T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/610 Esas
KARAR NO: 2024/626
İNCELENEN KARARIN
MAHKEME: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 26/01/2021
NUMARASI: 2017/94 E. - 2021/31 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılar arasında yapılan sözleşme çerçevesinde müvekkilinin davalılara desen çizimi yapıp teslim ettiğini sözleşme çerçevesinde aylık bazda rapor verme yükümlülüğü, telif ödeme yükümlülüğü ile reklam tanıtım yükümlülüğünün davalılarca yerine getirilmemesi üzerine davalılara ihtar gönderildiğini ihtara cevaben rapor gönderildiğini ancak bu raporun sözleşmede belirtilen şartlara uymayan şirket içi bir takım belgeler olduğunu ayrıca 2 yıllık sürede toplam 1.468,87 TL telif bedelinin hak edildiğinin kendilerine bildirildiğini ilk ihtara rağmen gönderilmesi gereken raporun nisan 2016 ve mayıs 2016 tarihinde de gönderilmemesi ve diğer sözleşmesel yükümlülüklerin ihlali nedeniyle davalıya gönderilen ikinci ihtar ile sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin feshi nedeniyle sözleşmenin 4.6 maddesi çerçevesinde davacıların desenlerin telif hakkı sahibi olamayacağını ayrıca sözleşmenin 7.1 ve 7,2. maddesi kapsamında 200.000 TL cezai şart ile FSEK 68 çerçevesinde maddi tazminat ve 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 01.12.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 315.000 TL ye yükseltmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; FSEK açısından eser sahibinin kimliğine yönelik bir tartışma olmadığından sebeple davanın Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi gerektiği, ... Tic. A.Ş. ye husumet düşmediğini, sözleşmenin 4.3. ve 4.4. maddeleri gereği ürünlerin ticaretinde takdir hakkının davalı yanda olduğu ve sözleşmenin herhangi bir hükmünün satış taahhüdü taşımadığı, reklam ve tanıtım faaliyetlerine yönelik bir yükümlülük söz konusu olmamasına rağmen; sosyal medya, yazılı basın, televizyon ve fuarlarda tanıtımların yapıldığı ve dilekçe eklerinde bu tanıtımlara yönelik belgelerin bulunduğu, 1,468,87.-TL tutarındaki telif bedelinin ödendiği ayrıca mali hakların devrinin bir tasarruf işlemi olması sebebiyle tasarruf işleminden sonra hakkın devrolduğu, mali hakların devrinden sonra devre esas teşkil eden hukuki işlem, FSEK çerçevesinde ortadan kaldırılmadığı sürece mali hakların devrinin gerçekleşmiş olduğu, sözleşmenin 7.1. hükmünün son fıkrası çerçevesinde; sözleşmenin feshedilmiş olması halinde davalıya bildirilmiş stoklardaki ürünler üzerinden ticarete devam etme hakkı tanındığı, bu sebeple telif hakkı ihlali ve bu ihlale bağlı maddi tazminat talebinde haksız olunduğu, manevi tazminat istemi için diğer tarafın kusurlu olması gerektiği ve sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranılmaması sebebiyle kusur bulunmadığı, manevi tazminat İsteminin haksız olduğu, belirtilerek, davanın reddi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Dosyadaki deliller ile uyumlu, taraf iddia ve savunmalarına ışık tutacak şekilde hazırlanmış ikinci ve son rapor kapsamları hükme dayanak olarak olarak alınmış, (..., 20/03/2020 tarihli bilirkişi raporu ve ... , Dr. Öğr. Üyesi ..., Öğr. Gör. ... tarafından hazırlanan 17/06/2019 tarihli bilirkişi raporları), Beşiktaş ... Noterliği 15.03.2016 gün, ... yevmiye numaralı ihtarname, Beşiktaş ... Noterliği, 22.03.2016 gün, ... yevmiye numaralı ihtarname, Beşiktaş ... Noterliği, 27.05.2016 gün,... yevmiye numaralı ihtarname, 08.05.2014 tarihili İş Birliği Sözleşmesi ,davalılardan ... ile de davaya dayanak sözleşme hükümlerinin mütemmim cüzü mahiyetindeki 08.05.2014 tarihli protokol ,... Tarafından Davalılara Teslim Edilen Desenler, dosyaya ibraz edilen görseller, taraf iddia ve savunmalarıyla birlikte incelendiğini," gerekçeleriyle, DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Fsek 68 dayalı maddi tazminat isteminin reddine, sözleşmeye aykırılık nedeniyle 200.000 TL cezai şartın 24.3.2016 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ilk olarak sözleşmeye de taraf olan ... aracılığıyla, müvekkilinden davalı şirketlerin ürünlerinde kullanılmak üzere desen çizmesi talebinde bulunması ile başladığını, davalı şirket, müvekkilinin sanatını ürünlerine işleyerek, ürünlerinin ve markasının maddi değerini, bilinilirliğini ve hedef müşteri kitlesini artırma gayesi ile ticari talepte bulunduğunu, davalıların talebi üzerine müvekkili uzun bir emek ve çalışma neticesinde, mükemmellik arayışı ile birçok nevi şahsına münhasır desenler ürettiğini, davalının talep ve isteği doğrultusunda müvekkili davalıların samimiyetine güvenerek bir şekilde telif bedelini tam karşılığı ile alacağı düşüncesi ile çalışmalarını yürüterek ve desenleri ürünlerde kullanılmak üzere davalılara teslim ettiğini, davalılarca hazırlanan sözleşme kendisinde hasıl olan olumlu düşünceler gereği iyi niyet ile 08.05.2014 tarihinde imzalandığını, müvekkiline ait olan desenlerin FSEK kapsamında eser niteliği taşıdığını, bu eserlerin mali hakları münhasıran davalılar tarafından kullanıldığını ve sözleşmenin feshi akabinde de haksız olarak kullanılmaya devam edildiğini, davalı şirketler tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülükler gereği gibi yerine getirilmediğini, taraflarınca davalılara gönderilen ihtarnamede müteakip ...’ün 2014, 2015, 2016 yılları telif bedeli olarak sadece 1.468,00 TL belirlendiğini beyan ettiklerini, dünyaca ünlü ... Dergisi’nin raporlarında da tespit edildiği üzere müzayedelerde her bir eseri binlerce liraya satılan müvekkilinin eserlerine ilişkin sözleşme konusu satışlar neticesinde, müvekkiline yıllarca hiçbir telif bedelinin ödenmediğini, ve davalılar tarafından sözleşmeye ve hukuka aykırı olarak 1.468,00 TL gibi bir telif bedeli bildirmekle yetinildiğini, müvekkili sözleşmeden beklediği telif bedelini alamadığını, söz konusu desenler kullanıldığı için başka bir şirketle de anlaşamadığını, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshi ile birlikte dava konusu desenlerin bulunduğu porselenler “NADİRLİK” unsuru nedeniyle daha da değer kazandığını ve fesih, davalı taraf için uzun vadede daha da kazançlı bir sonuca neden olduğunu, Türkiye’yi dünyada temsil eden bir sanatçıya bu manevi sıkıntıyı, üzüntüyü çektirmeye hakkının kimsede olmadığını, bunun hukuka ve FSEK kanunlarına aykırı olduğunu, mahkemece açtıkları davalarının kısmen kabulünün hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ülkemizin en önemli ressamlarının başında geldiğini, Türk resminin ve sanatının yaşayan efsanelerinden biri olduğunu, eserlerinin her birinin ciddi birer yatırım değeri taşıdığını, maddi tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sanatçı kimliği nazara alındığında kabul edilen manevi tazminat tutarının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece hükme alının bilirkişi raporunun eksik olduğunu, sözleşme gereği sözleşmenin feshi akabinde davalının, 15 gün içerisinde elindeki stokları yazılı müvekkiline bildirmesi gerektiği hususunun emredici bir hüküm olarak düzenlendiği şartına bağlı olarak davalıya stoklar üzerinden ticarete devam etme hakkı tanındığını, davalı tarafından 15 gün içinde stoklar müvekkiline bildirilmediğini, mahkemece “15 Gün İçerisinde Stokları Bildirme Şartı” göz ardı edildiğini, sözleşme hükmü dahilinde davalıya şarta bağlı olarak tanınan stoklardaki ürünlerin ticaretini yapma hakkının, davalı tarafından sözleşmedeki koşul çerçevesinde hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı ve bu çerçevede sözleşmenin feshi sonrasında mali haklara tecavüzün bulunup bulunmadığı hususu mahkemece eksik incelendiğini, davalıların mali haklara tecavüz fiilinin bulunmadığı ve FSEK 68. maddeye dayanan maddi tazminat şartlarının oluşmadığı cihetiyle söz konusu maddi tazminat talebinin reddinin usulsüz olduğunu, somut olayda davalıların sözleşmeye aykırı davranışları nazara alındığında davalıların, müvekkilinin eserleri üzerindeki mali haklarını açıkça ihlal ettikleri ortada olduğunu, söz konusu sözleşmede mali hakların devri, sözleşmesel yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmesi şartına tabi tutulduğunu, davaya konu ürünler, sözleşme feshedildikten sonra davalılar tarafından sözleşmeye aykırı bir şekilde kullanıldığını ve satışı gerçekleştiğini, sözleşmenin davalıların esaslı ihlal niteliğindeki davranışları neticesinde feshedildiğinin mahkeme tarafından da tevsik edildiğini, mahkemece taraflar arasında mali hakların devrine ilişkin yapılan sözleşmenin geçerli olduğu, salt olarak bu sebeple somut olayda mali haklara tecavüz fiilinin bulunmadığı sonucuna varıldığın, bunun eksek, hatalı usulsüz olduğunu, davalıların sözleşmeye aykırı ve esaslı ihlal niteliğinde olan davranışları sebebiyle müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiği hususu, mahkeme tarafından cezai şart tazminatı alacağının kabulüne karar verildiğini, müvekkiline ait mali hakların davalılar tarafından ihlal edildiği ve müvekkilin FSEK 68. madde çerçevesinde maddi tazminat talebinde bulunacağının bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, mahkemece manevi tazminat tutarının hesaplamasının hatalı ve orantısız olduğunu, manevi tazminat belirlenmesinde tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam ile diğer sosyal ve ekonomik durumlar dışında ihlalin ağırlığı, kusurun ağırlığı, ihlal edilen kişilik değerinin önemi, ihlalin ani veya sürekli olup olmadığı, zarar görenin kusuru gibi kriterlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin sanatçı kimliği, sanat hayatı ve kendisine takdim edilen ödüllerin göz önünde bulundurulması gerektiğini, davalıların müvekkilin mali haklarını ihlal etmeleri sebebiyle müvekkilinin manevi zarara uğradığını, davalılar tarafından eserlere gereken özenin gösterilmemesi, sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, eserlerin global sanat sergilerinin olmazsa olmazlarından olan müvekkilini derin bir üzüntüye boğduğunu, müvekkilinin iyi niyetinin suiistimal edildiğini, tüm bu nedenlerle mahkemece kısmen kabul edilen kararın kaldırılmasına, davanın tümden kabulüne, FSEK 68. maddesi gereğince ...’e ait desenlerin tespit edilen rayiç bedelinin üç katı olan 315.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile 100.000,00 TL tutarında manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tek başına dava konusu işbirliği sözleşmesini fesih etme hakkı olmadığını, bir an için bu hususun yok sayılması halinde dahi yapılan feshin haklı nedenle yapıldığından bahsedilemeyeceğini, sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep edilebilmesi ve keza sözleşmenin feshine gidilmesi için yeni bir sözleşmeye aykırılık hali oluşması gerektiğini, önceki aykırılık giderildiğini, bu sözleşmeye aykırılık hali nedeniyle, sözleşmeyi ihlal edene yeni bir bildirim yapılması gerektiğini, cezai şart taleplerinin dile getirilebilmesi için, sözleşmede belirtildiği üzere bu bildirim üzerine 30 günlük sürede sözleşmeye aykırılığın giderilmemesi gerektiğini, taraflar arasında bildirimli fesih prosedürü öngörülmüşse de, ihtarın bildirime mi yoksa doğrudan feshe mi yönelik olduğunun özellikle incelenmesi gerektiğini, davacı tek başına bildirimde bulunma ehliyetini haiz olmamakla birlikte, bu husus cezai şart için “bildirimde bulunma” yükümlülüğünü dahi yerine getirmediğinden cezai şartın doğduğundan bahsedilemeyeceğini, mahkemenin cezai şart yönünden verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu, bununla birlikte manevi tazminat kararının da usulsüz olduğunu, mahkeme taraflar arasındaki sözleşmeyi ve tarafların yükümlülüklerini hatalı şekilde yorumladığını, İş birliği sözleşmesi, “Adi Ortaklık Sözleşmesi” niteliğinde olduğunu, söz konusu adi ortaklığın tarafları “müvekkili şirket” ile “davacı ... ve dava dışı Arzu Dalbaşar” olduğundan, bahse konu adi ortaklık tasfiye edilmeden işbu davanın neticelendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, “Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğunu, 08/05/2014 tarihli “İşbirliği Sözleşmesi”nin konusu sözleşmenin hasılat paylaşımına yönelik düzenlemeyi haiz olması ve ortaya konulan ürünlerin ortaya çıkarılış şekli de taraflar arasında bir adi ortaklık ilişkisi olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, yalnızca mali hakların devrine yönelik bir anlaşma olmuş olsaydı, iş birliği sözleşmesi olarak ifade etmeyeceklerini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, taraflar arasındaki iş birliği, bir satış gelirine ilişkin paylaşım esasına dayalı olarak yürütülmekte ise ortada bir “adi ortaklık” söz konusu olduğunu, ... tarafından gerçekleştirilen fesih en baştan itibaren geçersiz olduğunu, adi ortaklığın en önemli sonuçlarından birisi de adi ortaklardan herhangi birinin sunacağı cezai şart ve/veya alacak ve/veya tazminat iddiasının ortaklık tasfiye edilmeden görülemeyeceği hususunun mahkemece gözden kaçtığını, mahkeme sözleşme konusunu ve tarafların yükümlülüklerini hatalı yorumlayarak davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, davacının adi ortaklık çerçevesinde tek başına davayı açma yetkisinin olmadığını, bu yönden davanın reddi gerektiğini, İş Birliği Sözleşmesi içerisinde ... ve ... bölünemez ortak eser sahipliğini ispat edici nitelikte sözleşme maddeleri mevcut olduğunu, işbu davada herhangi bir esere tecavüz hali bulunmadığından konu ile direkt olarak ilgisi bulunmasa da davacının tek başına tazminat ve/veya cezai şart talep edemeyeceğini, bunun Yargıtay içtihatleriyle de sabit olduğunu, eser sahipleri arasında adi ortaklık ilişkisi olduğunda eser sahiplerinden her birisinin tek başına esere vaki tecavüzün önlenmesini talep etme hakkı olmakla birlikte, tek başına tazminat talep etme, ya da diğer bir eser sahibi için eser sahipliğinin tespitini talep etme hakkı bulunmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda sadece eser sahipliği bakımından değerlendirme yapıldığını, sözleşmeden kaynaklı “birlikte hareket etme yükümlülüğü” üzerinde durulmadığını, mahkeme kararında müvekkilleri bakımından ayrıma gitmediğini, 08.05.2014 tarihli ana sözleşme, müvekkillerden ...ile ... ve ... arasında akdedildiğini, diğer müvekkil ... A.Ş. ile aynı tarihte 08.05.2014 tarihli ana sözleşmeye ek bir protokol yapıldığını, yükümlülüklerinin başlangıç anını bu ek protokolde ‘yurtdışında satış olması şartına’ ve ‘yurtdışında satış olma anına’ bağlandığını, dava konusu ürünler hiçbir zaman yurtdışında satılmadığını, sözleşme kapsamındaki edimler bakımından müvekkili ...’ın sorumluluğunun olmadığını, davalıların müteselsil sorumlu olmasının hatalı olduğunu, ... yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının cezai şart talep edilebilmesi sözleşmenin feshi için, sözleşmeyi ihlal ettiği iddia olunan tarafa bildirimde bulunulması ve ihlalin giderilmesi için 30 gün süre verilmesi zorunlu olduğunu, davacı bu şartı yerine getirmediği halde cezai şart talep etmesinin ve bunun kabulünün hukuka aykırı olduğunu, yapılan sözleşmeye göre davacının sözleşmeye aykırılık ortaya çıktığında bunu karşı tarafa bildirmesi ve 30 gün süre vermesi gerektiğini, davacı bu süreyi vermeksizin doğrudan fesih ihtarı gönderdiğini, sözleşme gereğince talep ve bilgi edinme imkanı olan davacı, bu hakkını tüketmediği müddetçe, sadece ilk alternatifin karşılanmadığı gerekçesi ile sözleşmeye aykırılık ileri sürülemeyeceğini, davacı bu hakkını hiçbir zaman kullanmadığını, sözleşme feshinin ve cezai şartın ilk koşulu gerçekleşmediğini, bu nedenle de davada cezai şarta ve manevi tazminata ilişkin kısmen kabul kararının yerinde olmadığını, davacı ... yıllardır telif ödemelerini bu ödemelere ilişkin herhangi bir ihtirazı konulmaksızın tahsil ettiğini, davacının haksız, geçersiz ve hukuka aykırı eylemleri karşısında müvekkili şirketin davacıya telif haklarını eksiksiz ve düzenli ödediğini, müvekkilinin bu projeden elde ettiği gelir maliyetin çok gerisinde kaldığını ve müvekkilinin zarar ettiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu, müvekkili davacıya stoktaki ürün sayısını bildirdiğini, davacı cevap vermeyince ürünleri depoya kaldırdığını, adi ortaklık kapsamında davacıya düşen ürünlerin depoya teslim alınma ve muhafaza bedeli bildirilerek bu bedellerin ödenmesi istendiğini, davacı üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili şirket taraflar arasındaki projenin yatırım, tanıtım ve pazarlama faaliyetleri için elinden geleni yaptığını, davacı projenin istenen hasılat beklentisini karşılayamamasından sonra hukuken tek başına ehil olmadığı ve esas bakımından geçerli bir nedeni olmadığı halde, bu davayı ikame ettiğini, cezai şart talebinin hakkaniyetli ve iyi niyetli olmadığını, mahkemece cezai şarta hükmedildiğini, sözleşme ile kararlaştırılan cezai şarttan makul bir oranda indirim yapılması gerekirken, fahiş miktarda cezai şarta hükmedilmiş olmasının usulsüz olduğunu, dosya kapsamında alınan 12 MART 2020 tarihli bilirkişi raporunda mali haklara tecavüz olmadığının açık olduğunu, mahkemece bilirkişi raporları değerlendirilmeden verilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacının sözleşmenin hiçbir asli edimi, hiçbir ödeme yükümlülüğü ihlal edilmemesine rağmen müvekkil şirketin satış rakamları üzerinden hiçbir oynama yapmaksızın davacıya adi ortaklık uyarınca elde edilen kazançlardan düşen payını ödemesi karşısındaki bu tutumu kabul edilebilir bir davranış olmadığını, müvekkil şirkete ait “...” markası da uluslararası çapta bilinirliği olan, daha geniş bir kesim tarafından tanınan ve sektörde duayen olarak bilinen öncü olarak görülen bir marka olduğunu, ... markası, ortaya çıkan tasarımların doğrudan hedef kitlesi olan tüketiciler nezdinde bilinirliği ...’e oranla çok daha fazla olduğunu, davacının ürünlerin izni ve onayı olmadan satıldığından bahisle herhangi bir şekilde maddi ve/veya manevi tazminat talebi ileri süremeyeceğini, davada hiçbir manevi koşul oluşmadığını, mahkemece manevi tazminata hükmedilmesinin usulsüz olduğunu, maddi tazminat koşulları oluşmadığı için mahkemece red kararı verilirken manevi tazminata hükmedilmesinin usulsüz olduğunu, mahkemenin dayanak bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olmayan raporlar olduğunu, tüm bu nedenlerle mahkemece verilen kısmen kabul kararının kaldırılmasını, davanın tümden reddini, talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, İşbirliği Sözleşmesine aykırılık nedeniyle 200.000 TL. cezai şartın ihtarın tebliğ edildiği 24/03/2016 tarihinden itibaren (temerrüt tarihi) ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ait desenlerin FSEK 68.madde kapsamında raiç bedelinin hesaplanarak ilerde arttırılmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL maddi tazminatın(Davacı vekili 1.12.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 315.000 TL ye yükseltmiştir.) ve 100.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Bilirkişiler ... ait 18/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu edilen desen, çizim ve resimlerin estetik değeri haiz, desen elemanları ile çizgisel dese unsurlarının güzel bir şekilde yansıtıldığı resim sanatının güzel örneklerinden biri olduğu, bu özellikleriyle FSEK m.4/1 anlamında güzel sanat eseri oldukları, Davaya konu edilen çizimlerle ilgili olarak taraflar arasındaki sözleşme, çizimler üzerinde yer alan isim ve diğer belgelerden davaya konu çizimlerin eser sahibinin davacı olduğu, Davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshinin haklı bir fesih olduğu, Davacının feshinin haklı olduğu hususunun mahkemece de kabulü halinde davacı tarafın sözleşmenin 7. maddesi çerçevesinde 200.000 TL cezai şart bedelini ve ayrıca 14 adet desen İçin 5.000,00 TLden 70.000 TL telif bedelinin FSEK 68 çerçevesinde 3 katını talep edebileceği, sözleşmeye aykırı davranışın manevi tazminatı gerektirir bir kişilik hakkının ihlalinin söz konusu olup olmadığının takdirinin Mahkemece değerlendirilmesi gerekeceği sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Prof. Dr. ... , Dr. Öğr. Üyesi ..., Öğr. Gör. ... 17/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle : Sayıları ve konsepti belirlenmiş ürünlerin; basımı, çoğaltımı vb. işlemlerle ilgili davacı tarafın herhangi bir itirazı ve eleştirisinin bulunmadığı, Davalı İmgemin üzerine düşen tanıtım yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirdiği, ancak alıcıların alım kararını etkileyen farklı faktörlerin bulunduğu, bu çerçevede davacı ... çok iyi bir ressam olsa dahi onun desen tasarımlarını taşıyan ürünlerin istenildiği ölçüde satılamayabileceği, bu farkın tanıtım İle kapatılamayacağı, Sözleşmeye konu desenlerin FSEK m. 4 kapsamında güzel sanat eseri olduğu, Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin FSEK kapsamında ayrıca düzenlenmiş olan Mali Hakların Devri Sözleşmesi olduğu, sözleşme ile mali hakların tamamen İmge’ye devredildiği, Davalının tanıtım yükümlülüğünün sözleşmede açıkça yer almadığı, buna karşılık sözleşmenin gereği gibi ifa edilebilmesi için tanıtım faaliyetlerinin önem arz ettiği, davalının sözleşmenin İfası için gerekli tanıtım faaliyetlerini gerçekleştirildiği, Sözleşmenin 4.5. maddesinde yer alan satış raporlarını gönderme yükümlülüğünün asli bir yükümlülük olduğu ve bu yükümlülüğün davalı tarafından mükerrer defalar ihlalinin haklı nedenle fesih sebebi olduğu, bu çerçevede sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği, Feshin sözleşmeyi ileriye etkili olarak sona erdirmesi sebebiyle sözleşmedeki cezai şart hükmünün uygulama alanı bulabileceği ve cezai şart düzenlemesindeki koşullar oluştuğu için davalı îmge’nin sözleşmede belirtilen 200.000.-TL. tutarındaki cezai şartı ödemekle yükümlü olduğu, Davalının sözleşmenin feshinden sonra stoklar üzerinden ticarete devam etme hakkını haiz olduğu, yeni bir kullanımın bulunmaması ve yalnızca stok üzerinden satış yapılması hasebiyle mali haklara tecavüzün söz konusu olmadığı, Taraflar arasındaki mali haklar devir sözleşmenin geçerli olduğu, davacının sözleşmenin 4.6. hükmüne dayanarak sözleşme çerçevesinde mali hakların hiç devredilmediğini iddia etmesinin hakkın kötüye kullanımını teşkil edeceği, Somut olayda tecavüz bulunmadığı için FSEK m. 68 kapsamında tazminat istenemeyeceği, FSEK m. 70/12 uyarınca TBK m. 49 kapsamında manevi tazminata hükmedilmesinin Mahkeme’nin takdirinde olduğu,belirtilmiştir. Prof. Dr...., ..., ... ..., 20/03/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle ;Dosya kapsamında kesin olarak belirtilmemiş bulunmakla birlikte, davaya konu olan sözleşme kapsamında ... için belirlenen pay, sözleşmede Arzu Dalbaşar'ın reklam ve pazarlama konusunda yardımcı olarak öneriler getirebileceği hususu, dosyaya sunulu email yazışmalarında ... için belirtilen diğer ticari şirketler ile arasındaki ilişkiler, davacı ...'ün sanatçı kimliği ile, önceden yapmış olduğu eserler ile dava konusu desenler arasındaki paralellikler göz önüne alındığında, ... davaya konu desenler için müşterek bir eser sahibi olmadığı, yukarıda tanımlanan, sanatçı ile ticari ilişkiler kurulmasına yardımcı olan aracı kişilerden biri olduğu, davaya konu eserlerin, sahibinin davacı ...’ün dava konusu eserlerde tek başına eser sahibi olduğu, davalıların dava konusu ürün grubunun satışı için yeterli reklamın ve tanıtım faaliyetlerinde bulundukları, davacının, taraflar arasındaki 08.05.2014 tarihli "işbirliği sözleşmesini” haklı nedenle feshetmiş olduğu, davacının FSEK m.68’e dayalı tazminat talep şartlarının bulunmadığı, ancak Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının 14 adet desen için 7500 TL rayiç bedel nedeniyle toplam 105.000 TL’nin 3 katını talep edebileceğini, FSEK m.70 BK m.49 hükümlerince manevi tazminat talep edebileceği kabulünün Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.-08/05/2014 tarihli İşbirliği Sözleşmesinin Davacı ... dava dışı ... davalılardan ... Ltd arasında tanzim edildiği ve aynı tarihte 08/05/2014 tarihli Protokolün ... A.Ş. İle Davacı ... dava dışı ... arasında tanzim edildiği görülmüştür.08/05/2014 tarihli İşbirliği Sözleşmesinin;"4.6 maddesinde ... ve ..., Proje kapsamında Desenler üzerindeki ve işbu Proje üzerindeki tüm mali hakları (işleme, çoğaltma, yayma, temsil, işaret, ses ve/yeya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim ve ileride mevzuat gereğince bunlara eklenecek hakları herhangi bir sınırlama olmadan), İmge tarafından işbu Sözleşmenin 5.1. maddesinde belirtilen bedellerin (telif bedeli) zamanında ödeniyor ve işbu Sözleşme tahtındaki yükümlülük ve taahhütlerini tam ve zamanında yerine getiriyor olması kaydıyla, süreyle sınırlı olmaksızın münhasıran İmge'ye devrettiğini kabul ve beyan ederler.
7.1. maddesinde; Taraflar, sözleşmedeki yükümlülüklerine ve/veya taahhütlerine aykırı davranır iseler; diğer taraf bu durumu yazılı olarak ihlal edene bildirecek ve aykırılığın giderilmesi için 30(otuz) gün süre tanıyacaktır. Bu süre içerisinde aykırılığın giderilmemesi halinde ihlali bildiren taraf, ihlali yapan taraftan 200.000 (ikiyüzbin) TL tutarında cezai şart talep etme hakkına sahiptir. Bununla birlikte, ihlali bildiren taraf işbu Sözleşmeyi herhangi bir yükümlülük altına girmeksizin karşı tarafa yapacağı yazılı bir bildirim ile feshedebilir.7/(son) maddesinde, sözleşmenin feshedilmiş olması halinde İmge'nin bildirmiş olduğu stoklardaki ürünlerin sözleşme hükümlerince ticaretini yapma hakkı mevcut olup karşılığında yine sözleşme uyarınca Ciro üzerinden bedel ödemesi yapılabileceği gibi ... ve/veya ... stokları İmge'nin güncel toptan satış şartları üzerinden satın alabilir. Bu halde Ciro üzerinden bedel ödenmez ya da her ne ad altında olursa olsun bir bedel ödenmez." düzenlemesi yer almaktadır.08/05/2014 tarihli Protokolün ... A.Ş. İle Davacı ... dava dışı ... arasında düzenlendiği,Protokolde; "İşbu protokol, ..., ... ve ...arasında imzalanmış 08.05.2014 tarihli İşbirliği Sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olacak ve İşbirliği sözleşmesi ile birlikte yorumlanacaktır. ..., 08.05.2014 tarihli işbirliği sözleşmesinde grup şirketi olan İmge'nin yükümlendiği edimlerin tamamını, yurtdışında satış olması şartıyla, aynen yerine getireceğini kabul beyan ve taahhüt eder. Diğer bir deyişle, ..., 08.05.2014 tarihli İşbirliği Sözleşmesi ile yurtiçinde yapacağı satışlar üzerinden sözleşme ile bağlı olacak, ... sadece yurtdışında yapılacak satışlar üzerinden yükümlülük altına girecektir. Taraflar, ... yurt içindeki satışlara bağlı olarak bir yükümlülük altına girmediğini, kabul ve beyan ederler. İşbu protokolle, tarafların sadece yurt dışında yapılacak satışlar üzerinden hak ve yükümlülükleri doğacak olup, her türlü edim, hak ve borç 08.05.2014 tarihli İş Birliği sözleşmesinin hükümleri uyarınca belirlenecek ve yerine getirilecektir." Düzenlemesi yer almaktadır.Davalılardan ...nin 08/05/2014 tarihli iş birliği sözleşmesinde taraf olmadığı, bu sözleşmeye ek olarak yapılan protokolde protokolün iş birliği sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olarak belirtilmiş ise de ...nin sorumluluğunun yurt dışı satışlara ilişkin olduğunu, ...'nin yurtiçi satışlara ilişkin sorumluluğu bulunmadığından Porlant yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hukuken yerinde değildir.Davacı davalının sözleşmede belirtilen 7.1, 4.5 maddesinde belirtilen bu yükümünü yerine getirmemesi üzerine Beşiktaş .... Noterliğinin 15.03.2016 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalılara (... Ltd ye göndermiş ...ye bilgi mahiyetinde göndermiş) ilgili raporları göndermediklerini diğer hususlardaki yükümlerini yerine getirmediklerini, ihtarnamenin tebliğinden 30 gün içinde akde aykırı fiil ve işlemlerine son vermelerini aksi halde sözleşmelerin (sözleşme m.7 ve protokol) haklı sebeple derhal feshedileceğini ve cezai şartın sözleşme bedeli ile birlikte talep edileceğini bildirmiştir. ... Ltd Beşiktaş Noterliği'nin, 22.03.2016 tarihli ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinde söz konusu raporların işbu ihtarname ekinde gönderildiğini belirtmiştir.Davacı, Beşiktaş ... Noterliğinin 27.05.2016 tarihli ... yevmiye nolu, ihtarnamesi ile davalılara yükümlerini yerine getirmedikleri bu nedenle sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği ihtarını keşide etmiştir. Davalı istinafında, davacı ile dava dışı ... arasında adi ortaklık bulunduğunu ileri sürmüş ise de, son bilirkişi heyet raporunda,davaya konu olan sözleşme kapsamında ... için belirlenen pay, sözleşmede ... reklam ve pazarlama konusunda yardımcı olarak öneriler getirebileceği hususu, dosyaya sunulu e-mail yazışmalarında ... için belirtilen diğer ticari şirketler ile arasındaki ilişkiler, davacı ...'ün sanatçı kimliği ile, önceden yapmış olduğu eserler ile dava konusu desenler arasındaki paralellikler göz önüne alındığında, ... davaya konu desenler için müşterek bir eser sahibi olmadığı, yukarıda tanımlanan, sanatçı ile ticari ilişkiler kurulmasına yardımcı olan aracı kişilerden biri olduğu, davaya konu eserlerin, sahibinin davacı ...’ün dava konusu eserlerde tek başına eser sahibi olduğu belirlendiğinden davalının bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Cezai Şart talebinin incelenmesinde;Taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesinin m.4, 5’e göre İmge, her ayın 5’ine kadar bir önceki satışlara İlişkin ... ve ... yazılı rapor gönderecektir. İş bu rapor, m.5.l’de belirtilen bedellerin belirlenmesine esas alınacaktır. ... ve/veya ... talepleri üzerine İmge sözleşme konusu ürünlere ilişkin satış belgelerini, finansal dokümanlarını 7 iş günü içerisinde hazır etmek zorundadır. Taraflar Arasındaki Sözleşmenin 4.5. Maddesi kapsamında; Davalı ... satışlara İlişkin yazılı rapor gönderme yükümlülüğünün bulunduğu; işbu yükümlülüğün, sözleşmenin esasına yönelik bir düzenleme olduğu, bu sebeple söz konusu yükümlülüğün davalılar tarafından yerine getirilmemesi neticesinde sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin anlaşıldığı, dosya kapsamında alınan üç ayrı bilirkişi raporunda da, davacı tarafından sözleşmenin haklı nedenlerle fesh edildiği belirlendiğinden; sözleşmeyi ihlal eden davalılardan ... Ltd. Şti'den sözleşme’nin 7.1. maddesi uyarınca 200.000,00 TL cezai şart talep edilebileceği kanaatine varılmıştır.Maddi tazminat talebinin incelenmesinde; Davacı tarafından sözleşmenin 7.1. maddesinde, Davalı Tarafın Stok Hakkı, Sözleşmenin feshinden itibaren 15 gün içerisinde elindeki stokları yazılı olarak bildirmesi şartına bağlı tutulduğu ileri sürülmüşse de; sözleşmede davalıların stoklarda kalan ürünleri satamayacağına dair bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmıştır. Sözleşme hükümleri bir bütün olarak incelendiğinde sözleşmenin 7.1. maddesi gereği sözleşmenin sona erdiği tarihten sonra stoklardaki ürünlerin satışını yapmak hakkının mevcut olması sözleşme gereği olup, taraflar arasındaki mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin imza tarihinde geçerli olması, davacının stoklar bittikten sonra da davalının satışa ürün sunduğunu da ispat edemediği göz önüne alındığında, sözleşme hükümleri bir bütün halinde yorumlandığında davalıların mali haklara tecavüz fiilinin bulunmadığı, davacının FSEK 68. Maddeye dayalı olarak maddi tazminat talep etme şartlarının bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafından maddi tazminat talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.Manevi Tazminat talebinin incelenmesinde;Dosya kapsamından davacının eserleri üzerindeki manevi haklarının ihlal edildiği yada manevi tazminatı gerektirir bir fiilinin bulunduğunun ispatlanamadığı, salt sözleşmeye aykırılık durumunda manevi tazminata hükmedilemeyeceği, manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmakla, mahkemece manevi tazminatın kısmen kabulüne dair verilen hukuken yerinde değildir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/ 1-b/1.mad.gereğince esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/2. göre kısmen kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına, davalı ... yönünden davanın pasif husumetten reddine, sözleşmeye aykırılık nedeniyle 200.000 TL cezai şartın 24.03.2016 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan ... Ltd. Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, FSEK 68.maddeye dayalı maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,3- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 26/01/2021 tarih, 2017/94 E., 2021/31 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,4-Davalı ... yönünden davanın pasif husumetten REDDİNE, -Davalı ... Aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜNE, -Sözleşmeye aykırılık nedeniyle 200.000 TL cezai şartın 24.03.2016 tarihinden itibaren ticari temerrüd faiziyle birlikte davalılardan ...den tahsili ile davacıya verilmesine,-FSEK 68.maddeye dayalı maddi tazminat isteminin reddine,-Manevi tazminat isteminin reddine,5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00 TL karar harcından peşin alınan 10.683,80(peşin+ıslah harcı) TL'nin mahsubu ile 2.978,20 TL harcın davalı ...den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 5.646,80 TL peşin harç, 5.037,00 TL ıslah harcı, 4,60 TL vekalet harcı olmak üzere, toplam 10.719,80 davalı ...den tahsili ile davacıya verilmesine,5/c- 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 594,40 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 7.594,40 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 2.468,18 TL'nin davalı ...den tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,5/ç-Davalı ...tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...ye verilmesine, 5/d-Reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 10/(3). maddesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ...ne verilmesine, 5/e- Reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 10/(3). maddesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ...ne verilmesine, 5/f- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...den tahsili ile davacıya verilmesine,5/g- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine, 6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/c-İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan 118,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 52,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 171,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,6/ç-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024