T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1788
KARAR NO: 2025/137
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 26/11/2024
NUMARASI: 2024/153 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/01/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aleyhine tespit istenenin ürünlerinde kullandığı ... ibaresini kullanmakta olduğunun, aleyhine tespit istenenin kullandığı ... ibaresinin müvekkilinin tescilli markasına iltibas meydana getirecek şekilde benzediğinden bu durumun haksız rekabet nedeniyle müvekkilimin tescilli markasına tecavüz oluşturduğunun tespitine, ihtiyati tedbir yoluyla aleyhine tespit istenenin müvekkilimin tescilli markasını kullandığı ürünlerin toplatılmasına ve tüm mahkeme masrafı ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 16/09/2024 tarihli ara kararında;"...-Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, SMK nun 159/2-c maddesi gereğince aleyhine tedbir istenen tarafından 200.000,00TL nakdi yada gayri nakdi teminatın ya da gayri nakdi teminatın ya da kesin süresiz banka teminat mektubunu kararından tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre içinde mahkememize depo edilmesine, aksi takdirde "... tescil numaralı ..." markasını kullanmasının önlenmesine dair daha ağır bir ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin ihtarına" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin 09/10/2024 tarihli ara kararında; "...Dosya kapsamı incelendiğinde 16/09/2024 tarihli ara kararla "aleyhine tedbir istenen tarafından 200.000,00TL nakdi yada gayri nakdi teminatın ya da gayri nakdi teminatın ya da kesin süresiz banka teminat mektubunu kararından tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre içinde mahkememize depo edilmesine, aksi takdirde "... tescil numaralıcino" markasını kullanmasının önlenmesine dair daha ağır bir ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin ihtarına" kararı verildiği, ara kararın davalıya tebliğ edildiği ancak tebliğden itibaren 1 hafta içerisinde takdir olunan teminatın yatırılmadığı, aynı kararla tedbirin ağırlaştırılacağının da davalı tarafa ihtar edildiği, buna rağmen davalı tarafın teminatı yatırmadığı, bu haliyle davacı tarafın haklarının teminat altına alınmadığı dikkate alındığında davacı tarafın talebinin kabulü ile davalı tarafın ... markasını kullanmasının önlenmesine" dair karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin 01/11/2024 tarihli ara kararında; "Mahkememiz 09/10/2024 tarihli ara karardan dönülmesine, Davacının İhtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, tedbir talep eden tarafından karar tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde, 50.000,00 TL teminat veya mutaber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu Mahkememize depo edildğinde, Davalının ürünlerinde kullandığı ... ibaresinin davacının tescilli markası ile iltibas oluşturduğu anlaşılmakla, davalının ... ibaresini marka olarak kullanmasının önlenmesine, durdurulmasına, ... ibareli ürünlerin toplatılmasına, satışının yasaklanmasına," şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. İhtiyati tedbir talep eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... markalı ürünleri, hiçbir surette davacının ... markasını taklit yoluyla oluşturulmadığını, ... markası, başta ürünün hitap ettiği ortalama tüketiciler ve özellikle çocuklar nezdinde akıllarda kalmasının kolaylaşması ve 50'den fazla ülkeye ihracat yapan ve bu ülkelerde tanınan müvekkilimizin markalarına ait isimlerin tüm bu ülkeler nezdinde uluslararası bir tanınırlık sağlayabilmesi amaçlarıyla birbirini tekrar eden hecelerin birleşmesi suretiyle tasarlandığını, müvekkiline ait ... markalı ürünler davacı şirkete ait “...” ibareli marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu iddiası gerçeği yansıtmadığını, markalarda çoğu zaman tek bir harf bile kelimeyi ya da ibareyi değiştirebildiğini, marka ibarelerinin ortak harfleri içeriyor olması, markaların benzer olduğu anlamına gelmemekte ve benzerlik için yeterli bulunmadığını, markaların aynı harfleri içeriyor olması işitsel anlamda benzer olduğu anlamına gelmediğini, öte yandan, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, markaların görsel benzerliğinden ise bahsetmek mümkün olmadığını, mahkemece verilen 01.11.2024 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 26/11/2024 tarihli ara kararı ile; "..Davalının ihtiyati tedbire itirazının KISMEN KABULÜ ile, 1-İstanbul Anadolu 2 FSHHM'nin 2024/54 D.iş esas, 2024/56 karar sayılı dosyasında verilen 30.04.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 3-SMK'nun 159/2-c maddesi gereğince davalı tarafça 100.000,00 TL nakdi ya da gayrinakdi teminatın karar tarihinden itibaren 1 hafta içerisinde Mahkememize depo edilmesine, " karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkili şirketin, 07.11.1994 tarihinde tescil edilmiş olan “...” ibareli markanın yasal sahibi olduğunu, Davalı şirketin, “...” ibaresini içeren ve görsel, işitsel açıdan müvekkilin markasıyla iltibas teşkil edecek ürünleri piyasaya sürdüğünü, -Mahkemenin çelişkili kararlarının hukuki güveni zedelediğini, İlk derece mahkemesi, 16.09.2024 tarihli ara kararı ile davalı tarafın müvekkilin marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerini ve tedbire konu ürünlerin hukuka aykırılığını açıkça tespit ettiğini, ancak, 26.11.2024 tarihli son kararla, aynı mahkeme tarafından aynı delillerle ve hukuki durum değişmemiş olmasına rağmen, davalı taraf lehine karar verildiğini, delillerin değişmediğini, hukuka aykırılığın devam ettiğini, çelişkili kararların, hem yargının itibarını zedelemekte hem de müvekkilinin hak kaybına neden olduğunu, tedbir kararının kaldırılmasının, hak kaybına yol açtığını, müvekkilinin haklılığının hem bilirkişi raporuyla hem de dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğunu, ancak tedbirin kaldırılması ile davalı tarafın markaya tecavüz teşkil eden ürünleri piyasada satmaya devam etmesine neden olunduğunu, bunun da müvekkilinin ticari itibarını ve ekonomik kazancını ciddi şekilde tehdit ettiğini, -26.11.2024 tarihli ara kararda, “1-İstanbul Anadolu 2. FSHHM’nin 2024/54 D.iş esas, 2024/56 karar sayılı dosyasında verilen 30.04.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA” şeklinde bir ifade yer aldığını, dosya bilgileri açısından açık bir maddi hata olduğunu, -Bilirkişi raporunun, davalı tarafın “...” markalı ürünlerinin müvekkilinin “...” markasıyla sınıfsal ve işitsel olarak karıştırılma ihtimaline yol açtığını açıkça ortaya koyduğunu, ancak Mahkemenin, bu raporu ve raporun dayandığı delilleri değerlendirirken, gerekçesiz bir biçimde davalı lehine karar tesis ettiğini ve raporun öne sürdüğü ihlalleri dikkate almadığını, tedbirin kaldırılması ile marka hakkının zedelendiğini, tüketicinin yanıltıldığını ve Müvekkilinin ticari itibar kaybı ve tüketici güveninin zedelenmesi, satışlarında ve gelirlerinde düşüşe yol açtığını, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 26.11.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, 09.10.2024 tarihli ara kararda verilen ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacının, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 07/11/1994 tarihinde tescillenmiş olan ... başvuru, ... nolu tescil numaralı 30. Sınıfta portakallı çikolatalı bar ... ibareli marka ile davalının "..." kullanımının tescilsiz olduğu ve çikolata emtiasında kullanımın bulunduğu anlaşılmıştır. Dava marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece delil tespiti yaptırılmış olup 16/09/2024 alınan raporda özetle;"... Davacı markasının ... ibareli kelimeden oluştuğu, davalı kullanımının ise ... şeklinde olduğu görülmektedir. Davalı kullanımında yer alan togo ibaresi, ... ibaresinden önce gelmek üzere ve küçük boyutlarda yer almaktadır. Her iki markada da markaların sağ yanında gofret görseli yer almaktadır. Ortalama tüketici nezdinde asli unsur olarak ... ibaresi ön plana çıkmaktadır. Görsel açıdan karşılaştırma yapıldığında, renk kombinasyonlarının farklı olduğu ancak görsel açıdan genel olarak son markalardaki son 3 harfin aynı olması, sağ yanında yer alan gofret görseli nedeniyle görsel benzerliğin bulunduğu değerlendirilmektedir. Markaların işitsel açıdan karşılaştırmasında ise; davalı kullanımında davacının markasının baş harfi olan -c harfi yerine -f harfi kullanılmıştır. İşitsel açıdan tek harflik bu değişiklik davacının markasından farklılaşmayı sağlamadığı, ortalama tüketici nezdinde markaların okunuşu itibariyle kulakta bıraktığı algının benzer olduğu, bu nedenlerle işitsel yönden markalar arasında benzerliğin bulunduğu de;.... davalının https://www....com.tr/ web sitesinde davaya konu ürüne rastlanmadığı, ancak ürüne ait internet araştırmasında ... mağaza zincirine ait web sitesinde satışının yapıldığı, ürünün üreticisinin internet üzerinde yapılan araştırmada tespit edilemediği, davacının dosyaya sunmuş olduğu görseller ile internet üzerinde davaya konu ürüne dair yapılan araştırmada elde edilen görseller sonucunda, söz konusu ürünün davalıya ait olması durumunda, markalar arasında benzerliğin bulunması, sınıfsal ayniyetin mevcut olduğu, bu benzerlik ve sınıfsal ayniyetin ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açabilecek olması nedenlerinden dolayı, davaya konu ürünlerdeki ... ibareli kullanımın, davacının ... tescil numaralı ... markasına SMK’nun 7/2-b maddesine göre karıştırılma ihtimali yaratılarak marka hakkına tecavüz oluşturduğuna" dair görüş bildirmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. SMK'daki ihtiyati tedbire ilişkin bu özel düzenleme gereği verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, yaklaşık ispat koşulu mevcut ise dava sonucunda elde edilecek menfaatin sonucunu doğuracak şekilde tedbire hükmedilebileceği açıktır. HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut delillere göre, Davacının Türk Patent nezdinde "..." esas unsurlu 30. sınıflarda tescilli markanın sahibi olduğu, davalının ise "..." isimli markasının tescilsiz olduğu, bilirkişi raporu ile ;davalı kullanımının ... şeklinde olduğu, Davalı kullanımında yer alan togo ibaresi, ... ibaresinden önce gelmek üzere ve küçük boyutlarda yer aldığı, her iki markada da markaların sağ yanında gofret görseli yer aldığı, ortalama tüketici nezdinde asli unsur olarak ... ibaresi ön plana çıktığı, görsel açıdan karşılaştırma yapıldığında, renk kombinasyonlarının farklı olduğu ancak görsel açıdan genel olarak son markalardaki son 3 harfin aynı olması, sağ yanında yer alan gofret görseli nedeniyle görsel benzerliğin bulunduğu, markaların işitsel açıdan karşılaştırmasında ise; davalı kullanımında davacının markasının baş harfi olan -c harfi yerine -f harfi kullanıldığı, emtiaları arasında benzerlik bulunduğu tespit edilmiş, gerek toplanan deliller ve bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler, gerekse iltibas iddiasının hukuki değerlendirmeyi gerektirmesi karşısında, bilirkişi raporu ile tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesinin bulunduğu hususunda yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği kanaatine varıldığı ancak davalının "..." markasına ilişkin cevap dilekçesi sunmadığı, emtianın çikolata olması nedeniyle görsel olarak da benzerliğin önemli olduğu ancak görsel olarak benzerlik bulunmadığı, sunulan deliller kapsamında ölçülülük ilkesi de dikkate alınarak bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul edilerek, 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine hükmedilmesi, karşı tarafa davacının muhtemel zararlarını karşılamak üzere mahkemece uygun görülen teminatın yatırtılmasına karar verilmesi ters teminata hükmedilmesi dosya ve delil kapsamına uygun görülmekle,mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar Mahkemece çelişkili kararlar verilmiş gibi görünse de, ters teminatın da davacının tedbir istemine yönelik kabulüne ilişkin karar olduğu, teminat miktarının günümüz koşulları dikkate alındığında fazla bulunmadığı, Mahkeme kararındaki 30/04/2024 tarihli karar denilerek maddi hata yapılmış ise de, ilgili maddi hatanın mahallinde düzeltilebilecek hatalardan olduğu, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/11/2024 tarih ve 2024/153 E. Sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/01/2024