T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/737
KARAR NO: 2025/1185
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 2001 yılından itibaren "..." markası altında ve "..." ticaret unvanı ile online sigortacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini ve ayrıca TPMK nezdinde tescilli 2020/44992, 2020/43223, 2017/42949, 2016/45619, 2016/45617, 2016/45614, 2016/45610, 2014/02124 ve 2014/14689 sayılı ..." ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken davalı tarafından, 16 Haziran 2020 tarihinden itibaren, toplam sekiz adet "..." ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, davalı markasının tüketicinin yanıltılması dışında bir markasal işlevi ve ayrıt ediciliğinin bulunmadığını, davalı markasında yer alan ikincil ibare olan "..." ibaresinin markadaki esas unsur olduğunu, neticede müvekkili markalarının esas unsuru ile aynı olduğunu, davalı marka tescilinin tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiğini ve müvekkilinin markadan doğan haklarına zarar verdiğini iddia ederek, davalı adına 2021/029407 sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili firmanın 01/03/2004 tarihinde sigortacılık hizmet sektöründe faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, dava konusu olan "..." markasının müvekkili adına tescilli bir marka olduğunu, keza müvekkilinin TPMK nezdinde birçok marka tescilinin de bulunduğunu, davacının kurum nezdinde tescilli markalarının sigorta hizmetlerinde tescilli olmadığını, davacı markası ile müvekkili markasının görsel, işitsel ve sair herhangi bir benzerliğinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; ''Davacının davasının kabulüne, davalı adına tescilli 2021/029407 tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, " karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "davacı firmanın “sigortam.net” marka ibaresi arama motoronunda sorgulatıldığında müvekkiline ait firma ile bağlantılı herhangi bir veri görünmediğini, dolayısıyla her iki markanın birbiriyle karıştırılma ihtimali olmadığı beyan ederek, istinaf başvurusunun kabulü ile Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/248 Esas, 2023/293, 07.12.2023 tarihli usul ve hukuka aykırı kararının istinaf incelemesi ile kaldırılarak davacının haksız davasının ve tüm taleplerinin reddine" karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı vekili tarafından 08/09/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmiş olup, vekaletnamenin incelemesinden, feragate yetkili olduğu, e-imza sertifikalarının güvenilir ve imzalarının doğru olduğu tespit edildiğini, davacı vekilinin davadan feragat dilekçesi ve ekli sulh protokolünün davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilince sulh protokolü ve feragat dilekçesindeki davalı tarafa vekalet ücreti verilmemesi yönündeki beyana muhtırada verilen 1 haftalık sürede itiraz edilmediği, esasen sulh protokolünde de mahkemece davacı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalı tarafça davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmakla; davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarihli 2022/248 E.-2023/293 sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılarak, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından davanın feragat sebebi ile reddine, davadan feragat sebebiyle red kararı verildiğinden, istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;,
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin, davadan feragat edilmesi sebebiyle İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA
2-Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarih, 2022/248 E. 2023/293 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi gereğince feragat sebebiyle REDDİNE,
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince 615,40 TL maktu karar harcının peşin alınan 80,70 TL'den mahsubu ile 534,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerin ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4/ç- Talep olmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi davadan feragat sebebiyle incelenmediğinden davalı tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 180,00 TL tebligat ve posta giderinin, davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2025