diyerek beni bu işten kurtarın dedi. Ben de karşı taraf para istiyor (Ankara'daki davanın davacısını kastettim.) ben de devreye girerim dedim. Karşı tarafla telefonla görüşmek istedim görüşemedim. ... bana biz kitabı ortak bastık kar zararı ortaktır. Parayı birlikte ödeyelim dedi. Ben kabul etmedim daha sonradan Ankarada ki mahkemeden ikimize de tazminat kararı çıktı. Bu tazminatı ... ödedi. Bana karşı da daha doğrusu oğlum Evrene karşı da rücu davası açtı bu davada halen görülüyor. Bu arada ... bana bir mektup gönderdi. Mektupta kitapları istiyordu. Ben yerine gittim kendisi ile görüştüm kitapları verdim. Borcum yok ama sen illa ki var diyorsan tanesi 2,5 TL'den (kitabı bastığımız fiyattan ) ödeyebileceğimi, ya da dükkanımdan etiket fiyatı üzerinden istediğini alacağını söyledim bu şekilde anlaştık oradan ayrıldım ancak bana açtığı davayı geri almadı kitap da almadı. Bu şekilde süreç kaldı." demiştir.Davalıya ait itiraz dilekçesinde, 3.000 adet dava konusu kitabı ortaklaşa çıkarttıkları toplam 1556 adet kitabın dava tarihinden önce teslim edildiği belirtilmiştir.Somut olayda taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup, davacı tarafından 264 adet kitabın eksik teslim edildiği, davalı tarafından da 1556 adet kitabın teslim edildiği ileri sürülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık takip konu alacağın kaynağını oluşturan kitabın teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığın ispatla yükümlüdür. ( TBK 6.madde) Diğer bir ifade ile iddia edilen vakaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altındadır. ( HMK 190.mad.) Bu nedenle teslim olgusunda lehine hak çıkaracak olan yüklenici eseri iş sahibine sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı tarafından davalıya yemin teklifinde bulunulduğu, davalı tarafından yemin teklifinin kabul edilerek yemin edildiği ve yemin beyanında sözleşme gereği 1500 adet kitabın teslim edildiğini belirttiği, davacı tarafından yemin beyanına karşı dava konusunun 1500 adet değil 264 adet kitap olduğunu beyan ettiği, öncelikle ispat yükümlülüğü teslim iddiası nedeniyle davalıya ait ise de davacı vekili tarafından dava konusunun 1500 adet kitap olmayıp 264 adet kitap olduğunu ileri sürdüğü davacı tarafın kendisine teslim edilmesi gereken kitap sayısını ispat etmesi gerektiği, bu ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği anlaşıldığından davanın sübut bulmadığı bu nedenle sonuç itibariyle davanın reddine dair verilen karar hukuken yerindedir.Davalının istinafı yönünden yapılan inceleme neticesinde, davalı tarafından kötü niyet tazminatına hükmedilmediği gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu, davacı alacaklının kötü niyetli olduğu dosya kapsamında ispatlanamadığından, mahkemece kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi hukuken yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04/03/2020 tarih ve 2018/67 E., 2020/163 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekilince yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/02/2024