T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2024/1381 Esas
KARAR NO:2024/2071
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:19/09/2018
NUMARASI:2016/253 E. - 2018/344 K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/12/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aynı zamanda ticaret unvanı olan tanınmış "..." markasını ilk kez yaratan, kullanan, Türkiye'de ve Dünya'da ilk kez tescil ettiren ve tanıtan, markanın gerçek sahibi olduğunu, davalılardan ...'ın, "..." markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan "...", "...", "..." ibareli markalarını 06., 11., 20., 35., 40. ve 42. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için kendi adına tescil ettirdiğini, davalı ...'ın diğer davalı ... ... A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin adına tahsisli bulunan "..." web sitesi incelendiğinde, davalı ... A.Ş.’nin diğer davalı ... Şti. ile bağlı şirketler olduğunun ortaya çıktığını, davalıların müvekkillerinin tanınmış "..." markasını ticaret unvanlarının ana öğesi olarak seçtiğini ve bu unvanlara dayanarak da "..." ve "..." alan adlarını adlarına tahsis ettirdiklerini ileri sürerek davalılardan ...'a ait "...", "..." "..." ibareli markalarının hükümsüzlüğüne, davalılara ait "... .... A.Ş." ve "... Şti.'nin ticaret unvanlarından "..." ibaresinin çıkarılmasına, sicilden terkinine, alan adının iptaline, terkin edilemediği takdirde erişimin engellenmesine, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kurulma aşamasında şirket ortaklarından ...'ın kendisinin "..." olarak marka başvurusunun olduğu ve bu ibare üzerinden şirket kurulmasını teklif etmesi üzerine şirket unvanı olarak kullanılmaya başlandığını, markanın tescilinin müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, yalnızca ...'a ait var olan bir markanın kullanımından ibaret olduğunu, açılmış olan dava ile "..." ibaresinin herhangi bir karışıklığa sebebiyet vermemek için müvekkili şirketin ticaret unvanı ve ticari markasının da değiştirilmiş olduğunu, müşteri profilinin gerek ürünleri ile "..." ürün ve hedef kitlesi arasında bir benzeşme bulunmadığını, faaliyetin farklı mal ve hizmetleri kapsadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
MAHKEME KARARI;:İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19.09.2018 tarihli 2016/253 E., 2018/344 K.sayılı kararıyla; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet kaynaklı taleplerin değerlendirilebilmesi için öncelikle taraflara ait markaların, alan adının, benzer olup olmadıklarının tespit edilmesi gerektiği, davalıların alan adında davacının tescilli markası birebir kullanıldığı, davalının tacir olup tüm ticari işlemlerinde basiretli tacir gibi davranması gerektiği, somut olayda davalının alan adı yolu ile davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzda bulunduğu ve eylemin haksız rekabete yol açtığı, zira internet tekniğine ilişkin detaylı teknik bilgiye sahip olmayan veya metatağ uygulamasından haberdar bulunmayan internet kullanıcılarının bu markaları karıştırma ihtimallerinin yüksek olduğu, Google arama motorunda “..." kelimeleriyle arama yapıldığında davalının sayfalarının da görüntülenecek olması dolayısıyla başkasına ait imaj, itibar ya da şöhretten haksız olarak yararlanmak istenilmesinin haksız rekabetin tipik bir görünümü oluşturduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde marka hakkını ihlal ve haksız rekabetin mevcut olduğu gerekçesiyle davalılard ... ve ... Şti. (Yeni unvan:.... Şti.) hakkındaki davanın geri alma beyanı kabul edildiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... A.Ş. yargılama sırasında ticari unvanını .... A.Ş. olarak değiştirdiğinden unvan terkini ile ilgili talep yönünden dava konusuz kaldığından konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... A.Ş. (Yeni Unvan:.... A.Ş. ve ...hakkında eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekebet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, "..." ve "..." sitelerine erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde erişimin kalıcı olarak engellenmesine, "..." ibaresini öne çıkaracak tüm kullanımların her türlü tabela, tanıtım vs.. ambalaj malzemesi, paşet, çanta, gibi tanıtım vasıtası ve katalog, üretim, satış, pazarlama dağıtım ve ticari maksatla elde bulundurmasının önlenmesine, var olanların toplatılmasına, üzerilerinde yer alan "..." VE "..." ibarelerinin silinmesine, silinmeyenlerin imhasına, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU; Davalı .... A.Ş. (Yeni Unvan: ... A.Ş.) vekili istinaf dilekçesinde özetle; "..." markasının müvekkili şirketin ortağı olan diğer davalı ... tarafından tescil edildiğini, davaya konu markanın onun izni ve bilgisi dahilinde müvekkili tarafından usulüne uygun şekilde kullanıldığını, davacının dava konusu tescil sahibi ... yönünden davasından vazgeçmesi halinde müvekkilinin herhangi bir taraf sıfatı olamayacağını, ...'la yapılan sulhle dava son edildiğine göre hak sahibi olan kişinin izniyle kullanılan müvekkili şirket yönünden de sonuç doğurması gerektiğini, müvekkili şirketin tasarruf hakkı olmayan bir konuda gerek kendisi gerekse diğer izinle kullandırmış olduğu davalılar yönünden yapılan anlaşma sebebiyle konusuz kalmasına karar verilmişken müvekkili şirketin aleyhine davanın kısmen kabulünün hatalı olduğunu, müvekkili tarafından dava devam ederken davacının tüm taleplerinin yerine getirildiğini ve ticaret unvanı ve ticari markasının değiştirildiğini, konusuz kalmasına rağmen mahkemenin müvekkili açısından karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, "..." markası ürünlerinin gerek hedeflediği müşteri profili gerek ürünleri ile "..." ürün ve hedef kitlesi arasında bir benzeşme bulunmadığını ve farklı mal ve hizmetleri kapsadığını, söz konusu markanın ve ticari unvanın, müvekkili şirkete herhangi bir ticari avantaj ve sektörel olarak bir artı veya herhangi bir katma değer eklemediğini, bu sebeplerle müvekkilinin haksız rekabete girdiğinden de bahsedilemeyeceğini, marka tescillerinin hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talebinin ...'a ilişkin mevzular olup ve sulh anlaşması kapsamında kaldığını, ilgili ticaret unvanının çıkarıldığını, alan tahsis adlarının sicilden terkin edildiğini, müvekkili şirket internet sitesi adresinin "..." olarak değiştirildiğini, broşür, evrak, çanta vb. ürünlerin silinmesi ve imha edilmesi gibi taleplerin ise olmayan bir şeyin yahut kullanılmayan bir unvanın olmaması ve bu talebe ilişkin tespit yapılamaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yerel mahkemenin aksi yönde hüküm tesis etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararlarının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;Davalılardan ... ... A.Ş. (yeni unvanı .... A.Ş.) ile ..., biri tüzel biri gerçek olmak üzere iki farklı kişilik olduğunu, Davalı şirketin, ... A.Ş. olan ticaret unvanını ... Şirketi olarak değiştirdiğini bildirmesine rağmen, eski ticaret unvanına dayanarak adına tahsis ettirdiği ... alan adı halen aktif konumda olduğunu, her ne kadar arama çubuğuna ... yazıldığında karşılaşılan web sitesi, içeriği değiştirilen bir web sitesi ise de, arama motorları üzerinden ... websitesine bağlanılmak istenildiğinde websitesinin tecavüze konu dava açıldığı tarihteki kullanımına erişildiğini, ... A.Ş. tarafından, adına nic.tr nezdinde tahsisli olduğu görülen ve halihazırda aktif olan alan adının silinmesi yönünde de herhangi bir girişimde bulunulmadığını, ... alan adının yanı sıra, davalı şirketin sosyal medya hesapları ve gruplarının da halen aktif olduğunu, her dava açıldığı tarihteki hukuki ve maddi olgulara göre değerlendirileceğinden davalı, dava tarihinden sonra mütecaviz kullanımına son vermiş olsa dahi (ki son vermemiştir), davalının dava konusu olan (geçmişte dahi olsa) mütecaviz fiilleri sebebiyle kararın kaldırılmasına yönelik tüm istinaf istemlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF KARAR:Dairemizin 10.11.2022 tarihli, 2020/1229 Esas, 2022/1554 Karar sayılı kararıyla; davalıların farklı üç kişi olup biri hakkında yapılan işlemin, diğeri hakkında aynı şekilde hüküm doğurmasının mümkün olmadığı, davalı taraf her ne kadar davacının diğer davalı yönünden sulh olduğu iddiasında ise de markanın haksız kullanımı bir haksız fiil eylemi olmakla kendisinin de bu eylem sebebiyle sorumlu olmaya devam edeceği, davanın açıldığı tarih itibariyle marka hakkının kullanımına göre yapılan mahkeme değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı markasının tanınmış marka olduğu, aynı mal ve hizmet sınıfında kullanım bulunmasa bile, tanınmış marka olması sebebiyle farklı mal ve hizmet sınıflarında da korumanın bulunduğu, ayrıca tecavüzün gerçekleştiğine yönelik tespitte ise zarar veya kâr koşulunun aranmadığı buna göre davalının bu yöndeki istinaf istemlerinin de yerinde olmadığı, dava dilekçesi ve eklerinden davalı tarafça markanın unvan ve alan adı üzerinde kullanımının tespitinin yapıldığı anlaşılmakla markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti yerinde olmakla ürünlerde kullanıma dair başkaca tespitin yapılmadığı ve davacı delilleri arasında kullanıma dair başkaca delil bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın tam kabulü ile ... ibaresini öne çıkaracak tüm kullanımların her türlü tabela, tanıtım vs.. ambalaj malzemesi, poşet, çanta, gibi tanıtım vasıtası, ve katalog, üretim, satış, pazarlama dağıtım ve ticari maksatla elde bulundurmasının önlenmesine, var olanların toplatılmasına, üzerilerinde yer alan ... ibarelerinin silinmesine, silinmeyenlerin imhasına karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; " 1-Davalı ... A.ş. (Yeni Ticari Unvanı ...) vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile, 2- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/09/2018 tarih ve 2016/253 E., 2018/344 K. sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3/a- Davacının davalılardan ... ve ... Şirketi (Yeni Unvanı: ... Şirketi) davasını geri aldığını bildirmiş, davalılar da geri alma beyanını kabul ettiğini bildirmiş olmakla, 6100 Sayılı HMK'nın 123. maddesi gereğince ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3/b- Davalılardan ... A.Ş. yargılama sırasında ticari unvanını ... AŞ olarak değiştirdiğinden unvan terkini ile ilgili talep yönünden dava konusuz kaldığından konusuz kalan talep hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,3/c- Davalılardan ... AŞ ) ve ...hakkında davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekebet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, 3/ç- ... ibaresini öne çıkaracak tüm kullanımların her türlü tabela, tanıtım vs. ambalaj malzemesi, poşet, çanta, gibi tanıtım vasıtası ve katalog, üretim, satış, pazarlama dağıtım ve ticari maksatla elde bulundurmasının önlenmesine, var olanların toplatılmasına, üzerilerinde yer alan ... ibarelerinin silinmesine, silinmeyenlerin imhasına, 3/d- ... sitelerine erişimin HMK 389 vd maddelerine göre engellenmesine, karar kesinleştiğinde erişimin kalıcı olarak engellenmesine, 3/e- Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılar ... A.Ş. (yeni ... Aş ) ve ...'dan müteselsilen tahsiline" karar verilmiştir. Dairemizin kararına karşı davacı vekili ile davalı ... A.Ş. (Yeni Unvan: ... A.Ş.) vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
YARGITAY BOZMA İLAMI:Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2024 tarihli 2023/1085 Esas-2024/4621 Karar sayılı kararıyla; " Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... A.Ş. (Yeni Unvan: ... A.Ş. ) vekili istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak sureti ile verilen karar gerekçesinde, İlk Derece Mahkemesince markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti kararı yerinde olmakla ürünlerde kullanıma dair başkaca tespitin yapılmadığı ve davacı delilleri arasında kullanıma dair başkaca delil bulunmadığı dikkate alındığında davanın tam kabulü ile ... ibaresini öne çıkaracak tüm kullanımların her türlü tabela, tanıtım vs.. ambalaj malzemesi, poşet, çanta, gibi tanıtım vasıtası, ve katalog, üretim, satış, pazarlama dağıtım ve ticari maksatla elde bulundurmasının önlenmesine, var olanların toplatılmasına, üzerilerinde yer alan ... ibarelerinin silinmesine, silinmeyenlerin imhasına karar verilmesinin yerinde olmadığı belirtilmiş ise de hükmün 3 üncü fıkrasının (ç) bendinde ... ibaresini öne çıkaracak tüm kullanımların her türlü tabela, tanıtım vs.. ambalaj malzemesi, poşet, çanta, gibi tanıtım vasıtası, ve katalog, üretim, satış, pazarlama dağıtım ve ticari maksatla elde bulundurmasının önlenmesine, var olanların toplatılmasına, üzerilerinde yer alan ... ibarelerinin silinmesine, silinmeyenlerin imhasına karar verildiği, bu suretle gerekçe ile hüküm fıkrasının çelişki içerdiği " gerekçesiyle; Dairemizin kararının bozulmasına, Bozma sebebine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.Dairemizce taraflara Yargıtay bozma ilamı ile duruşma gününün tebliğ edildiği, davacı vekili ile davalılar .... Şti. Vekili ile davalı ... A.Ş vekilinin de bozma ilamına uyulmasını talep ettikleri anlaşılmış, usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava konusu uyuşmazlık; davalılardan ... adına tescilli ..., ..., ..., ..., ... tescil nolu markaların hükümsüzlüğü, davalılara ait ticaret unvanlarından ... ibaresinin çıkartılması, davalı şirkete ait ... alan adının tahsisinin iptaline, alan adı terkin edilmez ise erişimin engellenmesine, davalının tüm mecralardaki kullanımının marka hakkının ihlal ve haksız rekabet ettiğinin tespitine, önlenilmesine, refine ilişkindir.Mahkeme kararına karşı sadece davalılardan ... A.Ş.'nin ( yeni unvanı... A.Ş.) yönünden istinaf başvurusunda bulunulduğundan bu davalı yönünden istinaf incelemesi yapılmıştır.İlk derece mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan ... AŞ (Yeni Ticari Unvanı ... AŞ ) yönünden ticaret unvanı yargılama sırasında değiştiğinden unvan değişikliğine ilişkin talep hakkında karar verilmesini yer olmadığına, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine,men' ine ,sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ... sitelerine erişimin engellenmesine, ... ibaresini öne çıkaracak tüm kullanımların her türlü tabela, tanıtım vs.. ambalaj malzemesi, paşet ,canta, gibi tanıtım vasıtası, ve katalog, üretim, satış, pazarlama dağıtım ve ticari maksatla elde bulundurmasının önlenmesine, var olanların toplatılmasına, üzerilerinde yer alan ... ibarelerinin silinmesine, silinmeyenlerin imhasına, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.İstinaf başvurusuna konu davalı şirket vekilince, istinaf dilekçesinde "..." markasının müvekkili şirketin ortağı olan diğer davalı ... tarafından tescil edildiğini, davaya konu markanın onun izni ve bilgisi dahilinde müvekkili tarafından usulüne uygun şekilde kullanıldığını, davacının dava konusu tescil sahibi ... yönünden davasından vazgeçmesi halinde müvekkilinin herhangi bir taraf sıfatı olamayacağını, ...'la yapılan sulhle dava son edildiğine göre hak sahibi olan kişinin izniyle kullanan müvekkili şirket yönünden de sonuç doğurması gerektiğini ileri sürülmüştür. Davacı vekilinin davalı ... ile ... ... Şti. Hakkında açılan davadan feragat etmediği, 6100 Sayılı HMK 123. Madde gereğince davanın geri alındığı, davanın feragat halinde reddine karar verildiği, geri alınmasında ise davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve sonuçlarının farklı olduğu, davacı tarafın davalının rızası ile ... ve ... şirketi hakkındaki davayı geri almasının istinaf başvurusunda bulunan şirket yönünden sirayet eden etkisinin bulunmadığı, ayrı gerçek ve tüzel kişiliklerin kendi eylemlerinden sorumlu oldukları kanaatiyle istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dosyaya sunulan deliller, yurt içi ve yurt dışı basında çıkan haberler ve TPMK kararlarından davacı markasının dünya çapında tanınmış marka olduğunun ve Türkiye de... özel tescil numarası ile tanınmış marka olarak tescil edildiğinin anlaşıldığı, tanınmış markaların genişletilmiş korumadan yararlanacağı, aynı mal ve hizmet sınıfında kullanım bulunmasa bile, tanınmış marka olması sebebiyle farklı mal ve hizmet sınıflarında da korumadan yararlanacağı, markaya tecavüzün tespitinde zarar veya kar koşulunun aranmadığı davalının bu yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde sunulan görsellerden davalı tarafın raf ... ve legoraf.com internet sitelerinin istinaf başvurusunda bulunan davalı şirket adına kayıtlı olduğu ve internet sitesinde mağazalar için yapılan raf sistemlerinin tanıtımının yapıldığı, davacının tanınmış ... markasının davalı tarafça alan adında ve web sitesi içeriğinde "..." şeklinde kullanımının, yapılan işin niteliği ve ... markasının tanınmış olduğu, ... oyuncaklarında oyuncak parçalarının birbirine eklenerek bütünü oluşturduğu göz önüne alındığında, davalının raf sistemlerinin tanıtıldığı web sitesinde kullanılmasının davacı markasının tanınmışlığından faydalanma amacı taşıdığı, markanın ticari etki yaratacak şekilde kullanılarak 556 Sayılı KHK 9/2-e maddesi gereğince davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği kanaatiyle mahkemece davacı markasının alan adlarında ve web sitesi içeriğinde, kullanımının davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet ettiğinden bahisle erişimin engellenmesine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup aksi yöndeki davalı istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı vekilince alan tahsis adlarının sicilden terkin edildiğini, müvekkili şirket internet sitesi adresinin "..." olarak değiştirildiğini istinaf dilekçesinde ileri sürülmüşse de, mahkemece BTK sayfası üzerinden alan adı sorgulanmasında 05/01/2018 tarihinde alan adlarının davalı adına tescilli olduğu, alan adı değişikliği yapıldığının davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf isteminin de yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı tarafça davadan sonra ticaret unvanı değişikliği yapılmışsa da, dava tarihinde unvanın ... A.Ş. Şeklinde olduğu ve unvanın çekirdek unsurunun markasal olarak kullanıldığı, kullanımın davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla, unvan değişikliği nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de, bu talebe ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalı üzerinde bırakılmıştır.Dosya kapsamına sunulan delillerden, davalı şirketin markayı ürünler üzerinde, tabela yada diğer tanıtım vasıtalarında kullandığına dair başkaca delil sunulmadığı ve bu yönde bir tespit yapılmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın tam kabulü ile ... ibaresini öne çıkaracak tüm kullanımların her türlü tabela, tanıtım vs.. ambalaj malzemesi, poşet, çanta, gibi tanıtım vasıtası, ve katalog, üretim, satış, pazarlama dağıtım ve ticari maksatla elde bulundurmasının önlenmesine, var olanların toplatılmasına, üzerilerinde yer alan ... ibarelerinin silinmesine, silinmeyenlerin imhasına karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince, ... AŞ (Yeni Ticari Unvanı ... AŞ ) vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddi yönünde esasla ilgili yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak, tarafların kazanılmış hakları korunarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı ... AŞ (Yeni Ticari Unvanı ... AŞ ) vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, 2-İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19.09.2018 tarihli 2016/253 E., 2018/344 K.sayılı kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3/a- Davacının davalılardan ... ve ... Şirketi (Yeni Unvanı: ... Şirketi) davasını geri aldığını bildirmiş, davalılar da geri alma beyanını kabul ettiğini bildirmiş olmakla, 6100 Sayılı HMK'nın 123. maddesi gereğince ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3/b- Davalılardan ... A.Ş. yargılama sırasında ticari unvanını ... AŞ olarak değiştirdiğinden unvan terkini ile ilgili talep yönünden dava konusuz kaldığından konusuz kalan talep hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3/c-Davalılardan ...hakkında davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ... ibaresini öne çıkaracak tüm kullanımların her türlü tabela, tanıtım vs. ambalaj malzemesi, poşet, çanta, gibi tanıtım vasıtası ve katalog, üretim, satış, pazarlama dağıtım ve ticari maksatla elde bulundurmasının önlenmesine, var olanların toplatılmasına, üzerilerinde yer alan ... ibarelerinin silinmesine, silinmeyenlerin imhasına, 3/c- Davalılardan ... AŞ (YENİ TİCARİ UNVANI ... AŞ )'nin alan adı ve web sitesi içeriğindeki kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine,... sitelerine erişimin HMK 389 vd maddelerine göre engellenmesine, karar kesinleştiğinde erişimin kalıcı olarak engellenmesine, davalı şirket hakkında fazlaya ilişkin talebin reddine, 3/ç- Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılar ... A.Ş. (yeni Ticari Unvanı ... Aş ) ve ...'dan müteselsilen tahsiline, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 398,40 TL harcın davalılar ... A.Ş. (yeni Ticari Unvanı ... Aş ) ve ...'dan müteselsilen tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydedilmesine,4/b- Davacı tarafından yapılan 29,20 TL peşin harç, 29,20 TL başvuru harcı, 4,30 TL vekalet harcı, 284,00 TL posta, tebligat ve müzekkere ücreti olmak üzere toplam 346,70 TL yargılama giderinin davalılar ... A.Ş. (yeni Ticari Unvanı ... A.Ş. ) ve ...'dan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c- Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, 4/ç- Davacı tarafından, davalılar ... ve ... ... Şirketi (Yeni Unvanı: ... Şirketi) için yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılar... A.Ş. (yeni Ticari Unvanı .... A.Ş.) ve ...'dan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,4/d-Davanın reddine karar verilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre,40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş. (yeni Ticari Unvanı ... A.Ş.) 'ye verilmesine, 5- İstinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı ... AŞ (Yeni Ticari Unvanı ... AŞ ) tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 98,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 38,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 136,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-Temyiz yargılaması için davacı tarafından yapılan 886,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 1.037,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.923,80 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5/d-Temyiz yargılaması için davalı tarafından yapılan 886,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 212,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.098,80 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5/e-İstinaf aşamasından bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ... AŞ (Yeni Ticari Unvanı ... AŞ )'ye verilmesine, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024