T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2024/824
KARAR NO:2024/1710
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:09/02/2024
NUMARASI:2023/2 E. - 2024/21 K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:23/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının "..." isimli markasını TPE nezdinde tescil edilmiş olduğunu, davalı firma mağazalarında fiili olarak "..." isimli yatak örtüsü satışı yapıldığının tespit edildiğini, ... internet sitesinde yayınlanan yatak örtüsü model ismi olarak "..." ibaresi kullanıldığını, ... logosunu taşıyan ambalajlar üzerinde de markalarının kullanıldığının tespit edildiğini, ... hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek müvekkilinin ticari itibarı, ticari faaliyetleri ve maddi-manevi hak ve menfaatlerinin açıkça ihlal edilmesine sebep olduğunu, bu nedenle, davalı firmaya 13/10/2022 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği tarafından ... yevmiye numaralı ihtarname ile bildirildiğini, ancak davalı tarafça geri dönüş sağlanmamış olduğunu, davalının kullanımlarının tüketiciler nezdinde iltibasın meydana gelme riskinin olduğunu, davalı firma tarafından herhangi meşru bir bağlantısı olmaksızın müvekkili adına tescilli markaya, mağazalarında ve resmi internet sayfası adresinde yer verilmesi marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, firmanın, meşru bağlantısı olmaksızın ticari etki sağlayacak şekilde markanın kullanılması sebebiyle; TTK, TMK, TBK ve SMK uyarınca doğmuş ve doğacak tüm zararlardan hukuki olarak sorumluluğu bulunduğunu, davalının söz konusu tecavüz fiili aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı firmanın, müvekkili adına tescilli ... hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mağazalarında mal ürettiği, satışa arz ettiği, ticari amaçla bulundurduğu, naklettiği ve depoladığı ve yine internet sitelerinde kullandığı ve müvekkilin ana faaliyet konusu olan yatak markası ismini, yatak örtüsü model ismi olarak kullanılması, ürün ambalajlarında logo olarak kullanılması hem yetkisiz marka kullanımı hem yetkisiz alan adı kullanımı hem de haksız rekabet sebebiyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğramasına yol açtığını, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın SMK nun 151'de yer verilen seçimlik haklarından biri olan "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancın hesaplanması" ve bu doğrultuda maddi tazminata hükmedilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik HMK 107. Maddesi uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminat, 30.000 TL manevi tazminatın, zararın davalıya bildirim tarihi olan 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek mevduata işleyen en yüksek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacının iddia etmiş olduğu "..." isimli yatak örtüsünün müvekkili firmanın internet sitesi veya ambalaj üzerinde de yer almadığını, yapılacak incelemelerde de görüleceği üzere internet ortamında bu isimde müvekkili firmaya ait bir ürün bulunmadığını, "..." markalı yatak örtüsü bulunmadığını, davalının 1976 yılından bu yana yurtiçi ve yurtdışında önemli faaliyetler yürütmekte olan köklü bir firma olduğunu, ticari konumu itibariyle malvarlığının boşaltılması gibi bir iddianın kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın taleplerinin somut gerçekle uyuşmadığını, aksine kötüniyetli ve müvekkili firmanın ticari itibarını zedeleyici nitelikte olduğunu, davacının davasını dayandırmış olduğu "..." isminin haksız kullanımı iddiasının dava dilekçesinde sunmuş oldukları logo tasarımından ibaret olduğunu, bu markanın müvekkili firmanın ticari unvanı veya işletmesinin tümünü ilgilendiren bir şekilde kullanılmadığının açıkça ortada olduğunu, "..." ibaresinin ingilizce olarak "şekil" anlamına geldiğini, ayrıca bir kelebek türünün de adı olduğunu, üretilen ürünün tasarımına ve modeline uygun olduğu düşünülerek "..." ismi kullanıldığını, ancak marka adı kullanım boyutu itibariyle sınırlı düzeyde ve sadece bir yatak örtüsü modelinde kullanıldığını, bu kullanımın davacı tarafın, iddia ettiği boyutta bir zararına sebebiyet vermeyeceğini, davalı firmanın geçmişten günümüze gelen şirket yapısı, ülkemizdeki ticari faaliyetleri ve bilinirliği de göz önüne alındığında davacı tarafın marka adı üzerinden haksız bir kazanç elde etme gayesi asla bulunmadığını, "..." ismi davacı tarafın yaratmış olduğu şahsına münhasır bir isim olmamakla beraber kökeni itibariyle yabancı bir kelime olduğunu, dava konusu markaya ilişkin olarak müvekkili firma "..." ismini ticari işletmesinin unvanı veya ticari işletmesinin tümünü ilgilendiren bir şekilde kullanmadığını, "..." ismi sadece bir yatak örtüsü modelinin ismi olarak kullanıldığını, yüzlerce modelden birine verilmiş isim olarak kullanıldığını, tazminat taleplerinde müvekkili firmanın davacı tarafı zarara sokma veya menfaat elde etme kastı bulunmadığını, internet ortamı üzerinde markaya ilişkin müvekkile ait "..." isimli ürün yer almadığını bu nedenle tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafın soyut ve dayanaktan yoksun tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; 'Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; Davalının davacıya ait .... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüz ettiği anlaşıldığından 58.822,51 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın 13/10/2022 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının haksız rekabet davasının REDDİNE, " karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usule aykırı olduğunu, dosyada "haksız rekabete" ilişkin herhangi talepleri olmadığı halde bu konuda karar verilmesinin hatalı olduğunu, haksız rekabet durumu varlığında ise bu davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekeceğini, mahkemenin davalarının kısmen reddolunan kısmına karşı istinaf talebinde bulunduklarını beyan etmiştir.Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı süresi içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurulmuş ise de, davacı vekilinin imzalı 15/10/2024 tarihli dilekçesi ile istinaf kanun yolu başvurularından feragat ettiklerini bildirdiği, vekilin vekaletnamesinde kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.İstinaf başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK m.349/2'de, başvuru yapıldıktan sonra feragat edilir ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karar bağlanmamış ise başvurunun feragat nedeniyle reddolunacağı hüküm altına alınmıştır. Davacı vekilinin 01/08/2024 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusundan feragat edildiği ve vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu belirlenmekle, 6100 Sayılı HMK'nın 349/2 maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;,1-Davacı vekilinin istinaf aşamasında istinaftan feragat etmesi sebebiyle istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 349/2. maddesi gereğince REDDİNE,2-Peşin alınan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde istinaf talebinde bulunan davacı tarafa iadesine,3- İstinaf talebinde bulunan davacı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,4- İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2024