T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/779 Esas
KARAR NO: 2025/1126
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/12/2024
NUMARASI: 2024/648 E. - 2024/1244 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı...ile tanışıklığı 2020 yılında aralarında gerçekleşen daire satışı ile başladığını, müvekkilinin enflasyon nedeniyle 2023 yılında ödemeler konusunda maddi sıkıntıya girdiğini, davalı ...'dan aralarındaki samimiyete güvenerek borç istediğini ve 2023 Mart ve 2023 Aralık aylarında davalıdan borç aldığını, davalı tarafından verilen bedellerin büyük bir kısmının elden verildiğini, bir kısmının ise banka aracılığıyla gönderildiğini, davalı tarafından banka üzerinden gönderilen paraların başka şahıslar üzerinden gönderilmesinin teklif edildiğini, müvekkiline verdiği borçlar karşılığında 2023 yılı temmuz ayında vadesi olmayan 1 milyon dolarlık senedin müvekkilden istediğini, bu senede müvekkilinin oğlunun ortak olduğu ... ... şirketinin de imzasını istediğini, bunun üzerine müvekkilinin korktuğunu gören şirket yetkilisi ..., kendisinin kefil olabileceğini söyleyip imza attığını, daha sonra zaman içerisinde davalı...müvekkiline verdiği paraları faizi ile tahsil etmeye başladığını, müvekkilinin yaşanılan olaylar neticesinde tefecilik çetesinin eline düştüğünü sonradan fark ettiğini, 13.03.2024 tarihinde akşam saatlerinde müvekkilin evine davalı...ve yanında silahlı adamları gözdağı vermek için geldiklerini, ödenilen borca rağmen 1 milyon dolarlık senedin müvekkiline iade edilmediğini, ilerleyen süreçte müvekkilinden cebren ve hile ile ...nın müvekkiline hitaben "evet yeğenim bir halt işlemiş ama sen bize 500.000 usd vereceksin, bu işi kapatacağız." 350.000 usd ceza yazdığını, müvekkilinin ailesinin can güvenliğinden endişe ettiği için bu cezayı ödemeye razı olduğunu, 18.04.2024 de, 1 milyon USD senetle ilgili müvekkilin oğlunun ortak olduğu ... şirketine senetlerle ilgili ihtarnameler geldiğini, bunun üzerine müvekkilinin aracıları aradığını ve onlara "Kesilen cezayı kabul ettik, hani anlaşmıştık bu adamlar durmuyor ne yapmaya çalışıyorlar" diye sorduğunu, davalının ve dava dışı belirtilen kişiler, müvekkiline kesilen cezayı 500.000 usd olarak istediklerini söylediklerini, "Mehmet Nesih Özmen Mah. Nar Sok. No:... Tekstil Merkezi Güngören/İSTANBUL" adresinde bulunan ... adlı şirkette müvekkilinden toplamda 350.0000 usd ve 10.000 Euro nakit; 50.000 usd den 3 senet toplamda 150.000 usd senet), 10.000 Euro 1 senet alındığını, karşı tarafın aşiret olması ve kalabalık bir nüfusa sahip olmasından ötürü müvekkilinin kendi ve ailesinin canından endişe ettiğini, bu sebeple karşı tarafın isteklerini kabul etmek zorunda kaldığını, tüm bu olanlar ile ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına 2024/67504 Soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca taraflarınca zorunlu arabuluculuk şartı sebebiyle Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun 2024/3987 sayılı dosyasında başvuru yapıldığını fakat 19/07/2024 tarihli anlaşamama tutanağından da görüleceği üzere davalı tarafla herhangi bir anlaşma sağlanamadığını beyan ederek, anılan sebeplerle davanın kabulüne ve müvekkilinin davalı tarafa karşı herhangi bir borcu olmadığının tespitine, teminatsız bir şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise belirlenen teminat karşılığı müvekkilinin giderilmesi güç zararlarının ortaya çıkmaması amacıyla müvekkilinden zorla alınan ve savcılık şikayetine de esas olan senetlerle ilgili olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince;Somut olayda hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkiyi saptamak gerekli olup,davacı vekili,taraflar arasındaki ödünç sözleşmesi bulunduğunu,borcun ödenmesine rağmen korkutmak suretiyle bono imzalatıldığından bahisle davacının, davalıya borcunun bulunmadığınını tespitini, talep etmiştir.Buna göre taraflar arasındaki temel ilişki ödünç sözleşmesi olup ,anılan davanın TTK'nun 4.maddesinde sayılan diğer anlatımla bu maddede 6098 sayılı TBK'na atıf yapan sözleşmelere ilişkin olmadığından mutlak ticari davalardan olmadığı ve davalının tacir sıfatının bulunmadığı,diğer anlatımla her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası(nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir.Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan," 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar verilmiştir. Dairemizin 2025/249 E.- 2025/433 K. Sayılı kararıyla ;"mahkemenin gerekçeli kararının, davacılar vekili ...'a 15/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, vekilin 21/01/2021 tarihli dilekçesi ile davacılar ... ve ... ... Yetkili Müessese A.Ş. vekilliğinden istifa ettiği, vekillikten çekilme dilekçesinin ... ... Yetkili Müessese A.Ş.'ye 27/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılıyorsa da, davacı ...'a tebliğ edilmediği gibi, gerekçeli kararın davacı asillere de tebliğ edilmediği anlaşılmakla, ...'un vekillikten çekilme dilekçesi ve gerekçeli kararın davacı ...'a, mahkemenin gerekçeli kararının ... ... Yetkili Müessese A.Ş.'ye tebliğ edilerek, istinaf başvuru süresi beklendikten sonra Dairemize gönderilmesi için mahkemesine geri çevrilmesine," karar verildiği, Mahkemenin 08/05/2025 tarihli İSTİNAF DEĞERLENDİRME KARARIYLA; " Mahkememizden verilen 26/12/2024 tarih 2024/648 Esas 2024/1244 sayılı karar hakkında davacılar vekili tarafından 28/03/2025 tarihli dilekçesi ile istinaf yoluna başvurulmuş ise de, istinaf defterine kayıt yapılan dilekçenin istinaf harçlarının yatırılmadığı, yatırılması gereken harçlar hususunda Mahkememizin 15/04/2025 tarihli muhtırasının davacılar vekiline 21/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren muhtıra gereği bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması gereken istinaf harçlarının yatırılmadığı anlaşılmakla, HMK'nun 344/1 maddesi uyarınca davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına," karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF:
Davacılardan ... ve ... ... ve Altın Ticaret AŞ. vekili istinaf dilekçesinde özetle; 08.05.2025 tarihli mahkemesi kararına yönelik itirazlar; mahkemece 26.12.2024 tarihinde verilen karara karşı 08.05.2025 tarihinde karar verildiğini, verilen bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar mahkeme tarafından müvekkillerinin harç yatırması neticesinde istinaf başvurularının dikkate alınacağı ihtar edilmişse de, müvekkilleri ile diğer davacı dava arkadaşlığı içerisinde olduğunu, verilecek kararın tüm tarafları etkileyecek nitelikte olduğunu, gelinen aşamada vekalet ilişkisi sonlandırılmış olsa da, dava yoluna başvurulduğu safhada tüm davacılar adına ortak bir hukuki yola başvurmanın gerçekleştiğini, dava arkadaşlığı içerisinde olan tarafların tümünü etkileyecek bir durumun varlığına rağmen, istinaf başvuru harcı bakımından herkesten ayrı ayrı başvuru harcı talep edilmesinin hukuken yerinde olmadığını, bir kısım davacılar süresi içerisinde harç bedelini ödeyerek istinaf başvurusunu gerçekleştirdiğini, bu durumda harç eksikliği bahsinin hatalı olduğunu, yargılamanın başından itibaren bugüne değin dosyaya harç/masraf adı altında yatırılan bedellerin incelendiğinde istinaf başvurusu için talep edilen bedelin dosya içerisinde mevcut olduğunu, her ne kadar taraflarınca bir an olsun muhtıraya istinaden istinaf başvuru harcının yatırılması gerektiği düşünülse dahi, müvekkillerince harcın tamamlanmaması durumunda dosyada bulunan peşin ödenen masraf tutarından tahsil edilerek harcın mahsup edilebileceğinin görüleceğini, dosyada yer alan bedelden istinaf bedelinin kullanılmayıp istinaf başvurusunun yapılmamasına karar verilmesi hak kaybına yol açacağını, mahkemece düzenlenen ve taraflarına tebliğ edilen 15.04.2025 tarihli harç muhtırasının usule uygun olarak düzenlenmediğini, harç muhtırası tutanağı eksiklik taşıdığını ve hukuken geçersiz olduğunu, geçersiz bir muhtıranın varlığında harç tamamlama konusunda gecikme yaşandığı iddiası da gerçeklik taşımayacağını, 26.12.2024 tarihli mahkemesi kararına yönelik itirazlar; davanın görevsiz mahkemede açıldığı gerekçesi ile usulden reddine karar verilmesinin usul- yasa ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, davacı ...dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davalı taraftan aralarındaki samimiyete dayanarak ekonomik olarak zor bir süreçten geçtiğinden borç aldığını, borcun alındığına dair hiçbir itirazımız bulunmadığını, bu süreçte müvekkili tehdit edildiğini ve davalılar aşiretlerinin ismini kullanarak kendisi baskı altına aldığını, Mehmet Nesih Özmen Mah. Nar Sok. No:... Tekstil Merkezi Güngören/İstanbul adresinde bulunan ... adlı şirkette müvekkilden toplamda 350.0000 USD ve 10.000 Euro nakit; 50.000 USD den 3 senet toplamda 150.000 USD senet), 10.000 Euro 1 senet alındığını, karşı tarafın aşiret olması ve kalabalık bir nüfusa sahip olmasından ötürü müvekkili kendi ve ailesinin canından endişe ettiğini, bu sebeple karşı tarafın isteklerini kabul etmek zorunda kaldığını, söz konusu borç davalıya ödenmesine rağmen davalı tarafından davacı müvekkillerine baskı ve tehdit altında senetler imzalatıldığını, davalı çeşitli tehditler ile ve çete tarzı yandaşları ile beraber müvekkillerinin hem evini hem de işyerini sürekli "basma" eylemlerinde bulunduklarını, Mahkeme gerekçeli kararında kambiyo senetlerinden kaynaklı davalarda ticaret mahkemesinin görevli olduğunun belirttiği halde; aynı kararda taraflar arasında ödünç sözleşmesi olması durumunda ve taraflar arasında da bir ödünç sözleşmesi olduğu gerekçesi ile Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirttiğini, taraflar arasında bir ödünç sözleşmesi bulunmadığını, kararın kendisi ile çeliştiğini, ödünç sözleşmesi olduğuna dair dosyada bir delil olmadığını, sadece karşı tarafın müvekkiline borç verdiği iddiası karşısında bu şekilde bir karar tesis edilmesi hukuka aykırı olduğunu, borç verildiği kabul edilse dahi davaya konu olan kambiyo senetleri olduğundan görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu açıkken eksik inceleme ile hatalı ve hukuka aykırı karar tesis edildiğini, davaya konu olan 4 adet senet hakkında baskı ve tehdit altında senet imzalatma suçundan kaynaklı olarak tarafımızca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, işbu dosya 2024/67504 dosya numarası ile görüldüğünü, soruşturma dosyasında alınan 24/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda söz konusu senetler ... ... Sirketi'nin ofisinde davalı Hüseyin İlhanlının çevresi tarafından baskı altında imzalatıldığının sabit olduğunu, davada taraflar arasında borç ilişkisi olsa dahi Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; görevli mahkeme Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın görevli mahkemede açıldığının tespiti ile yargılamaya devam etmesi için mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir. Davacı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığı gerekçesi ile usulden reddine karar verilmesinin usul- yasa ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, davacı müvekkili ...dava dilekçesinde de belirtiği üzere davalı taraftan aralarındaki samimiyete dayanarak ekonomik olarak zor bir süreçten geçtiğinden dolayı borç aldığını, borcun alındığına dair hiçbir itirazlarının bulunmadığını, bu süreçte müvekkili tehdit edildiğini ve davalılar aşiretlerinin ismini kullanarak kendisi baskı altına aldığını, Mehmet Nesih Özmen Mah. Nar Sok. No:... Tekstil Merkezi Güngören/İstanbul adresinde bulunan ... adlı şirkette müvekkilden toplamda 350.0000 USD ve 10.000 Euro nakit; 50.000 USD den 3 senet toplamda 150.000 USD senet), 10.000 Euro 1 senet alındığını, karşı tarafın aşiret olması ve kalabalık bir nüfusa sahip olmasından ötürü müvekkili kendi ve ailesinin canından endişe ettiğini, bu sebeple karşı tarafın isteklerini kabul etmek zorunda kaldığını, söz konusu borç davalıya ödenmesine rağmen davalı tarafından davacı müvekkillerine baskı ve tehdit altında senetler imzalatıldığını, davalı çeşitli tehditler ile ve çete tarzı yandaşları ile beraber müvekkillerinin hem evini hem de işyerini sürekli "basma" eylemlerinde bulunduklarını, Mahkeme gerekçeli kararında kambiyo senetlerinden kaynaklı davalarda ticaret mahkemesinin görevli olduğunun belirttiği halde; aynı kararda taraflar arasında ödünç sözleşmesi olması durumunda ve taraflar arasında da bir ödünç sözleşmesi olduğu gerekçesi ile Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirttiğini, taraflar arasında bir ödünç sözleşmesi bulunmadığını, kararın kendisi ile çeliştiğini, ödünç sözleşmesi olduğuna dair dosyada bir delil olmadığını, sadece karşı tarafın müvekkiline borç verdiği iddiası karşısında bu şekilde bir karar tesis edilmesi hukuka aykırı olduğunu, borç verildiği kabul edilse dahi davaya konu olan kambiyo senetleri olduğundan görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu açıkken eksik inceleme ile hatalı ve hukuka aykırı karar tesis edildiğini, davaya konu olan 4 adet senet hakkında baskı ve tehdit altında senet imzalatma suçundan kaynaklı olarak taraflarınca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, işbu dosya 2024/67504 dosya numarası ile görüldüğünü, soruşturma dosyasında alınan 24/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda söz konusu senetler ... ... Sirketinin ofisinde davalı ...'nın çevresi tarafından baskı altında imzalatıldığının sabit olduğunu, davada taraflar arasında borç ilişkisi olsa dahi Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; görevli mahkeme Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın görevli mahkede açıldığının tespiti ile yargılamaya devam etmesi için mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacılar dava dilekçesi ile, davalıdan borç para aldıklarını bedelin ödenmesine rağmen davalı tarafından baskı ve tehdit ile yeniden senet aldıklarını belirterek, dava konusu, vade tarihleri,30/07/2024, 30/08/2024, 30/09/2024,bedeli 50.000 USD olan ve vade tarihi 30/10/2024 tarihi, bedeli 10.000 USD olan sentlerde davacılardan ... A.Ş nin keşideci, ...'in kefil, lehdarı ... olan bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.6102 sayılı TTK 776 maddesinde bononun yasal unsurları düzenlenmiştir.Mahkeme, temel ilişkinin ödünç sözleşmesinden kaynaklandığı, ticari dava olmadığı asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ve görevsizlik kararı verilmiştir.Davacılardan ... ve ... ... ve Altın Ticaret AŞ. Vekilinin 08.05.2025 tarihli EK karara yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; mahkeme tarafından çıkartılan 15/04/2025 tarihli muhtırada iki kez başvuru harcının alınmasının istendiği tek başvuru harcının yatırılmasının yeterli olduğu bu nedenle çıkartılan muhtıranın usulüne uygun olmadığından sonuç doğurmayacağı bu nedenle HMK 344 maddeye göre istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın yerinde olmadığı anlaşılmakla ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüne ek kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4 ve 5 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2 nci maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun 5. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Somut olayda; Davanın konusu menfi tespit davası olup davacılar tarafından dava konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitinin talep ve dava edildiği, dava konusu bononun 6102 sayılı TTK 776 maddesinde yazılı yasar unsurları taşıdığı kambiyo senedi vasfına haiz olduğu, davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu, bu nedenlerle mahkemece verilen görevsizlik kararının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı vekili, 31/01/2025 tarihli dilekçesi ile, ... ... Yetkili Müessese A.ş ve ... bakımından karar kesinleşmiş olduğundan takibe konu alacak kaydına konulan tedbirin kaldırılmasını ve istinaf süresinde olmadığından ve dosyanın yetkili asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunulmadığından davanın açılmamış sayılmasına ve tüm tedbirlerin kaldırılmasını talep etmiş ise de, yukarıda açıklanan sebepler gözetildiğinde talep yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar ... ve ... ... ve Altın Ticaret AŞ.'nin ek karara yönelik istinaf isteminin kabulü ile,-08/05/2025 tarihli EK KARARIN KALDIRILMASINA,2- Davacı ...vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; -Davacılar ... ve ... ... ve Altın Ticaret AŞ.vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;3- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2024 tarih, 2024/648 E. 2024/1244 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,4- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5-Davalı vekilinin Talebinin reddine,6- İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,7- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,8- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025