T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1255 Esas
KARAR NO: 2025/1578
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 14/07/2025 ve 24/12/2024 Tarihli Ara Karar
NUMARASI: 2024/233 E. - 2025/99 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 10/09/2024 başlangıç tarihli bir "Konsinye Sözleşmesi" akdedildiğini ve bu sözleşme ile kararlaştırılan eserlerin davalıya teslim edildiğini, söz konusu eserlerin İstanbul Havalimanı... isimli galeride sergilenmeye başladığını, akabinde davalının sözleşme şartlarına uymaması, eserler üzerinde sözleşme dışı tasarruflarda bulunması nedeni ile sözleşme Beyoğlu 38.Noterliği’nin 08.10.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini ve söz konusu ihtarname davalıya 09.10.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, Konsinye sözleşmesinin fesh edilmesi ile davalının eserleri elinde bulundurmasının hiçbir hukuki sebebinin kalmadığı ortada iken, davalının eserleri müvekkiline iade etmediğini, hatta davalının eserlerin iadesi için müvekkilinden para istediğini, davalı hakkında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2024/51937 Soruşturma numaralı dosyasında şikayette bulunduklarını, uzunca yıllardır sanat camiasında tanınan ve güvenilen bir ismi olan müvekkilinin mesleki emek ve çaba harcadığı eserleri geri alamamasının çevresine ve sanatçılara karşı
itibarını kötü etkilediğini ileri sürerek, müvekkilinin FSEK'den kaynaklanan haklarına yönelik tecavüzün ref'ine ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davaya bakmakla yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, zira taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında yetkili mahkemenin açıkça İstanbul mahkemeleri olarak belirlendiğini, davacının eser sahibi olmadığını, keza dava ehliyetinin de bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenen "Konsinye Sözleşmesi" gereği müvekkilinin yüklendiği edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, ürünlerin sergilenmesi de yine sözleşme kapsamında yapıldığını, davacının dava dilekçesindeki isnatları açıkça gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, iddialarını ispata yarar hiçbir delil de sunmadığını savunarak davanın öncelikle yetki yönünden usulden reddini, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dairemizin 27/03/2025 tarihli 2025/278 E. 2025/507 K. Sayılı kararıyla(İHTİYATİ TEDBİRE İLİŞKİN) "Taraflar arasındaki konsinye sözleşmesinin 10 Eylül 2024 tarihinden itibaren 4 ay süreyle, 5 Ocak 2025 tarihine kadar geçerli olduğunun kararlaştırıldığı, tedbire itiraz duruşmasında davalı tarafça sözleşme süresinin sona erdiği, eserlerin iade edileceğinin beyan edildiği anlaşılmakla, sözleşme süresi sona erdiğinden, mahkemece verilen "10/09/2024 teslim tarihli Konsinye Sözleşmesine konu toplam 18 adet eserin davalı tarafından satışının tedbiren engellenmesine" ilişkin tedbir ara kararına itirazın reddi kararına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde hukuki yarar kalmadığı, kanun yollarına başvuru yapılmasında hukuki yarar bulunmasının ön koşul olduğu, somut uyuşmazlıkta bu aşamada hukuki yarar kalmadığı anlaşıldığından, davalı istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "Taraflar arasındaki itilaf "Konsinye Sözleşmesi'ne dayanmaktadır. Sözleşmenin 15.maddesinde "İşbu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir" şeklinde yetki sözleşmesi yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda tarafların tacir oldukları ve yetki sözleşmesi düzenledikleri ve bu yetki sözleşmesinin münhasır olduğu anlaşıldığından HMK 17.maddesi gereği Mahkemenin yetkisizlik gerekçesiyle;1-Davacının davasının mahkemenin yetkisizliği nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Süresinde ve talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin 14.07.2025 tarihli gerekçeli kararı ile davacının davasının yetkisizlik nedeniyle usulden reddedilmesi kararının, taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesi ile münhasır yetki sözleşmesi yapılmış olması nedeniyle usul ve yasaya uygun bulunduğu; ancak mahkemece verilen bu kararın, davanın konsinye sözleşmesine dayalı ticari niteliği gereği, tarafların da tacir olduğu gözetilerek Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5 uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olması sebebiyle görev yönünden de reddi gerekirken sadece yetkisizlik yönünden karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 390'a ve usule açıkça aykırı şekilde yetkisiz mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının yetkisizlik kararı ile birlikte kaldırılmamış olmasının da hatalı olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak, dosyanın hem görevli hem de yetkili olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine ve yetkisiz mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın eserleri iade etmedikçe müvekkilin eserleri satması, değerlendirmesi ve gelir elde etmesi engellendiğini, bu durum müvekkilin her geçen gün artan zarara uğramasına neden olduğunu, ihtiyati tedbirin kaldırılması halinde, telafisi mümkün olmayan ekonomik zararlar doğacağını ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat talep etme hakları saklı kalmak kaydı ile davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılması yönünden taleplerinin reddine, davanın kabulü ile Davalı tarafından hukuka aykırı şekilde bulundurulan ve müvekkiline iade edilmeyen eserlere ilişkin tecavüzün ref'i ve muhtemel tecavüzün men'ine, eserlerin davalıdan alınarak müvekkiline iadesine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesi ile taraflar arasında 10/09/2024 başlangıç tarihli "Konsinye Sözleşmesi" akdedildiğini ve bu sözleşme ile kararlaştırılan eserlerin davalıya teslim edildiğini, söz konusu eserlerin İstanbul Havalimanı... isimli galeride sergilenmeye başladığını, akabinde davalının sözleşme şartlarına uymaması, eserler üzerinde sözleşme dışı tasarruflarda bulunması nedeni ile sözleşme Beyoğlu 38.Noterliği’nin 08.10.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini ve söz konusu ihtarnamenin davalıya 09.10.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, Konsinye sözleşmesinin fesh edilmesi ile davalının eserleri elinde bulundurmasının hiçbir hukuki sebebinin kalmadığı ortada iken, davalı tarafından malların iade edilmediğini belirterek, tedbir kararı ile birlikte, manevi tazminat talep etme hakları saklı olarak; tecavüzün ref’i ve muhtemel tecavüzün men’ine, eserlerin davalıdan alınarak müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Taraflar arasında 10/09/2024 tarihli "Konsinye Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşme ile 18 adet eserin davalıya teslim edildiği, eserlerin sergilenmeye başlandığı ancak davalının sözleşme şartlarına uymadığı, eserler üzerinde sözleşme dışı tasarruflarda bulunduğu gerekçesiyle, sözleşmenin feshedildiğini ancak sözleşmeye konu eserlerin geri alınamadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.FSEK 76/1. maddesinde "Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir." düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacaktır. 5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara ihtisas mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir. İstinaf başvurusuna konu davada, taraflar arasındaki konsinye sözleşmesinden kaynaklanan talepler ileri sürülmekle, FSEK'ten doğan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından, sözleşme ile davalıya teslim edilen 18 adet tablonun eser olup olmamasının da uyuşmazlığın çözümüne etkisi bulunmadığından, fikrî sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda, davaya bakmakla görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğunun gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece görevli mahkemece incelenmesi gereken yetki itirazının değerlendirilerek yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. 6102 sayılı Kanun'un 6335 sayılı Kanun ile değişik 4 üncü maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı; mutlak ticari davaların, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar, nispi ticari davaların ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar olduğu açıklanmıştır. Buradan hareketle ticari davalarında asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Davanın taraflarının tüzel kişi tacir olduğu ve yargılamanın Ticaret mahkemesince görülmesi gerektiği gözetilerek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın HMK 20. Maddesi gereğince taraflarca süresinde başvurulması halinde görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, mahkemenin yetkisine yönelik itiraz görevli mahkemece değerlendirileceğinden, yetkiye yönelik değerlendirme yapılmamıştır.Davalı taraf istinaf dilekçesinde ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiş ise de, gerek davalı vekilinin 24/12/2024 tarihli duruşmadaki beyanında;" sözleşme 5 Ocak tarihi itibarıyla sona erecektir. Zaten teslim edeceğiz. Aksi halde mahkemece uygun görülecek bir yere alınmasını talep ederiz" şeklindeki beyanı, gerekse daha önce Dairemizce bu konuda karar verilmiş olmakla bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince Kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkeme'sine gönderilmesine, karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile;2-Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/07/2025 tarih, 2024/233 E. 2025/99 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Davada görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun tespitine,4- HMK'nın 20. Maddesi gereğince Dairemiz kararının taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde taraflarca başvurulması halinde İlk derece mahkemesince istinaf kaydının kapatılarak, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi taktirde Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi''nce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,5-Karar tebliği, harç takibi ve avans işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına.6-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,7-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,8-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025