T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/761
KARAR NO: 2025/945
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/05/2025 ara karar
NUMARASI: 2025/212 E.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/07/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emri tebliğ edildiğini, söz konusu haksız ve hukuka aykırı icra takibi dolayısıyla müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti (şayet yargılama sonuna kadar alacağın tahsili halinde istirdat); bu minvalde takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, müvekkiller ... aleyhine İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/811 D.İş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı alındığını, devamda kararın infazıyla birlikte İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasında çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus takip yolu usulüyle icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı çekteki keşide eden ... adına atılan imza müvekkili şirket yetkilisinden sadır olmadığını, taraflarına çekteki imza inkarı ile takibe ilişkin borca itiraz edildiğini, İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/401 E., 2024/275 Karar sayılı ilamı ile senetteki imzaların müvekkillerine ait olmaması sebebiyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, ancak her ne kadar icra hukuk mahkemesince takibin durdurulmasına karar verilmişse de işbu karar kesin hüküm teşkil etmediğinden müvekkilinin menfi tespit davası açmasında hukuki yararı söz konusu olduğunu, diğer taraftan davalı taraf ile yaptıkları harici görüşmeler ve arabuluculuk sürecine rağmen davalı takibi sürdürmekte ısrar ettiğini, hukuka uygun olduğunu bildiği halde icra hukuk mahkemesi kararı aleyhine istinaf kanun yoluna gittiğini, hacizlerin kaldırılmadığını, davalı takipte kötü niyetli olduğunu, bu sebeple takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında uygulanan hacizler dolayısıyla müvekkilin bir kısım taşınır malları muhafaza altına alındığını ve banka hesaplarına bloke konduğunu,. takibin durdurulmasına karar verilmesine rağmen yasal düzenleme sebebiyle uygulanan hacizlerin devam etmesi müvekkilinin mülkiyet hakkına ve ticari itibarına ciddi derecede zarar verdiğini, müvekkilini mağdur ettiğini, ihtiyati tedbir hükümleri kapsamında İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında sürdürülen takipte müvekkilinin menkul malları ile banka hesaplarına uygulanan hacizlerin (ihtiyati hacizler dahil) fekkine karar verilmesi gerektiğini, İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/401 E. Sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemelerinde çekteki imzaların müvekkiline ait olmadığı sübuta ermiş olduğunu, yaklaşık ispat şartı yerine getirildiğini, bu sebeple ihtiyati tedbir kararının takdiren teminatsız olarak verilmesi hakkaniyet ve nesafet gereğini, müvekkillerinin takip tarihi itibariyle borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline, hüküm tesisi tarihine kadar alacağın tahsili halinde istirdadına karar verilmesi gerekmediğini, ihtilaf hakkında İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ... dosyasıyla arabulucuya müracaat edildiğini, anlaşmaya varılamadığını, İhtiyati tedbir hükümleri kapsamında İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında sürdürülen takipte müvekkillerinin menkul malları ile banka hesaplarına uygulanan hacizlerin (ihtiyati hacizler dahil) fekkine, İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile sürdürülen icra takibinde müvekkillerinin takip tarihi itibariyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, hüküm tesisi tarihine kadar alacağın tahsili halinde tahsil tarihi itibariyle en yüksek banka mevduat faiziyle istirdadına, takibi sürdürmekte haksız ve kötüniyetli davalının takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 25/03/2025 tarihli ara kararı ile; İİK'nın 72/3 maddesi “İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.Davacı vekilinin ihtiyati tedbir hükümleri kapsamında İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında sürdürülen takipte müvekkillerin menkul malları ile banka hesaplarına uygulanan hacizlerin (ihtiyati hacizler dahil) fekkine karar verilmesini talep ettiği, iş bu talebin İİK m.72/3 uyarınca menfi tespit davasında talep edilebilecek tedbirler arasında yer almadığı," şeklindeki gerekçeleriyle Davacıların menkul malları ile banka hesaplarına uygulanan hacizlerin (ihtiyati hacizler dahil) fekkine talebinin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme ara kararı ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini, takipte uygulanan hacizlerin fekkine yönelik tedbir taleplerinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme hacizlerin fekki yönündeki ihtiyati tedbir taleplerini İİK 72/3.maddesinde belirtilen tedbirlerden olmaması sebebiyle reddedildiğini, HMK.'nın ihtiyati tedbirin şartları başlıklı 389.maddesi hükmüne göre değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemece ihtiyati tedbirin dar yorumlanarak yalnızca İcra ve İflas Kanununun 72. maddesi hükümlerine göre değerlendirilmesi hatalı ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında uygulanan hacizler dolayısıyla müvekkilinin bir kısım taşınır malları muhafaza altına alındığını ve banka hesaplarına bloke konduğunu, hacizlerin devam etmesi müvekkilinin mülkiyet hakkına ve ticari itibarına ciddi derecede zarar verdiğini, müvekkilini mağdur ettiğini, ihtiyati tedbir kararının takdiren teminatsız olarak verilmesi hakkaniyet ve nesafet gereği olduğunu, her ne kadar İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/401 E., 2024/275 Karar sayılı ilamı ile senetteki imzaların müvekkillerine ait olmaması sebebiyle takibin durdurulmasına karar verilmişse de yasal düzenleme sebebiyle uygulanan hacizlerin devam etmesi müvekkilini zor durumda bıraktığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılarak İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında sürdürülen takipte müvekkillerinin menkul malları ile banka hesaplarına uygulanan hacizlerin (ihtiyati hacizler dahil) fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararın onanmasını, davacının istinaf taleplerinin hukuki yararı bulunmadığını, huzurdaki menfi tespit davası icra takibi açılışından sonra ikame edildiğinden dava kapsamında talep edilen ihtiyati tedbir İİK M.72/3 uyarınca talep edilebilecek tedbirler arasında yer almadığından ve davacı ihtiyati tedbir için gerekli olan yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığından tedbir talebinin reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacılar vekili 22/03/2025 tarihli dava dilekçesi ile, icra takibine konu çekteki imzanın müvekkillerine ait olmadığının İstanbul 12. İcra mahkemesinin 2023/401 esas 2024/275 karar sayılı kararı ile tespit edildiğini, İhtiyati tedbir hükümleri kapsamında İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında sürdürülen takipte müvekkillerin menkul malları ile banka hesaplarına uygulanan hacizlerin (ihtiyati hacizler dahil) fekkine. müvekkillerin takip tarihi itibariyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, hüküm tesisi tarihine kadar alacağın tahsili halinde tahsil tarihi itibariyle en yüksek banka mevduat faiziyle istirdadına. Takibi sürdürmekte haksız ve kötüniyetli davalının takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İstanbul 12. İcra Mahkemesinin, 03/04/2024 gün, 2023/401 Esas 2024/275 Karar sayılı kararı ile imzaya itirazın kabulüne, davacı borçlular yönünden takibin durdurulmasına istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. İİK'nın 72/3 maddesi “İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” Davacılar vekili istinaf başvurusunda; talebin HMK'nun ihtiyati tedbirin şartları başlıklı 389.maddesi hükmüne göre değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemece ihtiyati tedbirin dar yorumlanarak yalnızca İİK'nun 72. maddesi hükümlerine göre değerlendirilmesinin hatalı ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, menfi tespit davasına ilişkin İİK 72 madde de düzenleme mevcut bulunduğundan bu maddenin uygulanmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusunun menfi tespit- istirdat davası olduğu, İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinin 07/08/2023 tarihinde başlatıldığı davanın takip tarihinden sonra 22/03/2025 tarihinde açıldığı İİK. 72 maddeye göre ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, davacılar tarafından haczin fekkinin istendiği, haczin fekkinin mahkemenin görev alanında olmadığı anlaşılmakla mahkemece ihtiyati haczin fekkinin reddine dair verilen karar hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2025 tarih ve 2025/212 E.,sayılı ara kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacılar tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025