T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1726
KARAR NO:2025/51
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:08/11/2024
NUMARASI:2024/175 E. - null/null K.
DAVANIN KONUSU:Patent (Maddi Tazminat İstemli)|Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/01/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; davacının Türkpatent nezdinde ... sayılı tasarım ve ... sayılı patentin başvuru sahibi olduğunu, karşı tarafın müvekkili şirketle iletişime geçip yurtdışında bir projede müvekkilinin ürünlerinden satın alarak kullanmak istediklerini bu ürünleri projeye yapacakları şirkete göndermek istediklerini ileterek 05.07.2023 tarihinde bir adet ve 08.09.2023 tarihinde bir adet olmak üzere ürün satın aldıklarını, Müvekkilinin karşı tarafın söz konusu ürünleri kendisinden satın alacağını düşünürken karşı tarafın sektör dergilerinde ve piyasada bu ürün sanki kendi ürünmüş gibi tanıttığını ve piyasaya sürdüğünü öğrendiğini, bu tarafın müvekkilinin ürünü numune olarak satın alarak kendisinin üretip piyasaya satarak haksız kazanç elde ederek müvekkilinin tasarım ve patentten doğan haklarına tecavüz ettiğinin anlaşıldığını karşı tarafın söz konusu ürünü ... adıyla piyasaya sürdüğünün öğrenildiğini, hatta kendi web sitesinde müvekkiline ait ürünü ana sayfa görüntüsü olarak paylaştığını, ayrıca müvekkilinin ait ürünün sergilendiği kataloğun sayfasının ve buna ilişkin fiyat listesinin elektrik dünyası dergisinde verdiği reklam aydınlatma teknik dergisinin ve karşı tarafın linkedin paylaşımlarında yer aldığını, davalının dava konusu ürünün fuarlarda ve piyasada müşterilere sergilendiği ve satışı için müşterilere fiyat verdiğinin öğrenildiğini bunun üzerine söz konusu eylemlerin tespiti için İstanbul Anadolu 1 FSHHM nın 2024/140 D İş sayılı dosyasıyla delil tespiti talep ettiklerini, bu dosyadan tanzim edilen 24.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; talep eden tarafa ait ... numaralı tescil içeriğindeki 1 ve 2 numaralı tasarımların karşı tarafa ait adreste yapılan inceleme esnasında tespit edilen ve karşı tarafa ait kataloglarda ... olarak görülen tespite konu ürünün tasarımının genel izlenimler itibariyle benzer olduğu, SMK nun 59 ve 81 maddeleri uyarınca talep eden tarafa ait ... tescil numaralı 1 ve 2 tasarımlar yönünden tasarımla tecavüz şartlarının oluştuğu şeklinde görüş ve kanaatim bildirildiğini, davalının eylemlerinin müvekkilinin tasarım ve patentten doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini bu nedenle müvekkilinin mal satamaz hale geldiğini, söz konusu tecavüz eylemlerinin nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep ettiklerini, Bu nedenlerle; İhtiyati tedbir talebinin kabulüne dava alınan tecavüz teşkil eden fiillerin dava süresince durdurulması için söz konusu patent ve tasarıma konu tecavüz teşkil eylemlerin tespitine, tecavüz teşkil eden tüm emtialara el konulmasına bu ürünlerin üretiminde kullanılan makinelere el konulmasına karar verilmesini, ... İnternet adresinde yaptığı yayının durdurulmasına, 6769 sayılı SMK' nun 151 maddesi uyarınca davalı tarafın 2023 yılı dahil ile 2024 yılları arasında ticari defterlerin faturaların ve kayıtların celbine karar verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince 08/11/2024 tarihli ara karar ile özetle; "...Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 100.000,00 TL ( YüzBin Türk Lirası) nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, Davalının, davacıya ait ... tescil numaralı tasarımın ... tescil numaralı ve "Işık Kaynağı Olarak Kullanılan Projektörlerde Yenilik" başlıklı patente konu ürünler yönünden patent hakkına tecavüzün varlığı ile davalının ... olarak kataloglarda, web sitelesi, sosyal medya hesaplarındaki kullanımının tedbiren DURDURULMASINA, Davalının "...Şile/İSTANBUL" adresindeki davacıya ait ... tescil numaralı tasarıma ve ...tescil numaralı"..." başlıklı patante tecavüz oluşturun tüm emtialarda ve bu ürünleri üreten makinelere EL KONULMASINA, ... alan adında ... markasının yayının DURDURULMASINA, bu hususta davalıya İHTAR yapılmasına," karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/140 D.iş sayılı dosyasına ilişkin ayrıntılı itiraz dilekçesi yollandığını, piyasalarda bulunan tüm ürünlerin kare dikdörtgen şeklinde olduğunu, hepsinin arkasında soğutucu federler olduğunu, şirketleri tarafından imal edilen ürünlerin feder yapıları çerçeve yapılarının farklı olduğunu, feder yapısının daha hafif bir gövde ile soğutma sağlanabilmesi için tasarlandığını, federlerin yapısı üzerinde dolaşan havayı daha fazla kanallarda tutmak üzere tasarlanmış olduğunu, kanala giren hava akışı gövde yüzeyi ile daha fazla temasta bulunup gövdeyi soğutması kolay için aşağıda resimde de görüldüğü üzere iç bükey “S” şeklinde tasarlandığını, benzediği adledilen ürünün feder yapısı (ki feder bu ürünün en önemli unsurlarından biridir) ve adedinin kendi ürünlerine göre farklı olduğunu, açı ayarlarının farklı olduğunu, firmalarının soğutucuda böyle % 100 bir benzerlik olmasından kaçınarak kendi soğutucu dizaynını ve kalıbını kendisi yaptığını ve alüminyum enjeksiyon olarak üretip kullandığını, çünkü üründe kullanılacak ... cinsine göre ...üreticilerinin bir şablon şeklinde kullanılmasını önerdikleri soğutucu şekli modellemeleri ve kalıpları ( Pattern ) olduğunu ve ...chip kullanılan üreticilere sunulduğunu, dolayısıyla aynı ürün grubu içinde benzerliklerin kaçınılmaz olduğunu, stadium aydınlatmalarında kullanılacak ürüne ait teknik detaylar I... ve ... nın zorunlu standartlarına uymak zorunda olduğunu, ölçüler ve ağırlık konusundaki tarif ve sınırlandırmalar da haliyle ürünlerde yakın benzerlikler gösterdiğini. bu durumun aydınlatma ürünleri dışında da aynı olduğunu, firmalarının yaptığı soğutucu da yakın benzerlik durumu görmek de kaçınılmaz olduğunu, keza üründe kullanılan ... sayısı beyan edilen güce göre davacı firma ürünü ile... teknolojisi gereği aynı olma zorunluluğuna karşılık ( Her 2 üründe de 144 ... ) , Davalı olan firmanın ürününde ise daha az soğutucu kanadı (...) kullanarak ,firmanın kendi dizaynı olarak öngördüğü soğutucu kanatlarındaki küçük bir şekilsel değişiklikle aslında davacı firma ürününe göre gerek daha az ağırlığa karşılık daha iyi soğutma sağlama açısından daha başarılı bir dizayn olduğunu, ... sayısı 21 yerine 18 tutularak ve kullanılan termal simulasyonda ısınan havayı daha kolay uzaklaştıran hafif kıvrılmış ... yapısı ile yaptıkları geliştirme davacı firma ürününe göre aslında kendilerine ait patenti bile bize kazandıracak durumda olduğunu,-şirketleri tarafından yapılan ürün teknolojik olarak bir aydınlatma ürünü olup tüm sektörde aydınlatma ürünlerinin benzer olduğunu, hali hazırda zaten yıllardır aydınlatma piyasasında farklı firmalar tarafından üretilen ürüne patent alınmasının yanlış olduğunu, patenti alınan üründe herhangi bir özgünlük olmadığını ayrıca patentte adledilen ürünün patent alınmadan önce üretildiğini, buna delil olarak aydınlatma sektör dergilerinden “...” adlı derginin Ekim 2023 sayısında firmalarının a... adıyla ürün tanıtımı yaptığını, Ekim ayında çıkacak derginin hazırlığı Eylül ayında yapıldığından ürünün üretiminin patent başvuru tarihinden önce olduğunu, -Müvekkili şirketin davaya konu olan ürünlerin alüminyum gövdesi, cam, lens, led, driver vs tüm parçalarının dışarıdan tedarik edilerek fabrikada montajı yapıldığını, şirketleri tarafından iş bu ürün tasarım tescili başvurusundan önce imal edilmiş olduğu gibi sektörde de bu ürünler yıllardır bulunduğunu, tasarıma konu ürünün aynısının veya benzerinin başvurudan önce kamuya sunulduğunu, sunulu görsellerden de davaya konu ürün yıllardan beridir kullanılan yeni ve ayırt edici bir özelliği olmayan ürün olduğunu, teknik olarak biçimi ve boyutları aynı olması gereken bir ürünün tasarımın korunması düşünülemeyeceğini, raporun 19. Sayfasındaki tespite ilişkin olarak, " Yüksek ortam aydınlatmalarında kullanılan ürünler genel olarak geometrik şekilde 3x4, 3x6, 4x8, 4x9, 4x10 ebadında üretilir. Önemli olan değeridir. İstenilen watt değerine elektriksel olarak bakıldığında 500w 144, 288, 576 led ile ulaşılabilir. Ayrıca ürünün üzerinde 16 led ibaresi bir seçenek değil zorunluluktur.... ye koyulacak ledlerin sayısı herkesin piyasadan alınan lensler belirler. Buna ilişkin arşivlerden buluğumuz ve ekte sunulan kataloglarda açıkça bellidir. Ürünlerin birbirine eklenebilir olması imalat maliyeti açısından aydınlatma üreticilerin herkesin kullandığı bir yöntemdir. Bu şekilde 500, 100, 1500 vs wattaki ürünlere tek kalıp ile üretilebilinir. "; Raporun 20. Sayfasındaki tespite ilişkin," Söz konusu soğutucu panellerin piyasadaki ortak ismi federdir. Bu federler profesyonel aydınlatma armatürlerinin hepsinde ( yol, cadde sokak projektör, yüksek tavan armatürleri vs .) olması zorunludur. Gözle bakıldığında ayrıt edici bir fark görülememesi çok normaldir Teknik olarak federleri soğutma işleminde kullanılan bu federlerin sayısı, rüzgar kesmeyecek tasarımları, et kalıkları, uzunlukları, yükseklikleri ve gövde üzerindeki yerleşimleri önemlidir. Müvekkil firmanın ürünlerine benzetildiği ürünlerle aynı değildir. Bu konuyu iş güvenliği ayakkabısı örneği ile açıklayabiliriz. Mesela standart günde giydiğimiz ayakkabıların bazıları iş güvenliği ayakkabısına bakıldığında benzeyebelir. Ancak teknik anlamda önemli olan iş güvenliği ayakkabısındaki metal, yanmaz özelliğindeki ham maddesidir."; Raporun 22. Sayfasındaki istem 2 tablosundaki tespite ilişkin "Bahsi geçen ayar parçası bütün aydınlatma piyasasındaki armatürlerde rüzgar ve yük deneylerinden geçmesi için kullanılan standart bir parçadır. Bu parça piyasada kullanılan bir üründür. Herhangi bir patenti yada tasarımı söz konusu değildir. ... armatürümüz stat yada yüksek zeminlerde kullanıldığından rüzgar mukavemetine karşı açısının değişmemesi için kullanılmıştır. Tasarımında bu durumun olmadığı açıkça bellidir." itirazlarının olduğunu, -ürünlerin parçalarının firmalardan satın alınarak montaj olarak yapıldığına ilişkin faturaların ekte sunulduğunu, Müvekkili şirketin imalat yapmadığını, davaya konu ürünlerin cam olması ve bozulması kolay ürünler olması nedeniyle el konulması ve yediemine alınması kararı ileride müvekkili açısından zarara sebep olacağından yediemin olarak alınacaksa müvekkiline teslim edilmesi gerektiğini, davacının iddiasının yargılama gerektirdiğini, mevcut deliller ile bu aşamada yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, davaya konu ürüne ilişkin tasarım ve marka hakkı alınması açıklanan nedenlerle hukuki korunma altında olmadığını, davacının ürünü ile müvekkilinin ürünü teknik olarak farklı olduğu halde görsele bakılarak tedbir kararı verilmesinin doğru olmadığından tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın müvekkilin ürünlerine tecavüz eyleminde bulunduğu gerek delil tespiti dosyasında gerekse huzurdaki davada alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, Davalı tarafın istinaf dilekçesinde ürünün soğutucu federlerin farklı olduğu yönünde bir takım iddialarda bulunduğunu, feder termal performans için önemli bir kriter olmakla beraber tek başına belirleyici olmadığını, önemli olanın toplam soğutma yüzey alanı, ham madde ve led seçimi vb. farklı etkenler olduğunu, iddia edildiği gibi davalı ürünlerine ait termal performanslarının daha iyi olduğu konusu sadece tasarım tescil/patent ve ürün görselleriyle kıyas yapıp sonuç çıkartılabilecek kadar basit bir konu olmadığını, Davalı tarafın müvekkiline ait patent ve tasarım tescillerine tecavüz eylemlerini normalleştirmeye yönelik beyanlarına itiraz ettiklerini, müvekkiline ait tasarım ve patent tescilli ürünü davalı taraf kopyalayıp piyasaya satmakta, müvekkilinin ürünlerine tecavüz eyleminde bulunmakta olduğunu, Davalı tarafın somun ve civatalar ile ilgili iddialarının da somut bir dayanağı bulunmadığını, davalı tarafın, delil tespiti sonrasında ... ürünün aynısını ... adı ile piyasaya sürdüğünü,Davalı tarafın bu tür kötü niyetli eylemlerinin sayın mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, gerek davalı tarafın işyeri adresindeki gerekse... Merkezi’ndeki tespitlerde aynı ürünü farklı isimlendirerek, hem müvekkilinin tasarım ve patent hakkına tecavüz eylemlerine devam etmekte hem de 08.11.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına muhalefet etmekte olduğunu, davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İhtiyati tedbir kararıyla ilgili yapılan incelemede; sözü geçen ara karar istinafı kabil kararlardan değildir. Zira, ihtiyati tedbir talebinin reddi üzerine verilen karara karşı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulabileceği gibi ayrıca kendisi dinlenmeden hakkında ihtiyati tedbir kararı verilen borçlunun ve menfaati ihlal edilen 3. kişinin itirazı üzerine verilen karara karşı da istinaf yoluna başvurulabilecektir.İhtiyati tedbir kararına karşı yapılan itiraz üzerine mahkeme iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebileceği veya kaldırabileceği, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yaparak karar vereceği belirtilmiş olmasına göre, itirazın duruşma açılarak incelenmesi yasal zorunluluk olarak kabul edilmiştir. İhtiyati tedbir kararıyla ilgili yapılan incelemede de; istinaf yoluna başvurulabilecek kararlar 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde düzenlenmiş olup 1. fıkrası “İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir” hükmünü içermektedir. Geçici hukuki koruma yolu olan ihtiyati tedbire yönelik kararlardan, HMK 391/3.maddesi gereğince “tedbir talebinin reddi kararlarına” ve yine 394/4. maddesi gereğince “karşı taraf dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itiraz üzerine verilen kararlara” karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir.Davalı vekili, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebiyle istinaf etmiş ise de, ilk derece mahkemesince bunun itiraz olarak kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekmekte olup, itirazın değerlendirilmemiş, duruşma yapılmadan İstinaf Kanun yoluna başvuru yapılmış ve dosya İstinaf incelemesi için gönderilmiştir. Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararına itiraz usulü düzenlenmiş olup buna göre; itirazın dilekçeyle yapılacağı, itiraz edenin, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorunda olduğu, mahkemenin, ilgilileri dinlemek üzere davet edeceği; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını vereceği, itiraz üzerine mahkemenin, tedbir kararını değiştirebileceği veya kaldırabileceği, itiraz hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği hususları düzenlenmiştir Mahkemece 6100 Sayılı HMK'nın 394/4-5. maddeleri gereğince duruşma da itiraz hakkında verilecek karara karşı kanun yoluna başvurulması ve dosyanın istinaf incelemesi için gönderilmesi gerekirken Yasa’nın öngördüğü işlemler yerine getirilmeden, davalı istinaf incelemesi talebinde bulunması sonucu dosyanın istinaf incelemesi için gönderilmesi yasaya uygun değildir. O halde yapılması gereken işlem; ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itirazın değerlendirilmesine yönelik olarak duruşmanın yapılarak 6100 Sayılı HMK'nın 341. maddesi anlamında hüküm oluşturmasını beklemektir. Somut olayda, istinaf başvurusuna konu edilen ve Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi istenilen karar niteliği itibariyle istinaf yoluna başvurulabilecek kararlardan olmadığı, görülmekle, İİK'nın 365/3 maddesi gereğince istinaf başvuru dilekçesinin usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi ara kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 341/4. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nun 352/1/b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,2- İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine 3- 6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4- 6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine YER OLMADIĞINA,5- 6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk DereceMahkemesince İADESİNE,6- 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/01/2025