T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1386 Esas
KARAR NO: 2025/1543
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/08/2025 ara karar
NUMARASI: 2025/463 E.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; CBS dosyası ile de Resmi Evrakta Sahtecilik ve Dolandırıcılık davasının da açılmış olduğu mahkememiz dosyası davacısının mağdur edildiği tüm bu nedenlerde mahkememiz davacısı aleyhine ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen dava konusu icra takibi ile ilgili olarak müvekkili hakkında başlatılan takibin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan 02/06/2025 tarihli yargılama sonunda; " ...Küçükçekmece CBS 2025/28376 esas sayılı dosyasında davacılar tarafından davalı aleyhine Resmi Evrakta Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından şikayetçi olunduğu ve dosyanın derdest olduğu,davacının icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığı iddiası ile dava açtığı, takibe konu belgedeki imzasına itiraz ettiği, davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, ihtiyati tedbirin özel bir şekli olan İİK 72/3 madde koşullarının bulunduğundan,1-İhtiyati tedbir talebin kabülüne,2-Talep konusu senet bedeli olan 65000USD dava tarihindeki efektif satış bedeli (65000USDx38,95=2.531.750,00TL) üzerinden %15'i oranında nakdi teminat yatırılması veya bu oranda muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubunun sunulması makabilinde İİK 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine,3-Borçlu ile 3. kişilerin uğrayabilecekleri zararı karşılamak üzere taktiren alacağın %15 oranında HMK’nun 87. maddesinde yazılı türden teminat alınmasına," karar verilmiştir.Davalı vekili 03/06/2025 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan 20/08/2025 tarihli yargılama sonunda; "...dosyaya sunulan ses kaydının dinlenmesinde Mustafa ismiyle hitap edilen şahsın 65.000.USD borç aldığını ikrar ettiği ancak tarafların kim olduğunun belli olmadığı gibi konuşmada bahsi geçen 65.000.USD'nin dava konusu olup olmadığının belli olmadığı ve haciz baskısı altında verilen borcu kabul beyanın geçerli olmadığı mevcut dosya kapsamı itibariyle ihtiyati tedbire itirazların reddine "karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Mahkemenin, davacıların borçtan kurtulmak için savcılık şikayeti yapmış olmasını ve hukuk davası açmış olmasını, ihtiyati tedbir kararı vermeye yeterli gördüğünü, ancak ihtiyati tedbir kararında, Davacıların hangi delilinin yaklaşık ispat ölçüsünü sağladığının açıklanmadığını, zira böyle bir delil olmadığını, işbu davamızda davacıların yaklaşık ispata hiç yaklaşamadıklarını, Cumhuriyet savcılığına ceza şikayeti yapmaları, yaklaşık ispata yeterli bir olgu olmadığını, -davacıların, yapılan hacizden sonra, Küçükçekmece 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/351 E. sayılı dosyasında açtıkları şikayet davasında, yine birbiriyle çelişkili ve fizik kuralları gereği hepsi aynı anda öne sürülemeyecek çeşitli mesnetsiz iddialarda bulunduklarını, usulsüz tebligattan, imza inkârına kadar çeşitli iddialarda bulunduklarını, o davada da, ihtiyati tedbir kararı talep ettiklerini ve fakat, davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin, Küçükçekmece 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/351 E. sayılı dosyasında reddedildiğini, Sayın Mahkemenin, "davacının icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığı iddiası ile dava açtığı" diye bahsettiği dava bu dava olup, bu davada davacıların ihtiyati tedbir talebi reddedildiğini, dava açılmasının hiçbir şey ispatlamayacağını, herkesin herkese karşı her zaman dava açabileceğini, davacıların yaklaşık ispatı gerçekleştiremediklerinin ortaya çıkması ile ihtiyati tedbir ara kararından dönülmesi ve ihtiyati tedbirin kaldırılması gerekirken, kararda ısrar edildiğini-ihtiyati tedbire dair verilen 02.06.2025 tarihli kararla, ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen 20.08.2025 tarihli kararın gerekçelerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, hakimin, davacı yanın dahi öne sürmediği şekilde ve adeta davacılara yol gösterir şekilde, hatta ihsas-ı rey olarak dahi değerlendirilebilecek biçimde hukuka aykırı bir gerekçe yazdığını, Dosyaya sunulan ses kaydının davacı Mustafa'ya ait olmadığına dair veyahut bu alacağa ilişkin olmadığına dair davacı yanın hiçbir beyanı olmadan gerekçe yazıldığını, ayrıca, kayıttaki sesin davacı Mustafa'ya ait olduğunun, teknik olarak da ortaya çıkarılabileceğini, birçok delil sunarak cevap dilekçelerinde borcun varlığını biz ispatlamış olduklarını,-Mahkemenin diğer bir gerekçesi olan, "haciz baskısı altında verilen borcu kabul beyanın geçerli olmadığı" şeklindeki gerekçesinin de yerinde olmadığını, bunun aksine yüzlerce, hatta belki binlerce Yargıtay kararı bulunduğunu, sunulu kararlara göre dosyaya konu olayda da aynen icra takibi kesinleştikten sonra gidilen hacizde borçlu borcu kabul etmiş ve ödeme taahhüdünde bulunmuş olup davaların reddedildiğini dolayısıyla, mahkemenin itirazın reddi kararının gerekçesi yerinde olmadığını,-14.07.2025 tarihli ön inceleme duruşmasının 8 no'lu bendinde; "8-Dosyanın miktar itibariyle heyete tevdiine" denilmesine rağmen, işbu istinafa tabi kararın 20.08.2025'te tek hakim tarafından alınmış olup, dosyanın heyete tevdiinden sonra dosyayla ilgili tüm işlemlerin ancak heyet tarafından gerçekleştirilebileceğini, kararın bu açıdan da hukuka aykırı olduğunu, htiyati tedbire itirazımızın, dosyanın miktar itibariyle heyete tevdii tarihi olan 14.07.2025'ten sonra verilen 20.08.2025 tarihli ara kararda tek hakim tarafından incelenmesi sebebiyle, verilen kararın yok hükmünde/kesin hükümsüz olduğunun tespit edilmesini, dosyada ihtiyati tedbirin yasal şartları oluşmadan verilmiş ve müvekkilinin telafisi imkansız zararlarına yol açacak nitelikte olan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın; davacının taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı iddiasında bulunarak senedin bedelsizliği sahteliği sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemi ile ihtiyati tedbir isteminde bulunduğu, tedbir talebinin kabul edilerek ve itirazın reddedildiği anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere göre, talep konusu senet bedelinin 65.000 USD olduğu, dava tarihindeki efektif satış kuru üzerinden senedin Türk Lirası karşılığının 2.531.750,00TL olup, dava tarihi itibarıyla 5235 sayılı Kanun'un 5/3 maddesine göre miktar itibarıyla davanın heyet halinde görülecek davalardan olduğu, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin itirazın reddine ilişkin 20/08/2025 tarih, 2025/463 E sayılı ara kararının6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince kaldırılmasına , dosyanın heyete tevdii ile itirazın değerlendirilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile;2- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin İtirazın Reddine ilişkin 20/08/2025 tarih, 2025/463 E Sayılı Ara Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025