T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1661
KARAR NO: 2023/1039
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 16/05/2019
NUMARASI: 2018/396 E. - 2019/178 K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/10/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı tarafın incelemesiz sistemden yararlanarak TPMK nezdinde 19/06/2017 tarih ve ... no ile tescil ettirdiği çoklu tasarım kapsamında yer alan 3 nolu kendinden kulplu tava tasarımlarının, gerçekte pek çok firma tarafından yıllardır yaygın olarak kullanılan tasarımlar olduğunu, davalının yeni olmayan bu tasarımlar üzerinde tekelleşmek isteyerek rakip gördüğü müvekkiline karşı İstanbul 2. FSHHM'nin 2018/119 D.İş dosyasında tespit yaptırarak kötü niyetli bir şekilde müvekkilinin ticaretini engelleyip zarar vermeye çalıştığını, davalı tasarımının daha önceden çeşitli firmalarca kamuya sunulan tasarımlar ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve tasarımlardaki aynılık veya bu yakın benzerliğin, davalıya ait tasarımların yeni ve ayırt edici özelliklerini öldürmekte olduğunu iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli tasarımın 3 sıra nolu tasarımının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın hiçbir fikri hak ve tescile dayanmadan birebir kopyalama yöntemi ile aynı üretimi yaptığını ve bunda bir sakınca görmediğini, diğer yandan da, endüstriyel tasarım hakkını yanlış yorumlamak suretiyle önce bir başka firma tescillerine benzerlik iddiasıyla müvekkiline ait tescillerin iptalini istediğini ve davacının verilen örneklerde muğlak birtakım youtube görüntüleri kullanılmakta olduğunu ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince; "Bu açıklamalar ışığında, davalı adına tescilli 2017/04256 - 3 tescil numaralı tasarımın, başvuru tarihi olan 19.06.2017 tarihi öncesinde benzerlerinin kamuya sunulduğu ve bu sebeple yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerini taşımadığı anlaşılmakla, davacının davasının kabulü ile, davalı adına olan tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine" Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil nolu çoklu tasarımın 3 nolu tasarım yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiğini ve davacı tarafın rapora itiraz etmediğini, bu durumda delil tespiti ve bilirkişi raporuna yönelik bir itirazda bulunmadığı rapordaki tasarım tesciline dair haklarla bu haklara tecavüzün davacı açısından sabit hale geldiği gözetilerek davacının raporu ve rapordaki hususları kabul ettiğini, bu kabul ile kendisi bakımından tasarımın hükümsüzlüğüne dayalı iptal davası ikame hakkından da feragat etmiş sayılacağını ve davanın reddi gerektiğini, müvekkile ait tescilin kendine özgü olduğunu, aksi halde davacının bu tescili iptal ettirip taklit ve tecavüzü yasal hale getirme isteğinin zaten olmayacağını, davacının sunduğu örneklerin muğlak birtakım internet görüntüleri olup delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, SMK'ye göre tasarımın bir ürünün bütününün oluşturduğu görünüm olduğunu, endüstriyel tasarım tescil belgesinin tescil tarihini dikkate alarak bu tarihten önce kamuya ilgili tasarımın sunulduğunu, tasarımın daha önce kullanıldığına ilişkin sunulan eski tarihli belgelerin neler olduğunu, tarih taşıyıp taşımadığını, bu tarihin resmi veya gayriresmi olup olmadığını, davanın esasına etki yapacak bir sorun olduğu gözetildiğinde bilirkişi heyetinin bu tespiti yapmasının da ne kadar önemli olduğunun ortaya çıktığını, bilirkişi raporlarında bu şekilde ayrım veya tespit yapılmadığını, tespitlerinin sağlıklı ve güvenilir olmadığını, ek bir raporla yetinildiğini bu raporda müvekkile ait tescilli ürünlerin daha önce hangi firma tarafından nerede üretim yapıldığı tespit edilmeden müvekkile ait tasarımın yenilik taşımadığı iddiasıyla davacı tarafın dosyaya sunduğu üçüncü kişiler tarafından internet ortamında paylaşılan tasarımla ilgisinin ne olduğunun anlaşılamayan sanal görüntüleri inceleyerek müvekkile ait tescilli ürünlerin yenilik içermediğini beyan ettiklerini, davacının ve bilirkişilerin dayandığı hiçbir somut delil olmadığını, konusu endüstriyel tasarım olan birçok davada bilirkişi raporlarında bilirkişi heyetinin dava konusu tasarımları ve tasarımın yeni ve özgün olmadığına ilişkin sunulan muadil tasarımları çıplak gözle görmeden, somut elle tutarak inceleme yapılmamasının doğru olmadığını, tasarımın küçük bir ürün olmasının ayrıntılı incelemesinde de etki yapabileceğinden, bu tip tasarımlarda video belge üzerinden inceleme yapılmaması gerektiğini, tasarımın yeni ve özgün olmadığını iddia eden davacı tarafın tasarım tescil belgesinin tescil tarihinden çok önce kamuya sunulduğunu kesin kabul edilebilir tarihleri taşıyan belgeler ile ispat etmesi gerektiğini, TPE tarafından verilmiş resmi bir belgenin hükümsüz kılınmasının büyük bir tezatlık oluşturduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinaf dilekçesinde yeni bir husus arz etmediğini, ... yayınlanan görüntülerin yayın tarihlerinin tasarım tescil tarihinden önce olup olmadığı ve varsa görüntülere ait üretilmiş ürünlerin bizzat bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerektiği hususunda toplandığının görüldüğünü, dosyadaki bilirkişi heyeti içinde bilişim ve yazılım uzmanı olduğunu, tescile konu ürünlerin 2011 yılından beri dünya kamu oyuna sunulmuş ürünler olduğunu, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğini, davalının piyasadaki rakiplerine karşı haksız rekabet ortamı oluşturmasına hukukun müsaade etmeyeceğini beyan ederek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalı adına olan ... tescil nolu çoklu tasarım belgesinin, 3 numaralı tasarımının yeni ve ayırt edici özelliği olmadığından bahisle, hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talebidir.6769 Sayılı Fikri Mülkiyet Kanunu'nun 77. Maddesinde, 55. maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56. ve 57. maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58. maddenin dördüncü fıkrası ve 64. maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse, hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse, sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise ve 64. maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet haklarının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına ilişkin hükümsüzlük talebinin kabul edilmesi halinde, o kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesinin şart olduğu belirtilmiştir.Bir tasarımın yeni olduğunun kabulü için tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın hiçbir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekir. Küçük ayrıntılar ile farklılık gösteren tasarımlar aynı kabul edilir.İstanbul 2. FSHHM'nin 2018/117 D.İş sayılı dosyasında tespit isteyenin ... Ltd Şti, karşı tarafın ...San. ve Tic. Ltd Şti olduğu, bilirkişi raporunda dava konusu olan tespit isteyen tarafa ait ..., 2-3 numaralı endüstriyel tasarım ile aleyhine tespit istenen iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 08.04.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı tarafa ait ... tescil numaralı tasarımın, başvuru tarihi olan 19.06.2017 tarihi öncesinde benzerlerinin kamuya sunulduğu ve bu sebeple yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerini taşımadığının tespit edildiği anlaşıldığından dava subut bulmuştur.Davalı tarafından istinafında İstanbul 2. FSHHM'nin 2018/117 D.İş dosyası üzerinde yapılan tespit neticesinde davacı tarafın rapora itiraz etmediği, davacının rapordaki hususları kabul ettiği, bu kabul ile kendisi bakımından tasarımın hükümsüzlüğüne dayalı iptal ikame hakkından feragat etmiş sayılacağı ileri sürülmüş ise de Değişik İş dosyasındaki alınan raporda, dava konusu endüstriyel tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıklarının tespit edildiği, asıl davada alınan raporda da belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıklarının belirtildiği, aralarında farklılık bulunmadığı, mahkemece aldırılan raporda ayrıca davalı tarafa ait tasarımın yenilik ve ayırt edici nitelik özelliği taşımadığının da tespit edildiği, Değişik İş dosyasında ki rapora itiraz edilmemesi dava açma hakkından feragat etme anlamına gelmeyeceğinden davalının bu konudaki istinafı yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/05/2019 tarih ve 2018/396 E., 2019/178 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 225,45 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/10/2023