T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1029 Esas
KARAR NO: 2025/1111
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 22/04/2025
NUMARASI: 2022/148 E. - 2025/131 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı Prof. Dr. ..., güzel sanatlar alanında ulusal ve uluslararası düzeyde tanındığını, saygın bir sanatçı ve akademisyen olduğunu,. davacı Prof. Dr. ... bugüne kadar güzel sanatlar alanında çok değerli eserler meydana getirdiğini, Huzurdaki davaya konu olan "..." adlı güzel sanat eserinin sahibi, FSEK 8. maddesi uyarınca Prof. Dr. ... olduğunu, davacı yaptığı anlaşma kapsamında; Adana'da bulunan davalı şirkete ait Adana ... Oteli’nin kubbeli özel toplantı salonunun duvarına "..." adlı güzel sanat eserini yaptığını, ancak aradan geçen zaman içinde davalı şirket, eser sahibi olan davacıya bilgi vermeden güzel sanat eserine zarar vermek suretiyle güzel sanat eserini parçaladığını, parçaladığı eserin bir kısmını yine davalı şirkete ait olan ve Mersin'de bulunan Mersin ... Oteli'nin duvarında sergilemeye başladığını, söz konusu eseri çok iyi bilen ve davacının arkadaşı olan Prof. Dr. ..., 2022 yılı Şubat ayında davacıyı telefonla arayarak, "bir toplantı için Mersin'e seyahat ettiğini ve Mersin ... Oteli'nde bulunduğu sırada otelin duvarında Adana ... Otelinin kubbeli özel toplantı salonunda olması gereken davacıya ait "..." adlı güzel sanat eserinin parçalanmış bir kısmının imzasız olarak Mersin ... Oteli'nin duvarında sergilendiğini" söylemiş ve parçalanmış eserin yanında çektirdiği fotoğraflarını davacıya gönderdiğini, Eskişehir ilinde yaşayan davacı, davaya konu olan davalının eyleminden bu şekilde yani tamamen tesadüf eseri haberdar olduğunu, bu durumun davacıyı manen zarar verdiğini ileri sürerek, davacıya ait olan "..." adlı güzel sanat eserinin eski haline getirilmesini ve her ne kadar müvekkilinin duyduğu üzüntünün gerçek karşılığı olmasa da davalı şirketin davacı müvekkiline 100.000,00-TL. tutarında manevi tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin, davacı ile yaptığı anlaşma neticesinde "..." adlı sanat eserinin uzun yıllar önce 2001 yılında satın alındığını, müvekkilinin uzun yıllar boyunca bahsi geçen eseri Adana ... Oteli'nde davacının iddialarının aksine orijinal haliyle ve bir bütün olarak sergilediğini, bu süre zarfında eser yıpranmış ve bakıma ihtiyaç duyar hale geldiğini, müvekkili şirket söz konusu eseri bakım yapmak amacıyla kaldırdığını, müvekkilinin ... adlı sanat eserini hiçbir surette parçalamadığını, esere zarar vermenin yanı sıra eserin bakıma ihtiyaç duyması sebebiyle gerekli özeni göstererek bu amaçla eseri kaldırdığını, satın almış olduğu eseri sergileyip sergilememek bütünüyle müvekkili şirketin tasarrufunda olduğunu, davacının her ne kadar, eserin parçalandığını belgeleyen fotoğraflar olduğunu ileri sürse de dosyaya davacının iddialarını kanıtlar surette hiçbir belge, fotoğraf vs. sunulmadığını, sanat eserinin bakım amacıyla kaldırıldığını ve şu anda sergilenmediğini, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça ileri sürülen iddia ve talepleri kabul etmemek kaydıyla, talep edilen manevi tazminat tutarının hakkaniyete aykırılık teşkil edecek surette yüksek olduğunu, dava konusu eserin parçalanmış olduğu bir an için kabul edilse dahi 100.000 TL tutarında manevi tazminata hükmedilmesinin haksız ve ölçüsüz olacağını beyan etmiştir.
MAHKEME KARARI; İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/04/2025 tarihli 2022/148 E- 2025/131 K sayılı kararıyla; "davacının hak sahibi olduğunu iddia ettği " ... " isimli eserin FSEK anlamında güzel sanat eseri olduğu ve eserin hak sahibinin davacı olduğu, bu hususun dosyada alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, mahkememizce mahal mahkemesine yazılan talimat sonucu yapılan keşif sırasında eserin ikiye ayrılarak birleştirildiği ve vidalanarak duvara monte edildiği, bu nedenle zarar gördüğü, eserin eski hale getirilmesi mümkün olmadığı, dava konusu edilen eserin eser sahibi davacının rızası olmadan ikiye ayrılması ve vidalanarak duvara monte edilmesinin FSEK 16. Madde gereğince eserde değişiklik yapmak niteliğinde olduğu, bu durumda eser sahibinin rızasının gerektiği ancak davalı tarafça yapılan ihlallerde davacının herhangi bir rızasının alınmadığı bu haliyle davacının haklarının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır ancak dava konusu eserin eski hale getirilmesinin mümkün olmadığının alınan teknik bilirkişi raporu ile sabit olduğu, bu haliyle eski hale getirme yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi bakımından ise davalı tarafça ihlal edilen FSEK 16. Madde gereğince eserde yapılan değişikliğin düzeltilemeyecek bir değişiklik olduğu ve eserin değiştirilmesi sonucu davacının manevi olarak zarara uğradığı bu kapsamda ihlalin ağırlığı ve eser sahibinde bırakacağı etki göz önüne alınarak davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varıldığından talep edilen tazminat miktarı dikkate alınarak manevi tazminat talebi bakımından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle; Davacı tarafından davalıya açılan eski hale getirme istemli davanın REDDİNE, Davacı tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının KABULÜ ile 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, davacı ve davalı lehine karşılıklı olarak ayrı ayrı 40.000 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş, yargılama giderlerinin ise 1/2 oranda davacı ve davalı arasında paylaştırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU; Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle yargılama giderinden sorumluluk başlıklı HMK 327/1 maddesinde; "Gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, lehine karar verilmiş olsa bile, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını yada bir kısmını ödemeye mahkum edilebilir." düzenlemesi mevcut olduğunu, davalı tarafından gerçekleştirilen eylemler sebebiyle davaya konu eserin artık eski hale getirilmesinin mümkün olmadığını, davalının yaşanan gerçekleri inkar ettiğini, üç kez bilirkişi incelemesi yapılmasına sebep olduğunu, 14/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından gerçekleştirilen eylemler sebebiyle, artık eski hale getirilmesinin mümkün olmadığının tespit edildiğini, mahkemenin HMK 326. Madde gereğince davada haklı oldukların göz önüne alarak davalı lehine vekalet ücretine hükmetmemesi gerektiğini, davalının kötü niyetinden davalı lehine hak yaratmasının HMK 326, 327 maddelerine, emsal Yargıtay ve BAM kararlarına aykırı olduğunu, itiraz ettiklerini beyanla, mahkeme kararının sadece reddedilen eski hale getirme talebi yönünden, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden kaldırılmasını talep gibi karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesine cevabında; mahkemece davacının iddia ettiği eserin eser sahibi tarafından istenilen şekilde eski hale getirilemeyeceği sonucuna ulaştığı ve bu talep yönünden davanın reddine karar verdiğini, HMK 326. Madde de; yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceğinin düzenlendiğini, kısmen kabul kararlarında, yargılama giderlerinin haklılık durumuna göre paylaştırılacağını, mahkemece davacının bazı talepleri kabul edilmişse de, eski hale getirme talebi red edildiğinden kararın doğru olduğunu beyanla, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava; davacının eser sahibi olduğu "..." isimli güzel sanat eserinin, davalı tarafça davacının izni olmaksızın parçalanması nedeniyle eski hale getirme ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin karar gerekçesinde; davacının eser sahibi olduğu ... isimli güzel sanat eserinin, mahkemece talimat yazılarak yapılan keşif neticesinde ikiye ayrılarak birleştirildiği, vidalanarak duvara monte edildiği, bu nedenle zarar gördüğü, eserin eski hale getirilmesinin mümkün olmadığı, davacının izni alınmaksızın yapılan değişikliğin FSEK 16. Maddesi gereğince eserde değişiklik yapılmama hakkının ihlali olduğu ancak eski hale getirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, manevi tazminat talebinin kabulü ile, eski hale getirme talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkeme karar gerekçesinden, davacının davasında haklı olduğu ancak davalının eserde yapmış olduğu parçalama ve daha sonra vidalayarak duvara monte fiilinin esere zarar vermesi ve fiili imkansızlık sebebiyle eski hale getirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.Tecavüzün ref'i davası ana başlıklı" "Manevi haklara tecavüz halinde" madde başlıklı; FSEK 67/4-2 maddesinde, güzel sanat eserinin haksız olarak değiştirilmesi halinde eser sahibinin eserin eski hale iadesi mümkün ise değişikliğin izalesini, ammenin veya malikin menfaatleri esaslı surette haleldar etmemesi durumunda isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu anlaşılmakla birlikte, eserin davalının esere zarar vermesi nedeniyle eski hale getirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, mahkemece eski hale getirme talebinin reddine karar verilmeksizin eski hale getirme talebinin fiilen mümkün olmadığının tespiti yapıldıktan sonra manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, gerekçe ile hüküm arasında çelişki ve hüküm fıkraları arasında çelişki yaratılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından, HMK 355. Madde ve HMK 355/1-b-2 maddesi gereğince resen gözetilen sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının eser sahibi olduğu "..." isimli güzel sanat eserinin, davalının gerekli özeni göstermeyerek zarar görmesi nedeniyle, eski hale getirilmesinin mümkün olmadığına, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2-İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/04/2025 tarih, 2022/148 E. 2025/131 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 355. Maddesi ve 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davacının eser sahibi olduğu "..." isimli güzel sanat eserinin, davalının gerekli özeni göstermeyerek zarar görmesi nedeniyle, eski hale getirilmesinin mümkün olmadığı tespit edilmekle, davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ İLE, 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00 TL karar harcından peşin alınan 1.707,75 TL'nin mahsubu ile 5.123,25 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 1.707,75 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 12.000 TL bilirkişi ücreti, 769,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 17.231,60 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 270,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.953,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.18/09/2025