T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/674
KARAR NO: 2025/850
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2022/566 E. -
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 20/06/2022 tarihinde banka görevlisi tarafından müvekkilinin arandığı, müvekkiline 150.000,00 TL bedelli 2 adet çekin ibraz edildiğini, ancak çek üzerindeki imza ile daha önceki imzaların uyuşmadığı dolayısıyla ödeme yapılmadığını söylediğini, müvekkilinin ibraz edilen çekin fotoğrafını istediğinde çekteki imza ve yazıların sahte olduğunu anlamış ve bankaya derhal bu hususta dilekçe verdiğini, çeklerin müvekkilinin iradesi dışında kaybolduğunu, bankaya ibraz edilen ... Esenler İnönü Şubesi'ne ait ... ve ... seri numaralı 150.000,00 TL'şer bedelli çekteki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmayıp sahte ve taklit olduğunu, İİK nın 72. Maddesi gereğince Borçlunun, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açılabildiğini, çeklerin düzenleme tarihinin bugün olması nedeni ile henüz müvekkil hakkında bu çeklerle ilgili açılmış bir icra takibi mevcut olmadığını, dava konusu çeklerin tahsili halinde, müvekkil şirketin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu çeklerin, teminatsız veya mahkemenizce uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konusu çeklerin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla 3.kişiler yönünden de geçerli olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2022 tarihli 2022/566 E sayılı kararıyla; Dava konusu ... A.Ş. Esenler İnönü Şubesine ait ... Iban numaralı hesaba tanımlı keşidecisi ... ve İnşaat olan ... çek seri nolu 20.06.2022 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli ve ... A.Ş. Esenler İnönü Şubesine ait ... Iban numaralı hesaba tanımlı keşidecisi ... Otomotiv ve İnşaat olan ... çek seri nolu 20.06.2022 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli çeke istinaden sadece davanın taraflarıyla sınırlı olmak üzere; İşbu davanın açıldığı 20/06/2022 tarihinden önce başlatılan bir icra takibi de bulunmamakta ise; çek bedeli üzerinden takdiren %15'i oranında (45.000,00 TL) teminat yatırıldığı takdirde icra takibinin işbu dava sonuna kadar İİK'nun 72/2 maddesi uyarınca tedbiren durdurulmasına, ancak iş bu tedbirin dava dışı 3. kişiler yönünden ise geçerli bulunmamasına, Davanın taraflarıyla sınırlı olmak kaydı ile başlatılmış icra takibi bulunmakta ise; çek bedeli üzerinden takdiren %15'i oranında (45.000,00 TL) teminat yatırıldığı takdirde sadece davanın taraflarıyla sınırlı olmak kaydı ile icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına, ancak iş bu tedbirin dava dışı 3. kişiler yönünden ise geçerli bulunmamasına" karar verilmiştir. Davacı vekili teminatın nemalandırılması talepli 19/03/2025 tarihli dilekçesinde; 20/06/2022 tarihinde verilmiş ara karar uyarınca taraflarınca 45.000,00 TL tutarında nakdi teminat bedelinin 21/06/2022 tarihinde dosyaya depo edildiğini, İİK'nın 134.maddesine göre, ihale bedelinin nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödeneceğinin belirtildiğini, İİK’da yatırılan diğer paraların nemalandırılıp nemalandırılmayacağına dair açıkça yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığını, nemalandırılmamasını gerektirir yasal bir engelin de mevcut olmadığını, icra dosyasına tehiri icra talebiyle yatırılan paranın nemalandırılması hem alacaklının hem de borçlunun menfaatine olduğunu, içtihatlarda ve Kanunda nakdi teminatın nemalandırılmasını engelleyici bir düzenleme bulunmadığını, müvekkilinin tüzel kişi şirket sahibi ve yetkilisi konumunda bulunduğunu, kendisinin ve müşterilerinin yararına, ticari hayatın gereği de olarak parayı boşta tutmaması ve nemalandırılmasının gerektiğini, bu nedenle, teminat olarak yatırıldığını, olan paranın mahkeme dosyası adına açtırılacak bir banka hesabında nemalandırılmasını, hem müvekkilinin hem de davalının lehine bir durum olacağını ve usul ekonomisine de uygun olacağını, boşta tutulmaması ve karar kesinleşinceye kadar nemalandırılmasını, bu sebeplerle taraflarınca 21/06/2022 tarihinde yatırılan 45.000,00 TL nakdi teminatın karar kesinleşinceye kadar nemalandırılmasına talep ettiği anlaşılmıştır. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2025 tarihli 2022/566 E sayılı kararıyla; menfi tespit davalarında mahkeme veznesine yatırılan teminatın nemalandırılması hususuna ilişkin İİK72 ve HMK 389. Maddesinde bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin mahkeme veznesine yatırılan teminatın nemalandırılması talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili mahkemenin 21/03/2025 tarihli ara kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuş dilekçesinde; mahkemenin kararının gerekçesinin yerinde olmadığını, yasal düzenleme bulunmasa dahi, engelleyici düzenleme de bulunmadığını, enflasyonist ortamda paranın değer kaybetmesi nedeniyle gün geçtikçe eridiğini, değer kaybettiğini, İstanbul Bam 22. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2018 tarihli, 2018/1749 Esas-2018/2240 Karar sayılı ilamında, mehil vesikası için dosyaya ibraz edilen teminatın nemalandırılmasına karar verildiğini, İİK kapsamında verilmiş hükmün hukuk davalarına ve özel olarak menfi tespit davalarına da uygulanabileceğini, davacı tarafı aynı olan Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/567 E sayılı dosyada teminatın nemalandırılmasına karar verildiğini beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak, talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE; İstinaf başvurusuna konu mahkeme ara kararının, davacı vekilinin tedbir kararında hükmedilen ve davacı tarafça yatırılan teminat bedelinin nemalandırılması talebinin reddi kararına yönelik olduğu anlaşılmıştır. İhtiyati tedbirde teminat gösterilmesine ilişkin HMK 392. Maddede teminat yatırılması ve teminatın iadesine ilişkin koşulların düzenlendiği, ancak teminatın nemalandırılmasına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmaktadır.İstinaf başvurusunda bulunulabilecek kararların, 6100 Sayılı HMK 341/1-a ve b bendinde sayıldığı, mahkemelerin nihai kararları ile ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddi kararları ile, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarına karşı itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf kanun yolunun açık olduğunun düzenlendiği, ilk derece mahkemesince verilen nemalandırma talebinin reddi kararının bu nitelikte kararlarda olmadığı, istinaf başvurusunda bulunulamayacak kararlardan olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 341/4. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nun 352/1/b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,2-İstinaf talebinin esası incelenmediğinden taraf vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatırana iadesine,3-6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine YER OLMADIĞINA, 5-6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025