T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1459
KARAR NO: 2025/198
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/07/2024
NUMARASI: 2024/353 E. - 2024/761 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/01/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olmayan sahte senetten dolayı Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını,takibe dayanak senetteki parmak izinin müvekkiline ait olmadığını, sağlık sorunları nedeniyle takibe zamanında itiraz edemediğini, müvekkilinin borçlu olmadığını belirterek, müvekkilinin Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkillerinin murisinden aldığı 90.000USD borç karşılığındaki icra takibine konu senedi tanzim ederek murisine verdiğini, borç ödenmediği için icra takibi başlatıldığını, murisin yasal mirasçıları olarak takibe devam ettiklerini, davacı yan senetteki parmak izinin kendisine ait olmadığını, sağlık sorunları dönemine denk geldiği için takibe itiraz edemediğini, senetteki tutarın neye göre belirlendiğini, imzanın kime ait olduğunu bilmediğini, senet alacaklısı vefat etmiş olduğundan sahte senet düzenlemek ile ile ilgili şikayette bulunmadığını, kendisine ait olmayan bir senet sebebiyle taşınmazı ile ilgili satış işlemlerine geçildiğini iddia ettiğini, bu iddiaların tamamının asılsız olduğunu, davacı borçlunun borçlu olmadığını tespitini talep ettiği tutar açıkça belli olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) düzenlemeleri ve uygulamaları gereği huzurdaki menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılması mümkün olmadığını, aleni açık ikrarına rağmen huzurdaki dava ile borcunu inkar eden borçlunun usul hukuku uygulamalarını da hukuka aykırı şekilde menfaatine kullanması hakkın kötüye kullanılması olduğunu, hukuk sitemi tarafından himaye görmemesi ve HMK ve Harçlar Kanunu md 30 ve sair düzenlemeler dikkate alınarak öncelikle, yargılamanın başında, davacıya harç tamamlaması için süre verilerek davacının harcı tamamlamaması halinde davanın reddine karar verilmesini talep alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının müvekkiline ödenmesini, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda "...TTK'nın 776. maddesinde bononun taşıması gereken zorunlu unsurlar belirtilmiş, bu madde kapsamında belirtilen unsurları taşımayan bononun geçerli olmayacağı ise TTK'nın 777. maddesinde hükme bağlanmıştır. Davaya konu bononun parmak izi basılarak davalıya verildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf parmak izinin kendisine ait olmadığını da iddia etmektedir. TTK'nın 776. maddesi g bendine göre bono üzerinde düzenleyenin imzasının bulunması gerektiği belirtilmiş olması dikkate alındığında dava konusu bononun kambiyo vasfında olmadığı, geçersiz olduğu görülmektedir.Somut olayda; dava konusu bonoda imza bulunmadığından geçersiz olup bu durumda davacının bono nedeniyle sorumluluğu bulunmamaktadır." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece verilen bu karar Dairemizin 2023/789 Esas ve 2023/634 Karar sayılı ilamıyla "Bakırköy 7. İcra mahkemesinin 2020/624 E. sayılı dosyasını getirterek incelenmesi, taraflar arasında borcun ödenmesi konusunda harici anlaşma olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme neticesinde karar verildiği..." gerekçesiyle kaldırılmış, yargılamaya devamla Mahkemece; 2023/643 E. - 2023/1008 K. Sayılı karar ile "davanın reddine" karar verilmiştir. Dairemizin 2024/148 Esas- 2024/574 Karar sayılı kararı ile eksik harcın tamamlatılması gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararı kaldırılmış , 2024/353 Esas- 2024/761Karar sayılı karar ile eksik harç tamamlatıldıktan sonra " davanın reddine " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin taraflar arasında sözlü bir anlaşma olduğuna dair beyanlarını yeterli görüp, sözlü anlaşmaya göre davalı tarafın müvekkile bir ödeme yapıp yapmadığını yada bu anlaşmaya göre borcun ne kadarını kabul edip etmediğini yada borç kabulüne yönelik bir beyanı olup olmadığını irdelemediğini, Bakırköy 7. İcra mahkemesinin 2020/624 E.sayılı dosyasında dilekçelerindeki beyan dışında başkaca bir anlaşma belgesi bulunmadığını, müvekkili adına oğlu ...'nun ...'nun mevcut borçları nedeniyle maddi olarak yardım istediğini, davalıların murisi ...'nun bu yardımdan önce alacağını teminat altına almak istediğini, ...'nun babası ...'nun hastanede tedavi görmesi ve belge imzalayamayacağını bunun yerine icra takibi açabileceğini ve takibi kesinleştirerek borca yeter miktarda haciz koyabileceğini açılacak takibe de itiraz edilmeyeceğini belirttiği için davalıların murisi ... tarafından dava konusu takibe ilişkin üzerinde parmak izi olan kambiyo senedinin düzenlendiğini , parmak izinin müvekkiline ait olmadığını ancak taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereğince icra takibine itiraz edilmediğini, ...'nun yalnızca 1 adet taşınmaza teminat amaçlı haciz koyması gerektiği halde müvekkilinin bütün taşınmazlarına haciz konulması nedeniyle Bakırköy 7. İcra Mahkemesinin 2020/624 E. sayılı dosyası şikayete konu edildiğini, davalıların murisi ...'nun sözlü anlaşma ile müvekkile söz verdiği ödemeyi yapmadığını, bunun üzerine borçların ödenmesi için dava dışı kişi ile anlaşma yaptıklarını beyanla davaya konu senet ile ilgili menfi tespit talep ettiklerini, Bakırköy 7. İcra mahkemesinin 2020/624 E.sayılı dosyasında ''"müvekkilimiz yukarıda belirtilen icra dosyasında borçludur'' şeklindeki beyanın borcun kabulü değil taraf sıfatının borçlu olduğuna yönelik olduğunu, icra dosyasındaki borcu kabul anlamında olmadığını belirterek mahkeme kararının yeniden karar verilmek üzere bozulmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın davacıya 01.09.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, 17/09/2024 tarihli istinafın süresinde olmadığını, davacının daha önce ileri sürmediği vakıaları istinaf dilekçesinde ileri sürdüğünü ancak bunların incelenemeyeceğini, davacının senetteki parmak izinin kendisine ait olmadığını iddia ettiğini , ancak davacının menfi tespit davasını ikame etmeden 2 sene önce takip derdest iken, Bakırköy 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/624 E sayılı dosyası ile yaptığı şikayet işleminde, dava dilekçesinde; "Müvekkilimiz yukarıda belirtilen icra dosyasında borçludur", "Alacaklı ile müvekkilim arasında bulunan harici anlaşma nedeniyle işbu dosya borcu nedeniyle alacaklı ... müvekkilim adına yalnızca Beykoz İstanbul'da bulunan taşınmaza haciz koyacaktır" şeklindeki ifadelerle takip konusu bonoyu, alacağı ikrar ettiğini, senet içeriği davacı borçlu tarafından kabul edilmiş ve benimsenmiş olup, uygun biçimde onaylanmamış olan senetteki parmak izinin borçlu tarafından kabul (ikrar) edilmesi nedeniyle senedin geçerli olduğunu, ikrarın kesin delil olduğunu, senedin ispat vasıtası olduğunu, davacının davanın konusu bonoya dayalı alacağı kabulü ve ikrarı karşısında, davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davacının istinaf başvurusunun reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili , takibe konu senetteki parmak izinin müvekkiline ait olmadığını belirterek menfi tespit talep etmiş, davalılar vekili ise , takip konusu senedin davacının müvekkillerinin murisinden aldığı 90.000 USD borç para karşılığında düzenlendiğini, müvekkillerin murisinin vefat ettiğini belirterek davanın reddini talep etmişlerdir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile muris ... tarafından davacı borçlu aleyhine13.03.2019 düzenleme tarihli ve 15.03.2019 vade tarihli 90.000,00 USD bedelli kambiyo senedine dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmıştır. Mahkemece 21/02/2023 tarih ve 2022/532 E., 2023/153 K. sayılı karar ile , " "davaya konu bononun parmak izi basılarak davalıya verildiği, davacı tarafın parmak izinin kendisine ait olmadığını da iddia ettiğini, TTK'nın 776. maddesi g bendine göre bono üzerinde düzenleyenin imzasının bulunması gerektiği belirtilmiş olması dikkate alındığında dava konusu bononun kambiyo vasfında olmadığı, geçersiz olduğu, dava konusu bonoda imza bulunmadığından geçersiz olup bu durumda davacının bono nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne," karar verilmiştir. Mahkemece verilen bu karar Dairemizin 2023/789 Esas ve 2023/634 Karar sayılı ilamıyla "Bakırköy 7. İcra mahkemesinin 2020/624 E. sayılı dosyasını getirterek incelenmesi, taraflar arasında borcun ödenmesi konusunda harici anlaşma olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme neticesinde karar verildiği..." gerekçesiyle kaldırılmış, yargılamaya devamla eksik harcın tamamlatılması sonrası son olarak mahkemece; "davanın reddine" karar verilmiştir. Bakırköy 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/624 Esas ve 2023/634 Karar sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde "müvekkilimiz yukarıda belirtilen icra dosyasında borçludur. Alacaklı ile müvekkilim arasında bulunan harici anlaşma nedeniyle işbu dosya borcu nedeniyle alacaklı ... müvekkilim adına yalnızca Beykoz İstanbul'da bulunan taşınmaza haciz koyacaktır." şeklindeki ifadeleriyle yapılan hacze karşı şikayet davası açtığı, icra mahkemesince talepten fazla malvarlığı üzerine haciz konulması üzerine şikayet davasının kabulüne karar verildiği, davacının söz konusu dosyadaki beyanlarının borcun kabulü niteliğinde olduğu, bu nedenlerle borcun kabulünden sonra senedin geçersizliğine dayalı senetteki parmak izinin kendisine ait olmadığı ve senet nedeniyle verilmesi gereken borç paranın verilmediğine dayalı bedelsizlik iddiasıyla menfi tespit talebinde haklı olmadığı, davanın reddi kararının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2024 tarih ve 2024/353 E. 2024/761 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025