T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1555 Esas
KARAR NO: 2025/1801
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 04/11/2025 Tarihli Ara Karar
NUMARASI: 2025/152 E. - 2025/152 K.
DAVANIN KONUSU: Tespit (D.İş)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
TALEP DİLEKÇESİ
Tespit isteyen vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat, yapı malzemeleri ve gayrimenkul komisyonculuğu sektörlerinde yılların verdiği tecrübeyle Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli markası "..." ismi ile sektöre adım attığı tarihten bu yana Türkiye'de inşaat, inşaat malzemeleri ve gayrimenkul komisyonculuğu sektörlerinde önde gelen üretici ve hizmet sağlayıcılardan biri olarak faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkilinin şahıs firması olsa da adını “... ... GAYRİMENKUL” şeklinde tescil ettirdiğini ve “...” adı ile tanınırlık kazandığını, İşbu ünvan ile kuruluşu 20.06.2013 olduğunu, sektörde büyük projeler ve başarılar ile bezenmiş tecrübe dolu 12 yılı geride bırakmış ve bugün itibariyle sektörün bütün ihtiyaçlarını Türkiye'nin bütün illerinde karşılayabilecek sağlam bir altyapıya ulaştığını, Bilhassa İstanbul, Kocaeli, Yalova, Sakarya ve Bursa gibi Marmara bölgesinde yer alan şehirlerinde "..." markası ile tanındığını, ... nezdinde tescilli “...” ibareli birçok markanın sahibi olup, markalarının kök sözcüğü olan “...” ibaresini içeren https://www...com.tr/ alan adının da sahibi olduğunu, müvekkilinin marka sahipliğinden doğan haklarını ihlal eden ve aynı zamanda Müvekkili aleyhine haksız rekabet yaratan maddi olguların tespiti amacıyla, gecikilmesi veya tebligat yapılması halinde kaybolma ihtimali bulunan delillerin güvence altına alınması için HMK md. 400 vd. uyarınca bilirkişi marifetiyle ve Karşı Yan'a tebligat ifasından sarfınazar edilerek; öncelikle https://...com.tr alan adlı internet sitesinin alan adında, içeriğinde, alt ve üst domain'lerinde, yönlendirici kodlamalarında, metatag ve anahtar sözcüklerinde Müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığının ve site sahibinin kim olduğunun tespit edilmesi, bununla birlikte Karşı Yan’ın ticaret unvanında, işletme adında, şirket merkezi ve şubelerindeki tabelalarında, reklam panolarında, cephe giydirmelerinde, ürün ambalajlarında, etiketlerinde, katalog ve broşür gibi tanıtım materyallerinde, fatura ve irsaliye gibi ticari evraklarında ve sosyal medya hesapları ile e-ticaret platformlarındaki sanal mağaza isimlerinde müvekkili markasına veya iltibas yaratacak derecede benzerine yer verilip verilmediğinin mahallinde keşif ve inceleme yoluyla da saptanması devamında ise tespit edilecek bu tecavüzlerin ve haksız rekabetin durdurulması amacıyla TTK md. 61, SMK m.159 ve HMK md. 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbire karar verilerek, söz konusu internet sitesindeki tecavüz içeriklerinin kaldırılması, bu mümkün değilse siteye erişimin engellenmesi, alan adının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi veya Müvekkiline devredilmesi, ayrıca Karşı Yan'ın markayı kullandığı tüm fiziki ve dijital mecralarda (tabela, unvan, ambalaj, evrak vb.) bu kullanımların men'ine ve tecavüz içeren materyallerin toplatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İTİRAZ DİLEKÇESİ:
İhtiyati tedbire itiraz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulü ile 09.10.2025 tarihli ek tedbir kararının kaldırılmasına, kaldırma uygun görülmezse tedbirin değiştirilmesine; müvekkilin ticaret unvanını salt metin olarak kullanmasına izin verilmesine, tedbirin yalnızca belirli mecralar ile sınırlanmasına, 500.000 TL teminatın kaldırılmasına veya makul düzeye indirilmesine ve banka teminat mektubu ile karşılanmasına; yahut başvurandan da HMK m.392 uyarınca teminat alınmasına, itiraz sonuçlanıncaya kadar tedbirin uygulanmasının derhâl durdurulmasına, bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak karıştırılma analizinin yöntemine uygun tamamlanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi 18.07.2025 tarihli Ek kararıyla; "Tüm dosya kapsamı yapılan markasal incelemeler sonucunda tespit talep eden ve aleyhine tespit istenen marka kullanımlarının benzer olduğu, aleyhine tespit istenen faaliyetlerinin tespit talep edenin tescilli markaları kapsamında olduğu (Nice 37. Sınıf “İnşaat Hizmetleri”) bu haliyle davacı tarafın marka hakkına tecavüzün oluştuğuna dair yaklaşık ispatın sağlandığı, ancak raporda davalı tarafın faaliyete başladığı tarih tam olarak tespit edilmediğinden sessiz kalma hali ve hakkın tükenmesi durumlarının yargılamayı gerektirmesi hususu gözetilerek yargılama süresince her iki tarafın da haklarının zarar görmemesi için SMK'nun 151/2-c maddesi uyarınca davalı tarafça uygun bir teminat yatırılması karşılığında hakkaniyete uygun olacağı gerekçesi ile,1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,SMK nun 159/2-c maddesi gereğince davalı tarafından 500.000,00-TL nakdi yada gayri nakdi teminatın ya da gayri nakdi teminatın ya da kesin süresiz banka teminat mektubunu kararından tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye depo edilmesine, aksi takdirde daha ağır bir ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin ihtarına, İhtiyati tedbir talep edenin fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 2-7251 sayılı Kanun ile değişik HMK 393/1. maddesi gereğince kararın tedbir talep eden tarafa tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta içinde bu kararın uygulanmasının talep edilmesinin zorunlu olduğunun, talep edilmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılacağının davacı tarafa ihtarına, karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi 04/11/2025 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddi Ara kararıyla; "Tüm dosya kapsamı ile ve alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı tarafın kullanımlarının davacının markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğu ve bu haliyle iltibas oluşturduğunun yaklaşık olarak ispat edildiği, aleyhine tespit istenen tarafından ileri sürülen itirazların yerinde olmadığı gerekçesi ile,İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2025/152 D.İş sayılı dosyasında tesis edilen ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddine dair 04.11.2025 tarihli ara kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ettiğini, mahkemenin ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığını denetlemeden ve anayasal mülkiyet ile çalışma hürriyeti haklarını gözetmeden ölçüsüz bir karar verdiğini, bilirkişi raporundaki "ayniyet derecesinde benzerlik" ifadesinin teknik olarak çelişkili olduğunu ve markalar arası karıştırılma ihtimali analizinin eksik yapıldığını savunduğunu, SMK m.159/2-c uyarınca belirlenen 500.000,00 TL tutarındaki teminatın hiçbir somut kritere dayanmadığını ve müvekkilin ticari nakit akışını felç edecek düzeyde fahiş olduğunu vurguladığını, ilk derece mahkemesinin itirazları gerekçesiz şekilde reddetmesinin hak arama hürriyetine ve gerekçeli karar hakkına aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2025/152 D.İş sayılı dosyasında verilen 04.11.2025 tarihli “ihtiyati tedbire itirazın reddi” ara kararının kaldırılmasına, müvekkili ... Yapı A.Ş. aleyhine tesis edilen ihtiyati tedbirin ve SMK m.159/2-c kapsamında öngörülen 500.000,00 TL teminat yükümlülüğünün tamamen kaldırılmasına, uygun görülmediği takdirde teminat miktarının, somut olay ve tarafların ekonomik durumuna uygun, makul bir düzeye indirilmesine, itiraz ve istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbirin uygulanmasının durdurulmasına, karar verilmesini, talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Talep eden vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; aleyhinde tespit ve tedbir talep olunan tarafın "..." markasını yazı tipi, oran ve yerleşim farklılıkları, müvekkili işaretini başvuranınkinden kolayca ayırt edilebilir olduğunu gösterir hiçbir açıklama yahut delil mevcut olmadığını, oysa bilirkişi heyet raporu ile "..." ibaresinin direkt olarak birebir şekilde kullanıldığı tespit olunduğunu, ... gerekçeler ile ileri sürülen itirazların da reddini talep ettiklerini, davalı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun Esastan Reddi ile yerel mahkemenin ihtiyati tedbir kararının devamına ilişkin ara kararının onanması, davalının teminatın kaldırılmasına ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Tespit ve ihtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; https://...com.tr internet sitesinde Müvekkil'e ait tescilli marka ve marka işaretlerinin ihlal oluşturacak şekilde kullanıldığının, internet sitesinin alt ve üst domain' lerinin, hosting şirketlerinin, içerik, yer ve erişim sağlayıcıları ile alan adının kimin adına kayıtlı olduğunun, söz konusu internet sitesi sahibinin kimliğinin ve adresinin uzman bir bilirkişi tarafından tespitine, anılan internet sitesine erişimin engellenmesi ya da ... internet sitesinin tüm domain'leri (alt domain - üst domain) dahil olmak üzere üçüncü kişilere devrinin engellenmesi veya müvekkil’e devredilmesi yönünde SMK 159, TTK 61 ve HMK 389 vd. maddeleri uyarınca İhtiyati Tedbire,
Aleyhine tespit talep edilen tarafın adresinde keşif yapılmak suretiyle, müvekkilin marka hakkına yönelik ihlal teşkil eden unsurların müvekkilin markası ile aynı/benzer olduğunun ve MERSİS ile GİB (Gelir İdaresi Başkanlığı) sistemlerine kayıtlı ticaret ünvanı ile ticari faaliyetleri gösterir resmî belgelerin incelenmesi suretiyle müvekkil markasının aynısı/benzeri kullanılarak ticari faaliyetlerinin gerçekleştirildiğinin uzman bir bilirkişi aracılığı ile tespit edilmesine, tespit edilecek tüm fiziki ve dijital mecralarda (tabela, unvan, ambalaj, evrak vb.) bu kullanımların men'ine ve tecavüz içeren materyallerin toplatılması yönünde SMK 159, TTK 61 ve HMK 389 vd. maddeleri uyarınca İhtiyati Tedbire karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.08/10/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Yapılan markasal incelemeler sonucunda tespit talep eden ve aleyhine tespit istenen marka kullanımlarının benzer olduğu, aleyhine tespit istenen faaliyetlerinin tespit talep edenin tescilli markaları kapsamında olduğu (Nice 37. Sınıf “İnşaat Hizmetleri”) tespit edildiği" belirtilmiştir.6100 sayılı HMK Madde 393- (1) İhtiyati tedbir kararının uygulanması,bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar. (2) Tedbir kararının uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edilir. Mahkeme, kararında belirtmek suretiyle, tedbirin uygulanmasında, yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir.
(3) İhtiyati tedbir kararının uygulanması için, gerekirse zor kullanılabilir. Zor kullanmak hususunda, bütün kolluk kuvvetleri ve köylerde muhtarlar, uygulamayı gerçekleştirecek memurun yazılı başvurusu üzerine, kendisine yardım etmek ve emirlerine uymakla yükümlüdürler. (4) İhtiyati tedbiri uygulayan memur, bir tutanak düzenler. Bu tutanakta, tedbir konusu ve bulunduğu yer gösterilir; tedbir konusu ile ... her türlü iddia bu tutanağa geçirilir. Tedbiri uygulayan memur, bu tutanağın bir örneğini tedbir sırasında hazır bulunmayan taraflara ve duruma göre üçüncü kişiye tebliğ eder." Düzenlemesi yer almaktadır.-Somut olayda, mahkemece,18/07/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbire karar verildiği itiraz üzerine, 04/11/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verildiği, iş bu karara karşı karşı taraf tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, Tedbir talep eden vekili tarafından dava açtığına dair belgeyi süresi içinde içinde dosyaya sunması gerektiği buna dair bir der kenarın bulunmadığı, HMK 393/1 e göre ihtiyati tedbir kararı, kendiliğinden kalkmış sayılacağından ihtiyati tedbire itiraz konusuz kaldığından, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmesi yerinde değildir.Tüm bu nedenlerle Karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince Kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına,İtiraz konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, Karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşı taraf vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2-İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 04/11/2025 tarih, 2025/152 E Sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
-İhtiyati tedbire İtiraz Konusuz Kaldığından Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
4-İstinaf talebi kabul edildiğinden Karşı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 250,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.933,10 TL'nin ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7-HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/12/2025