T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1384
KARAR NO: 2024/1773
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/06/2024
NUMARASI: 2024/63 E.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin maddi ve manevi tazminat talebi başta olmak üzere fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; Karşı tarafın, müvekkili adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli ... ve 7, 12 sıra numaralı “sandalye” ve “koltuk” isimli tasarımlarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet eden eylemlerinin bilirkişi marifetiyle, karşı tarafa ait https: //www...com.tr/ https://www. İnstagram.com/.../, https://www.facebook.com/... isimli sosyal medya hesaplarında belirtili URL adreslerinde HMK md. 400 vd. uyarınca “delil tespiti” ve akabinde karşı tarafın işbu tasarımı hakkında “önlenme”, “durdurma” ve “elkoyma” şeklinde “İHTİYATİ TEDBİR” karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/22 D.iş sayılı dosyasından 05/03/2024 tarihinde; Davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 50.000,00-TL nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, https://www...com.tr/ https://www.instagram.com/.... internet adreslerine erişimin engellenmesine, karar verilmiştir. Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2024/22 D.İŞ. sayılı dosyada 05.03.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararı verildiğini, kararın taraflarına yeni tebliğ edildiğini, davacının tedbir taleplerinin yersiz olduğunu, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/22 D.İŞ. sayılı dosyada verilen 05.03.2024 tarihli İhtiyati Tedbir Kararının Kaldırılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 11/06/2024 tarihli ara kararı ile; Tedbire itirazın kısmen kabulü ile, itirazın ters teminat tedbirine çevrilmesine, ters teminat miktarının 100.000,00 TL olarak takdirine, davalı karşı davacı vekiline 100.000,00 TL teminat miktarını yatırması için bugünden itibaren 1 hafta kesin süre verilmesine, yatırılmadığı takdirde önceden verilmiş ihtiyati tedbirin aynen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davalı/karşı davacı tarafça ihtiyati tedbir kararına itirazın süresi içerisinde yapılmadığını, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2024/22 D.İŞ sayılı dosyasında verilen 05.03.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının taraflarınca 12.03.2024 tarihli talep ile İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi, ... sayılı icra dosyası aracılığı ile icra edildiğini, icra dairesi aracılığı ile davalı şirkete “muhtıra” gönderilmek ve ekinde ihtiyati tedbir kararı olmak suretiyle talep edildiğini, İcra dairesinin 12.03.2024 tarihli muhtıra yazısını (EK-2: Tedbir kararının davalıya bildirildiğ icra yazısı) davalı tarafın 18.03.2024 tarihinde e-tebliğ aldığını, (EK-3: Davalının ihtiyati tedbir kararından haberdar olduğu tarihi ispata yarar tebliğ mazbatası sureti), Davalı tarafın en geç 25.03.2024 tarihine kadar ihtiyati tedbir kararına itiraz etmesi gerekirken, D.İŞ dosyasına davalı tarafın 24.04.2024 tarihinde “cevap dilekçesi” başlığında itiraz sunduğunu, 1 haftalık süresi içerisinde olmayan işbu tedbire itirazın her halükarda HMK md. 392/2 uyarınca reddi gerekmekteyken Sayın Yerel Mahkemece davalı yanın tedbire itirazının kısmen kabul edilip “ters tedbir” kararının uygulanmasının yerinde olmadığını, -davalı tarafın ihtiyati tedbire itirazını “gerekçesiz” şekilde yaptığını, Müvekkilinin iş mahsulü olan ve tasarım süreci münhasıran kendisine ait olan bir ürününün ticari itibar ve bekası için işbu tedbir kararının devamı gerektiğini, karşılaştırılan tasarımların “mobilya” ürünü olduğunu, “mobilya” sektörünün çok dinamik ve her an yeniliğe açık bir Mecra olduğunu, “bahçe mobilyaları” gibi bu alanın da daha özelinde bir ürün söz konusu olduğunda 2024 yaz sezonunun satışa yeni çıkarıldığı şu dönemde davalının “müvekkile ait ürünlerle birebir aynı şekilde” piyasaya sunduğu bu ürünlerle ticaretine devam etmesinin müvekkiline maddi ve manevi onarılmaz zararlar vereceğini, bir mobilya konseptinin tüketici nezdindeki çekiciliğinin belirli/sınırlı bir dönemde olduğunu, karşı tarafın işbu tasarımları dava kesinleşinceye kadar kullanması ihtimalinde, işbu kararın birkaç yıl sonra kesinleşeceği öngörüsünde, dava müvekkili lehine sonuçlansa dahi artık Müvekkili için kararın işlevselliğini fiilen yitireceğini,-Davalı taraf dilekçesinde işbu dava konusu ürünle ilgili kendi tasarım başvuruları olduğunu iddia etmiş ise de, ne dilekçelerinde ne de delillerinde bahsi geçen bu tasarımın başvuru/tescil numarasını verdiğini, TPE’nin online sorgu sisteminden yaptıkları harici araştırmada davalı firmanın sadece 11.12.2023 tarihinde yayımlanan (yani müvekkilimizin dayanak tasarımından 1 yıl sonra) ...nolu başvurusu göze çarptığını, SMK md. 155 gereği davalının böyle bir tasarım başvurusu söz konusu olsa idi dahi, davalı tarafça savunma gerekçesi yapılamayacak olması bir yana, buradaki koltuk tasarımı ile davalının davaya konu kullanımlarını ve de müvekkilinin tasarımlarını tek bir görsel ile karşılaştırıldığında, başvurudaki koltuk tasarımı ile dava konusu davalı kullanımları arasında “her iki görselin koltuk olması dışında” en ufak bir benzerlik bulunmadığını,-müvekkilinin tescilli hak sahibi olduğunu ve işbu tescilli hakka karşı herkes hükümsüzlük ve iptal davaları açabilir durumda olup, tescilli hak sahibine karşı üçüncü kişilerce açılacak davalar “ihtiyati tedbiri” def etme yöntemi olsa idi, ihtiyati tedbir kurumunun elbette hiçbir anlamı kalmayacığını, dayanak müvekkili tasarımlarının günümüz itibari ile davalı ve/veya üçüncü kişiler tarafından şu andan itibaren serbestçe kullanılması ihtimalinde, huzurdaki davanın ortalama iki-üç yıl gibi bir zamanda kesinleşeceği öngörüldüğünde, dava müvekkil lehine sonuçlansa dahi davalı tarafça iki-üç yıl boyunca kullanılan ve piyasaya dolaşıma sokulan bu tasarımların artık müvekkiline münhasır olma özelliğini yitireceğinden, İstinafa konu “ters tedbir” kararı kaldırılarak Sayın Yerel Mahkemece ilkin verildiği şekilde ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Mahkeme kararı kısmen itirazlarının kabulü kısmen reddi şeklinde verilmiş olduğundan itirazlarının teminatsız tam kabul edilmesi talebiyle mahkeme kararına karşı istinaf başvurusunda bulunduklarını, gerçek dışı işbu ihtiyati tedbir talebinin teminatsız bir şekilde reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacı müvekkilinin maddi ve manevi tazminat talepleri başta olmak üzere fazlaya dair haklarını saklı tutmak kaydıyla tescilli ... - 4, 7, 12 sıra numaralı “sandalye” ve “koltuk” isimli tasarımlarından doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin tespiti, ihtiyati tedbir taleplerini içerir değişik iş talep dilekçesi mahkemeye sunulduğunu İhtiyati tedbir talep dilekçesinde belirtilen iddiaların tümüyle red edilerek açılan davanın reddine aldırılmış olunan erişimin engellenmesi ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, Davalı müvekkili şirketin uzun yıllardan beridir bahçe mobilya işleri ile uğraştığını, ... Ticaret Limited Şirketi ilgili mobilyalar hakkında patent başvurusu Türk Patent Enstitüsüne yapmıştır fakat belirtilen tasarım ürünlerinin birbirlerinden farklı ürünler olduğu esas dosya olan İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/63 Esas sayılı dosyasında detaylı incelenecek bilirkişi raporu sonucunda görüleceğini, Müvekkili firmanın geliştirmiş olduğu yeni buluşu bahçe mobilya sektörüne bir yenilik kattığını, müvekkilinin ürünü ile daha sağlam bir bahçe mobilyası oluşturulmakta ve yenilik sağlandığını, yenilikçi bir ürün olması sebebiyle 2024 yaz sezonunun satışa yeni çıkarıldığı şu dönemde bu ürünlerin ortaya çıkmasının doğal olduğunu, davacı modelinin yurt dışında uzun yıllardır kullanılan bir ürün olduğunu, ayrıca müvekkilinin de patent enstitüsüne başvuruda bulunmuş olup müvekkilinin tasarım ürünü farklı olduğunu, davacı tasarımları teşne ürününün adı ... serisi olduğu; buna ilişkin davacı kataloğu https://...com.tr/catalogs URL’sinde yer almakta olduğu 88 – 97. Sayfaları arasında bulunduğu belirtildiğini, her iki ürünlere bakıldığından birden fazla ayırt edici unsurlarının olduğunu, tasarım model belgesine konu olan ürün ile ilgili itiraz dilekçesi ekinde sundukları bilgisayar çıktıları ve bazı web satış sitelerinin ekran görüntüsü çıktıları incelenirse, söz konusu ürünün çok daha eski dönemlerde en az 15 yıllık bir üretiminin ve satışının yapıldığının görüleceğini, davacı karşı davalı şirketin ürünü de yeni ve yenilikçi bir ürün olmayıp uzun yıllardır kullanılan bir ürün olduğunu, davacı faydalı ürününü TPE nezdinde 30.12.2022 tarih ve ..., 7 ve 12 sıra numaralı tasarımlar olup, ekte sunulan kataloglardan da görüleceği üzere ürün çok öncesinde keşfedilmiş ve satışa sunulmuş olduğunu, davacının tasarım model ürünü, tasarımı ayırt edilebilir ve yenilikçi olmayıp piyasada yıllardır satıldığını, -Mahkeme murafa duruşmasında karşı taraf ihtiyati tedbire ilişkin bütün iddiaları süresinde yapılmadığından bahsettiğini ancak talebin süresinde yapıldığını, -dava konusu ürünün müvekkili şirketin kendi tasarımıyla ürettiği bir ürün olup bahse konu davacının ürününden farklılıklar içerdiğini, bu konuyla ilgili TPE’ye gerekli başvurular yapıldığını, davacı ile müvekkilinin ürünü arasında koltukların arka taraflarından tasarımları, tahta mobilyaların birleşme yerleri, dışarıdan bakıldığında da hacim olarak farklı olduğunu, müvekkil ürününün daha hafif ve daha sağlam olduğunu, iki ürünün fiziki özellikleri karşılaştırılacak olursak ürünlerin birbirlerinden farklı göründüklerini, -Müvekkili firmanın tasarım modele konu olan ürününü kullanımı haksız rekabet yaratmadığını, fiziki özellikleri, ağırlıkları, işlevleri farklı olduğunu, farklılık ve işlevsel olarak da farklılık bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağını, -... Mobilya ve Ticaret Limited Şirketi ilgili mobilyalar hakkında patent başvurusunun Türk Patent Enstitüsüne yaptığını, yapılan başvuru numarasının da ... sayılı başvuru numarası olduğunu, müvekkilinin ürünü ile karşı tarafın ürünü arasında ayırt edici farklılıklar bulunmakta ve bu tarz ürünler evrensel nitelikli yani dünyada diğer yabancı markalar tarafından yabancı pazarlarda satılmakta olup ürünün evrensel bir ürün olması sebebiyle de tasarımının bir firmaya özgülenemeyeceğini, piyasada bahçe mobilyalarının son yıllarda çoğunlukla üç ayak olarak yapılmakta iki ürünün de üç ayak geliş şekilleri ve açıları birbirlerinden farklı olduğunu, Müvekkilinin ürününde ayaklar düz bir şekilde yere kadar indiğini fakat karşı tarafın ürününde arka ayaklar düz bir şekilde inmediğini, ürünün arka alt çıtası tam bir şekilde dönüş yaparak yere kadar inen ayağı bel hizasında kestiğini, alt çıta dönüşü tamamlandıktan sonra arka ayak ek bir şekilde yere doğru gelmektedir. Ürünün üçlü kısmında bulunan üç ayaklarda bu şekilde olduğunu, Müvekkilinin ürünlerin üzerindeki oturma minderlerinin hem ince minder hem de oturma yerinden çıkıntılı bir durumda olduğunu, karşı tarafın ürününde ise minder kalın ve oturma alanını tam kapsayacak şekilde çıkıntısız olduğunu, Müvekkilinin ürününün alt radyüz diye tabir edilen kısmı ince dönüşlü olduğunu fakat karşı tarafın ürününün kalın dönüşlü olduğunu, Müvekkili ürününün oturum ahşap çıtasının yerden yüksekliğinin 30-32 cm lere dayandığını karşı tarafın ürününün yerden yüksekliğinin 22-24 cm lere geldiğini, ürünlerin oturum yerden yükseklikleri bile farklı olduğunu, Müvekkilinin ürünlerinde teklilerde 75 cm'ye 75 cm olarak ölçüler bulunmakta karşı tarafın ürününde ise bu durum 80 cm'ye 80 cm olarak ölçüleri bulunmakta olduğunu, üçlü olarak yer alan üründe ise müvekkilinin ürünü 195 cm'ye 75 cm olarak yer almakta karşı tarafın 232 cm'ye 80 cm olarak ürünün uzunluğu bulunduğunu, Müvekkili ürününün üçlü olan oturma grubunun arkadan ayakları üç tane olduğunu, fakat karşı tarafın ürününün üçlü olan oturma grubunun arkadaki ayaklarının iki adet yapıldığını ve arka ayakların iki adet bulunduğunu, müvekkilinin ürününde kol koyma yerinde kapak yapıldığını, karşı tarafın ürününde ise kol koyma yerinde kapak yapılmadığını, -ürünün amacı ve görevi aynı olsa da fiziki özellikleri, ağırlıkları, işlevleri farklı olduğundan bu nedenlerle de davacı aleyhine haksız rekabet teşkil etmediğini, -Karşı tarafın davaya beyan dilekçelerinde bilirkişilerin ürünleri incelediği ve kararını verdiklerinden bahsetse de bilirkişilerin ürünleri yakından incelemediğini sadece katalog ve fotoğraflar üzerinden inceleme yapıldığını, bilirkişi raporunda soyut belirtmeler yapılmış ve sonuç kısmında da aynı değerlendirilebileceği şeklinde ibarelere yer verilmiş olduğunu, dosyada yapılacak keşif sonrası daha sağlıklı bir rapor verilebileceğini, ayrıca ürünün yandan çekilmiş fotolarına yer verilmesinin de manidar olduğunu, karşı tarafın davaya cevaba cevap dilekçelerinde bol bol resimlere yer verilmiş olup resimlerdeki ürünler ile müvekkilinin tasarım olarak sunduğu ürünlerin birbirlerinden farklı olduğunu, . -dosya kapsamında ürünün evrensel bir ürün olduğunu ve karşı tarafın patentinin hükümsüz olduğunu, -İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karsılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 50.000,00-TL nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, https://www...com.tr/, https://www.instagram.com/p/../- https://www.instagram.com/p/...- https://www.instagram.com/.../ Https://www.instagram.com/p/.../,https://www.facebook.com/... internet adreslerine erişimin engellenmesine karar verildiğini sonrasında ters teminat verildiğini, itiraz dilekçelerinde ve ürünün evrensel bir ürün olduğu da gözetilerek teminatsız olarak tedbirin kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/63 Esas sayılı dosyasında 11.06.2024 tarihli verilen ara karara karşı kısmen itiraz ederek; itirazlarının kabul edilmesine, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafından açılan tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması talepli dava açıldığı, davalı tarafça da davacı adına kayıtlı TPE nezdinde 30.12.2022 tarih ve ..., 7 ve 12 sıra numaralı tasarımların hükümsüzlüğü istemli dava açıldığı, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/22 D.iş sayılı dosyası ile davacının 05/03/2024 tarihinde tedbir isteminin kabulüne karar verildiği, davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine 11/06/2024 tarihli karar ile ters teminat kararı verildiği, 11/06/2024 tarihli ara karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf, Davalı/karşı davacı tarafça ihtiyati tedbir kararına itirazın süresi içerisinde yapılmadığını, icrai işlemle tedbir kararını öğrendiğini ileri sürmüş ise de, verilen tedbir kararı incelendiğinde, davalı tarafa tebliğin yapılmasına ilişkin hüküm kurulduğu, tebliğ ile sürenin başlayacağı, aksi halde hak kaybının meydana gelebileceği gözetilerek itirazın süresinde yapıldığının kabulü gerekmiştir.Dosya kapsamına göre, mahkemece davaya dayanak tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin karşı dava bulunması, karşılıklı sunulan deliller kapsamında ölçülülük ilkesi de dikkate alınarak bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul edilerek, 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine hükmedilmesinin dosya ve delil kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalı tarafın sair ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilerek SMK'nun 159/2-c maddesi uyarınca ters teminat tedbirine hükmedilmiş olup, tasarım tecavüzü davası yönünden dosyada mevcut bilirkişi raporu ile yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, SMK 159/2-c bendi uyarınca, tecavüz iddialarına dayanak tasarımın hükümsüzlük davasının derdest olması karşısında tarafların hak ve menfaatlerinin dengelenmesi, olası hükümsüzlük kararı verilmesi halinde, kararın geçmişe etkili mahiyeti nedeni ile aleyhine tedbir kararı verilen tarafın zararlarının önüne geçilmesi, buna mukabil, tescilli sınai hak sahibi tarafın bu tescilden kaynaklı haklarının korunması gayesi ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul edilerek, 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine hükmedilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, anılan tedbire hükmedilmesi bakımından yasal şartların mevcut olduğu, teminat miktarının yerinde olduğu, her ne kadar davacı tarafça “mobilya” sektörünün çok dinamik ve her an yeniliğe açık bir mecra olduğu gerekçesi ile hak kaybı oluşmaması açısından tedbirin verilmesi istenmiş ise de, tedbir geçici bir hukuki koruma olup, hükmün infazını sağlayacak şekilde verilemeyeceğinden bu konudaki istinaf isteminin de yerinde olmadığı anlaşılmış olmakla, davalının hükümsüzlük davasında değerlendirilmesi gereken ve sair esasa ilişkin savunmaların bu aşamada değerlendirilemeyeceği, ancak bilirkişi raporu alınarak değerlendirme yapılacak konulardan olduğu, tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında, istinaf başvurularının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/06/2024 tarih ve 2024/63 E. sayılı ara kararına karşı davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı-karşı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı-karşı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024