T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/595
KARAR NO: 2025/808
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 27.02.2025 ara karar
NUMARASI: 2025/50 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının “...” isimli kullanımında olan ibarenin “...” esaslı ... ,..., ..., ... , ... , ... , ..., ..., ... , ... , ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil numaralı markalara tecavüzünün ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin, durdurulması, önlenmesi ve kaldırılması talebimizin kabulüne ve hükmün ulusal yayın yapan gazetede ilanına, davalının, “... Mahallesi ... Sk. ... Apt. No: ... Üsküdar/İstanbul” adresinde "...” ibaresini taşıyan her tür tabela, basılı evrak ve sair evrakın kaldırılmasına, bu ibarenin, iş evrakı, tabela, nakliye araçları, reklamlar ve benzeri şekillerde kullanılmasının durdurulmasına/kaldırılmasına, davalı tarafa ait resmi internet sitesi olan https://www...com.tr/ ... erişilebilen internet sitesine erişimin engellenmesine bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımının çıkarılmasına, davalı tarafa youtube sosyal medya hesabı üzerinden açılan https://www.youtube.com/(... hesabına ve “...” reklam paylaşımı yapılan aşağıda yer verilen hesaplara erişimin engellenmesini bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımının çıkarılmasına, https://www. youtube.com/...-https://www. youtube.com/... https://www. Youtube.com/... Davalı tarafa ait https:/ www.instagram.com/.../ ... erişilebilen ... kullanıcı isimli instagram hesabına erişimin engellenmesine bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımın çıkarılmasına, Davalı tarafa ait https://www...com/... ... erişilebilen ... kullanıcı isimli linkedin hesabına erişimin engellenmesine bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımın çıkarılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 27/02/2025 tarihli ara kararıyla; davacının ... esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davalıya ait ... ibareli markanın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu Aldırılan İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/307 değişik iş esas sayılı dosyası ile davalı kullanımlarının davacı markaları ile iltibas yarattığı teşkil ettiği yönünde görüş bildirilmiş ise de mahkememizin 2022/247 esas ve (birleşen 2022/262, 2022/263, 2022/264) 2024/165 Karar sayılı dosyasında işbu davanın davacısı tarafından işbu davanın davalısı aleyhine yine ... ibareli markaların davalı tarafça kullanılması sebebiyle marka hükümsüzlüğü talebinde bulunulduğu, mahkememizce davalının ... ibaresi yönünde önceye dayalı kullanımları olduğu belirtilerek asıl ve birleşen davaların reddine karar verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğu buna göre de davalının ... ibaresi üzerindeki önceye dayalı kullanımları da dikkate alınarak davaya konu ... markasının eskiye dayalı kullanım kapsamında sayılıp sayılmayacağı hususunun yargılamayı gerektirdiği, şeklindeki gerekçeleriyle İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davaya konu ... markasının eskiye dayalı kullanım kapsamında sayılıp sayılmayacağı hususunun yargılamayı gerektirmesi ve davanın esası yönünden yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı gerekçeleriyle tesis edilen red kararının hukuka aykırı olduğunu, SMK 149. maddesine göre ihtiyati tedbir isteyebilmek için üç şart öngörüldüğünü, bu üç şartın kullanımın marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmesi veya, gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, ihtiyati tedbirin davanın sonunda verilecek hükmün etkinliğini temin etmesi olduğunu, İhtiyati tedbirin kapsadığı tedbirlerin bu anlamda neler olabileceği ve esası etkileyecek mahiyette tedbir kararı verilip verilemeyeceği önem arz ettiğini, davalı şirketin müvekkili markasına tecavüz ettiği ve haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiği İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/307 D.İş dosyasındaki bilirkişi raporu ile sübuta erdiğini, bu anlamda yaklaşık ispat koşulunun sağlandığının aşikar olduğunu, davalı şirket tarafından online ticari pazarda ... ibaresi ile satış yapıldığını bu durum müvekkilinin ticari hayatını ve satışlarını olumsuz etkilediğini, İstanbul Anadolu FSHM 2022/247 E. sayılı dosyasının konusu hükümsüzlük davası olduğunu, eldeki davanın konusu ise marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarına dayandığını, mahkemenin tedbirin reddine gerekçe gösterdiği dosyalarda markalar birbirinden tamamen farklı olduğunu, ilgili dosyalar henüz kesinleşmediğini, davalının bu dosyalara dayalı iddialarına itibar edilmesinin hukuken mümkün olmayacağını, davalı tarafından müvekkili şirket markalarına benzer marka başvuruları TPMK nezdinde red edildiğinin ve hiçbir zaman kabul görmediğini, davalının müvekkili şirkete ait markalarla benzer markaları tescil ettirme yönündeki girişimlerinin ve marka tecavüzünde bulunma kastıyla kötüniyetli olarak hareket ettiğinin ortada olduğunu, davalının iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları somut ve güçlü delillere ispat edilmesine rağmen mahkemenin ret kararı vermesinin kabul edilemeyeceğini, davalı şirket öncelikli olarak gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek, 2007 yılından beri ticaret siciline tescilli olduklarını ve geçmişe dayalı kullanımları bulunduğunu iddia etmesine rağmen müvekkili şirket ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, 2002 yılında kurulduğunu, davalıdan 5 yıl önce ticari faaliyetine "..." ibaresiyle başladığını, ... ibaresi ... seri markasının bir parçası olduğunu, davalının müstakilen adına tescilli bir ... markası bulunmadığını beyanla istinaf isteminin kabulü ile davalı tarafa ait resmi internet sitesi olan https://www...com.tr/ ... erişilebilen internet sitesine erişimin engellenmesine bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımının çıkarılmasına, davalı tarafa youtube sosyal medya hesabı üzerinden açılan https://www.youtube.com/... hesabına ve “...” reklam paylaşımı yapılan hesaplara erişimin engellenmesini bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımının çıkarılmasına, davalı tarafa ait https://www.instagram.com/.../ ... erişilebilen zergo kullanıcı isimli instagram hesabına erişimin engellenmesine bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımın çıkarılmasına, davalıya ait, https://www...com/... ... erişilebilen ... kullanıcı isimli linkedin hesabına erişimin engellenmesine bunun mümkün olmaması halinde söz konusu site içerisinde yer alan “...” ibareli markasal kullanımın çıkarılmasına karar verilmesini ve bu sitelere ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi için dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken tedbir taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan yaklaşık ispat koşulu sağlanan dosyada tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; 27.02.2025 tarihli ara karar ile davacının ihlalin varlığını yaklaşık olarak ispat edemediğinden mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/307 değişik iş esas sayılı dosyası ile alınan 19/01/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "17.01.2025 tarihinde aleyhine tespit talep edilen ... Anonim Şirketi ‘nin resmi adresi olan “... Mahallesi ... Sk. ... Apt. No: ... Üsküdar/İstanbul “ adresine gidildiğinde; anılan adresin birden fazla şirketin merkezi olduğu, tabelada ve muhtelif yerlerde ... ibaresinin kullanıldığı, ...’e ayrılan bölümlerde tadilat olduğu , Tespit mahallinde herhangi bir satış veya üretim olmadığı, verilen adresin aleyhine tespit talep edilen şirketin sicilde kayıtlı olduğu adresi olduğu ,Tespit mahallinde ... ibaresinin kullanılmadığı, Bilişim incelemesi ile tespit edilen kullanımlardan, aleyhine tespit edilen tarafın ... ibaresini sanal mağaza olarak yani farklı sınıftaki malları bir araya getirmek için 35. Sınıfta kullandığının anlaşıldığı, Tespit isteyen taraf adına tescilli markaların hepsinde yer alan ... ibaresinin tescil süreleri ve marka sayıları dikkate alındığında tespit isteyen tarafa ait seri marka sayılabileceği, Aleyhine tespit edilen tarafça kullanılmakta olan ... ibaresinin tespit isteyen şirkete ait ... asli unsurlu ... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı, ... tescil numaralı, ... tescil numaralı ... tescil numaralı, ... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı, ... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı, ... tescil numaralı, ... tescil numaralı markaları ile iltibasa mahal verecek derecede benzer olduğu , aleyhine tespit talep edilen tarafça kullanılan ... ibaresinin aleyhine tespit istenen taraf adına tescilli ... tescil numaralı “...” , ... tescil numaralı “...” ve ... tescil numaralı “...” markalarından ziyade tespit isteyen taraf markalarına yaklaştığı bu nedenle de iltibas ihtimali bulunduğu "belirtilmiştir. Dairemizin 2025/487 Esas, 2025/676 Karar sayılı kararında, tarafların aynı olduğu D.İş dosyasından verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde, "Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, aleyhine tedbir istenen tarafça ... markasının 35. Sınıfta kullanıldığı, kullanımın tescilli markalar kapsamında değil, tedbir isteyen taraf markalarına yakınlaştırarak kullanım olduğu beyan edilmişse de, karşı tarafça ileri sürülen gerçek hak sahipliği, sessiz kalma yoluyla hak kaybına yönelik iddialar ile kullanmama definin incelenmesi, delillerin kapsamlı olarak değerlendirilmesini gerektirdiğinden ve tespit dosyası üzerinden incelenmesi mümkün görülmediğinden, mahkemece bu aşamada 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminata hükmedilmesi yerinde olup, taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği " belirtilmiştir. Mahkemece, davacının ... esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davalıya ait ... ibareli markanın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, Değişik İş dosyasından aldırılan bilirkişi raporunda, davalı kullanımlarının davacı markaları ile iltibas yarattığı teşkil ettiği yönünde görüş bildirilmiş ise de, mahkemenin 2022/247 Esas ve (birleşen 2022/262, 2022/263, 2022/264) 2024/165 Karar sayılı dosyasında işbu davanın davacısı tarafından işbu davanın davalısı aleyhine yine ... ibareli markaların davalı tarafça kullanılması sebebiyle marka hükümsüzlüğü talebinde bulunulduğu, mahkemece davalının ... ibaresi yönünde önceye dayalı kullanımları olduğu belirtilerek asıl ve birleşen davaların reddine karar verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğu buna göre de davalının ... ibaresi üzerindeki önceye dayalı kullanımlarının da dikkate alındığı, davaya konu ... markasının eskiye dayalı kullanım kapsamında sayılıp sayılmayacağı hususunun yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin tarafları arasındaki 2024/307 değişik iş esas sayılı dosyasında verilen SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine yönelik her iki taraf istinaf başvurusunun Dairemizin 30/04/2025 tarihli 2025/487 Esas, 2025/676 Karar sayılı kararı ile reddine karar verildiği, Dairemiz kararından sonra dosya kapsamına farklı bir delil sunulmadığı, aynı konuda tedbir talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27.02.2025 tarih ve 2025/50 E., sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025