T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/123 Esas
KARAR NO: 2024/308
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 06/10/2020
NUMARASI: 2019/262 E. - 2020/259 K.
DAVANIN KONUSU: Eser Sahipliğinin Tespiti
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;söz ve müziği davacıya ait olan "..." adlı eserin adı değiştirilerek "..." adıyla davalılar tarafından mesam kayıtlarının sözü ... müziği ...'e ait olacak şekilde kaydedildiğini, dava konusu eser üzerindeki mali ve manevi hakları yönelik taleplerin saklı kalmak üzere "..." adlı eserin söz ve müziğinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafına ait "Ben bir kara biberim" isimli eserin sözü ve müziğinin kendisine ait olduğunu gösterir 1987 tarihli noter tastiki bulunduğunu, davacının bunun aksine delil ve beyanda bulunmadığını,dosyada yer alan MESAM teknik bilim kurulu kararında da durumun açıkça izah edildiğini,aynı davanın İstanbul 2.FSHHM’nin 2017/733 E. sayılı dosyasında görüldüğünü , dava dosya incelendiğinde 1987 yılına ait noter tasdiki bulunduğunu, davacının haksız olarak dava açtığını asıl davacının kendisine ait eseri sahiplenmek istediği için kendisinin mağdur olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Davacı her ne kadar yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmişse de; kendi beyanları ile sundukları tüm delillerin açılmamış sayılma kararı veren mahkemede bilirkişilerce incelenmiş olduğu, daha önce 2.FSHHM’nin dosyasına sunulan bilirkişi raporunun son derece ayrıntılı olarak düzenlendiği ve denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu , davacının düğünlerde çekildiğini iddia ettiği görünlerin incelenmesinin tek başına eser sahipliğini ispata elverişli olmadığı, bu nedenle yeniden bir inceleme yada ek rapor alınmasının gerekmediğinin en önemli kanıtı ise davacının sunduğu gerek vekaletnamedeki gerek engelli belgelerindeki belgelerde kayden 20.8.1988 doğumlu olup, davalı ...’in ise 1959 doğumlu olup, eserin ilk alenileşme tarihinin eser işletme belgelerine göre 1987 yılı olduğu, orta zekadaki bir insanın dahi doğmadan önce alenileşen bir eser üzerinde hak sahibi olduğunu iddia etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu öngörmesi gerektiği, salt davacının doğum tarihi ile Mesam yazısı keza eserlerin alenileşme tarihleri ile bilirkişi raporu dahi dikkate alındığında başkaca bir incelemeye gerek olmadan davanın reddi gerektiğinin açık olduğu,hakkın kötüye kullanılmasını hiç bir hukuk düzeninin tasvip etmeyeceği, davacının yeni açtığı davada da önceki yargılama safahatından ve alınmış rapordan hiç bahsetmediği, davalının beyanı üzerine dosya celp edildiğinde davacının huzurdaki davayı iyiniyetle açmadığının subut bulduğu, ;Dosyada toplanan deliller, İstanbul 2.FSHHM’nin 2017/733 esas ,2019/54 karar ve 31.1.2019 tarihli dosyası,Mesam’ın 20.6.2017 tarihli yazısı, İstanbul ...noterliğinin 30.7.1987 tarihli ve ... yevmiye nolu noter belgesi ekinde ... isimli esere ait söz ve nota tasdikinin yer aldığı belgede eser sahibinin davalı ... olduğu, bilirkişiler ..., ... ,... tarafından düzenlenen 6.8.2018 tarihi rapor ile eserin alenileşme tarihi 1987 yılı olup, davacının kayden 1988 doğumlu olup, eser üzerinde hak iddia etmesinin hayatın olağan akışına ve mantık kurallarına ters olduğu gözetilerek ispat edilemediği," gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz ve müziği müvekkiline ait olan "..." adlı eserin adı değiştirilerek "..." adıyla davalılar tarafından mesam kayıtlarının sözü ...'in müziği ...'e ait olacak şekilde kaydedildiğini, dava konusu eser üzerindeki mali ve manevi hakları yönelik taleplerin saklı kalmak üzere "..." adlı eserin söz ve müziğinin davacıya ait olduğunun tespitine ilişkin dava açtıklarını, aynı konuda daha öncesinde tarafları ve dava konusu aynı olan dava açıldığını, İstanbul 2.FSHHM'nin 2017/733 Esas ,2019/54 Karar sayılı kararı ile 31.01.2019 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, müvekkili tarafından açılan ve takipsiz bırakılan dava dosyasında dayanılan ve dava dilekçe ekinde yer alan CD görüntülerinin dava Edirne'den açıldığı için dosyanın yetkili yer mahkemesine gönderilmesi esnasında kaybolduğunu, sunulan CD görüntülerinin kaybolduğu da düzenlenen bilirkişi raporunda bilirkişinin, dosyadaki mevcut delilleri tespit ettiği kısmında öğrendiklerini, sonrasında CD'ler tekrardan dosyaya ibraz edildiğini fakat dilekçe ekinde olan ve 2. Kez sunulan CDler herhangi bir bilirkişi incelemesine tabi tutulmadan karar verildiğini, bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini Mesam cevabı yazısında da dava konusu eserin sadece ilk dörtlüğü benzer olup eserin bütünü üzerinde davalı ...'in ne kadar pay sahibi olduğu belli olmadığını, ilk dörtlüğün benzer olması, davalının bu eserin tamamı üzerinde hak sahibi olduğunu göstermediğini, mahkeme müvekkilinin 1988 doğumlu olduğu eserin ise 1987 yılında alenileştiği gerekçesi ile müvekkilinin açtığı davanın kötü niyetli olduğunu belirtilse de dava dilekçesi içeriği incelendiğinde müvekkilin eser sahibi olduğu eserin sözleri ile alenileştiği kabul edilen eserin sadece ilk dörtlüğü benzer olduğundan verilen kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davacı kendisine ait olduğunu iddia ettiği "..." adlı eserin adı değiştirilerek "..." adıyla davalılar tarafından Mesam kayıtlarının sözü ...'in müziği ...'e ait olacak şekilde kaydedildiğini, dava konusu eser üzerindeki mali ve manevi hakları yönelik taleplerin saklı kalmak üzere "..." adlı eserin söz ve müziğinin davacıya ait olduğunun tespiti talebidir. İstanbul 2.FSHHM’nin 31.01.2019 günlü 2017/733 Esas ,2019/54 karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davanın taraflarının ve konusunun aynı olduğu dosyada bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi heyetine ait 06/08/2018 tarihli raporda özetle; "uzlaşmazlık konusu şarkının 1987 ve 2006 yıllarındaki ilk iki resmi tescil kaydında davalı taraf, eserin bestecisi konumunda görünmemekte zira ilk yayınlanan albümde bestenin başka bir müzik olduğu, ikinci yayınlanan albümde ise müziğin anonim olarak beyan edildiğini, 2008-2014 yılları arasındaki 4 albümde yer alan kullanımlarda Besteci ve Söz yazarı olarak davalı ... olarak görüldüğü, davacı tarafın tüm iddia ve beyanlarına rağmen kendisinin olduğunu iddia ettiği esere ait herhangi bir noter onayı yahut meslek birliği tescili, veya başka bir ispat unsuru sunamadığı, 2009 yılında youtube yüklemiş olduğu videonun daha önceki bir tarihte çekilmiş olduğuna dair herhangi bir maddi tespit sunamadığı, bu durumda davacı tarafın esere kendi adıyla umuma arz ettiği tarih olan 2009 yılından daha önceki bir tarihte 2008 yılında davalı tarafından umuma arz edilmiş olduğunu anlaşıldığı, dolayısıyla davalının esere daha önce umuma arz etmiş olduğundan bahisle FSEK mad. 11 doğrultusunda eser sahipliği karinesinin davalı lehine olduğunu, davacının bu bağlamda davalıya ait eser sahipliği karinesinin çürütemediği, dolayısıyla müzik eserinin davalıya ait olduğu şeklinde bir değerlendirmede bulunabileceği belirtilmiştir. Somut olayda davacı tarafından "..." isimli eserin adı değiştirilerek "..." adı ile davalılar tarafından MESAM kaydına göre sözünün ...'e müziğinin ...'e ait olacak şekilde kaydedildiğini belirterek söz konusu eserin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, mahkemece İstanbul 2.FSHHM’nin 31.01.2019 günlü 2017/733 Esas ,2019/54 Karar sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuna istinaden karar verildiği, davacı tarafından CD'nin kaybolduğunu, incelenemediğini, daha sonra CD' yi ibraz ettiğini ileri sürdüğü gözetildiğinde, mahkemece öncelikle ibraz edilen CD kaydının da müzik eseri konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişinin de bulunduğu heyetten denetime elverişli rapor alınarak, "..." isimli eserle, "ben bir kara biberim" isimli eserin aynı/benzer olup olmadığı ve eser sahipliği konusunda inceleme yaptırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esasta incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/10/2020 tarih, 2019/262 E. 2020/259 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/02/2024