T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1960
KARAR NO: 2023/1596
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 23/12/2019
NUMARASI: 2018/941 E. - 2019/1061 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirkete sözleşme gereğince ''1 ADET 2012 Model, ... Şasi Seri Nolu, 7260 Tipi Pamuk Hasat Makinası" kiralanarak teslim edildiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranarak kira borçlarını ödemeyerek temerrüde düştüğünü, davalıya ödenmeyen kira borcu için Beşiktaş ... Noterliği'nin 21.07.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide ederek 60 günlük süre verildiğini, bu süre içerisinde kira borcunun ödenmesini, aksi takdirde sözleşmenin fesh edileceğini, fesih sonrası malın 3 gün içerisinde teslim edilmesinin ihtar olunduğunu, davalının bu sürede kira borcunu ödemediğini ve taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1168 D.İş sayılı dosyasından tedbir kararı alındığını, müvekkili şirketin ileride telafisi imkansız zararlarını önleyebilmek için Finansal Kiralama konusu malın müvekkili şirkete iade ve teslimine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davalı kiracının, Finansal Kiralama bedelini ödemediği gibi, istenebilir olmadığını, Medeni Kanunun 6 ve HMK'nun 200 ve izleyen maddeleri hükümleri uyarınca yasal delillerle kanıtlayamadığı, davalının kiralananı elinde bulundurmasını gerektirir hukuki bir dayanağın kalmadığı, sözleşmenin uyarlanması davasınındaki iddianın da davamıza etkisi olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesine konu ve davalıya teslim edilen''1 ADET 2012 Model, ... Şasi Seri Nolu, 7260 Tipi Pamuk Hasat Makinası" davalıdan aynen alınarak davacı finansal kiralama şirketine teslimine" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı müvekkilince yapılan ödemeler hususunda bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verildiğini, dava konusu Sözleşme kapsamında davalı müvekkilce davacı şirkete yapılan ödemelerin irdelenmediğini, Yerel Mahkemece iş bu tutarların kiralama süresine, malın ekonomik ömrüne, yapılan kira ödemelerinin bugünkü değerlerine oranlanması ve bu hususların tespiti noktasında bilirkişi raporu alınması gerekmekte iken aksi kanaatle hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, -6361 sayılı Kanun’un 33. Maddesinde; “…Sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça iade edilen malın satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki fark kiralayan tarafından kiracıya ödenir." düzenlemesi yer aldığını, buna dair bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verilmiş olması hükmün eksik inceleme ve değerlendirme ile tesis edildiği sonucunu doğurduğunu,-Davalı müvekkilinin adi ortağı durumunda bulunan müteveffa ... hangi yaptırımlara maruz kalacağının kendisine bildirilmemesi, finans kurumu olan davacı tarafın bilgilendirme yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden bu hususta İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/538 Esas sayılı dosyasından ikame ettikleri davada verilecek karar beklenilmeksizin hüküm verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, Davacı şirket ile akdedilen Sözleşme’de borçlu olan tarafın ... adi ortaklığı olduğunu, söz konusu Sözleşmenin, 25.02.2013 tarihinde akdedildiğini, anılan Sözleşme tarihi itibariyle, ... (Doğum tarihi: 07.05.1941) 72 yaşında olduğunu, hayat sigortası yapmayarak kusurlu davrandığını, Davalının söz konusu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle kusurlu olduğunu, finans kurumlarının işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek bir özen göstermeleri gerektiğini, bu nedenle İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/538 Esas (Eski Esas: Adana 2. Tüketici Mahkemesi’nin 2016/3685 Esas) sayılı dosyasından davalının kusurlu olduğuna karar verilmesi halinde Yerel Mahkeme huzurundaki iş bu davanın da konusuz kalacağını, tüm nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesine konu malın kira bedelinin ödenmesinde temerrüte düşülmesi nedeniyle sözleşme konusu malın iadesi talebinden kaynaklanmaktadır. Davacı ile Davalı taraflardan ... adi ortaklığı arasında ... numaralı, 25.02.2013 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi (“Sözleşme”) akdedilmiştir. İş bu Sözleşme kapsamında 2012 model ... şasi seri numaralı, 7260 tipi pamuk hasat makinası kiralanarak ... adi ortaklığına teslim edilmiştir. Davacı taraf Beşiktaş .... Noterliği’nden keşide ettiği 21.07.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Sözleşme’den kaynaklanan borcun ödenmesini aksi halde Sözleşme’nin feshedileceğini ihtar etmiş ve sonrasında mal iadesi talepli davayı açmıştır.Uyuşmazlık; davalının sözleşmelerden doğan kira bedellerini ödememesi nedeniyle temerrüte düşüp düşmediği, uyarlamaya ilişkin davanın sonucunun beklenip beklenmeyeceği, davacı şirketin kusurlu olup olmadığı, aynen iadesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. Adi ortaklık TBK'da 620-645. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa karşı açılan dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir. Adi ortaklardan birinin ölümü ile 6098 Sayılı TBK 639/2 maddesi gereğince adi ortaklık sona ereceğinden ancak TBK 645. Madde gereğince, ortaklığın sona ermesinin, üçüncü kişilere karşı yükümlülükleri sona erdirmeyeceğinden, diğer adi ortağın ölmesi nedeniyle sadece ...'a ihtarname gönderilerek, dava açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına göre; taraflar arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesi gereği davalı yanca ödenmesi gereken kira bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle davacı şirket tarafından Beşiktaş ... Noterliği'nin 21.07.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalıya borçlarını ödemesi için 60 günlük süre verildiği, ihtarnamenin usûlüne uygun olarak 25/07/2016 tarihinde tebliğ edildiği, sürenin sonunda borcun ödendiğine dair davalı tarafından herhangi bir beyanın ileri sürülmediği, istinaf dilekçesinde de ödeme iddiasının yer almadığı, davalının borcu ödemede temerrüte düşmüş olması sebebiyle davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu ve 6361 sayılı kanunun 33/1.maddesi kapsamında sözleşmeye konu malın iadesini talep edebileceği, dava konusu sözleşme kapsamında davacı şirkete yapılan ödemelerin, kiralama süresine, malın ekonomik ömrüne, yapılan kira ödemelerinin bugünkü değerlerine oranlanması ve bu hususların tespitinin yapılmasına ilişkin taleplerin bu davanın konusu olmadığı, mal iadesi koşullarının yapılan sözleşme kapsamında gerçekleşmiş olduğu, her iki tarafın tacir olduğu ve tacir olan tarafların basiretli davranmaları gerektiği, adi ortaklıktaki ...'ın yaşının da bu davanın konusu olmadığı, aksi yöndeki davalı istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2019 tarih ve 2018/941 E., 2019/1061 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.637,35 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 3.159,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.478,02 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/12/2023