T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/339 Esas
KARAR NO: 2025/508
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/01/2025 ara karar
NUMARASI: 2025/17 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı vekili, müvekkili ... Sanayi Anonim Şirketinin 14/06/1988 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilerek kurulduğunu, müvekkili şirketin İstanbul'daki otelleri, dünyaca ünlü oteller zinciri olan ... oteller grubunun sitesinde “Sertifikalı Partnerler” başlığı altında ve dünyanın en çok bilinen online seyahat acentaları ile işbirliği içerisinde olduğunu, bu partnerlerden ...com ile ...com ve her iki acentanın iştiraklerinin websiteleri ya da mobil uygulamalarında otellerin bulunduğu bölgelerde yapılan aramalarda, yapılan reklam yatırımları sebebiyle müvekkili şirketin ... Otelinin en üst sıralarda çıktığını, ...; ... Hotel Ve ... Resort Hotel/... ibareli tescilsiz markaları kullanan müvekkilinin çok ciddi zararlara uğrayacağını, itibar suikastına uğramış olacağını, davalı .... A.Ş. adına tescilli ... ibare ve biçimli 43.sınıf hizmetleri içeren 21.03.2012 gün ve ..., davalı ... İNŞAAT A.Ş. adına tescilli ... ibare ve biçimli 43.sınıf hizmetleri içeren 17.05.2016 gün ve ... ile ... ibare ve biçimli 41.sınıf hizmetleri içeren 27.07.2018 gün ve ... sayılı marka tescilinden doğan hakların müvekkiline karşı ileri sürülmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/01/2025 tarih 2025/339 Esas sayılı ara kararı ile; Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davanın niteliği ve bulunduğu aşamadaki mevcut deliller gözetilmekle, tedbir talebine ilişkin emarelerin bu aşamada dosya kapsamında yer almadığı,davanın niteliği gereği tedbir talebi yönünden tespit olunacak iddia ve savunmalarının yargılamaya muhtaç olduğu, yargılama sürecinde delillerin toplanıp değerlendirilebileceği, talep doğrultusunda tedbir kararı verilmesini gerektirir delillerin bu an için dosya kapsamında bulunmadığı ve bu noktada yaklaşık ispat şartının oluşmadığı anlaşılmakla," Davacı vekilinin yasal şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF Davacı Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle; davalılara karşı açılan davada "Müvekkilinin 1991 yılında açılan ... HOTEL; 1997 yılında açılan ... ve 2012 yılında açılan ... tanıtım işaretlerini kullanmaya devam etmesinin, bu tanıtım işaretlerinin –sınırlayıcı olmamak üzere- otel, tesis, işletme, sabit veya dijital tabela, iş ve tanıtım evrakı, hizmete ilişkin eşya, internet alan adı, sosyal medya hesapları ve içeriği, acente ve temsilcilere ait ortamlar dahil her türlü fiziki ve dijital her türlü ortamda kullanılmasının ve bu tanıtım işaretleriyle gerçekleştirdiği ticari ve sınai faaliyetin ve bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin, davalı ... A.Ş. adına, marka tescilinden doğan hakkına tecavüz teşkil etmediğinin, davalının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet yaratmadığının tespitine, yaratılan muarazanın giderilmesine karar verilmesinin talep olunduğu, müvekkilinin dava açmakta haklılığını gösterir kanıtların dosyaya sunulduğunu. -Karşı yanın müvekkilinin 1991 yılından beri kullandığı ... tanıtım işaretinin kullanımının terk etmesini talep ettiği Beyoğlu ...Noterliğinin 20.01.2025 gün ve ... sayılı ihtarnamesi nedeniyle de dava açmaktaki haklılığının sunulan kanıtlarla yaklaşık olmaktan öte kesin olarak ispat edildiğini, istemin bilimsel nitelikteki ilmi ve yargısal içtihatlarda desteklendiği gözetilerek, 30 yıldan uzun süredir .. HOTEL; ... HOTEL VE ... HOTEL/... ibareli tescilsiz markaları kullanan müvekkilin, işbu dava sonuna kadar anılan tanıtım işaretinin kullanılması amacıyla, Davalı ... A.Ş. adına tescilli marka tescillerinden doğan hakların, Markaların müvekkilin kullanımlarının başlamasından sonra tescil olunmaları, esasen sessiz kalma nedeniyle müvekkile karşı ileri sürülme olanağının kalmaması ve birlikte var olma koşullarının gerçekleşmiş olması nazara alınarak, müvekkilinin her türlü ticari faaliyetinde kullanmasına karşı ileri sürülmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiğini.-Mahkemece ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmişse de, tedbir isteminin HMK 389 ve devamı maddeleri ile, taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun olduğunu, davalının müvekkiline gönderdiği Beyoğlu ...Noterliğinin 20.01.2025 gün ve ... sayılı ihtarnamesindeki isteminin herhangi bir şekilde geçmişe yönelik kullanım ve hukuki sonuçlarından haberdar edilmeyen diğer yargılama mercileri tarafından, kısmen dahi kabulü halinde, müvekkilin işbu dava sonunda haklı çıkması halinde dahi zararının büyük boyutlara ulaşacağı, haklılığının tespit edilmesinin bir anlamı olmayacağı, özetle hakkını elde etmesinin imkansız hale geleceğini.- Yargılama dosyasına sunulan Ek1-Ek 34 sayısıyla sunulan birçoğu da resmi evraktan oluşan kanıtların, müvekkilinin talebinde yaklaşık olmaktan öte, kesine yakın haklı olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin 1991 yılından bu yana ... tanıtım işaretini geçici konaklama hizmeti sunduğu üç ayrı 5 yıldızlı otelinde tüm Türkiye'ye ve hatta dünyanın birçok ülkesine ulaşacak biçimde kullandığı ve işarete tanınmışlık vasfı kazandırdığını, fiili kullanımla ilgili olarak bu zamana kadar hiç bir ihtilaf çıkmadığını, bir an için hükümsüzlük davası açıldığı varsayılsa bile tescilli markalarla ilgili hükümsüzlük davalarının 2018 yılında açıldığı, fakat 1991 yılı ile 2018 yılları arasında geçen 27 yıllık kullanımla müvekkilinin ... tanıtım işareti üzerinde marka sahibinin karşı çıkmamasıyla korunması gereken bir hukuki durum kazandığı, karşı yanın sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığı ve markaların fiilen kullanımla birlikte var olma koşullarının gerçekleşmiş olduğunun büyük çoğunluğu resmi evrakla kanıtlarla ispatlandığını. - Sunulan iddia ve savunmaların yargılamaya muhtaç olduğu ve delillerin yargılama sürecinde değerlendirilebileceğine yönelik gerekçenin 6100 sayılı HMK m.389-399 ile 6769 sayılı SMK m.154, 159 hükümleriyle örtüşmediğini, -Haklılığına inanan müvekkilinin ihtiyati tedbir kararı karşılığı mahkemenin takdir edeceği her türlü teminatı yatırmaya da hazır olduğunu beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için dosyanın mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.Davalılar vekilinin istinaf dilekçesine karşı cevabında; müvekkili adına tescilli markalar bulunduğunu, müvekkillerinin tescilli markalarından sonra davacı tarafça yapılan marka başvurularının TPMK tarafından reddedildiğini, müvekkilleri tarafından davacı aleyhine ... sayılı ... HOTEL ve ... sayılı ... HOTEL markalarının hükümsüzlüğü talebiyle İstanbul 2. FSHHM'nin 2018/30 Esas sayılı dosyasında açılan davada mahkemece alınan 01/04/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacı taraf kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğunun tespit edildiğini, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, kararın İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesinin kararıyla kaldırılarak, markaların tescilli oldukları 43. Sınıfta kısmen hükümsüz kılınmasına ve terkinine karar verildiğini, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/12/2024 tarihli 2024/1043 Esas-2024/8869 Karar sayılı kararıyla kesin olarak onandığını, ihtilaf konusu ... markası üzerinde hak sahibinin müvekkilleri olduğunun tespit edildiğini, davalının ... ibareli 43. Sınıfta marka tescil başvurularının reddine karar verildiğini, davacı tarafça İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/144 Esas sayılı dosyasında eskiye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasıyla dava açtığını, mahkemece alınan 17/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında " Davacının "..." ibareli turizm işletme belgesi 1991 yılına (... için), davalının 1989 yılına (... Hotel) aittir. İşbu davada hükümsüzlükleri talep edilen 21.03.2012 tarih ... sayılı 43. sınıf "..."; 17.05.2016 tarih ... sayılı 43. sınıf "... hotel"; 27.07.2018 tarih ... sayılı 41. sınıf "... hotel" markalarında yer alan "..." ibaresinin işletme faaliyetinde kullanılması davacı şirketten önceki tarihlidir.Bu hâlde mezkûr markaların hükümsüzlüğüne yol açacak bir sebepten söz etmek mümkün görülmemektedir..." denildiğini, davacı tarafın rapora itirazı ve yeniden rapor alınması talebinin mahkemece reddedilerek, sözlü yargılamaya geçildiğini ve duruşmanın 20/03/2025 tarihine bırakıldığını, Böylelikle, müvekkillerinin "..." markasının sadece tescilli marka sahibi değil, aynı zamanda yaratanı, ilk kullananı ve bu anlamda gerçek hak sahibi olduğu yargısal süreçlerde de teyid edildiğini, müvekkillerinin 1989 yılında yarattığı, tanıttığı 43. Sınıfta kullandığı ... markasını 36 yıldır kullanmaya devam ettiğinin anlaşıldığını, dava dilekçesinde davacı savunması sessiz kalma iddiası üzerine kurulmuş ve ihtilafın ihtarname ile başladığı gibi izlenim yaratılmaya çalışılmışsa da; sessiz kalma iddiasının maddi gerçeklerle uyuşmadığını beyanla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davacı tarafça, ... HOTEL; ... HOTEL VE ... HOTEL/... ibareli davacı tescilsiz marka kullanımlarının, davalı markalarına tecavüz etmediğinin tespiti ve muarazanın önlenmesi talepli davada, davalı ... A.Ş. adına tescilli ... ibare ve biçimli 43.sınıf hizmetleri içeren 21.03.2012 gün ve 2012/26347, davalı ... TURİZM İNŞAAT A.Ş. adına tescilli ... Hotel ibare ve biçimli 43.sınıf hizmetleri içeren 17.05.2016 gün ve ... ile ... Hotel ibare ve biçimli 41.sınıf hizmetleri içeren 27.07.2018 gün ve 2018/70272 sayılı marka tescilinden doğan hakların müvekkiline karşı ileri sürülmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. 6100 Sayılı SMK 154/1. Maddede; "Menfaati olan herkesin, Türkiye'de giriştiği veya girişeceği ticari veya sınai faaliyetin yada bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda. Hak sahibinden görüşlerini bildirmesini talep edebilir. Bu talebin tebliğinden itibaren bir ay içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi tarafından kabul edilmemesi halinde, menfaat sahibi, hak sahibine karşı fiillerinin tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesi talebiyle dava açabilir. Bildirimin yapılmış olması, açılacak davada dava şartı olarak aranmaz. Bu dava kendisine karşı tecavüz davası açılmış bir kişi tarafından açılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Dosya kapsamı ve taraf vekillerinin beyanlarından, taraflar arasında karşılıklı olarak marka hükümsüzlüğüne ilişkin davalar açıldığı ancak, davalılarca davacı aleyhine açılmış bir tecavüz davasının bulunmadığı ancak davalılarca Beyoğlu ...Noterliğinin 20.01.2025 gün ve ... sayılı ihtarnamesinin gönderildiği anlaşılmıştır. Davalı ... Turizm A.Ş. İle ... Hizmetleri A.Ş. Tarafından, davacı ... A.Ş. Aleyhine İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/30 Esas sayılı dosyasında açılan marka hükümsüzlüğü davasında ilk derece mahkemesince, 26/11/2029 tarihli 2018/30 Esas-2019/489 Karar sayılı kararıyla; " her ne kadar davacıların SMK 6/1 maddesi kapsamında iltibasa dayalı olarak iş bu davayı açılmış ve markalar arasında iltibasa sebebiyet verecek benzerlik tespit olunmuş ise de davalının davaya konu markalar üzerinde tescilli olduğu sınıf yönünden gerçek hak sahibi olduğu, markasal kullanımların davacılara ait tescillerin öncesine dayandığı, davacıların bu durumu bilmelerine rağmen sonradan yaptırdıkları tescillere dayalı olarak hak iddia etmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı gibi hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceği" gerekçesiyle, davacıların davalarının reddine karar verildiği, kararın davacılar vekilince istinaf edildiği anlaşılmıştır. Dairemizin 14/12/2023 tarihli 2020/2110 Esas-2023/1642 Karar sayılı kararıyla; "davacı markasının daha önceki bir tarihte tescil edildiği, taraf markalarının aynı hizmet sınıfında tescilli olduğu dikkate alındığında, "markaların tescilinde teklik ve öncelik ilkesi" karşısında davacı tarafın tescilli markasının varlığına rağmen bu marka ile iltibas teşkil eden davalı markasının tesciline karar verilemeyeceği ve bu önceki tarihli davacı adına tescilli markaya dayalı olarak açılmış bir hükümsüzlük davasında, önceye dayalı gerçek hak sahipliği ilkesinin davanın reddi gerekçesi olarak kabul edilemeyeceği, bunun aksinin kabulünün, SMK'nın tescilde öncelik ve teklik ilkesine aykırılık oluşturacağı, bu durumda, mahkemece yapılan yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmediği, davalı markalarının iltibas teşkil eden 43. Sınıftaki hizmetler yönünden kısmi hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacının terditli talebine ilişkin davanın kabulüne, davalı adına tescilli 08.07.2015 tarih ve ... sayılı “... HOTEL” markası ve 08.07.2015 tarih ve ... sayılı “... HOTEL” markalarının tescilli oldukları 43. sınıftaki "Geçici Konaklama Hizmetleri" yönünden kısmen hükümsüz kılınmasına ve sicilden terkinine" karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/12/2024 tarihli 2024/1043 Esas-2024/8869 Karar sayılı kararıyla Dairemiz kararının onanmasına karar verilmiştir. Davalılar vekilinin istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde, davacı tarafça müvekkili aleyhine önceye dayalı gerçek hak sahipliği iddiasıyla İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/144 Esas sayılı dosyasında marka hükümsüzlüğü davası açılmışsa da, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, müvekkilinin kullanımının davacı taraftan daha önceki tarih olduğunun ve hükümsüzlüğü gerektirecek bir durum bulunmadığının tespit edildiğini ileri sürdüğü, dava dosyasının halen derdest olduğu ve duruşmasının Nisan ayına bırakıldığı UYAP üzerinden yapılan incelemede anlaşılmıştır. Davacı tarafın işbu davada davalı tarafın davacı kullanımına sessiz kaldığı ve tecavüze yönelik iddialarının ileri sürülemeyeceğini beyan ettiği, tarafların marka kullanım tarihleri ve sessiz kalma iddiasının incelenmesi yargılamayı gerektiriyorsa da, ilk derece mahkemesinin karar gerekçesinde yazılanın aksine bu husus tek başına tedbir talebinin reddini gerektirmeyip, somut olayın koşulları ve yaklaşık ispat koşulları, tarafların menfaat dengesinin değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda dosya kapsamında bulunan başka mahkemelerce alınan rapor içerikleri, mahkeme ve Yargıtay kararları göz önüne alındığında, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulü gerektiği kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, tedbir talebinin reddine ilişkin mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam olunması için mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/01/2025 tarih, 2025/17 E. Sayılı Ara Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025