T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/532
KARAR NO: 2025/785
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 14/02/2025
NUMARASI: 2024/248 E.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile, dava konusu olan sünnet külotu tasarımının TPMK nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı tarafça dilekçede belirtilen internet sitelerinde müvekkiline ait tasarıma konu ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, söz konusu eylemlerin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarını ciddi şekilde ihlal ettiğini ileri sürerek, söz konusu sitelere erişimin tedbiren engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince 14/02/2025 tarihli ara karar ile; "Davacı vekilinin delillerin tespiti ve ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi açısından dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından ibraz olunan 03/02/2025 havale tarihli rapor ile, "davalı tarafa ait olduğu iddia edilen ve dilekçede bahsedilen internet sitelerinde tespiti yapılan ürünlerin tasarımlarının davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile genel izlenimleri itibarıyla farklı oldukları" hususları tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporu doğrultusunda HMK 389 ve SMK 159 maddesi gereğince yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından karşı davacı vekilinin tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ... no'lu sünnet külodu tasarımına ait davanın bulunduğu; Bakırköy 1. Fıkri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/193 Esas, Bakırköy 1. Fıkri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/94 Değişik İş Dosyası mahkeme kararlarındaki ürünlerle işbu davaya konu ürünler karşılaştırılmadan bilirkişi raporu düzenlendiğini, dosyalardaki sünnet külodu ürününün işbu davanın konusuna ait ürünle aynı olduğunu, o davalarda sünnet külotlarının benzerlerini yapıp satan kişinin ... olduğunu, bu dosyalarda mahkemenin "tasarımından doğan hakların tecavüzün tespitine" karar verdiğini, işbu davada davalılara ait ürünlerin üretiminin yine ...'a ait olduğunu, ...'un üretim yapıp davalı firmalara sattığını, davalı firmaların marka ismini değiştirip sünnet külotlarını sattığını, marka isminin değişmesinin tasarımın değiştiği anlamına gelmediğini, bilirkişi raporunun yukarıdaki dosya ve raporlarına bakılmadan hazırlanması sebebiyle eksik inceleme sonucunda hazırlandığını, bilirkişi raporunda küçük detay farklılıklarını gerekçe göstererek iki ürün arasında bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin farklılığı olduğu kanısına varıldığını, davalı tarafın tasarımının müvekkile ait tasarımla aynı olup sadece ön taraftaki plastik yapının renginin farklı olduğunu, küçük farklılıkların bulunmasının tasarımın farklı olduğu anlamına gelmediğini, üretimi yapılan bir ürünün tasarım anlamında aynısı veya küçük farklılıkları varsa aynı kabul edildiğini, bilirkişi raporlarında bütüncül değerlendirme sırasında bazı hususların dikkate alınması gerektiğini, dava konusu markaların karşılaştırılmasında Yargıtay içtihatlarının da dikkate alınmadığını, hatalı bilirkişi raporuna dayanarak ihtiyati tedbir kararının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firma tarafından üretilen ürünler ile davacının ürünlerinin tamamen birbirinden farklı olduğunu, davacının küçük detay farklılıklarını gerekçe göstererek ürünlerin farklı olduğu yönünde yapılan değerlendirmeyi kabul etmediklerini beyan ettiğini, davacının bu iddiasının da kabul edilemeyeceğini, mahkeme dosyasına kazandırılan bilirkişi raporu ile ilgili tasarımların farklı olduğu sonucuna ulaşıldığını, bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları etiklerin farklı olduğunun ve davalı firma ürün tasarımlarının genel izlenimleri itibarıyla davacı firmanın ürünlerinden farklı olduklarının bilirkişilerce tespit edildiğini, üretici konumundaki müvekkili firmanın davacı firmanın marka ve patent hakkını ihlal etmediğini, davacı firmanın ürünlerinden tamamen farklı olduğunu, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile, dava konusu olan sünnet külotu tasarımının TPMK nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı tarafça dilekçede belirtilen internet sitelerinde müvekkiline ait tasarıma konu ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, söz konusu eylemlerin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarını ciddi şekilde ihlal ettiğini ileri sürerek, söz konusu sitelere erişimin tedbiren engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 03/02/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "davalı tarafa ait olduğu iddia edilen ve dilekçede bahsedilen internet sitelerinde tespiti yapılan ürünlerin tasarımlarının davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile genel izlenimleri itibarıyla farklı oldukları"belirtilmiştir. 6769 sayılı Kanun'un 159.maddesinde ihtiyati tedbirler düzenlenmekte olup, madde hükmü "(1) Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkiniğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." şeklinde olup, söz konusu ihtiyati tedbir kararı, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engelleyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması, herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi şeklinde verilebilir. Bu kanunda hüküm bulunmadığı durumda 6100 sayılı HMK hükümleri uygulanır.HMK 389.maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Davacı istinafında, kendisine ati sünnet külodu tasarımına ait Bakırköy 1. Fıkri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/193 Esas ( birebir aynı ürün) Bakırköy 1. Fıkri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/94 Değişik İş Dosyası (birebir aynı ürün), belirtilen kesinleşmiş mahkeme kararındaki ürünlerle işbu davaya konu ürünler karşılaştırılmadan bilirkişi raporu düzenlendiğini ileri sürmüş ise de yargılama aşamasında ek rapor aldırıldığında sonucuna göre her zaman için ihtiyati tedbir talebinde bulunulabileceğinden bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusunun tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası olduğu, mahkemece bilirkişi heyetinden rapor aldırıldığı, heyet raporunda, İnternet sitelerinde tespiti yapılan ürünlerin tasarımlarının davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile genel izlenimleri itibarıyla farklı oldukları tespit edildiğinden bu aşamada yaklaşık ispatın şartları gerçekleşmediğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/02/2025 tarih ve 2024/248 E. Sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025