T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1411
KARAR NO: 2024/1851
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 20/12/2023
NUMARASI: 2022/35 E. - 2023/257 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı adına tescilli olan ... tescil numaralı “..." ile ... tescil numaralı "..." markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebi ile dava açıldığı ve davacının “..." ve "..." markalarının Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescilli "..." ibareli seri markaların hak sahibi olduğunu, markalarının çok tanınmış ve 1995 yılından bu güne ülkenin her bölgesindeki yaygın dağıtımı ile her grup tüketici nezdinde ayırt edici, yüksek, bilinir markalar haline geldiğini, ... sayılı "..." şeki markası ... sayı ile ... sayılı "..." markası ise özel sayı ile Türk Patent Enstitüsü tarafından 556 sayılı KHK m. 7/1 (ı) hükmü ile Paris Sözleşmesi run 1. Mükerrer 6. Maddesi gereğince çok tanınmış marka olarak kabul edildiğini, dava konusu markaların bu markalarla iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğunu, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği iddia etmişlerdir. Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; markanın tescil işleminin 31.01.2012 tarihinde gerçekleştiğini, somut hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan kötü niyet iddiasının reddedilmesi gerektiğini, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, markaların sigara paketleri üzerinde kullanılmakta olduğunu ve bu sebeple tüketici kitlesinin dikkate alınması gerektiğini, “kırmızı-beyaz' renk kombinasyonunun davacı firma tekeline verilmesinin mümkün olmadığını,taraflara ait markaların + 18 yaş grubuna hitap ettiği düşünüldüğünde, tüketicilerde tasarım ve isim farkından dolayı ürünün karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, sonuç olarak ...' ve ... sayılı "..." markalan ile ... ve ... markalan arasında bütüncül yaklaşım İtibariyle inceleme yapıldığında her iki markanın görsel ve işitsel olarak benzer olmadığı sonucuna varılacağından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi 12/12/2017 tarihli kararı ile; davanın reddine" karar verilmiştir. Dairemizin 20/01/2022 tarih 2020/642 E. ve 2022/143 K. sayılı kararı ile; davacı tarafın istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan inceleme ile: Mahkemece; " davanın reddine" karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına tescilli ve tanınmış ..., ..., ... seri markası bazında, davalı adına tescilli ... tescil numaralı ... ile ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkinleri talep ettiklerini, ... tescil numaralı marka yenilenmediğinden sicilden iptal edildiğini, davanın ... tescil numaralı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin olarak devam ettiğini, bilirkişi raporunda taraf markaları arasında kısmi kavramsal benzerlik bulunduğu, markalar arasında iltibas olgusuna düşülmeyeceği, sektörel değerlendirme kapsamında satıcıların markaları iyi tanıdığı ve karıştırmayacağı kanısına varıldığının belirtildiğini, raporu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, itirazlarının mahkemece usulsüz olarak reddedildiğini, sektörel değerlendirme bakımından markaların benzer olduğu ve markalar arasında iltibas riskinin mevcut olduğunun tespit edildiğini, markalar arasında düşük düzeyde işitsel benzerlik olduğunun bilirkişi raporunda olmasına rağmen mahkeme fonetik olarak tamamen markaların farklı olduğu kanaatine vardığını, sigara tüketicilerinin veya sigara ürünlerini sunan satıcıların asla yanılmayacağı şeklindeki değerlendirme pratik hayatı yansıtmadığını, özellikle ... bayilerinin veya büyük parekende mağazalarının kasa önü yoğunluğu dikkate alındığında, sigara ürünlerindeki yanlış /hatalı satışın çok sık yaşandığını, sigara ürünlerinde satıcı grubu bazen asıl istenen ürün olmadığında, benzer markalı ürünü muadil olarak önerdiğini, muadil olarak yada seri olarak algılanabilecek markaların oluşumu müvekkilini büyük zararlara sokacağını, iptali talep edilen markalarda yer alan ... kelime unsurunun ayırt edici olmadığını, barındırdığı yaprak unsuru + kırmızı/beyaz kompozisyon nedeniyle, müvekkiline ait markalardan ayrıştıracak hiçbir unsur bulunmadığını, ... ve ... markalarını yıllar içinde asıllarına sadık olarak modernize ederken, bir yandan da “ ...'li yıllar” şeklindeki dört rakamlı marka serisini oluşturduğunu, davalının ... sayılı 2500 markasının müvekkiline ait tanınmış ve ayırt ediciliği yüksek ... ve ... markaları ile birlikte “...” şeklinde oluşturulan seri markaları ile aynı ortak unsurlardan (2000'li bir sayı +kırmızı arka fon +yaprak figür+kelime unsuru) oluştuğunu, bu durum markalar arasındaki ilişkilendirilme ihtimalini artırdığını, dava konusu markaya bütün olarak bakıldığında müvekkiline ait markalar ile ilişkilendirilebilir ve karıştırılabilir derecede benzer olduğunu, Bilirkişi yalın paketleme sistemi sebebiyle artık bu sektöre iltibas tehlikesinin kalmadığını belirttiğini, yalın paketleme düzenlemesinin bugün var olması, ileride de her daim olacak manasına gelmediğini, müvekkilinin davası hükümsüzlük davası olduğunu ve davalının markasının sicilde kayıtlı olduğu biçimine karşı ikame edildiğini, davalı markası yalın paketlemedeki gibi, düz yazı “...” olsun, anılan markanın “...” ve “...” markaları ile benzer ve ilişkili kabul edileceğinin açık olduğunu belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı istinaf dilekçesinde markalar arasında iltibas riskinin olduğunu ve bilirkişi raporlarının hatalı olduğu iddia ettiğini, huzurdaki dosyada yerel mahkemece daha önceden davanın reddine karar verildiğini ve istinaf mahkemesince rapora itiraz ile ilgili olarak incelenmeyen hususlar bulunduğu belirtilerek karar bozulduğunu, bozma sonrası yeniden esas alan dosyada yeni bilirkişi heyeti raporu ve ek rapor alındığını yeniden davanın reddine karar verildiğini, alınan bilirkişi raporlarının tamamında markalar arasında iltibas riskinin bulunmadığını, nihai tüketici tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı belirtildiğini, Bilirkişiler tarafından yapılan inceleme ile davacı tarafın markalarının asli unsurlarının "..." ibaresi olduğunu, müvekkili markasının asli unsurunun ise 2500 sayısı olduğu isabetli şekilde tespit edildiğini, markaların asli unsurları birbirinden tamamen farklı olduğunu, ürünün 18 yaş üstüne satılmasının zorunlu olduğu ve bu sebeple bilinçli bir tüketici kitlesine hitap eden emtiaya ilişkin markalar olduğu da tespit edildiğini, taraf markaları görsel ve kavramsal olarak birbirinden farklı olduğunu, beyanla mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davalı adına tescilli ...+ şekil" ve ... sayılı "... + şekil" markalarının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. ... tescil numaralı “... +şekil " ile ... tescil numaralı "... +şekil " markalarının davalı adına tescilli olduğu, ... sayılı “... +şekil " ve ... sayılı “...+şekil "markalarının davacı adına tescilli olduğu görülmektedir. Bilirkişi heyeti raporunda ; Davacı yana ait “...“ ve “..." tereleri ile davalı tarafa alt “..." ve “... ŞEKİL" ibareleri arasında karıştırılma olasılığı yaratacak benzerlik bulunmadığı, markaların okunuş, yazılış, fonetik olarak farklı olduğu, sigara kullanan kişilerin tüketici olarak değerlendirmeye alınması gerektiği, sigara tüketicisinin sadık tüketici olduğu, ayrıca Türkiye'de sigara emtiasının müşteri tarafından doğrudan alınmadığı, markanın isminin söylenmek üzere talep edildiği de dikkate alındığında taraf markaları arasında iltibas olmadığı" belirtilmiştir. Yargılama sırasında 08.11.2022 tarihinde davalı adına kayıtlı ... numaralı davalı markasının müddet olduğundan bu marka yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava konusu olan davalı markaları ile hükümsüzlük talebine mesnet davacı markaları karşılaştırılmış ve davacı ve davalıya ait marka şekillerinin birbirlerinden kompozisyon, renk, yazıtipi, oranları, marka isimlerinin şekil üzerindeki konumları de karşılaştırıklığında farklı olarak algılandığı , markalar arasında "...", "..." ve "..." rakamları arasındaki “2” rakamı ve “0” rakamı arasındaki benzerlik dışında bir benzerlik olmadığı,"..." ve “...” markaları ile “...” markasının okunuşlarında ve yazılışlarında farklı olduğu markalar arasında benzerlik olmadığı, karıştırma ihtimalinde ürünlerin piyasada pazarlanma şeklinin iltibas tehlikesinde dikkate alınması gerektiği, Türkiye'de tüketicinin hiçbir zaman sigara bölümünden istediği sigarayı alamadığı, mutlaka yetkili birinden ürünün ismini bildirerek istemesi gerektiği sigara markalarında ambalaj tasarımından daha çok, sigaranın isminin daha belirleyici olduğu , ... markasının tanınmış mark olduğu ayırt ediciliğinin güçlü olduğu belirtilmiş olup, hükme esas alınabilecek nitelikteki gerekçeli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere markalar arasında farklılık bulunduğu, bu nedenle sigara kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklı olarak algılanacakları, hitap ettikleri 18 yaş üstü ortalama tüketici nezdinde özellikle yerleşmiş yargısal kararlar gereği sigara kullananların alışkanlıkları nedeniyle sadık tüketici oldukları, sigara emtiasında tüketicinin dikkat ve özen düzeyinin yüksek olduğu, bilinçli tercih yaptıklarının kabul edildiği ve Türkiye'de tüketicinin hiçbir zaman istetiği sigarayı diğer ürünler gibi doğrudan raftan alamadığı sigaranın ismini söyleyerek talep etmesi gerektiği de göz önünde bulundurulduğunda, sigara ürünlerinin ambalaj tasarımı ve isimleri nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı, markanın kötüniyetle tescil iddiasının ispatının bulunmadığı yasal ve yeterli gerekçeye dayalı davanın reddi kararının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu , istinaf talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/12/2023 tarih ve 2022/35 E., 2023/257 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024