T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/542 Esas
KARAR NO: 2025/787
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
NUMARASI: 2024/99 E.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi ..., havai fişek ürünlerinin kutulanmasına ve kullanılmasına yönelik faydalar içeren endüstriyel bir tasarım gerçekleştirdiğini, Sıradan bir kutu olmayıp havai fişeklerin hem üretim sürecine hem kullanımına ilişkin ciddi ekonomik ve pratik faydalar sağlayan tasarım için müvekkili şirket tarafından Türk Patent Enstitü ve 27.06.2019 tarihinde yapılan başvuru neticesinde 27.06.2019 tarih ve ... tescil numaralı endüstriyel tasarım tescil belgesi alınmış ve ürün üzerinde müvekkil şirketin tescil hakkı sahipliği doğduğunu, Dava konusu endüstriyel tasarım, daha sonraki süreçte müvekkil şirket yetkilisi tarafından geliştirilmeye devam edilmiş ve 31.12.2021 tarih ve ... tescil numarası ile yeni bir endüstriyel tasarım tescil belgesi daha alındığını, Nitekim davalı ... , müvekkilin tescilli tasarım hakkına tecavüz teşkil eder mahiyetteki ürünlerini... İş Merkezi ... Mah. ... Cad. No:... K:... Esenyurt/İSTANBUL adresinde üretmiş ve halihazırda diğer davalı ... firmasına sattığını belirtmiş; Öncelikle; davalıların eyleminin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 81.maddesine göre tasarım hakkına tecavüz sayılan fiillerden olması, yine davalıların eyleminin TTK 57.maddesi bağlamına haksız rekabet teşkil etmesi, eylemin müvekkilinin itibar ve gelir kaybına neden olmasının yanı sıra toplumda ürünün kalite ve kaynağı konusunda oluşacak yanlış bir kanaatin ve tüketicilerin aldatılmasının telafisinin mümkün olmaması nedeniyle, davalılar uhdesinde bulunan söz konusu ürünlerin tespit edilmesi ve toplatılması, tasarım ürünün üretiminde kullanılan araçların tespit edilmesi ve toplatılması, ürünlerin davalılarca üretiminin ve satışının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Davalının tasarımdan doğan haklara tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, tecavüz teşkil eden ürünlerin ve üretimde kullanılan araçların tasarımdan doğan haklara tecavüzün önlenmesi için imhasına, Mahkemece verilecek hükmün masrafları tecavüz eden davalılar tarafından karşılanmak üzere ülkemizdeki en yüksek tirajlı iki gazetede kamuya ilan yolu ile duyurulmasına, Fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere maddi zararın tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tazmin edilerek davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kutu/ambalaj davacının kendisinin tasarlamış olduğunu, daha öncesinde kimse tarafından bilinmeyen ve kullanılmayan bir ürün olmadığını, tam tersi bütün dünyada davacının patent başvurusundan çok daha önce kullanılmaya başlanmış bir ürün olduğunu, müvekkilinin dava konusu kutuları, davacı tarafın patent başvurusundan çok önce kullandığına dair fotoğrafları sunduğunu, fotoğrafların çekildiği tarihler ilgili fotoğraf üzerinde yer aldığını, fotoğraf tarihleri de yukarıda ki açıklamalarını destekler nitelikte olduğunu , müvekkilini söz konusu kutu/ambalajı davacının patent başvurusundan çok daha önce kullandığı ve hata müvekkilini üretim kapasitesi, satış hacmi, tanınır bir firma olması vb. etkenler düşünüldüğünde ülke genelinde söz konusu kutuyu tanıtan ve yaygınlaştıran müvekkilini bizzat kendisi olduğunu, davacı yan müvekkili sayesinde üretmeye başladığı bu ürünü benzer şekilde piroteknik malzeme üreten diğer firmalara da satarak gelir elde ettiğini, öncelikle eldeki haksız ve kötü niyetli davanın bütün talepleri ile birlikte reddini, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini beyan etmiştir. Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddiaları asılsız olduğunu, davaya konu ürünlerin müvekkili şirket tarafından tescilli olduğunun bilinmesi beklenemeyeceği gibi davaya konu tasarım harcıalem olduğundan tescilin hükümsüz olduğunu, yetki itirazının olduğunu müvekkili şirketin Merkezi ... İş Merkezi ... Mah. ... Cad. No:... K: ... Esenyurt/İSTANBUL olup, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri yetkili olduğunu, husumet itirazı olduğunu ürünün asıl sahibi diğer davalı şirket olup tasarım ürün üzerinde ''...'' yazılmakta olduğunu, bu nedenle müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, ihtiyati tedbir talebi hakkında da müvekkilinin ürettiği ürünlerin çeşitliliği sektördeki yeri ve ticari itibarı ve ticaret hayatının devam etmesi zorunluluğu bir arada değerlendirildiğinde hukuka ve ticari teamüllere uygun şekilde üretilmiş olan ürünlerin toplatılması, ürünlerin satışının ve üretiminin durdurulması kabul edilemez olduğunu, bu yaptırımlar ancak dava sonunda hüküm kesinleştikten sonra karar verilebilecek ağır yaptırımlar olduğunu, bilirkişi raporu dahi tek başına bu kararların alınması için yeterli olmadığını, tam kapsamlı bir araştırma sonucunda ancak hükümle birlikte bu yaptırımlara karar verilebileceğini öncelikle eldeki haksız ve kötü niyetli davanın bütün talepleri ile birlikte reddini, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince 06/03/2025 tarihli ara karar ile; "Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığında; taraf beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporları içerikleri ile dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davacının ... ve ... numaralı endüstriyel tasarım tescil belgelerinde yer alan ambalaj ürünü tasarımlarının tespit adresindeki ürünlerle genel görünüm itibari ile benzer olmalarına karşılık, yenilik ve ayırt edicilik olarak ürünlerin değerlendirilmesi sonucu iltibas oluşturacak bir durumun tespit edilemediği yönünde kanaat belirtildiği, mahkememizce yargı çevremiz içerisindeki inceleme neticesinde yalnızca 1 adet ürün yönünden ve bir adet tasarım yönünden tespitlerin bulunduğu, davalılar arasındaki hukuki ilişki ile davacı ile davalı ... şirketi arasındaki hukuki ilişkinin mahiyeti itibari ile tecavüz iddiaları yönünden taraf delilleri ile tarafların itirazlarının da mahiyeti itibari ile yeniden teknik incelemeyi gerekli kıldığı, bu aşamada davacının ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının yaklaşık olarak ispatına elverişli tespitlere dilekçelerin teatisi aşamasında varılamadığı, bu aşamada talep edenin ihtiyati tedbir istemleri yönünden yaklaşık ispat şartının halihazırdaki aşamada belirlenememesi nedeni ile ölçülülük ilkesi kapsamında hak ve menfaat dengelerini göz etmek sureti ile işbu aşamada ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmakla; ihtiyati tedbir talebinin reddine dâir aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. " gerekçesiyle, İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin bilirkişi raporu alındıktan ve deliller toplandıktan sonra değerlendirilmesine karar verilmiş olup verilen karar kapsamında bilirkişi raporları dosyaya sunulmuş olmasına rağmen ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda tasarım tesciline konu ürünün taklit olarak üretildiği sonucuna ulaşıldığını, davalı ... firmasında 1 adet numune bulunmasının normal olduğunu, davalının matbaacılık ile iştigal ettiğinden ürün depolama veya kullanma faaliyeti olmaması nedeniyle ürettiği ürünleri doğrudan alıcılara sevk ettiğini, tasarım tescili ile aynı özelliklere sahip 1 adet ürün bulunmasından bahisle haksız rekabet oluşmadığı şeklindeki yaklaşımın hukuki bir izahı olmadığını, davalı ...Şti'nin yerinde yapılan tespit sonucu bilirkişi tarafından hazırlanan raporlarda ise tespit konusu ürünlerin tespit adresinde değil başka firmalardan temin edildiği, firmada sadece bu ambalajlar kullanılarak kendi markalarına ait ürünlerin paketlendiği, tespite konu üründen ambalaj deposunda tespit adresindeki firmanın logosunun üzerinde bulunduğu 19.800 adet kutu ürün tespit edildiğini, her iki raporda da taklit ürünün bulunduğu ve davalıların müvekkilinin tasarım tesciline konu ürünü üretip kullandıkları hususunun saptandığını, bu durumda ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi aynı zamanda dava konusu ürünün tasarımcısı ...'un ürünü tasarlamak ve geliştirmek için çok büyük emek, sermaye ve zaman harcadığını, davalıların müvekkili şirketin endüstriyel tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden kullanımlarının müvekkili şirkete zarar verdiğini ve hukuka aykırı fiilleri devam ettiğinden müvekkili şirketin daha büyük zarara uğrama tehlikesi olduğunu, davalı fiillerinin TTK'ye göre de haksız rekabet sayıldığını, bu durumda ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için diğer şartların yanında en azından yaklaşık ispat şartı arandığını, davacıların dava konusu tasarımın kendi tasarımları olduğunu iddia ettiğini, tescil edilen tasarımın hükümsüz olduğunu, ilgili modelin piyasada havai fişek paketlemede uzun yıllardır kullanılan diğer tasarımlarla yadsınamaz derecede benzerlikler taşıyan en basit formda küp şeklinde bir kutu olduğunu, SMK 56.maddesine göre tescil edilebilir bir tasarımın yeni ve ayırt edici olması gerektiğini, dava konusu tescil edilen havai fişek kutularının harcıalem olduğunu, haksız tescil edilen tasarımın teknik fonksiyonun zorunlu kıldığı bir üretim olmakla birlikte zorunlu biçim ve boyutlarda üretimi zorunlu olan bir ürün olduğunu, müvekkili şirket bünyesinde 1 adet dava konusu tasarıma benzer ürün tespit edildiğini, ürünün tespit edildiği yerin şirket yetkilisinin odası olduğunu, ürünün üretildiğine dair herhangi bir tespit yapılamadığını, bu sebeple müvekkili şirkette söz konusu ürün bulunmadığından ve kutu üretimi ve satışı yapılmadığından ürünlerin toplatılması ve satışın durdurulmasının mümkün olmadığını çünkü müvekkili şirketin ilgili eylemi yerine getirmediğini, davacının dava konusu tasarım ürünün üretiminde kullanılan araçların tespit edilerek imhasına karar verilmesini talep ettiğini, karton üretimi üzerine faaliyette bulunan müvekkili şirketin iş makinelerinin imhasından söz edilemeyeceğini, bu kararın ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, diğer ihtiyati tedbir şartları ile birlikte yaklaşık ispat şartının da sağlanmadığını, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafından, havai fişek ürünlerinin kutulanmasına ve kullanılmasına yönelik faydalar içeren endüstriyel bir tasarım gerçekleştirdiğini, ... tescil nosu ve bu ürünün geliştirilerek ... tescil numarası ile yeni bir endüstriyel tasarım tescil belgesi daha alındığını, davalı ...un, müvekkilin tescilli tasarım hakkına tecavüz teşkil eder mahiyetteki ürünlerini ürettiğini ve diğer davalı ... firmasına sattığını belirterek davalıların eyleminin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 81.maddesine göre tasarım hakkına tecavüz olduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 25/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tespit isteyenin TPMK nezdinde ... ve ... numaralı Endüstriyel Tasarım Tescil Belgelerinde yer alan ambalaj ürünü tasarımlarını tescil ettirmiş olduğunu, tespit isteyenin, tespite konu tasarıma ilişkin olarak endüstriyel tasarım tescil belgesi sahibi olarak hak sahibi olduğunu, tespit adresindeki montaj hattında adedi tespit edilemese de tespite konu ürünlerden adetli şekilde bulunduğunu, ürünler genel görünüm itibari ile benzer olmalarına karşılık, yukarıdaki analiz ve değerlendirme kısmında yapılan değerlendirmeler neticesinde yenilik ve ayırtedicilik olarak ürünlerin değerlendirilmesi sonucu iltibas oluşturacak bir durumun tespit edilemediği, sonuç itibari ile SMK nezdinde haksız rekabet oluşturacak bir iltibas durumunun olmadığı" belirtilmiştir. 27/08/2024 tarihli bilirkişi başka bilirkişiye ait raporda özetle; "Aleyhine tespit istenen Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde 1 adet ürün tespit edildiği, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile Davalı ... San.Tic.Ltd.Şti. 'ye ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonuç ve kanaatine varıldığı" belirtilmiştir. ... tarafından sunulan 27/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Tasarımların talep edilen tasarımlara taklit olup olmadığı ilgili kanundaki tanımlara bağlı kalınarak, teknik olarak değerlendirilmiş olup takdiri mahkemenin olacağı şekilde 1. raporda belirtildiği, tespite konu ürünün tespit adresinde üretilmediği, başka firmalardan temin edildiği firmada sadece bu ambalajlar kullanılarak kendi markalarına ait ürünlerin paketlendiği tespit edildiği, ürünler sadece kutu ambalaj olarak değil, içlerine havai fişek konularak satışa arz edildiği tespit edildiği, tespite konu üründen ambalaj deposunda tespit adresindeki firmanın logosunun üzerinde bulunduğu (...' ifadesi bulunan) 19800 adet kutu ürünü tespit edildiği, tespitte işyerine ait işyeri görüntüleri çekilmiş ve yukarıda ilgili bölümde sunulduğu" belirtilmiştir. 6769 sayılı Kanun'un 159.maddesinde ihtiyati tedbirler düzenlenmekte olup, madde hükmü "(1) Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkiniğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." şeklinde olup, söz konusu ihtiyati tedbir kararı, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engelleyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması, herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi şeklinde verilebilir. Bu kanunda hüküm bulunmadığı durumda 6100 sayılı HMK hükümleri uygulanır. HMK 389.maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının ... ve ... numaralı endüstriyel tasarım tescil belgelerinde yer alan ambalaj ürünü tasarımlarının tespit adresindeki ürünlerle genel görünüm itibari ile benzer oldukları, mahkemece yargı çevresi içerisindeki inceleme neticesinde yalnızca 1 adet ürün yönünden ve bir adet tasarım yönünden tespitlerin bulunduğu, yaklaşık ispatın gerçekleştiği anlaşılmakla ters teminat ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin tarih, 2024/99 E. null/null K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025