T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/377
KARAR NO: 2024/641
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/11/2020
NUMARASI: 2018/969 E. - 2020/749 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirket ... Tic. Ltd. Şti. Tarafından ... adına keşide edilen ve akabinde müvekkili lehtar ... tarafından ciro edilerek abisi ...'a verilerek ... Dicle Kent şubesinin ... nolu hesabından keşide edilen 22.08.2018 Ankara tarihli ve keşide yerli ... çek numaralı 17.500 TL bedelli çekin kaybolduğunu, kaybedilen çek yapraklarının kötüniyetli 3. Kişilerin elinde geçme ihtimaline karşı son hamil ... tarafından Şehit Alişan Erol Polis Merkezi Amirliğine, kardeşi ... ve muhtap bankaya bildirildiğini, akabinde Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/546 Esas sayılı dosyası ile çeklerin iptali için dava açıldığını, çek ciro edilip ... teslim edildikten sonra zayi olduğunu ve müvekkili ile davalılar arasında borç doğuracak hiçbir alışverişin olmadığını, ... Tic. Ltd. Şti.'nin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini, iptal davasına konu olan çekin davalı ... tarafından diğer davalı ... A.Ş.'ye ciro edildiğini, ... A.Ş'nin çekin bedelinin tahsili için 04.09.2018 tarihinde ... Bankası A.Ş.'ye ibraz ettiğini ancak ödemeye yasağı kararı sebebiyle çek bedelini tahsil edemediğini ve tahsil edemediği çek için İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden aldığı ihtiyati haciz kararı ile İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararının icra edildiğini, haciz esnasında müvekkili ... ihtiyati haciz bedelini alacaklıya ödenmemesi koşuluyla teminat olarak yatırdığını beyanla, irade dışı elden çıkan çekten dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi özetle; Müvekkili şirketin takip konusu çeki usul ve yasaya uygun bir şekilde ...Ticaret Ltd. Şti'den (V.N.: ...) devraldığını, takip konusu çek üzerinde ... Ticaret Ltd. Şti. ile birlikte davacı lehdar ...'ın (T.C: ...) ve davacı keşideci ... Limited Şirketi'nin (VKN: ...) imzası bulunduğunu, Müvekkili şirketin çekin iyiniyetli son hamili olduğunu, müvekkili şirketin ... Ltd. Şti. ve davacı lehdar ... arasında ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağına binaen ödeme aracı olarak dava konusu çeki aldığını, bu iki şirket arasındaki ilişkilerin dışındaki iddiaların müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların müvekkili şirketi ilgilendirmediğini, takip konusu çekin vadesinde ve tutarında ödenmediğini, müvekkili şirketin alacağı usul ve yasaya uygun olarak üstlenmiş olup alacaklı sıfatını kazandığını, bu sebeple yukarıda sayılan ciranta, lehdar ve keşideci aleyhine İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1014 D. İş dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, Müvekkili şirketin, iş bu çeki ... Tic. Ltd. Şti.'den 21.06.2018 tarihli fatura alacağına binaen 22.06.2018 tarihinde devraldığını, borçluların, dava dilekçesinde çalındığını iddia ettiği çek için, müvekkili şirketin çeki devraldığı 21.06.2018 tarihinden yaklaşık 10 hafta sonra 27.08.2018 tarihinde Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/546 E. sayılı dosyası ile ödemeden men talebiyle dava açıldığını beyan ettiğini, davacı vekilinin bu beyanlarının kötü niyetli ve müvekkili şirketi alacağından yoksun bırakma amaçlı olduğunu, çeke ödeme yasağı konulmasının yetkili hamilin ihtiyati haciz kararı almasına engel olmadığını, davacıların kötü niyetli olduğunu, amacın ödemeden kaçınarak müvekkili şirketi alacağından yoksun bırakmak olduğunu, ödemeden men kararı alınsa bile borçluların bu iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, borçlu davacıların iddialarının müvekkili şirketin alacağını engellemek adına yapılmış muvazaalı işlemler olduğunu, Müvekkili şirketin iyiniyetli hamil konumunda olduğunu ve davacıların iddialarının iyiniyetli hamile yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu çekin kambiyo senedi olduğunu ve dolayısıyla bir kıymetli evrak olduğunu, kıymetli evraklarda ise illetten mücerretlik ilkesi hakim olduğunu, buna rağmen borçlu vekili tarafından ileri sürülen iddiaların kötüniyetli ve alacaklı müvekkilini zarara uğratma amacı taşımakta olduğunu, davacı ... Limited Şirketinin dava konusu çekin keşidecisi olduğunu, TTK madde 720'e göre; Kendilerinden sonra gelen hak sahiplerine çekin ödeneceğini bir anlamda garanti etmiş durumda olduklarını, kanun koyucu süresinde ibraz edilmiş olmasına rağmen karşılığı bulunmaması nedeniyle ödenmeyen çeklerden dolayı hamile, keşideciye karşı müracaat hakkı tanıdığını, bu nedenle keşideci dava konusu çeki ödemekle yükümlü olduğunu, verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, ihtiyati haciz talep dilekçesi ekinde mahkemeye ibraz etmiş oldukları belgelerin muaccel bir alacağın varlığını açıkça gösterdiğini, müvekkili şirketin itiraz eden borçlulardan muaccel alacağı mevcut olduğunu, borçluların ödeme yaptıklarına ilişkin herhangi bir belge ibraz etmediklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Tarafların iddiaları ile toplanan deliller ve usulüne uygun olarak alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Bilirkişi raporunda davacılar ...Ltd. Şti. Ve ... ile davalılar ... Ltd. Şti. Ve ... A.Ş. Arasında uyuşmazlığa konu çek ile ilgili olarak herhangi bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığının belirtildiği, davalı ... Tic. Ltd. Şti ile diğer davalı ... A.Ş arasında 22/06/2018 tarihinde faktoring sözleşmesi imzalandığı ve fatura olarak sunulan ... Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı ... adına düzenlenen 21/04/2018 tarih ve ... numaralı faturanın kapalı fatura olduğu anlaşılmakla bu durumun bedelin ödendiğine karine teşkil edeceği ve davalı faktoring şirketinin temlik alabileceği bir alacak bulunmadığı dikkate alındığında davacıların davasının kabulü ile dava konusu çek yönünden davalılara borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkili şirketin takip konusu çeki usul ve yasaya uygun bir şekilde ... Ticaret Ltd. Şti'den devraldığını, Takip konusu çek üzerinde ... Ltd. Şti ile birlikte davacı lehdar ... ve davacı keşideci ...Limited Şirketi'nin imzası bulunduğunu, Müvekkili şirket çekin iyiniyetli son hamili olduğunu, müvekkili faktoring şirketi ... Ltd. Şti. ve davacı lehdar ... arasında ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağına binaen ödeme aracı olarak dava konusu çeki aldığını, bu iki şirket arasındaki ilişkilerin dışındaki iddiaların müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, Davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların müvekkili şirketi ilgilendirmediğini, -Takip konusu çekin vadesinde ve tutarında ödenmediğini, Müvekkili şirketin alacağı usul ve yasaya uygun olarak üstlenmiş olup alacaklı sıfatını kazandığını, ciranta, lehdar ve keşideci aleyhine İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1014 D. İş dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı ile İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, bu çekin ... Tic. Ltd. Şti.'den, 21.06.2018 tarihli fatura alacağına binaen 22.06.2018 tarihinde devraldığını, borçluların çek için, müvekkili şirketin çeki devraldığı 21.06.2018 tarihinden yaklaşık 10 hafta sonra- 27.08.2018 tarihinde Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/546 E. sayılı dosyası ile ödemeden men talebiyle dava açıldığını, ayrıca, çeke ödeme yasağı konulmasının yetkili hamilin ihtiyati haciz kararı almasına engel olmadığını, Davacıların burada kötüniyetli olduğunu, amacı ödemeden kaçınarak müvekkili şirketi alacağından yoksun bırakmak olduğunu,-dava konusu çekin kambiyo senedi olduğunu, illetten mücerret olduğunu, davacı ... Limited Şirketi'nin dava konusu çekin keşidecisi olduğunu, TTK madde 720'e göre keşidecinin dava konusu çeki ödemekle yükümlü olduklarını, -Yerel Mahkemenin, ...Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı ... adına düzenlenen 21/04/2018 tarih ve ... numaralı faturanın kapalı fatura olduğu anlaşılmakla bu durumun bedelin ödendiğine karine teşkil edeceğine ilişkin görüşünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, faturaya ilişkin bedelin dava konusu çek ile ödendiği hususunun göz ardı edildiğini, fatura her ne kadar kapalı fatura olsa da, faturaya ilişkin olarak tavsik edilen çek ile ödendiğinin kabulü gerektiğini, çek bir ödeme aracı olup, bu durumda kapalı faturaya ilişkin bedelin dava konusu çek ile ödendiği ve faktoring işlemlerine bu yolla konu edildiğini, davaya konu çek vadesinde ve miktarınca ödenmediğinden, faturanın bedelinin de ödenmediği ve bu durumda müvekkilinin temlik aldığı alacağın muaccel hale geldiğini, Yerel mahkemenin kapalı fatura tavsik edilerek bedeli ödenmiş bir alacağın müvekkili tarafından temlik alınamayacağına ilişkin görüşü usul ve yasaya aykırı olduğunu, -müvekkilinin iyi niyetli ve meşru hamil olduğunu, davaya konu çeke ilişkin alacağı fatura, alacak bildirim formu ve Faktoring Sözleşmesi tavsik ederek devraldığını, kapalı faturanın bedelinin dava konusu çek ile ödendiği ve çekin miktarında ve vadesinde ödenmediğini , bu nedenle iyi niyetli meşru hamil alacaklı müvekkili tarafından icra takibine konu edildiğini, davacılar arasındaki şahsi def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, ödeme yasağı kararının hasımsız olarak verilen bir karar olduğundan müvekkilinin icra takibi başlatmasına engel olmadığını, davacı aska kurumsal şirketinin keşideci sıfatını haiz olduğunu ve TTK md 720 gereğince Kendilerinden sonra gelen hak sahiplerine çekin ödeneceğini bir anlamda garanti etmiş durumda olduğu hususlarının gözetilerek ; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, ... Diclekent Şubesi/Diyarbakır Şubesine ait ... Limited Şirketi tarafından ... keşide edilen 22/08/2018 tarihli, ... Seri numaralı 17.500,00-TL’sı bedelli çek yönünden davalılara borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Dava konusu çeke ilişkin Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/546 E. sayılı dosyasında verilen ödeme yasağı kararı bulunduğu, davalı Faktoring şirketinin İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile ... Diclekent Şubesi/Diyarbakır Şubesine ait 22/08/2018 tarihli, ... Seri numaralı 17.500,00-TL’sı bedelli çeke dayanakla, davacılar ile davalı ...Tic. Ltd. Şti.'ye karşı icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Dava konusu ... Diclekent Şubesi/Diyarbakır Şubesine ait 22/08/2018 tarihli, ... Seri numaralı 17.500,00-TL’sı bedelli çekin davacı ... Limited Şirketi tarafından davacı ... keşide edildiği ve çekin arkasında davacının cirosu ve sırasıyla davalı .... Ltd. Şti. ve ... A.Ş cirosunun bulunduğu ve davalı ... A.Ş tarafından ibraz edildiği görülmüştür. Dosyaya sunulan belgelerden .... Ltd. Şti ile ... A.Ş arasında 22/06/2018 tarihinde faktoring sözleşmesi imzalandığı ve fatura olarak ....Ltd. Şti. tarafından davacı ... adına düzenlenen 21/04/2018 tarih ve ... numaralı faturanın sunulduğu görülmüştür. 6361 sayılı Kanunun 9/2 ve 9/3.maddeleri uyaırnca, faktoring şirketletinin devir aldığı alacak, bir kambiyo senedinden kaynaklanıyor olsa bile alacağı doğuran temel ilişkiye ait fatura veya benzeri belgelerle bunu tevsik etmelidir. Faktoring şirketinin müşterisinden temliken aldığı bir alacağı takip edebilmesi için; alacak bir kambiyo senedinden kaynaklansa bile faktoring sözleşmesi ile beraber, alacağı doğuran temel satım ilişkisine ait fatura ve benzeri belgeleri de ibraz etmek zorundadır. 21/04/2018 tarih ve 000358 numaralı fatura incelendiğinde faturanın kapılı fatura olduğu, faturanın bakım onarım hizmet faturası olduğu, fatura düzenleyen şirketin Uşak'ta yerleşik olduğu, çek lehtarı olan ... 'ın şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu, Faktoring Şirketinin 6361 sayılı yasa uyarınca istihbarat çalışması yapmakla yükümlü olup, faturadaki uyumsuzlukları fark etmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/122 Talimat numaralı dosyasında alınan 29/08/2019 tarihli bilirkişi raporu özetle; Davacı ... Ltd. Şti.'nin 2018 yıllarına ilişkin yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yapıldığı sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, diğer davacı ... vergi mükellefi olmadığından defter kayıtlarının bulunmadığı, davacılar ... Ltd. Şti. Ve ... ile davalılar ...Ltd. Şti. Ve ... A.Ş. Arasında uyuşmazlığa konu çek ile ilgili olarak herhangi bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığı belirtmiştir. Davalı Faktoring şirketine teslim edilen ve dosyaya ibraz edilen " ... Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı ... adına düzenlenen 21/04/2018 tarih ve ... numaralı faturanın" kapalı fatura olduğu, kapalı faturanın ödendiğine karine teşkil ettiği, fatura düzenleyen şirketin Uşak'ta yerleşik olduğu, çek lehtarı olan ... keşideci şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu, keşideci şirketin faktoring ilişkisinin üçlü ayağından biri olduğu ve bedelsizlik defi ileri sürdüğü, Faktoring Şirketinin 6361 Sayılı Yasa'nın 9/2. Maddesi ve 04/02/2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. Maddesi uyarınca faturanın gerçek bir mal/hizmet alışverişi kapsamında düzenlenip düzenlenmediğini, uyumsuzlukları incelemesi, ayrıca müşteri hakkında istihbarat çalışması yapmakla yükümlü olduğu, yükümlülüklerinin yerine getirilmesi halinde hizmet faturasındaki uyumsuzlukları, fatura düzenleyen ve fatura borçlusunun faaliyet alanlarının farklılığı, yerleşim adreslerinin farklı illerde bulunduğunu, kapalı fatura olduğunu fark etmesi gerektiği, bu durumda davalı Faktoring Şirketinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğinden, alacaklının zararına hareket ettiği, bedelsizlik definin davalı Faktoring şirketine karşı da ileri sürülebileceği kanaatiyle, Davalılar vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2020 tarih ve 2018/969 E. 2020/749 K. sayılı kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.195,43-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 298,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 896,53-TL harcın davalılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024