T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2025/487
KARAR NO:2025/676
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:11/02/2025 (D.iş)
NUMARASI:2024/307 E. - 2024/308 K.
DAVANIN KONUSU:İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/04/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP DİLEKÇESİ:Talep eden vekili dilekçesinde özetle; Davalıya ait Tespit isteyen tarafın, ... , ... , ... , ..., ..., ... , ..., ... , ... , ... , ... , ... , ... ,..., ... , ... , ... , ... ,... ,... ,... ,..., ... ,... ,... ,... ,...,... ,... ,... ,... ,... ,...,... ,... ,... ,..., ... ,... ,... ,... ,... ,... ,... tescil numaralı ... ibareli muhtelif markaların pek çok tescil sınıfında tescilli olduğunu, Tespit isteyen şirketin, faaliyetlerine ilk olarak 1991 yılında Gaziantep’te kurduğu nakliye filosu ile başlayıp, uluslararası taşımacılık ve dış ticaret alanında kısa sürede büyük başarılar kazandığını, 2002 yılında ise Gaziantep’te kurulan ... fabrikası ile ... markası altında kaliteli ve güvenilir gıda üretimine başladığını, bugün sadece yurt içinde değil 39 farklı ülkede de sevilerek tüketilen ürünler ürettiğini, 2009 yılında Aydın’da kurulan ... Zeytincilik ile sofralık zeytin üretimine başlandığını, Aydın, Manisa Akhisar ve Bursa Karacabey’de işletmeye alınan ... Salça Konserve fabrikalarıyla yatırımlarını artırdığını, 2013 yılında kurulan ... salça ve konserve fabrikasıyla daha da büyüdüğünü, ... Grup olarak bugün temel gıda, ev temizliği, kişisel bakım gibi birçok alanda hız kesmeden her geçen gün büyüdüğünü, ayrıca 100.000 m2’lik alanda, günlük 350 ton kapasiteli margarin fabrikasında kahvaltılık, yemeklik, baklavalık, pastalık, böreklik ve kızartmalık yağların yanı sıra kek, gofret, dondurma, bisküvi yağları ürettiğini, Karşı tarafın, Şekil+ isimli tabela, afiş ve paylaşımları ile tespit isteyen şirketin markasına tecavüz etmekte ve haksız rekabet ile haksız kazanç sağlamakta olduğunu, karşı taraf adına Şekil+ ibareli marka bulunmadığını, karşı tarafın daha önce de “...” esaslı marka başvuruları yapmış olduğunu ve bu markalar TPMK nezdinde reddedildiğini, Bu nedenle Karşı taraf şirketin tespit isteyen şirketin markasının tanınmışlığından faydalanmak için markasını tescil ettiremeyeceğini bildiği için tescilsiz olarak kullandığını, Karşı taraf şirketin “...” esaslı yaptığı birçok marka başvurusunun müvekkilinin markalarıyla karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, davalının gerek sosyal medya üzerinden yapmış olduğu reklamlarda gerekse internet sitesindeki yayınlarda “...” ibaresini müvekkili markasına tecavüz edecek şekilde kullandığını ve tespit talep eden şirket adına tescilli ayırt edicilik seviyesi son derece yüksek “...” ibaresini haiz sair markalarla işitsel, görsel ve kavramsal anlamda iltibasa yol açtığını, karşı tarafın “...” markasına “...” ibaresi ekleyerek yeni bir marka yaratmaya çalışmış gibi gözükse de “...” ibaresinin İngilizce “hareket etmek” anlamına gelen fiil olması nedeniyle bir markada tali unsur niteliğinde anonim bir ibare olduğunu, karşı taraf, Şekil +ibaresini bitişik yazmış ise “...” unsurunu siyah yazarak tespit isteyen taraf markasına benzetmeye çalıştığını, beyan ederek Davalının, “... Üsküdar/İstanbul” adresinde "...” ibaresini taşıyan her tür tabela, basılı evrak ve sair evrakın kaldırılmasına, bu ibarenin, iş evrakı, tabela, nakliye araçları, reklamlar ve benzeri şekillerde kullanılmasının durdurulmasına/kaldırılmasına,Davalı tarafa ait resmi internet sitesi olan ... linkinden erişilebilen internet sitesine erişimin engellenmesine bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımının çıkarılmasına, Davalı tarafa youtube sosyal medya hesabı üzerinden açılan ... hesabına ve “...” reklam paylaşımı yapılan aşağıda yer verilen hesaplara erişimin engellenmesini bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımının çıkarılmasına, ... Davalı tarafa ait ... linkinden erişilebilen ... kullanıcı isimli instagram hesabına erişimin engellenmesine bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımın çıkarılmasına, Davalı tarafa ait... linkinden erişilebilen ... kullanıcı isimli linkedin hesabına erişimin engellenmesine bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımın çıkarılmasına, karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/01/2025 Tarih 2024/307 D.iş Sayılı Kararı ile: "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı kullanımlarının davacı tarafın tescilli markası ile benzerlik arz ettiği, ancak davalı tarafın kullanımlarının ticaret unvanındaki marka ile iltibas oluşturan ibarenin kullanımından kaynaklı kullanımlar olduğu ,davalı tarafın ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına göre ticaret unvanının 2007 yılına dayandığı, bu hali ile kullanımlar yönünden öncelikli kullanım ve hakkın ileri sürülmesine ilişkin değerlendirme yönünden yargılamayı gerektireceği ancak tedbir isteyen tarafın korunan marka hakları bulunduğu gözetildiğinde tarafların hak ve menfaatleri gözetilerek," Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, Davalı tarafça SMK'nun 159/2-c maddesi gereğince 3.000.000,00 TL ( Üç Milyon Türk Lirası) nakdi veya gayri nakdi teminatın kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde Mahkemeye depo edilmesine,Kesin süre içinde teminatın depo edilmemesi halinde İHTİYATİ TEDBİRİN AĞIRLAŞTIRILACAĞININ DAVALI TARAFA İHTARINA, 7251 sayılı Kanun ile değişik HMK 398/1. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimsenin, altı aya kadar disiplin hapis cezası ile cezalandırılacağının ihtarına,İhtiyati tedbir talep edenin fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, " karar verilmiştir.Mahkemenin 20.01.2025 tarihli “ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü” kararına karşı taraflarca itiraz edilmiştir.İtiraz eden Davacı vekili:, alınan rapor ve deliller dikkate alındığında tedbir olarak belirtilen bedel düşüktür, yine erişim engeli yönündeki itirazları tekrarlar, erişimin engeli kararı verilmesini talep etmiştir.İtiraz eden Davalı vekili: müvekkilinin 20 yıldır dava konusu markayı kullandığını, gerçek hak sahipliğinin söz konusu olduğunu, davacının itirazının reddi, kendileri tarafından itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/02/2025 Tarih 2024/307 D.iş Sayılı Kararı ile: Tüm dosya kapsamı ile itiraz sebepleri ve alınan rapor ile taraflarca bu aşamada sunulan deliller dikkate alındığında itiraza konu ara kararda belirtildiği üzere, davacı tarafın tescilli markası ile benzerlik arz ettiği, ancak davalı tarafın kullanımlarının ticaret unvanındaki marka ile iltibas oluşturan ibarenin kullanımından kaynaklı kullanımlar olduğu ,davalı tarafın ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına göre ticareti unvanının 2007 yılına dayandığı, bu hali ile kullanımlar yönünden öncelikli kullanım ve hakkın ileri sürülmesine ilişkin değerlendirme yönünden yargılamayı gerektireceği ancak tedbir isteyen tarafın korunan marka hakları bulunduğu gözetildiğinde tarafların hak ve menfaatleri gözetilerek erilen ara kararın yerinde olduğu ve her iki tarafın itiraz sebeplerinin ve bu aşamadaki delillerinin ara kararın değiştirilmesi ya da kaldırılmasını gerektirmeyeceği" gerekçesiyle; ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporunda, karşı tarafın kullandığı... markasının müvekkilinin ... unsurlu markaları ile iltibasa mahal verecek derecede benzer olduğunu, ... ibaresinin tespit istenen tarafa ait ekozer, ... akıllı servis ve zeronline markalarından ziyade tespit isteyenin markalarına yaklaştığı bu nedenle de iltibas ihtimali bulunduğu yönünde tespitlerde bulunulduğunu, tedbirin kısmen reddi kararının hatalı olduğunu, SMK 159. Madde gereğince tedbir koşullarının oluştuğunu, davalının müvekkilinin markasına tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunduğunun bilirkişi raporu ile sübuta erdiğini, davalı şirket tarafından online ticari pazarda ... ibaresi ile satış yapıldığını, müvekkilinin ticari hayatını ve satışlarını olumsuz etkilediğini, teminatın yatırılmasının davalının haksız tecavüz ve haksız rekabetini engellemek ve zararın ortadan kalkmasının önüne geçmek için yeterli olmadığını, davalının resmi internet sitesi olan ... linkinden erişilebilen internet sitesine erişimin engellenmesine bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımının çıkarılmasına, Davalı tarafa youtube sosyal medya hesabı üzerinden açılan ... hesabına ve “...” reklam paylaşımı yapılan aşağıda yer verilen hesaplara erişimin engellenmesini bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımının çıkarılmasına, dilekçelerinde adreslerini bildirdikleri linklere, davalı tarafa ait ... linkinden erişilebilen ... kullanıcı isimli instagram hesabına erişimin engellenmesine bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımın çıkarılmasına, davalı tarafa ait adresini verdikleri linkedin hesabına erişimin engellenmesine bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımın çıkarılmasına karar verilmesini ve bu sitelere ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi için dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken sadece ters teminat yoluyla teminat ödenmesine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak, tedbir talebinin tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle;tedbire itiraz bakımından usul hükümlerine uyulmadığı, itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmediğini.-Davacı şirketin kullanmamasına rağmen sürekli olarak 1-45 arası tüm mal ve hizmetlerde marka başvurularını dosyaladığını ve kendi sektöründe gerçek hak sahibi olan müvekkili şirketin, marka tescili almasının önüne geçtiğini, ısrarlı bir şekilde delil tespiti yaptırdığını, hükümsüzlük davaları açtığını, markadan doğan hakkını kötüye kullandığını, davacı şirketin, ticaret unvanından da anlaşıldığı üzere, “...” emtiası bakımından faaliyet Gösterdiğini, buna rağmen 1-45 arasın tüm mal ve hizmetlerde marka başvuruları dosyaladığını, davacı şirketin marka depoladığını, kullanmadığı sınıflarda marka başvurusu yaparak sicili işgal ettiğini.-Davacı şirkete ait (tescil tarihi üzerinden 5 yıl geçen) markalar hakkında, Gaziantep 3.Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/57 E. ve 2023/90 E. sayılı dosyalar ile “kullanmama nedeniyle iptal” talebinde bulunulduğunu, davacı şirketin, dava konusu markaları kullanmadığının, bilirkişi raporları ile sabit olduğunu (Ek-2: Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/57 E. sayılı dosyada düzenlenen bilirkişi raporu, Ek-3: Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/90 E. sayılı dosyada düzenlenen bilirkişi raporu)-Davacı şirketin, müvekkili şirket nezdinde ısrarla delil tespiti yaptırdığını, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2023/6 D. İş sayılı dosyası ile 2023 yılı Ocak ayında da müvekkil şirket adresinde delil tespiti Yaptırdığını ancak marka hakkına tecavüz davası açmadığını ve geçen süre zarfında sessiz kalarak hak kaybına uğradığını, gelinen aşamada yeni bir delil tespiti yaptırmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu.-Davacı şirketin, müvekkili şirkete ait “...” ibareli markaların hükümsüzlüğü talepli davalar da açmışsa da, işbu davaların reddine karar verildiğini, müvekkiline ait ...başvuru numaralı "..." ibareli marka hakkında açtığı hükümsüzlük davasının, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2023/6 E. 2023/281 K. sayılı kararı ile reddedildiğini, kararda markaya tecavüz talebinin de değerlendirilerek reddedildiğini, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2023/6 E. 2023/281 K. sayılı kararı ile davacı şirketin “marka hakkına tecavüz davası” bakımından da hüküm kurulduğunu, davacının aynı konuda müvekkili aleyhine ihtiyati tedbir talep etmesinin, daha önceki davanın tekrarı niteliğinde olduğunu, Davacının “marka hakkına tecavüz” iddiasının değerlendirildiği bir diğer dosyanın ise İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/247 E. sayısına Kayıtlı olduğunu, 27.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacının marka hakkına tecavüz iddiası bakımından “sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı” ve müvekkili şirketin “...” markasının “gerçek hak sahibi olduğunun” ifade edildiğini.-Davacının müvekkili şirkete ait ... sayılı ..., ...numaralı ..., ...numaralı ... ve ... numaralı ... ibareli markaların hükümsüzlüğünü de talep ettiği dosyada, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/247 E. sayılı kararı (EK-5) ile reddedildiğini.-Taraflar arasında çok sayıda dava bulunduğunu, müvekkili şirketin “gerçek hak sahipliği”, davacının ise “sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı” çok sayıda raporda ve kararda belirtilmesine karşın, davacının ısrarlı bir şekilde müvekkili şirket aleyhine dava açması ve esasen kendi içerisinde çelişen ifadelerde bulunması ve neticesinde müvekkili şirketin 3.000.000,00 TL gibi yüksek bir teminat yatırması karşılığında ihtiyati tedbire hükmedilmesinin kabul edilebilir olmadığını.-Müvekkili şirketin, 2003 yılında ... A.Ş. adıyla kurulmuş olup, 2007 yılında unvanını değiştirerek ... A.Ş. adıyla faaliyetlerine devam ettiğini, 2007 yılından bu yana ... markasını, marka ve ticaret unvanının esas unsuru olarak kullandığını,... ve ... alan adları kapsamında da aktif olarak kullandığını,... alan adının 05.04.2007 tarihinde, ... alan adının ise 05.07.2005 tarihinde oluşturulduğunu, müvekkili şirketin, satın alma ve tedarik zinciri yönetimi alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyet alanında müşterileri adına tedarikçileri üzerinden ürün, hizmet ve lojistik satın almaları Gerçekleştirdiğini, kurumsal şirketlerin malzeme siparişlerini verebileceği online bir platform olan “...” ve akabinde 2023 yılında “...” nun faaliyete geçtiğini, “...” markasının, her sektörden ve büyüklükten işletmeye sınırsız ve sorunsuz bir satın alma deneyimi sunma amacıyla, iş yeri ihtiyaçları dikeyinde hem teknik hem de ofis sarf malzemeleri kapsamında Türkiye'nin her köşesine yüzlerce kategoride hizmet sunmayı hedefleyen, şirketler arası alışverişi mümkün kılan online pazaryeri olduğunu, alıcıları ve satıcıları bir araya getiren ...'nun satıcı ve ürün sayısını sürekli artırarak işletmelerin tüm alışveriş taleplerini karşılamayı amaçladığını-Mahkemenin de isabetli bir şekilde tespit ettiği üzere, müvekkili şirketin markasal kullanımlarının eskiye dayandığını ve “...” markasının öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu, ihtiyati tedbirin kısmen dahi olsa kabul edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu.-Hukuki olarak belirlilik içermeyen tedbir kararının, işbu gerekçeyle dahi kaldırılması gerektiğini.-“Kullanmama def’i” incelenmeden karıştırılma ihtimalinin oluştuğuna karar verilemeyeceğini raporun hukuka uygun“Kullanmama def’i” nin dava tarihi itibarıyla 5 yıldır tescilli markalar hakkında ileri sürülmesi mümkün ise de,tespit isteyenin henüz 5 yılı dolmamış markalarının, önceki tarihli markalarının tekrarı niteliğinde kötü niyetli markalar olduğunu.-Müvekkili şirketin “..." markasını kullandığı faaliyet alanının, “35. Sınıf: alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri” kapsamında olup, bu faaliyet alanının, müvekkil şirketin gerçek hak sahibi olduğu, 20 yıldır faaliyet gösterdiği sektör olduğunu, tedbire mesnet alınan bilirkişi raporunda, müvekkili şirketin faaliyet alanının hatalı/eksik tespit edildiğini, 35. Sınıf bakımından ... sayılı “...”, ... sayılı “...”, ...sayılı “... ...”, ... sayılı “... ...” ve ... sayılı“... ” markalarının da tescil sahibi olduğunu, tarafların farklı alanda faaliyet göstermesi nedeniyle, karıştırılma ihtimalinden bahsedilemeyeceğini beyanla mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE;İstinaf başvurusuna konu D.İş dosyasında, tespit ve tedbir talep eden tarafça, davalının birçok marka başvurusunun, müvekkilinin tescilli ... ibareli markaları ile iltibas yaratması ve benzer olması nedeniyle, reddedilmesine rağmen, ... ibaresini marka olarak kullanmasının müvekkilinin markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün önlenmesi, karşı tarafın web sitesi, sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesini talep ettiği, mahkemece bilişim uzmanı bilirkişi ile marka vekili bilirkişiden, 19/01/2025 tarihli rapor alındığı, karşı tarafın ticaret unvanı kullanımının sicil kaydından 2007 yılına dayandığı, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, tedbir talep eden tarafın tescilli markaları bulunduğu gerekçesiyle, tedbir talebinin kısmen kabulü ile, 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine hükmedildiği anlaşılmıştır.Karşı tarafın tedbire itiraz ettiği, mahkemece duruşmalı inceleme yapılarak itirazın reddine karar verdiği, karşı tarafça itirazın reddi kararına karşı, tedbir talep eden tarafın ise reddine karar verilen tedbir talepleri yönünden istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.Aleyhine tedbir istenen vekilinin, tedbire itiraz ve istinaf dilekçesinde; tarafların farklı alanlarda faaliyet gösterdiğini, gerçek hak sahipliği ve sessiz kalma iddiasında bulunduğu, tedbir isteyen tarafın markalarını kullanmadığını, kullanmadığı halde 1-45 sınıflarda marka tescil ettirdiğini, aralarında başka uyuşmazlıklar nedeniyle davalar açıldığını, kullanmama nedeniyle iptal davası da açıldığını ileri sürdüğü, tedbire itiraz dilekçesi ekinde, aleyhinde tedbir istenen tarafça tedbir isteyen taraf aleyhinde, kullanmama nedeniyle iptal davalarında düzenlenen bilirkişi rapor örneklerinin, taraflar arasındaki uyuşmazlıklara ilişkin karar örneklerinin ibraz edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, aleyhine tedbir istenen tarafça...markasının 35. Sınıfta kullanıldığı, kullanımın tescilli markalar kapsamında değil, tedbir isteyen taraf markalarına yakınlaştırarak kullanım olduğu beyan edilmişse de, karşı tarafça ileri sürülen gerçek hak sahipliği, sessiz kalma yoluyla hak kaybına yönelik iddialar ile kullanmama definin incelenmesi, delillerin kapsamlı olarak değerlendirilmesini gerektirdiğinden ve tespit dosyası üzerinden incelenmesi mümkün görülmediğinden, mahkemece bu aşamada 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminata hükmedilmesi yerinde olup, taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/12/2024 tarih ve 2024/307 E., 2024/308 K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı taraflarca peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025