T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/413 Esas
KARAR NO: 2025/638
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/01/2025
NUMARASI: 2024/537 E. - 2025/14 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı müvekkili şirket ile davalı arasında 10.06.2022 tarihli "sponsorluk sözleşmesi" yapıldığını, sözleşme ile Kulüp'ün; profesyonel futbol A takımının asil ve yedek tüm futbolcularının, 2023-2024 sezonunda Süper Ligde oynanacak gerek iç gerekse dış sahalardaki tüm resmi ile UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi, bu liglerin eleme müsabakaları ve özel müsabakalara, katılacağı özel ve resmi turnuvalara formaların arka yüzünde "..." adıyla basılı olduğu reklam ile çıkmayı ve bu formalarla müsabakayı tamamlamayı, Yukatel'in forma sırt reklam sponsoru olmasını, Kulüp'ün sponsora verdiği hakları sözleşme bitiminden önce kaldıramayacağını, değiştiremeyeceğini, kesinlikle başka takım forması reklamı anlaşması yapamayacağını, ... tarafından da Kulüp'e 2023-2024 futbol sezonunu için garanti sponsorluk bedeli olarak toplam KDV dahil 150.000 EURO (Yüzellibin Euro) ödeyeceğini, sözleşmenin 7. Maddesi ile de Sözleşme'nin başlama tarihi ve süresinin 2023-2024 futbol sezonunu kapsayan bir yıl olduğunun kararlaştırıldığını, davacının Sponsor Sözleşmesinin 5. maddesi ile üstlendiği asli edimi olan ödemeyi 13.06.2022 tarihinde davalı Kulüp'e banka havalesi yolu ile ödemek suretiyle yerine getirdiğini, davalı Kulüp'ün; sözleşme ile üstlendiği 2023-2024 sezonunda oynanan hiçbir maçta futbol takımının formaların arka yüzünde ... adıyla basılı olduğu reklam ile çıkmayarak asli yükümlülüğüne ve sözleşmeye aykırı davrandığının öğrenilmesi üzerine sözleşmenin 10.1.maddesi uyarınca davalı Kulüp'e Antalya ... Noterliği'nin 31.01.2024 gün ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile yükümlülüklerini yerine getirmesi ihtar edildiğini, ihtara rağmen davalı Kulüp'e yükümlülüklerini yerine getirmekte direngen olması nedeniyle Antalya ... Noterliği'nin 26.02.2024 gün ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile Sözleşme'nin haklı nedenle feshedildiği bildirilerek, davalı Kulüp'e ödenen sözleşme bedeli, davacı sponsorun uğradığı menfi ve müspet zararlar ile marka değerine verilen zarar miktarının ticari avans faizi ile birlikte 3 gün içinde ödenmesi davalıya ihtar edildiğini, davalının ihtarlara cevap vermediğini, davacıya hiçbir ödeme de yapmadığını, dönemin Kulüp Başkanı ... davacı şirket yetkilileri ile bizzat iletişime geçerek davacı ... uzunca bir süre geri ödeme yapılacağını söyleyerek kandırdığını, oyaladığını ve davacının ticari itibarıyla oynayarak mağduriyetinin katlanarak artmasına sebep olduğunu, işbu davada ,davacının sözleşme ve yasadan doğan fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak üzere Sözleşme'nin 10.1. Maddesi uyarınca davacı tarafından davalıya ödenen 150.000,00-AURO'nun 13.06.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi, yine Sözleşme'nin 10.1. Maddesi uyarınca davacının marka değerine verilen zarar nedeniyle 5.000,00-AURO maddi tazminat ile 5.000,00-AURO manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; anılan madde hükmü ışığında, yabancı tüzel kişi olan davacı şirketten mahkemenin belirleyeceği bir teminatın alınmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, davacı ... ile müvekkili şirket arasında 2023-2024 sezonuna ilişkin yeni bir sponsorluk sözleşmesi yapılmadığını, sponsorluk ilişkisi ölçeği küçültüldüğünü, davacı ... şirketinin, müvekkili şirket ile yaptığı sözleşme neticesinde kamuoyu hafızasına yerleşen bir tanıtım gerçekleştiğini ve müvekkili şirketin alışılagelmişten ve emsallerinden farklı olarak isim sponsoru ile özdeşleşen biçimde ... Kayserispor olarak anılmaya başlandığını, davacı şirket ile müvekkili davalı arasında 2023-2024 sezonuna ilişkin olarak forma sırt alanına dair yapılan sponsorluk anlaşmasının yürürlüğe girmesi ile birlikte, 2023-2024 futbol sezonu için davacı ..., isim sponsorluğu konusunda müvekkili ile aynı ligde yer alan bir başka takımla sözleşme imzaladığını, bu anlaşma neticesinde, müvekkili ile aynı ligde yer alan dava dışı ... A.Ş takımının ismi, ... olarak anılmaya başlandığını, yapılan bu değişiklik neticesinde müvekkilinin marka değeri açısından ciddi birtakım sorunlar meydana geldiğini, öyle ki uzun süredir anılarak kamuoyu belleğinde yer eden davacı şirketin adı ve müvekkilinin bir arada anılma süreci sona erdiğini ve fakat aynı ligde mücadele eden bir başka takım davacı şirketin ismi ile anılmaya başlandığını, bu durumun müvekkilinin marka değeri ve potansiyel reklam ve tanıtım anlaşmalarına maddi açıdan zarar verecek nitelik kazanmaya haiz olduğundan müvekkilinin yönetim kurulu tarafından birtakım önlemler alınması zorunlu hale geldiğini, sponsorluk anlaşmalarında sponsor sıfatı ile yer alan ve reklam/tanıtım faaliyetlerini gerçekleştiren şirketlerin sağlamış oldukları fayda ile eşdeğer bir ücretin kararlaştırılması da son derece önemli olduğunu, gönderilen kargo ve faks içeriklerinde, davacı ... Şirketi ile müvekkili davalı arasında gerçekleşmiş tüm sponsorluk ilişkileri için teşekkür edildiğini, fakat 2023-2024 sezonuna ilişkin olarak yapılan sponsorluk anlaşmasının barındırdığı mali riskler açıkça ihtar edildiğini ve sponsorluk anlaşmasının gabin kurumu içerisinde değerlendirilecek derecede tek taraflı fayda sağlayacak biçimde akdedildiğinin bildirildiğini, aynı bildirim içeriğinde, davalı müvekkil şirket tarafından, 2023-2024 sezonu için anlaşılan sponsorluk bedeli nispetinde bir ticari alanın kullanımı önerisi sunulduğunu, bu öneriye üç iş günü içerisinde cevap verilmesi, aksi halde sözleşmenin haklı nedenle tek taraflı olarak feshedileceğinin ihtar edildiğini, bu noktada, sözleşmesel yükümlülüklerine karşı azami dikkat gösteren müvekkilinin, formanın sırt alanı yerine formaların yan alanlarında davacı şirketin adına yer verilmesi talebine, davacı şirket tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, neticesinde, müvekkilinin şirket tarafından ihtarda da bahsedildiği üzere, sözleşme tarafların ortak iradesi ile feshedildiğini, davanın her halükarda reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 08/01/2025 tarihli 2024/537 Esas. 2025/14 K. sayılı kararı ile; Mahkemece;"1-Davacının davasının HMK m.114/f.1 hükmü karşısında ve Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle HMK m.115/f.2 hükmü gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında kararın taraflarca süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesinin talep edilmesine, 3-Bu suretle dosyanın akabinde İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin usul ve yasaya aykırı olarak verdiği kararın kaldırılması gerektiğini, uyuşmazlığın sözleşme'ye aykırılık nedeniyle alacak ve tazminat istemine ilişkin olduğunu beyan ederek usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Davacı ..., davalı ... kulübü ile 10.06.2022 tarihinde imzalanan sponsorluk sözleşmesine dayanarak, 2023–2024 futbol sezonunda kulübün profesyonel A takımının forma sırtında “...” ibaresine yer verilmesi taahhüdünün kulüp tarafından yerine getirilmediğini, bu suretle sözleşmeye aykırılık oluştuğunu beyanla sözleşme kapsamında davalıya ödenmiş olan 150.000 EUR tutarındaki sponsorluk bedelinin, 13.06.2022 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte iadesini, ayrıca marka değerine verilen zarar nedeniyle 5.000 EUR maddi ve 5.000 EUR manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmektedir. Davanın hukuki dayanağı taraflar arasındaki sponsorluk sözleşmesinin ihlali ile oluşan alacak ve zararın tazmini isteminden ibarettir. Davacı sözleşmenin ihlali nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, davalının yükümlülüğünü yerine getirmeyerek davacının marka değerine zarar vermek suretiyle maddi ve manevi zarara uğramasına sebep olduğunu beyanla yaptığı ödemenin, sözleşmenin 10.1 maddesine göre (marka değerine verilecek zara da hesaba katılarak) tazminini istemiştir. Davacının Almanya menşeli bir firma olduğu, TPMK nezdinde tescilli markasının bulunmadığı, marka hakkının ihlal edildiğine dayalı bir iddiasının bulunmadığı, uyuşmazlığın marka hukukundan kaynaklanmadığı, davadaki taleplerin temelinin taraflar arasındaki sponsorluk sözleşmesinin ihlali olduğu, oluşan maddi ve manevi zararında sözleşme kapsamında oluşan menfi ve müspet zarar kapsamında talep edildiği, uyuşmazlığın çözümünde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun uygulanmasını gerektirir, korunması gerekli bir fikri hak ihlaline ve tescilli marka hakkına dayanılmadığı, SMK 149 ve 150 maddelerinde düzenlenen tazminat haklarının "sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler" olarak düzenlendiği, sözleşmenin ihlaline bağlı ve bu kapsamda genel olarak marka değerinin de düştüğü gerekçesiyle talep olunan maddi ve manevi tazminat taleplerinin sözleşme ve genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, her iki taraf için ticari iş niteliğindeki sözleşmeden kaynaklanan davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesinde olduğu gözetilmeksizin verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a- 3 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/01/2025 tarih, 2024/537 E. 2025/14 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025