T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/739 Esas
KARAR NO: 2025/942
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/02/2025 ara karar
NUMARASI: 2023/130 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/07/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sanayi Ve Ticaret A.ş. adına tescilli ve müvekkil şirketin gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu “...”,‘...’’ ibareli ve ‘’...’’ esas unsurlu markaların davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı kullanımının ve ‘’...’’ adı altındaki haksız rekabet içeren eylemlerinin; haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine; işbu markaya tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine ve bu suretle markaya tecavüz ile haksız rekabetin giderilmesine, dava dilekçesinde bildirilen url adreslerine erişimin engellenmesine ve yer alan içeriklerin kaldırılmasına, müvekkil şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ‘’...’’ ve ’’...’’ ibareli ve ‘’...’’ esas unsurlu markaların aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin davalılar tarafından hukuka aykırı bir şekilde ürünler ve tabelalar üzerinde kullanımının işbu ürünlerin tanıtımının, üretiminin ve satışının derhal durdurulmasınına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 29/01/2025 tarihli karar ile, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin 200.000,00 TL teminat karşılığı kısmen kabulü ile; "Davalılar ... Anonim Şirketi, ...Sanayi Limited Şirketi, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden; davacı adına kayıtlı "..." ve "..." ibareli markalarına tecavüz oluşturduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen davalıların, ürünler ve tabelalar üzerindeki markasal kullanımlarının, münhasıran işbu ürünlerin tanıtımının, üretiminin ve satışının tedbiren durdurulmasına https://...com/..., https://...com/..., https://...com/..., https://...com/..., https://facebook.com/..., https://facebook.com/..., https://facebook.com/... internet adreslerine Türkiye'den erişimin tedbiren engellenmesine, davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verildiğini, Bir kısım davalılar vekili Av. ... 07/02/2025 tarihli dilekçesi ile, ihtiyati tedbir kararının dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle verildiğini, ancak dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı inceleme sonucu düzenlendiğini, tedbir kararında da bu raporun esas alınmasının açıkça hatalı olduğunu, alınan ve ihtiyati tedbir kararına dayanak olan bilirkişi raporuna karşı beyanlarını aynen tekrar ettiklerini, açıklanan nedenlerle, hatalı ve eksik inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle verilen ihtiyati tedbir kararının da hatalı olduğunu, kaldırılması gerektiğini, tedbir kararını kabul etmemekle birlikte 200.000,00 TL teminat karşılığında tedbir konulmuş olup teminat miktarının da çok düşük belirlendiğini, usule ve yasaya aykırı olan tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili 13/02/2025 tarihli dilekçesi ile, davalılardan ... Şirketi'nin de tıpkı diğer davalılar gibi haksız bir şekilde müvekkili şirkete ait markaların tanıtımlarını yaparak markaların sahibi gibi davrandığını, tabelalarında, ürünlerinde "..." markasını kullanarak müvekkili şirketin markalarının tanınmışlığından haksız bir şekilde faydalandığını, işbu usul ve yasaya aykırı kullanımları ile davalıların müvekkili şirketin markasal haklarına açık bir şekilde tecavüz ettiklerini, dava dilekçesi ve delil dilekçesinde de sunmuş oldukları ... Tarımcılık'a ait facebook paylaşımlarını tekrar sunduklarını, davalı ... Tarımcılık şirketi tarafından müvekkili şirketin markasal haklarına tecavüz edildiğini, "..." ibaresinin ticaret ünvanı olarak değil, marka olarak kullanıldığını, müvekkili şirketin tanınmışlığından haksız yarar sağlandığını, bilirkişilerce raporda her ne kadar facebook adresinde 04/06/2022 yükleme tarihli görselin şirket girişi dışarıdan görüntüsü olduğu anlaşılmakta olup, görselin "... İzmit-Kocaeli" isimli Facebook sosyal medya hesabı üzerinden yüklenmiş olduğunu, hesabın davalılardan ... Tarımcılık tarafından işletildiğinin anlaşıldığını, görsel üzerinde görülen tabelada "..." şirketi ünvanının kullanıldığı şeklinde beyanda bulunulmuşsa da markaya tecavüz açısından ... Şirketi hakkında hiçbir değerlendirme yapılmamasının bir eksiklik olduğunu, bu nedenle mahkemece davalı ... Şirketi yönünden de ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalılardan ... Şirketi yönünden ise ihtiyati tedbir kararı verilmesi için ek raporun sonucunun beklenmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 28/02/2025 tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi için yaklaşık ispat koşulları oluştuğu, bu aşamada mevcut delil durumu itibariyle tedbir kararı verilebilmesinin yasal koşullarının bulunduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.HMK'nın 392/1 maddesi uyarınca, "İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve 3. Kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanmıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir" denilmektedir. Somut uyuşmazlık bakımından verilen tedbir kararının mahiyet ve kapsamı, tarafların ekonomik hacmi hep birlikte dikkate alınarak hükmedilen teminat miktarının adil ve dengeleyici olduğu kanaati ile, HMK 396.maddesine göre, durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. Somut olayda red kararından sonra sunulan deliller ile hukuki durum değişmediği," şeklindeki gerekçeleriyle 1-Bir kısım davalılar vekilinin mahkememizce verilmiş ihtiyati tedbir kararına yapmış olduğu itirazlarının reddine, 2-Davacı vekillerinin ek tedbir taleplerinin söz konusu red kararından sonra sunulan deliller ile hukuki durum değişmediğinden reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF: Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece belirtilen yaklaşık ispatın ihtiyati tedbir kararı verilmesinde yeterli olmayacağını, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının şartlarının oluşmadığından bahisle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, itirazlarının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğundan hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporu esas alınarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu, verilen tedbir kararını kabul etmemekle birlikte, dosyada 200.000,00 TL teminat karşılığında tedbir konulduğunu, bu miktarın çok düşük olduğunu, teminata ilişkin itirazlarınında reddine karar verildiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen tedbir kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece 03.03.2025 tarihli ihtiyati tedbir taleplerinin kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen kararın aleyhlerine olan hususları yönünden kaldırılmasını, tüm davalılar yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dosyası kapsamında tanzim edilen 22.07.2024tarihli bilirkişi raporu esas alınarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, taraflarınca karar doğrultusunda 200.000,00 TL tutarında teminat mektubu dosyaya depo edildiğini, ... Tarımcılık şirketi ve ...denmac şirketi yönünden ihtiyati tedbir talebimizin reddine dair verilen kararı ... ve ... firmaları yönünden istinaf etmek ve tüm davalılar yönünden ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında şirket bölünmesi hakkında imzalanan 25.04.2017tarihli protokole göre; yağmur markasının tüm kullanım hakları münhasıran müvekkili "... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne" ait olduğunu, taraflar arasında imzalanan protokole rağmen taraflarınca dava dosyasına sunulan fotoğraflardan da görüldüğü üzere davalı şirketler tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak “...” markası tabelalarda, ürünlerde ve broşürlerde kullandıklarını, markasal kullanımı açıkça protokol hükümleriyle yasaklanmış olan davalı şirketin işbu hükümleri dolanmak kastıyla kendi ticari unvanındaki bir kısım ibareleri ön plana çıkartmak suretiyle bu ibareleri markasal kullanıma konu etmesi davalı şirketlerin kötüniyetini ortaya koyduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında ve Doktrinde de görüldüğü üzere davalı şirketlerin kullanımı ticari unvan kullanımı niteliğinde değil markasal kullanım niteliğinde olduğundan müvekkilinin markasal haklarına tecavüz ettiğini, davalının usul ve yasaya aykırı ve tecavüz teşkil eden kullanımlarına ilişkin olarak ilgili adreslere taraflarınca ihtarnameler keşide edilmiş ancak ihtarnamelerimize rağmen usul ve yasaya aykırı kullanımlar devam ettiğini, dosyada alınan 22.07.2024 tarihli kısmen usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda her ne kadar aksi iddia edilse de davalı ... Şirketi müvekkili şirketin markasal haklarına açıkça tecavüz eden paylaşımı kaldırmadığını, mahkemece verilen kısmen ihtiyati tedbir kararının ... ve ... Tarım yönünden kaldırılmasını ve tüm davalılar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin 03.03.2025 tarihli usul ve yasaya uygun ihtiyati tedbir kararına karşı davalı şirketlerin yaptığı haksız, mesnetsiz istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, tüm davalılar yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafından dava dilekçesi ile, Müvekkili ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş. adına tescilli ve müvekkili şirketin gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu “...”,‘’...’’ ibareli ve ‘’...’’ esas unsurlu markaların davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı kullanımının ve ‘’...’’ adı altındaki haksız rekabet içeren eylemlerinin; haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine; işbu markaya tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesin talep ve dava etmiştir.Mahkemece alınan 22/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;"....kullanım olduğu tespit edilmekle birlikte, dosya kapsamında kullanımın hangi davalıya ait olduğunun belirtilmediği, lakin soldaki görselde yer alan “...” ibaresi nedeniyle kullanımın Davalılardan “... İç Ve Dış Tic. San. Ltd. Şti.'yi”’ işaret ettiği, sağdaki görsel açısından ise ek 17’de yer alan görselde “... Bölge Bayi” olarak ... bilgileri yer aldığından, kullanımın Davalılardan ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti” yi işaret ettiği, markaya tecavüz açısından; Dosya kapsamında yer alan görsellerde yer alan paylaşımların tespit edilebildiği kadarıyla, Davalılardan ... Sanayi ve Ticaret A.ş. ... İç ve Dış Tic. San. Ltd. Şti. ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. İle İlişkilendirilebildiği, ... San Ve Tic. ltd. Şti. ile ilişkilendirilebilir bir kullanımın tespit edilemediği, Markaya tecavüze ilişkin olarak tespit edilen kullanımların, Ticaret ünvanından ziyade markasal kullanım niteliği arz ettiği ve tecavüz açısından gereken iltibasın mevcut olduğunun tespit edildiği" belirtilmiştir.Dosya kapsamına sunulan belgelerden, davacı adına 1987 tarihinden itibaren traktör emtiasında tescilli ... markası ile, yine traktör emtiasında tescilli, ... başvuru numaralı ... markasının bulunduğu anlaşılmaktadır.Davacı şirket ile davalı şirket arasında protokol bulunduğu, ... markalarının münhasıran davacı tarafça kullanılacağı, karşı tarafın bu ürünlerde ... markasını kullanamayacağı kabul edilmiştir. Davalı ... Sanayi Ve Ticaret AŞ adına ..., ... ve ... markalarının tescilli olduğu, davalı tarafça markasal kullanım bulunmadığı, ticaret unvanını kullandıklarının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundaki görsellerden (rapor sayfa 7 ve 8), davalı ... Tarımcılık şirketinin, facebookta yayınladığı işyeri tabelasında ... Logosu altında kalın italik harflerle ... ibaresini kullandığı, bu ibarenin altında ticaret unvanının kalan kısmına yer verildiği, bunun dışında traktör üzerindeki kılıf üzerinde "..." şeklinde kullanım bulunduğu, kullanımın ticaret unvanı kullanımını aşıp aşmadığı ihtilaf konusunu oluşturduğu ve yargılamayı gerektirdiği anlaşılıyorsa da, mahkemece alınan bilirkişi raporunda; " kullanımların, ticaret ünvanından ziyade markasal kullanım niteliği arz ettiği ve tecavüz açısından gereken iltibasın mevcut olduğunun tespit edildiğinin" açıklandığı, bu durumda yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu gözetilerek, ... şirketi yönünden de tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, ancak ... San Ve Tic. ltd. Şti. ile ilişkilendirilebilir bir kullanımın tespit edilemediği anlaşıldığından bu şirket yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacı vekilinin davalı ... şirketi yönünden istinaf başvurusunun haklı olduğu, başvurunun kısmen kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunda, yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığını, raporun hatalı olduğunu ve mahkemece alınan teminatın yetersiz olduğunu ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, alınan rapor doğrultusunda aleyhine tedbire hükmedilen davalılar yönünden yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu, yargılama sırasında rapora itirazlar değerlendirilerek yeniden rapor alınması halinde, mahkemece her zaman tedbirin kaldırılması yada değiştirilmesine hükmedilmesinin mümkün olduğu, bu itirazların yerinde olmadığı, ancak mahkemece üç ayrı şirket aleyhinde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve tedbirin içeriği göz önüne alınarak hükmedilen 200.000,00 TL teminatın miktarının düşük olduğu, bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam olunması için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Bir kısım davalılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen KABULÜNE, 3- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/02/2025 tarih, 2023/130 E.Sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025