T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/443
KARAR NO : 2025/566
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya DevrindenKaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılardan ... arasında diğer davalı ... adına kayıtlı ... Turizm Acentası'nın devri konusunda anlaşıldığını, 03.02.2015 tarihli anlaşmaya göre; ...'in oğlu ... adına kayıtlı işyerini müvekkiline devretmeyi, müvekkilinin de devir bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini, anlaşma gereği müvekkilinin 20.000,00 TL'nin 9.000,00-TL bedelini sözleşmenin yapıldığı tarihte peşin olarak ödendiğini, 11.000,00-TL'ninde banka yoluyla ödeyerek tüm edimlerini yerine getirdiğini, buna rağmen davalılar tarafından işyerinin devrinin gerçekleştirilmediğini, ...'in tutulan tutanakla kayıt altına alınan sözleşmede müvekkili ...'e 20.000,00-TL borcu olduğunu ikrar ettiğini ve borcu tutanaktaki şekliyle ödemeyi taahhüt ettiğini fakat bu taahhüdü de yerine getirmediğini, bunun üzerine davalı ... ve acenta sahibi davalı ... hakkında müvekkilinin iş yeri devri için ödemiş olduğu ve devir gerçekleşmemiş olmasına rağmen müvekkiline iade edilmeyen 20.000,00 TL'lik tutar için, İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü’nün .... ve İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyalarından ilamsız takibe geçildiğini, davalıların haksız yere itiraz ettiğini beyanla; davalıların itirazının iptaline ve takibin kesinleşmesine, takipteki alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde İstanbul Anadolu 17 İcra Müdürlüğü ... ve Anadolu İcra 13. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyalarına atıf yaptığını ve Netice-i Talep kısmında hangi dosyanın itirazının iptali istendiğinin açıkça yazılmamış olduğunu, her iki dosyanın da bir birinden bağımsız ve tarafları farklı dosyalar olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı yanca dava harcının dava açılırken yatırılmadığını, mahkemece verilen kesin süre içinde de harç ikmal edilmediğini, davanın işlemden kaldırılmasının gerektiğini, davacı yanın müvekkili ...’e ait ... Turizm Gebze acentasını 20.000-TL bedelle devir almak için Tarafların ... Turizm acentasının ve daha küçük başkaca turizm acentalarının 30 Ağustos 2015 tarihinde ...’in eski eşi ...’a devri konusunda anlaştıklarını, tarafların tutanakla ayrıca devirden vazgeçildiğinde devir bedeli olan 20.000TL’nin de kesinlikle geriye ödenmeyeceği konusunda da mutabık kaldıklarını, ...'ın işi öğrenmek için müvekkilinin yanına gelip gitmeye başladığını, ancak işin ağır geldiğini ve Ağustos sonuna doğru acentaya gelmediğini, bunun üzerine yalnızca ... Turizm acentasını devri almaktan vazgeçtiklerini, diğer küçük otobüs firmalarının (İstanbul Seyahat ve Uludağ) acentalığını yapacaklarını, devir bedelinin bir kısmını müvekkilinden talep ettiğini, Müvekkilinin iyiniyet ile 10.000TL bedeli ...'ın SGK primlerini ödeyerek iade edebileceğini söylediğini durumun taraflarca tutanak altına alındığını, 2 Eylül de ... adına devir gerçekleştiğini, acentanın bulunduğu dükkanın sahibinin davacılara güvenmediğini, kira sözleşmesinin devrine de izin vermediği için müvekkili ile davacının bu dükkanın 50 m ilerisinde bir dükkan kiralayarak acentadaki tüm eşyaları buraya taşıdıklarını, davacıların bu iş yerinide kısa sürede kapattıklarını, haksız olarak paranın aidesini talep ettiklerini beyanla davanın usulden ve esastan reddine, %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece tarafları ve takipleri farklı olan iki ayrı takip nedeniyle tek bir itirazın iptali davası açılması ve yürütülmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle; dava şartı yokluğundan davanın reddi yönünde verilen 04/10/2018 tarih ve 2016/1134 Esas 2018/941 sayılı mahkeme kararının Dairemizin 14/12/2023 tarih ve 2020/1997 Esas 2023/1602 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına, her iki icra takibi yönünden nispi harcın tamamlatılarak yargılamaya devam edilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2024 tarih 2024/4 E.2024/875 K.sayılı kararı ile; Davacı ile davalılardan ... arasında davalı ... adına olan ... Turizm acentasının devri konusunda mutabakata varıldığı,taraflar arasındaki anlaşma gereği davacı tarafça davalı 9.000 TL''sini elden kalanı ise banka havalesi yoluyla ödediği,buna rağmen rağmen ödeme yapılmadığı ödenen bedelin ise iade edilmediğinden bahisle işbu bedelin ödemesi için davalılar aleyhine icra takibi yapıldığı,davalıların itirazı üzerine itirazın iptali davası açıldığı,davacı ve davalı ...'in de taraf olduğu 03.02.2015 tarihli tutanakta işletmenin devri hususunda mutabakata varıldığı,devir bedeli olarak 20.000 TL'nin ödeneceği hususunun kararlaştırıldığı işbu tutanakta bedelin devir hakkından vazgeçilse dahi geri istenmeyeceğinin kararlaştırıldığı kaldı ki, işbu tutanakta diğer davalı Anılın imzasının bulunmadığı anlaşıldığından davacının işbu bedeli talep edemeyeceği " gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ettiği, mahkemece deliller toplanmaksızın eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı tarafça davacı alacaklı tarafından davalı borçlu ... aleyhine, işyeri devir sözleşmesinin feshi nedeniyle 20.000 TL devir bedelinin 378,08 TL işlemiş faiziyle iadesi talebiyle; İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü’nün .... Sayılı dosyası, ve yine davacı tarafça davacı alacaklı tarafından davalı borçlu ... aleyhine, işyeri devir sözleşmesinin feshi nedeniyle 20.000 TL devir bedelinin iadesi talebiyle; İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı dosyalarında ilamsız icra takibi başlattığı, bu davada borçlular tarafından yapılan itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Her iki davalı hakkında ayrı ayrı takip başlatıldığı, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, davalı ... aleyhinde açılan davanın değerinin 20.000 TL, davalı ... hakkında açılan davanın değerinin 20.378,08 TL olduğu, HMK 341/2 maddesi gereğince istinaf başvurusu kesinlik sınırının belirlenmesinde, her bir davalı aleyhinde açılan davanın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanun'un 41. Maddesiyle HMK'ya eklenen Ek-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2024 yılı için 28.250,00 TL olduğundan, her iki davalı aleyhine açılan dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmıştır. İstinafa konu edilen miktarın davalı ... hakkında 20.000 TL, davalı ... hakkında 20.378,08 olması nedeniyle 26/11/2024 tarihli mahkeme kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi HMK'nun 352.maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 341/4. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nun 352/1/b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2- İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davacı vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatırana iadesine,
3- 6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4- 6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine YER OLMADIĞINA,
5- 6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6- 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025